GÜNDEM - 19 Aralık 2025 Cuma 16:00

Büyükşehir’den depreme karşı hayat kalkanı

A
A
A
Büyükşehir’den depreme karşı hayat kalkanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa’nın muhtemel depremin yıkıcı etkilerine karşı daha dirençli hale gelmesi için ‘Deprem Sığınma Ünitesi Projesi’ni hayata geçiriyor. Deprem anında insanların güvenli bir şekilde korunabilmesini amaçlayan proje, can kayıplarının önüne geçilmesi ve arama kurtarma ekiplerine zaman kazandırılmasını hedefliyor.


Bursa Büyükşehir Belediyesi, deprem öncesinde ve deprem anında da insan hayatını koruyabilmek için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Deprem sırasında can kaybı yaşanmaması için ‘Deprem Sığınma Ünitesi Projesi’ni geliştiren Büyükşehir Belediyesi, çalışmayla deprem anında bireylerin güvenli nokta olarak sığınabilecekleri sığınma ünitelerini binalarda yaygınlaştırmayı hedefliyor.


Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde geliştirilen projenin paydaşları arasında Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ulutek Teknopark, Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB), İTÜDER, İşbir Yatak ve Gökçelik bulunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) tarafından düzenlenen ‘Deprem Sığınma Ünitesi Projesi’ çalıştayı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde akademisyenlerin, iş insanlarının, kamu kurumu ve sivil toplumu kuruluşu temsilcilerinin ve oda başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.



İnsan hayatını merkeze alan proje


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, depremin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini, deprem öncesinde alınacak tedbirlerle can kayıplarının önüne geçilebileceğini vurguladı. Geliştirilen projeyle insan hayatını merkeze alan, ortak akla ve bilime dayanan güçlü bir sorumluluk çağrısı yaptıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Can güvenliği meselesine vicdanla ve kararlılıkla sahip çıkıyoruz. Türkiye’nin yüzde 92’si deprem bölgesidir. Türkiye nüfusunun ise yaklaşık yüzde 95’i deprem riski altındaki bölgelerde yaşıyor. Bursa’nın birinci derece deprem bölgesi olduğunu unutmamalıyız. Yapılacakların yanında toplumun bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekiyor" dedi.



"Bursa’daki yapıların yüzde 62’si kaçak"


Denetim konusunda eksiklikler giderilmedikçe 20 yıllık binaların yıkılarak yenilerinin yapılmaya devam edileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa’daki yapıların yüzde 62’si kaçak yapılmış. Sadece konut değil, sanayi de kaçak yapılmış. Toplumsal dönüşümü sağlamalıyız. Aksi takdirde bir depremde yine hep beraber ağlayacağız. Deprem öncesinde yapıları güvenli hale getirmek zorundayız. 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ile birlikte Bursa’nın ‘Kent Anayasası’nı oluşturuyoruz. Toplumun da bu çalışmalara sahip çıkması gerekiyor" diye konuştu.



"Bursa ovası her yıl 6 santim çöküyor"


Kentsel dönüşüm projelerine hız verdiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Yakın zamanda bir bilim insanımız ‘Bursa Ovası her yıl 6 santim çöküyor’ bilgisini paylaştı. 10 yılda Bursa Ovası 60 santim çöktü. Bunun sebebi üniversitelerimiz tarafından araştırılmalıdır. Bizim ise bilim insanlarının göstereceği yönle beraber ovanın çöken kısımlarını ya planlama dışına almamız ya da alternatif çözüm üretmemiz gerekir" dedi.



