GÜNDEM - 14 Mayıs 2024 Salı 17:55

Eczacılar, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde buluştu

A
A
A
Eczacılar, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin 14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü’nde düzenlediği söyleşiye konuk olan araştırmacı, yazar ve öğretim görevlisi Mert Sandalcı, eczacılık tarihine ilişkin bilgiler paylaştı. Programa katılan Bursa Eczacı Odası Başkanı Adnan Erakın da, eczacıların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.


Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in yanı sıra CHP Bursa eski Milletvekili ve Eczacı Ceyhun İrgil, Bursa Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erakın ve eczacılar katıldı. Açılışta konuşan Bursa Eczacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erakın, meslektaşlarının gününü kutladı. Pandemi, deprem ve ihtiyaç duyulan her zaman mesleki sorumlulukla hastaların yanında olduklarını belirten Erakın, kesintisiz ilaç ve eczacılık hizmetinin devamı için var güçleri ile çalıştıklarını kaydetti. Erakın, Türk Eczacılar Birliği’nin bu yılki Eczacılık Haftası’nın temasını da ‘Eczacı Varsa Hayat Var’ olarak belirlediklerini açıkladı.


Mesleki açıdan yaşadıkları zorluklara da dikkat çeken Erakın, döviz kurundaki farklılıktan yakındı. 2009’dan beri ilaç fiyatlarının belirlenmesinde esas alınan mevcut Euro kurunun Türk Lirası karşılığının bugün 17,55 TL olarak baz alındığını söyleyen Erakın, “Aslında bugün 1 Euro 34,75 TL düzeyindedir. Bu durum çok uluslu ilaç firmalarının bazı ilaçlarını Türkiye ilaç pazarından çekmeleri ve hastalarımızın ilaç yoklukları ile karşı karşıya kalmaları sonucuna sebep olmaktadır. Hastaların ilaçlara erişimini zorlaştırmakta, eczacılarımız ile hastalarımızı karşı karşıya getirmektedir. Dünya ilaç pazarında bulunan nanoteknoloji, biyoteknoloji ilaçların sadece yüzde 20’si Türkiye’de hastalara ulaşabilmektedir. İlaç yokluklarının sebebinin eczacılarımız olmadığını bir kez daha hatırlatıyorum” dedi.


Enflasyon ortamına bağlı olarak artan işletme maliyetleri sonucu eczacıların işletme giderlerini karşılamada ve kaliteli hizmet sunmada zorlandığını ifade eden Erakın, “Eczacılar, sağlık sisteminin en hayati can damarlarından birisidir. Ekonomik olumsuzluklar ve karlılık oranlarındaki kayıplar ile eczacılarımızın kaliteli ve kesintisiz ilaç ve eczacılık hizmetini sunmaları engellenmemeli” diye konuştu.


Ulusal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içerisinde sağlığa ayrılan payın artırılması, sağlık bütçesi içerisinde ilaca uygun oranlarda pay ayrılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Erakın, kontrolsüz açılan eczacılık fakültelerinin ciddi bir istihdam sorunu oluşturduğu aktardı. Yeni mezun eczacılar için, yeni istihdam politikalarının hayata geçirilmelisi gerektiğine işaret eden Erakın, kamu kuruluşlarında, özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde, ilaç sanayinde, dağıtım kanallarında ve ilaca ilişkin hizmetlerin yürütüldüğü her alanda eczacı sayısının artırılması gerektiğini ifade etti.


Açıklamanın ardından araştırmacı, yazar ve öğretim görevlisi Mert Sandalcı, “Ne İçin Eczacılık Tarihi” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Eczacılık tarihine ilişkin bilgiler aktaran Sandalcı, kendi yaşamından da kesitler sundu.



