SAĞLIK - 10 Mayıs 2025 Cumartesi 10:38

Doğum gününde annesinin böbreğiyle hayata tutundu

A
A
A

Eskişehir’de yaşayan 28 yaşındaki Merve Altıntaş Türe, doğum gününde hayatının en büyük hediyesini annesinden aldı. Böbrek nakliyle hayata tutunan genç anne taburcu oldu. Diyaliz tedavisi sebebiyle anne olamayacağını düşünürken; sürpriz bir şekilde anne olan Merve Altıntaş Türe, ilk Anneler Günü’nü 6 aylık kızıyla ve annesiyle birlikte kutlayacak.

Böbrek yetmezliği sebebiyle uzun süredir tedavi gören Merve Altıntaş Türe, Bursa Acıbadem Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonuyla annesinin böbreği sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Eskişehir’de yaşayan 28 yaşındaki Merve Altıntaş Türe, son üç yıl içinde hayatın en ağır sınavlarından geçti. Evlenme hayalleriyle çıktığı yolda, kısa süre içinde böbreklerinin iflas etmesiyle diyalize bağımlı bir yaşama başladı. Diyaliz tedavisi nedeniyle yumurtalıklarının çalışmadığını ve dolayısıyla anne olamayacağını öğrendi. Diyaliz sürecinin zorluklarını yaşarken annelik hayalinin bittiğini düşünen Merve Atıntaş Türe, sürpriz bir hamilelik haberi aldı. Karnında biri kız biri erkek olmak üzere ikiz bebek taşıyordu. Zorlu bir hamilelik süreci yaşadı. Doğuma yakın süreçte anne karnında oğlunu kaybeden Merve, kucağına yalnızca kızını alabildi. Şimdi 6 aylık olan minik bebek, nakil sonrası taburcu olmasıyla annesine de kavuşmuş oldu.

"Annesi, böbreğini vererek önce kızına dolayısıyla da 6 aylık torununa Anneler Günü hediyesi verdi"

Üç yıldır hemodiyaliz programında olan Merve Altıntaş Türe, tedavi için Acıbadem Bursa Hastanesi’ne geldi. Yapılan tahlillerde Merve’ye, annesi Bediha Altıntaş’ın böbreğinin uyumlu olduğu görüldü. Doğum gününde Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay ve ekibinin gerçekleştirdiği nakil operasyonu ile sağlığına kavuşan Merve, yeniden hayat buldu.

Prof. Dr. Bülent Oktay, "Hastamız üç yıldır böbrek yetmezliği sebebiyle hemodiyaliz programındaydı. Annesi verici oldu. Hastamız doğum günü hediyesi olarak annesinden böbreği almış oldu. Sağlığına kavuştu ve taburcu oldu. Böylece Merve hanım ilk Anneler Günü’nü, bebeği ve annesiyle kutlama şansı da olacak" dedi.

"Organ bağış oranını artırmalıyız"

Yapılan böbrek nakli ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Oktay, "Böbrek nakli ameliyatı alıcı ve verici ardışık yan yana iki odada yapılan bir işlem. Önce vericinin kapalı ameliyatı başlıyor, daha sonra 10-15 dakika içerisinde alıcının ameliyatı başlar. Vericiden böbrek çıkartılır hazırlandıktan sonra alıcıya takılır. İki ameliyatın toplam süresi 2.5 saat civarında sürüyor. Merve hanımın operasyonunda bütün güzellikler üst üste geldi. Annesi kızının doğum gününde ona bir böbrek hediye etti. Canından can kattığı çocuğuna bir de böbrek verdi. Merve hanım ilk Anneler Günü’ne sağlıklı bir şekilde girmiş olacak" dedi.

Böbrek naklinin çok önemli bir operasyon olduğunu söyleyen Dr. Oktay, Türkiye’de canlı vericili böbrek naklinin kadavradan nakilden çok daha yüksek olduğunu belirterek organ bağışının önemine dikkat çekti. "Son dönem böbrek yetmezliğinin tek tedavisi, nakildir. Diyaliz hastanın yaşamını sürdürmesine neden olsa da, asla bir böbrek işlevini göremez. Diyaliz sürecinin de çok ciddi sonuçları var. Anne olmayı da engelleyebiliyor. Merve hanım, gerçekten çok ender bir durum yaşamış. Diyaliz sürecinde anne olmak çok ender. Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde binden fazlası canlıdan, 500’den fazlası da kadavradan olmak üzere bir çok nakil gerçekleştirdik. Ama Merve hanım gibi diyalize rağmen anne olmalarına ender rastladık"

"Annem doğum günümde beni tekrardan hayata bağladı"

İlk Anneler Günü’nü 6 aylık kızıyla geçireceğini ifade eden Merve Altıntaş Türe, "3 yıl önce eşimle tanışmıştım. Nişanlanmamızın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra böbreklerimin ikisinin de iflas ettiğini öğrendim. Şok olmuştum. Diyalize girmem gerekiyordu, diyalizin yumurtalıklarıma zarar vereceği için anne olamayacağım da söylendi. Nişanlıma ayrılalım dedim, kabul etmedi ve beni bu süreçte hiç yalnız bırakmadı. Diyaliz sürerken evlendim. 3 yıl diyalize girdim. Bir gün karnım ağrıdı, acile gittim ve başka bir şokla karşılaştım. Hamileydim ve bebeklerim ikizdi. Çok sevindim ama çok da korktum. Zira diyaliz de oluyordum. Çok zorlu bir süreç yaşadım ve sonra doğuma yakın bir süreçte, erkek bebeğimi kaybettim. Prematüre bir doğum yaptım. 710 gr. doğdu kızım. Epey kuvözde kaldı. Bu da bizi tedirgin etti ayrıca. Çok şükür kızım şimdi altı aylık oldu sağlıklı şekilde büyüyor. Önce kuvözde kaldığından sonra da benim nakil operasyonum nedeniyle ayrı kaldık. Yani biraz hasretlik de çektik anne kız. Annem de bizle birlikte aynı duyguları yaşadı. Ve 29 Nisan’da yani benim doğum günümde, bana yaş günü hediyesi verdi. Böbreğini hediye etti. Şimdi taburcu oldum. İlk Anneler Günümü kızımla geçireceğim. Benim gibi organ nakli bekleyen tüm hastalar için, herkesi bağış yapmaya davet ediyorum ki o hastalar, gerçekten özgürce yaşayabilsinler. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu.

Doğum gününde annesinin böbreğiyle hayata tutundu

Abdullah Çibir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.