GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 11:14

Çınarcık suyu Görükle ve Mudanya’ya taşınıyor

A
A
A
Çınarcık suyu Görükle ve Mudanya’ya taşınıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılayacak olan Çınarcık Barajı İçme Suyu İsale Hatları Projesi kapsamında kentin batı aksındaki ana su iletim hatlarını birbirine bağlıyor.


Bursalıları kesintisiz ve sağlıklı su ile buluşturmak için birçok projeyi hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde altyapı çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor. Kentin birçok noktasında su depoları inşa eden BUSKİ Genel Müdürlüğü, Çınarcık suyunu Görükle ve Mudanya’ya taşıyacak olan ‘Görükle Yatay Delgi Karayolu Geçişi’ projesinde 50 metrelik mesafede 2 bin minimetre ve bin minimetre boru çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar tamamlandığında bin 600 minimetre çelik boru hattı Mudanya hattına entegre edilecek. 600 minimetre hat ise 9 bin metreküp kapasiteli Görükle su deposuna giden iletim hattını besleyecek.


Çalışmaları yerinde inceleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu ve BUSKİ yetkililerinden son durum hakkında bilgi aldı.


"Gece gündüz çalışıyoruz"


BUSKİ aracılığıyla Bursa’nın su sorununu çözmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Görükle’deki 50 metrelik yolda hem bin 600’lük hem de 600’lük olmak üzere iki hattı alttan geçirmek üzere çalışmalarımızı yürütüyoruz. Çınarcık suyunu önce 600 minimetre hatla Görükle’deki depoya, bin 600’lük hatla da direkt Mudanya’ya vereceğiz. Mudanyalıları Çınarcık suyuyla buluşturan projenin devamını yapıyoruz. Yakın süre içerisinde tamamlanacak. Şehrimizin altyapı omurgasını güçlendiriyor, su arz güvenliğimizi kalıcı hale getiriyoruz" dedi.



Çınarcık suyu Görükle ve Mudanya’ya taşınıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Öldürülmeden önce yaptığı yardım işaretiyle gündeme gelmişti Tokat’ta girdiği büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle yadım isteyen kadın, büfe çalışanı işareti anlamayınca 2 saat sonra öldürülmüştü, bugün görülen karar duruşmasında cinayet zanlısına ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası verildi Tokat kent merkezinde 29 Mart 2025 tarihinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana gelen olayda; motosiklet kazası ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı olarak bulmuş. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yalman yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri tespit edilmiş, 400 metre mesafede bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin Yalman’a ait olduğu anlaşılmıştı. Kaza soruşturması cinayet davasına dönüşürken, öldürülen kadının olaydan dakikalar önce girdiği bir büfede uluslararası yardım işareti yaptığı anlaşılmıştı. Büfe çalışanı yardım işaretini anlamadı Yalman’ın hayatını kaybetmesinden yaklaşık 2 saat önce Tokat merkezde bir büfede, uluslararası literatürde "yardım çağrısı" olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüleri ortaya çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet verildi Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen "Kadına karşı kasten öldürme" davasının bugün görülen dördüncü duruşmasında karar çıktı. Duruşmaya sanık Mustafa Koç ile birlikte tutuksuz yargılanan Ö. S., N. K., F. S., M. S., K. T., H.S. ve M. S., taraf avukatları ve Hatice Yalman’ın yakınları katıldı. Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç, "Kadına karşı kasten öldürme" suçundan hiçbir indirim uygulanmayarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 7 sanık hakkında beraat kararı verildi.
Niğde 800 yıllık Selçuklu camisi meraklılarını bekliyor ’Niğde Seni Çağırıyor’ sloganıyla kentin tarihi ve kültürel mirasını tanıtmaya yönelik çalışmalar yürüten Niğde Valiliği, paylaştığı videoda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alaeddin Camii’nin tarihi ve mimari özelliklerine yer verdi. Niğde’nin kültürel ve turistik potansiyelinin etkili bir şekilde tanıtılmasının amaçlandığı proje kapsamında paylaşılan Niğde’nin Değerleri videosunda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alâeddin Camiinin tarihi ve mimari özelliklerine yer verildi. Yapılan açıklamada; "Taş işçiliğindeki asırlık zarafet, Aladağlar’ın zirvelerindeki vakur heybet Anadolu’nun kadim geçmişine tanıklık eden, her köşesinde bir medeniyet mirası saklayan bu topraklar; tarihi, kültürü ve kendine has doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir zenginlik sunuyor. Bu köklü mirasın izinde, tarih ve doğayla buluşmaya davetlisiniz" ifadeleri kullanılarak Niğde’nin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekildi. Anadolu Selçuklu Dönemi’nin önemli eserlerinden biri olan Alaeddin Cami’nin mimari özellikleri ve asırlık taş işçiliği, tarihi ve mimari özelliklerine hazırlanan tanıtım filminde yer verildi. 1223 yılında Sultan I. Alaeddin Keykubad döneminde Niğde Sancak Beyi Zeyneddin Beşare tarafından yaptırılan caminin mimarları Gazi ve Sıddık’ın isimleri de kitabede yer alıyor. Yapının mimari kurgusuna da dikkat çekilen tanıtım filminde kıble duvarı önünde çap ve yükseklikleri farklı üç kubbeli örtü sistemi üzerine kurulan caminin, iç mekanında yer alan ’aydınlık feneri’ sistemi sayesinde kubbelerdeki açıklıklardan süzülen ışığın mekana görsel derinlik kazandırdığı anlatılıyor. Cami kapısındaki taşa işlenmiş taçlı kadın başı silüeti ilgi görüyor Özellikle sabah 09.00 ile 11.00 saatleri arasında oluşan ’taçlı kadın başı’ silüetinin, Selçuklu ustalarının astronomi ve fizik bilgisine hakimiyetini gösterdiğinin ifade edildiği filmde, Selçuklu sanatında düzen, sonsuzluk ve ilahi ahengi temsil eden desenlerin önemi, yapıda bulunan yüzlerin işlenmemiş insan başı figürlerinin ise farklı anlamlarda yorumlandığı aktarılıyor. Yaklaşık 8 asırdır ayakta duran Niğde Alaeddin Camii’nin üç kubbeli mimarisi, anıtsal taçkapısı ve zengin taş süslemeleriyle 13. yüzyılın teknik bilgisini ve estetik anlayışını günümüze taşıyan önemli bir Selçuklu mirası olduğu vurgulanıyor. Hazırlanan tanıtım filmleriyle Niğde’nin kültürel mirasının ve turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor.
Ankara İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durduruldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaştan etkilenen hava sahalarıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti. Açıklamasında, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılıklarının devam ettiğini kaydeden Uraloğlu, Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan da ise kısmi uçuşların sürdüğünü, Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava trafiğinin kontrollü ve sınırlı şekilde yürütüldüğünü belirti. Havayolu taşıyıcılarının İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 6 Mart’a kadar durdurduğunu hatırlatan Uraloğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır. Hava sahalarındaki gelişmelere ilişkin günlük değerlendirmeler kapsamında Katar, Kuveyt, Bahreyn ve BAE uçuşları bugün gerçekleştirilmeyecek. Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda 4, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 2, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ise 1 Irak Havayolları uçağı yatıda bulunmaktadır. Toplam 7 uçak için yatı durumu söz konusu olup süreci ilgili birimlerle koordineli şekilde takip edilmektedir. Öte yandan bugün itibariyle Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus’a ait 2 uçağımız, Irak’ta ise Tailwind Havayolları’nın kiralık 1 uçağı bulunmaktadır. Diğer yandan; Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na düşen İHA sonrası Azerbaycan Hava Yolları’na ait 2 ayrı yolcu uçağının Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na inişi planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş; uçakta bulunan yolcular ise emniyetli bir şekilde karayolu ile Nahçıvan’a ulaştırılmıştır."