"Depremi korkmadan, bilinçlenerek karşılamalıyız"


Deprem öncesinde afet konteynerlerini dağıtmaya devam ettiklerini, mahallelerdeki afet gönüllülerinin de güçlü bir şekilde yetiştirilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Depremi önleyemediğimize göre hazırlıklarımızı yapmalıyız. Toplanma alanlarını tüm yönleriyle belirlemeliyiz. Bursa’da da beklenen bir deprem var. İstanbul merkezli de olabilir. Sındırgı’daki depremler Bursa’yı etkiliyorken, İstanbul merkezli bir depremin Bursa’yı etkilememesi düşünülemez. Deprem gerçeğini unutmadan ama korkmadan, bilinçlenerek karşılamalıyız. Bu açıdan projenin değerli olduğunu düşünüyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"Bireylerin hayatta kalmasını maksimum düzeye çıkarmayı hedefliyoruz"


Proje hakkında bir sunum yapan BURKENT Genel Müdürü İnan Keser, deprem bölgesinde yer alan Bursa’da muhtemel bir can kaybı yaşanmaması için kısa vadeli acil eylem projesi geliştirdiklerini söyledi. Projenin aşamaları hakkında bilgi veren Keser, "Projeyle, deprem anında bireylerin hayatta kalmasını maksimum düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Evlere yerleştirilen sığınma ünitesiyle, insanların depremde güvenle sığınabileceği ortam oluşturuyoruz. Bir ev eşyası gibi tasarlamayı hedefledik. Her evde mutlaka iki kişilik bir yatak yeri var. Her eve uygulanabilmesi için bu gerçekle projenin tasarımını yaptık. Sığınma ünitesi 800 kilo ağırlığında ve 400 ton taşıma kapasitesine sahip. İçerisindeki hacmi 3-4 kişiye kadar yeterli. Birçok teste tabi tuttuk" dedi.



"Binlerce insanı kurtarma imkânına kavuşabiliriz"


İnsanların en çok ünitenin binaya ekstra ağırlık bindirip bindirmediğini merak ettiğini belirten Keser, ‘Herkes evine alsa binaya olumsuz etki oluşturur mu?’ sorularıyla karşılaştıklarını dile getirdi. Bununla ilgili birçok hesaplama yaptıklarını söyleyen Keser, "Öyle bir ek yük oluşturmadığını, yüzde 1 bile etkisi olmadığını gördük. Herkesin ulaşabilmesi için en ekonomik ve düşük maliyetle proje üretmemiz gerekiyor. Bu konuda kamunun elini taşın altına koymasını bekliyoruz. Proje, sadece binalarda değil tüm alanlarda uygulanabilir. Bu proje yaygınlaştırılırsa arama kurtarma işlemleri için de zaman kazanmış olabiliriz. Belki de ünitelerin içerisinde kalan binlerce insanı kurtarma imkânına kavuşabiliriz. Projeye destek olan tüm kurumlara teşekkür ediyoruz" dedi.


Program, konuşmaların ardından masa toplantılarıyla devam etti.



Büyükşehir’den depreme karşı hayat kalkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu ODÜ’nün ilk kısa film festivali gerçekleştirildi Ordu Üniversitesi (ODÜ) bünyesinde bu yıl ilki düzenlenen 1. Kısa Film Festivali, "Çevre ve İklim" temasıyla gerçekleştirildi. Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü ile Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen kısa film festivali kapsamında yapılan yarışmaya Türkiye genelinde 200’ü aşkın film başvurusu yapıldı. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan 7 kısa film festival programında gösterildi. Finalist filmlerde su kaynaklarının korunması, orman yangınları, kuraklık ve iklim krizi gibi çevre konuları ele alındı. Alanında uzman jüri değerlendirmeleri sonucunda 5 farklı kategoride verilen ödüller sahiplerini buldu. En İyi Görüntü Yönetmeni ödülü "Gölgeden Öteye Yol Yok" filmine verilirken, En İyi Senaryo ve En İyi Yönetmen ödülleri "Belirlenemeyen Bir Neden", En İyi Kısa Film ödülü "Düşeş", Ordu Üniversitesi Öğrenci Teşvik Ödülü ise "Kaplumpara" filmine verildi. "Genç sinemacıları destekleyen bir platforma dönüşmesini hedefliyoruz" Festival Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Merve Sarışın, bu yıl ilki gerçekleştirilen kısa film festivalinin öğrencilerin sanatsal üretimlerini görünür kılması açısından değerli olduğunu ifade etti. Sarışın, "Çevre ve iklim temasıyla yola çıktığımız festival kapsamında Türkiye genelinden 200’ün üzerinde başvuru almış olmamız da festivale gösterilen ilgiyi ortaya koydu. Finale kalan filmlerin her biri yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal duyarlılık ve anlatım gücü bakımından da dikkat çekiciydi. Bu festivalin Ordu Üniversitesi bünyesinde geleneksel hale gelmesini ve genç sinemacıları destekleyen güçlü bir kültürel platforma dönüşmesini hedefliyoruz" dedi. Festival Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Yılmaz, jüri değerlendirme sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Jüri olarak değerlendirme sürecinde filmlerin anlatım gücünü, sinemasal dilini, özgünlüğünü, teknik yeterliliğini ve ele aldığı meseleyle kurduğu ilişkiyi dikkate aldık. Her filmin kendi içinde değerli bir çabayı ve duyarlılığı taşıdığını özellikle belirtmek isteriz. Finale kalan filmler çevre ve iklim meselesini yalnızca bir tema olarak ele almakla kalmadı, bu meseleyi insanın ve doğadaki canlı-cansız varlıkların hikayeleriyle, gündelik hayatın küçük ama çarpıcı ayrıntılarıyla ve güçlü görsel tercihlerle buluşturdu" şeklinde konuştu. Festivalin değerlendirme sürecinde ön jüri ve ana jüri olmak üzere iki ayrı kurul görev aldı. Ön jüri kurulunda Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Emin Bülbül, Dr. Mehmet Emre Gül, Doç. Dr. Rahime Özgün Kehya, Dr. Öğr. Üyesi Evrim Nacar, Dr. Öğr. Üyesi Merve Sarışın, Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Yılmaz ve Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü Yönetim Kurulu öğrencileri; ana jüri kurulunda ise Öğr. Gör. Dr. İren Dicle Aytaç, Dr. Ekin Gündüz Özdemirci ve Ordu Üniversitesi Sinema Kulübü Başkanı Metehan Poyraz yer aldı. Alanında uzman isimlerden oluşan jüri kurulları, festivalin niteliğine katkı sundu.
Kastamonu Havacılık öğrencileri mülakat simülasyonları ile deneyim kazandı Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri, mülakat simülasyonunda deneyim kazandı. Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Havacılık Yönetimi Bölümü bünyesinde Prof. Dr. Engin Kanbur sorumluluğunda yürütülen İnsan Kaynakları Yönetimi dersi kapsamında mülakat simülasyonları gerçekleştirildi. Havacılık öğrencilerinin gerçek işe alım deneyimleri yaşadıkları mülakatlar, alan uzmanları tarafından gerçekleştirildi. Mülakat simülasyonlarına Prof. Dr. Aysun Kanbur, Dr. Öğretim Üyesi Şafak Aktemur, Dr. Abdülsamet Uzun, Ali Tiryaki, Duygu Gülsüm Altıkulaç ve Seval Çiçek uzman olarak katılım sağladı. 120 öğrencinin mülakat deneyimi yaşadığı simülasyonlar, büyük heyecana yol açtı. Lisans öğrencileri mezun olduktan sonra iş başvurularında edindikleri bu deneyimi kullanma şansına sahip oldular. Prof. Dr. Engin Kanbur, "Öğrencilerimizin iş hayatına yönelik her türlü ihtiyacını karşılamak, onları iş hayatına hazırlamak ve kariyer yollarını açmak için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz. Diğer derslerimizde de teorik eğitimin yanında farklı öğretim yöntemlerinden de yararlanıyoruz. Amacımız mezun olan öğrencilerimizi iş hayatına tam olarak hazırlayabilmek. Bunun için de değişen ve gelişen sektör ihtiyaçlarını yakından takip edip, paydaşlarımızla sıkı iletişim içerisindeyiz" şeklinde konuştu.
İstanbul Car Fest 2026 Çekmeköy’de renkli görüntülere sahne oldu Çekmeköy Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Car Fest 2026, 330 modifiyeli araçla görsel bir şölene sahne oldu. Otomobil tutkunlarını buluşturan festivalde dereceye giren araçlar ödüllendirilirken, ihtiyaç sahibi çocuklar için toplanan oyuncaklarla birlikte anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza atıldı. Çekmeköy Belediyesi’nin ev sahipliğinde Belediye Bahçesi Kent Park’ta düzenlenen Car Fest 2026, otomobil tutkunlarını bir araya getirdi. Yaklaşık 330 modifiyeli aracın sergilendiği festivalde ziyaretçiler birbirinden farklı tasarımlara sahip araçları yakından inceleme fırsatı buldu. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’de festival alanını gezerek gençlerin ve modifiye tutkunlarının heyecanına ortak oldu. Festival kapsamında düzenlenen Tofaş Güzellik, Avrupa Güzellik, Honda Güzellik ve Ticari Güzellik yarışmalarında dereceye giren katılımcılara plaketleri takdim edildi. Modifiye tutkunları araçlarını sergilerken, gün boyunca düzenlenen etkinlikler ve DJ performansları festivale renk kattı. Festival sosyal sorumluluk yönüyle de dikkat çekerken, etkinliğe katılan araç sahiplerinin getirdiği oyuncaklar toplanarak ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılmak üzere bağışlandı. "Emek veren insanlar burada, hayali bitmeyen insanlar burada, üretmeye dair motivasyonu olan insanlar burada" Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, "Bugün ümidin, heyecanın ve emeğin birleştiği bir program oldu. Farklı illerden gelen çok değerli misafirlerimiz var; heyecanla buraya kadar geldiler. Burada emeğin, sabrın, umudun ve geçmişte kurulan hayallerin bir göstergesi var. İnsanlar umut etmiş, hayal kurmuş, yeni projeler çizmiş ve yeni şeyler üretmiş. Emek veren insanlar burada, hayali bitmeyen insanlar burada, üretmeye dair motivasyonu olan insanlar burada. Onlarla birlikte olmak da bizi mutlu ediyor. Tabii bir tasarım yapmak kolay değil. Tasarım yapmak ustalık, sabır, başarı, heyecan ve kendini sürekli güncelleme ister. Buradaki herkes donanımlı ve becerikli insanlar. Araçlar çeşit çeşit; motor gücü, müzik sistemleri ve renk düzenlemeleriyle her biri farklı bir emeğin ürünü. Hatta bir araçta ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı da yer alıyor. Bunların hepsi emek ister, beceri ister, düşünmek ister, hayal etmek ister. Bugün güzel bir gün oldu. Herkesin emeğine, yüreğine sağlık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bugün Çekmeköy güzelleşti" dedi. "Burada herkes "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır" diyerek çalışmalarını ortaya koydu" İstanbul Modifiyeli Araçlar ve Otomobiller Derneği Başkanı Bayram Karateke, "Öncelikle Belediye Başkanımıza bu alanı bize tahsis ettiği için çok