Eczacılar, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu merkezli 998 milyonluk dev siber vurgunda tutuklu sayısı 9’a yükseldi Bolu merkezli 5 ilde düzenlenen ve sosyal medya üzerinden 998 milyon liralık vurgunun ortaya çıkarıldığı dev siber dolandırıcılık operasyonunda adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı daha tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 9’a yükselirken, firari 3 yabancı uyruklu şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Edinilen bilgiye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Göynük ilçesinde 2 vatandaşın mağdur edilmesi üzerine başlatılan "bilişim sistemleri veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" soruşturması derinleşerek sürüyor. Bolu İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul, Ankara, Hakkari, Mardin ve Rize’de eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yakalanan 15 şüphelinin jandarmadaki işlemleri devam ediyor. Daha önce adliyeye sevk edilen 3 şüphelinin tutuklanmasının ardından, bugün yeni bir gelişme yaşandı. 6 kişi daha cezaevine gönderildi Sosyal medya üzerinden vatandaşları ağlarına düşürerek 998 milyon lira haksız kazanç elde ettikleri belirlenen şüphelilerden 9’unun daha jandarmadaki sorgu işlemleri tamamlandı. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen zanlılardan 6’sı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Alınan son kararlarla birlikte dev siber operasyonda tutuklu sayısı 9’a ulaşmış oldu. Yabancı uyruklu 3 şüpheli aranıyor Öte yandan, yürütülen titiz soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen ve haklarında yakalama kararı çıkarılan yabancı uyruklu 3 şüphelinin adreslerinde bulunamadığı öğrenildi. Yapılan incelemelerde söz konusu 3 şüphelinin yurt dışında oldukları belirlenirken, firari şahıslara yönelik hukuki sürecin ve yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi.
İstanbul Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir" dedi. Sahil Güvenlik Komutanlığı SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Milli Sahil Güvenlik Gemisi maketi, Kaan Sınıfı Bot maketleri, Arama Kurtarma Botu (900), AB-412 EP SG Helikopter maketimizi, CN 235 SG Uçağı maketimizi, Bayraktar TB2 insansız hava aracı statta yerini aldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı sorumluluk sahasında can ve mal emniyetinin sağlanması, her türlü yasa dışı faaliyetin önlenmesi ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunmasına yönelik faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Mavi vatanda 7 gün 24 saat görev yapan ekipler vatandaşların güvenliğini ve emniyetini sağlıyor. Düzensiz göçle mücadele de etkin rol oynayan Sahil Güvenlik ekipleri, tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve kaynaklarının korunması görevlerini de başarıyla icra ederken deniz güvenliğini de sağlıyor. 15 tane arama kurtarma botu bulunuyor. Yerli ve milli olan Kaan sınıfı botlar ve Sahil Güvenlik korvetleri Sahil Güvenlik bünyesinde yer alıyor. Ares Tersanesi’nde yerli olarak üretilen 119 adet bot bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 10 bin 65 personel bulunuyor. Bu personelin 547’si kadın, 9 bin 518’i erkek personelden oluşuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bünyesinde 124 liman ve üs 4 SG korveti, 228 Sahil Güvenlik botu, 90 adet küçük bot, 14 helikopter, 3 uçak ve Bayraktar TB2 insansız hava aracı bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm sahillerinde, iç sular olan Marmara Denizi, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı’nda, limanlarında, körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası kurallar uyarınca egemenlik ve denetim yetkisi altında olan tüm deniz alanlarında ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak için 124 liman ve üste yüzer unsurlarımızla, uçar unsurlarımızla görev yapıyoruz. Temel görevlerimiz Arama kurtarma faaliyetleri. Denizde güvenlik, emniyet. Denizde kolluk görevleri faaliyetlerinin icra etmektedir. Komutanlığımız aynı zamanda düzensiz göçle mücadele. Tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve deniz kaynaklarının korunması için gece gündüz görev yapmaktadır. Stratejik öneme haiz tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmaktadır" dedi. Kullanılan yerli ve milli ürünlerden bahseden Tuğamiral Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, Yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Sahil Güvenlik Helikopteri (AB-412) ve Sahil Güvenlik Uçağı (CN-235): Mavi Vatanımızda her noktada, gece-gündüz şartlarında görev yapabilen, modern radar ve optik sistemlerle donatılmış uçar unsurlarımızdır. Arama kurtarma botumuz halen Sahil Güvenlik bünyesinde 15 adet bulunmaktadır. Tasarımı sayesinde "self-righting" (alabora olsa bile düzelme) özelliğine sahiptir. Ağır hava ve deniz şartlarında görev yapan yüzen unsurlarımızdan. Kaan Sınıfı Botlarımız Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın en yüksek sürate sahip botlarıdır. Tamamen yerli ve milli imkanlarla kompozit malzemeden üretilmiştir. Yüksek manevra gücüne sahiptir. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda Ares Tersanesi’nde ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir. Aynı zamanda Kaan sınıfı botlarımız ve Sahil Güvenlik korvetlerimiz de yerli ve milli üretimdir. Başta arama kurtarma faaliyetleri olmak üzere, düzensiz göçle mücadelede, sınır güvenliğinin kontrolü, aynı zamanda deniz kirliliğinin kontrolü, diğer düzensiz göç faaliyetlerinde etkin olarak kullandığımız tamamen Baykar tarafından üretilen TB2 insansız hava araçlarımızı da bünyemizde kullanmaktayız" dedi.