ASAYİŞ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 09:21

Dünyanın en pahalı uzanması... 200 bin TL ceza yedi, motosikleti bağlandı

A
A
A

Bursa’da motosiklet sürücüsünün trafikte yaptığı tehlikeli hareketler görenleri hayrete düşürdü. Seyir halindeyken motosikletin üzerine uzanarak ilerleyen sürücü, adeta ölümle dans etti. Kimliği tespit edilen ehliyet sürücü, 200 bin TL ceza yazılırken motosikleti bağlandı. Motosikletin değerinin ise 50 bin lirayı geçmeyeceği öğrenildi.

Olay, Kestel ilçesi Ankara Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hem kendi canını hiçe sayan hem de diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye atan motosikletli, "bu kadar da olmaz" dedirtti. Görüntüler üzerine trafik ekiplerince kimliği tespit edilen sürücüye, akrobatik hareketler yaparak araç kullanmak, saygısızca araç kullanmak ve ehliyetsiz araç kullanmak gibi maddelerden toplam 200 bin TL idari para cezası uygulandı. Sürücünün motosikleti ise trafikten men edilerek bağlandı. Yetkililer, trafik güvenliğini tehlikeye atan bu tür ihlallere karşı denetimlerin aralıksız sürdüğünü belirtti.

Dünyanın en pahalı uzanması... 200 bin TL ceza yedi, motosikleti bağlandı

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de fotokapanlar yaban hayatını görüntülüyor Edirne’de Trakya Üniversitesi (TÜ) Karaağaç Yerleşkesi’nde kurulan fotokapanlar, bölgenin zengin yaban hayatını gözler önüne serdi. İlk aşamada elde edilen görüntüler, alanın yüksek biyoçeşitliliğe sahip olduğunu ortaya koydu. Elde edilen görüntülerde tilki, çakal, yaban tavşanı, porsuk, kirpi ve sansar gibi türler aynı alanda defalarca görüntülendi. TÜ Doğa Tarihi Müzesi ile Çevre Sorunlarını Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Karaağaç Yerleşkesi’nde "Kampüste Yaban Hayatı Projesi" başlatıldı. Proje çerçevesinde yaban hayatını görüntülemek amacıyla yerleşkenin farklı noktalarına fotokapanlar yerleştirildi ve envanter çalışması başladı. Çalışmalar çerçevesinde doğaya yerleştirilen fotokapanlar sayesinde birçok yaban hayvanı kısa sürede kayıt altına alındı. TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Karaağaç Yerleşkesi’nin ve buradaki arazinin Meriç’in batısında olan tek vatan toprağı olduğunu vurguladı. Bölgenin son derece verimli ve üretken bir alan olduğunu belirten Prof. Dr. Tan, "Faunası ve florası çok zengin. Bundan dolayı burada çok büyük bir çeşitlilik, bitki ve hayvan çeşitliliği görebiliyoruz. Biz de kampüslerimizde, özellikle de Karaağaç Kampüsü’nde, biyoçeşitliliği korumak için önemli tedbirler alıyoruz. Bu Karaağaç Yerleşkesi de onlardan bir tanesidir" ifadelerine yer verdi. "Farklı noktalara fotokapanlar yerleştirildi" TÜ Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Özmen Yeltekin, kampüsteki biyoçeşitliliği araştırmak amacıyla kampüste yaban hayatı projesini başlattıklarını ve buranın envanterini çıkartmayı hedeflediklerini söyledi. Yerleşkenin farklı noktalarına fotokapanlar yerleştirildiğini ve envanter çalışması başlatıldığını belirten Yeltekin, sonuçların beklentinin çok üstünde olduğunu ifade etti. Fotokapanlarla porsuk, çakal, tilki, sansar, kirpi ve yaban tavşanı gibi türleri çok kısa sürede ve defalarca görüntülediklerini vurgulayan Yeltekin, yapılan çalışmayla bu alanın sıcak bir biyoçeşitlilik noktası olduğunu kanıtladıklarını dile getirdi. Kampüsün yaban hayvanlarının güvenli bir liman olarak gördüğü uğrak noktası olduğunu söyleyen Yeltekin, doğa dostu yeşil kampüs olduklarının altını çizdi. Çalışmaların 1 yılda tamamlanması ve yaban hayatı çeşitliliğinin bilimsel olarak envanterinin çıkarılması hedefleniyor.
İzmir Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık." dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar." ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti. (AD-