teşekkür ediyoruz. Alanımız şu an tamamen dolu, kapasite dahilinde alabildiğimiz kadar aracı aldık. Şu anda 330 araç sergileniyor. Gençler buraya gelerek kendi emeklerini sergiledi. "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır" diyerek çalışmalarını ortaya koydular. Bugün burada gerçekten çok güzel bir görsel şölen oluştu. Katılım sağlayan herkese ve Belediye Başkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Vatandaşlardan da yoğun ilgi var; alanda büyük bir kalabalık oluşmuş durumda. Biz çok memnun kaldık, inanıyoruz ki Çekmeköy halkı da memnun kalmıştır" dedi. "6 senedir bu tarz etkinliklere katılıyoruz, 70-75 arası birincilik kupamız var" Aracıyla festivale katılana Onurcan Aksoy, "Bugün İstanbul’a burada yapılan fuar etkinliğine geldik. Çok güzel bir atmosfer var. Yıllardır emek verdiğimiz araçlarımızı burada sergiledik. Fuarı yapanlara çok teşekkür ederiz. Aileden gelen bir heves benim için. Babam da kaporta işiyle uğraşıyordu, biz bu işi biraz daha renklendirmek istedik, modifiye işine dökmek istedik. 6 senedir bu tarz etkinliklere katılıyoruz. Yaklaşık 70-75 arası birincilik kupamız var. Bugünkü hedefimiz zaten belli; yine birincilik kupamızı İstanbul’dan alıp gideceğiz" dedi. "Amacımız, modifiye camiasının insanlara yanlış lanse edilmesinin önüne geçmek" Araç sahibi Zahit Bakan, "Yapmış olduğumuz araçları burada insanlara, araç severlere ve modifiye tutkunlarına sunuyoruz. Kendime özgü olarak tasarladığım, "Gökbörü" lakaplı sosyal medyada da bilinen aracımız var. Yerli ve milli bir araç; biz de bunu daha da sahiplenerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Bozkurt simgeleriyle daha milli bir hale getirdik ve şu anda ziyaretçilerin beğenisine sunduk. Fotoğraflar çekiliyor, araçlarımız inceleniyor ve biz de bundan keyif alıyor, mutlu oluyoruz. Amacımız, modifiye camiasının insanlara yanlış lanse edilmesinin önüne geçmek. Burada tamamen insanların eğlenmesini, bu işe gönül verenlerin bir araya gelmesini ve emeklerinin karşılığını görmesini istiyoruz" dedi.
Manisa Akhisarlı pedallar Gaziantep’te zirveye çıktı Gaziantep’te 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Kupası 4. Etap Puanlı Yol Yarışları’nda Akhisarlı sporcular önemli başarılara imza attı. Farklı yaş kategorilerinde yarışan sporcular, hem yol yarışı hem de kriteryum etaplarında elde ettikleri derecelerle dikkat çekti. 16 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen yol yarışlarında U11 Kadın kategorisinde Akhisar İlçe Spor Kulübü sporcularından Rümeysa Meryem Kaymaz ikinci, Zeynep Şahin üçüncü, Elif Koç ise dördüncü oldu. U13 Kadın kategorisinde Hilal Kaymaz birincilik kürsüsüne çıkarken, Miray Akcan dördüncü sırada yer aldı. U15 Kadın kategorisinde ise Akhisar Karabulut Spor Kulübü sporcusu İlknur Buğlem Karataş üçüncülüğü elde etti. 17 Mayıs tarihinde yapılan kriteryum yarışlarında da Akhisarlı sporcular başarılarını sürdürdü. U11 Erkek kategorisinde Deniz Atlas Tekin ikinci olurken, U11 Kadın kategorisinde Elif Koç ikinci, Rümeysa Meryem Kaymaz dördüncü sırayı aldı. U13 Kadın kategorisinde Hilal Kaymaz birinciliği kazanırken, Miray Akcan dördüncü oldu. U15 Kadın kategorisinde yarışan İlknur Buğlem Karataş ise üçüncülük derecesi elde etti. Akhisar İlçe Spor Kulübü Başkanı ve Akhisar Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Hasan Hüseyin Oktay, sporcuların elde ettiği başarılardan dolayı gurur duyduklarını ifade ederek desteklerinden dolayı sponsor Alhatoğlu Zeytinyağları adına Alper Alhat’a teşekkür etti. Karabulut Spor Kulübü Başkanı Barkın Düzgün ise sporcuların disiplinli çalışmasının başarıyla taçlandığını belirterek desteklerinden dolayı AKT Enerji VERDE adına Bilal Kurulay’a teşekkür etti.