Kayseri 6. Uluslararası Kayseri Yarı Maratonu’nda 10K-21K kayıtları başladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslararası Kayseri Yarı Maratonu için geri sayım başladı. 2029 Dünya Spor Başkenti Adayı olan şehirde, 20 Eylül 2026’da koşulacak organizasyonda 10K ve 21K kategorileri için başvurular açıldı. Kayseri; spor alanındaki iddiasını uluslararası organizasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından geleneksel hale getirilen Uluslararası Kayseri Yarı Maratonu, altıncı kez sporcuları aynı start çizgisinde buluşturmaya hazırlanıyor. 20 Eylül 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek maraton için 10 kilometre ve 21 kilometre kategorilerinde kayıt süreci resmen başladı. Kayseri’nin ’2029 Dünya Spor Başkenti’ adaylığı hedefi doğrultusunda düzenlenen organizasyon, her yıl artan katılımcı sayısı ve uluslararası ilgisiyle dikkat çekiyor. 2025 yılında 19 ülkeden yüzlerce yabancı sporcunun katıldığı maraton, Türkiye’nin dört bir yanından elit atletleri de ağırlayarak önemli bir spor platformu haline geldi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç liderliğinde yürütülen spor yatırımları ve projeler sayesinde Kayseri; Avrupa Spor Şehri ünvanı ve Altın Bayrak Ödülü gibi önemli başarılar elde ederken, 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı ile de uluslararası vizyonunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda düzenlenen yarı maraton, kentin spor turizmi ve marka değerine önemli katkı sağlıyor. Uluslararası Kayseri Yarı Maratonu için kayıtlar www.kayseriyarimaratonu.com web sitesi üzerinden yapılırken, maraton hakkında kapsamlı bilgiye site üzerinden erişilebilecek. Her yıl şehrin kültürel değerlerinin maraton teması olarak belirlendiği geniş çaplı etkinlikte, kentin güzellikleri tüm dünyaya tanıtılırken, profesyonel ve amatör koşucuları maraton çatısı altında buluşturarak katılımcılara doğal ve kültürel mirasın keşfettirilmesi amaçlanıyor.
Ankara Taşkent’te Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezi açıldı Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Türk Kültür Merkezi açıldı. Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Taşkent Türk Kültür Merkezi, düzenlenen törenle açıldı. Programda konuşan YEE Taşkent Türk Kültür Merkezi Koordinatörü Ahmet Özkan, merkezin açılışının yalnızca fiziki bir mekanın hizmete girmesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye ile Özbekistan arasında kültürel bağları daha da kuvvetlendirecek yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade etti. Türkçe ve kültürün halklar arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu vurgulayan Özkan, Türkiye ile Özbekistan’ın ortak tarih, dil ve medeniyet mirasına sahip iki kardeş ülke olduğunu belirtti. YEE Başkanı Abdurrahman Aliy ise, Taşkent’te açılan merkezin iki ülke arasındaki köklü dostluğun somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye ile Özbekistan ilişkilerinin son yıllarda kültürel, akademik ve diplomatik alanlarda önemli ivme kazandığını kaydeden Aliy, merkezin bu iş birliğine yeni katkılar sunacağını belirtti. Aliy, "Taşkent Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin sanat etkinliklerinden dil eğitimine, akademik çalışmalardan kültürel programlara kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstererek Türkiye ile Özbekistan arasındaki dostluk bağlarını daha da güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. Yunus Emre Enstitüsü’nün dünya genelinde 70’ten fazla ülkede faaliyet gösterdiğini hatırlatan Aliy, Orta Asya’nın gönül coğrafyası içinde özel bir yere sahip olduğunu ve Özbekistan’ın bu çerçevede stratejik önem taşıdığını vurguladı. Davetliler, kurdele kesimi sonrası merkezi ve Özbek öğrencilerin hazırladığı tezhip eserlerinden oluşan sergiyi gezdi. Açılışta öğrenciler geleneksel Özbek musikisini de sundu. Açılış programına Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, Azerbaycan’ın Taşkent Büyükelçisi Hüseyin Guliyev, Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şuhrat Siraciddinov, Özbek yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı.