SAĞLIK - 11 Eylül 2025 Perşembe 09:21

"Ekran bağımlılığı ruh sağlığını tehdit ediyor"

A
A
A
"Ekran bağımlılığı ruh sağlığını tehdit ediyor"

Dijital bağımlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, "Özellikle ergenler, henüz kimlik gelişimlerinin en hassas döneminde oldukları için beğeni ve takipçi sayılarının baskısını en yoğun hisseden gruptur. Gerçekten sevilip sevilmediğimizin ölçüsü, algoritmaların sunduğu sanal göstergelere indirgeniyor. Bu durum kaygı, depresyon ve yalnızlık riskini artırıyor" dedi.


Teknolojinin hayatımıza entegrasyonu baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve çevrim içi oyunlar artık sadece birer araç değil, günlük hayatın temel dokusuna işlemiş durumda. Ancak bu yoğun kullanımın gölgesinde büyüyen ciddi tehlike dijital bağımlılık, bireylerin yaşamlarını tehdit ediyor.


VM Medical Park Bursa Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Oğuzhan Tüzün, dijital bağımlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Uzm. Dr. Tüzün, "Beynimiz milyonlarca yıllık evrimsel süreçte ödül mekanizmaları üzerine şekillendi. Sosyal medya bildirimleri, beğeniler veya oyunda kazanılan başarılar dopamin salınımını tetikliyor. Bu yapay ve sürekli uyarılar, beynin giderek daha fazla uyaran istemesine neden oluyor. Tıpkı nikotin ya da şeker bağımlılığında olduğu gibi bir kısır döngü oluşuyor" diye konuştu.


"Sosyal medyada geçirilen uzun saatler kaygı ve depresyon riskini artırıyor"


Sosyal medyanın cazibesinin insanın en temel ihtiyacı olan ait olma duygusuna hitap ettiğini söyleyen Uzm. Dr. Tüzün, bu durumun aynı zamanda sürekli bir karşılaştırma döngüsü oluşturduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Tüzün, "Özellikle ergenler, henüz kimlik gelişimlerinin en hassas döneminde oldukları için beğeni ve takipçi sayılarının baskısını en yoğun hisseden gruptur. Gerçekten sevilip sevilmediğimizin ölçüsü, algoritmaların sunduğu sanal göstergelere indirgeniyor. Bu durum kaygı, depresyon ve yalnızlık riskini artırıyor" dedi.


"Oyun Oynama Bozukluğu artık resmi bir tanı"


Çevrim içi oyunların sadece bir eğlence değil, aynı zamanda sosyal bir deneyim sunduğunu belirten Uzm. Dr. Tüzün, riskin bu deneyimin gerçek hayat sorumluluklarının önüne geçmesiyle başladığını ifade etti. Uzm. Dr. Tüzün, şu bilgileri paylaştı:


"Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019’da "Oyun Oynama Bozukluğu"nu resmi bir tanı olarak kabul etmesi tesadüf değil. Bazı gençler oyun uğruna derslerini ihmal ediyor, uyku düzenleri bozuluyor, aile ilişkileri yıpranıyor. Bu noktada oyun, bir eğlence aracından çıkıp kişinin yaşamını kontrol eden bir mekanizma hâline geliyor."


"Çözüm dijital hijyen ve toplumsal farkındalık"


Dijital bağımlılıkla mücadelede en önemli adımın bilinçli kullanım olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Tüzün, günlük ekran süresinin sınırlandırılmasının, yatak odası gibi "ekransız bölgeler" ve aile yemekleri gibi "ekransız zamanlar" oluşturulmasının etkili bir başlangıç olduğunu söyledi. Ebeveynlerin kendi ekran sürelerini yönetmesinin çocuklara örnek olması açısından kritik olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Tüzün, spor, sanat, kitap okuma ve yüz yüze sohbet gibi çevrim dışı alternatiflerin bu dengeyi sağlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. Buna rağmen kişinin günlük hayatında belirgin işlev kaybı ya da ilişkilerinde bozulma varsa psikoterapi, aile danışmanlığı ve gerekirse medikal tedavinin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Uzm. Dr. Tüzün, dijital bağımlılığın yalnızca kişisel bir zaaf olarak görülemeyeceğinin altını çizerek, "Bu sorun teknoloji şirketlerinin tasarım tercihleriyle, politikaların yönlendirmesiyle ve toplumun eğitim düzeyiyle şekilleniyor. Dolayısıyla, çözüm de çok katmanlıdır. Aileler, öğretmenler, sağlık çalışanları, yasa koyucular ve teknoloji sektörü ortak sorumluluk taşımalıdır. Daha etik dijital tasarımlar, bilinçlendirme kampanyaları ve erişilebilir tedavi modelleri geliştirilmeden bu sorunun büyümesi kaçınılmazdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Cihad Demirli atandı Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı. Yılmaz’ın yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem Gençoğlu, Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliklerine, Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu ve Hatice Çelik, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne ise Emre Topoğlu atandı. Ayrıca karar ile birlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında Strateji Geliştirme Başkanlığına Enes Bot, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına Ömer Faruk Öztürk ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına İbrahim Oğuzhan Yıldırım atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tarık Tanguroğlu atandı. Ticaret Bakanlığında ise Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Halil Madazlı ve Ahmet Karabay görevden alındı. Karar ile birlikte Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alındı. Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin, Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Ahmet Özkaya, Mustafa Pustu ve Süleyman Önel atandı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Fatih Çakmak ve Mustafa Akkaya getirildi.
Kars Sarıkamış’a kış geri döndü: Kar kalınlığı 15 santimetreyi aştı Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bahar ortasında etkili olan kar yağışı, bölgeyi yeniden beyaza bürüdü. İlçe merkezinde kar kalınlığı 15 santimetreyi aşarken, nisan ayının sonlarına yaklaşılırken gelen sürpriz yağış vatandaşları hazırlıksız yakaladı. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan kar yağışı, gece saatlerinden itibaren etkisini artırdı. Sarıkamış’ta ağaçlar, araçlar ve çatılar karla kaplanırken, ilçe genelinde kartpostallık görüntüler oluştu. Yoğun kar yağışı nedeniyle ilçe merkezi ve çevre köy yollarında ulaşımda zaman zaman aksamalar yaşandı. Karayolları ve belediye ekipleri, yolların açık tutulması için çalışmalarını aralıksız sürdürürken, sürücülere dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunuldu. "Sarıkamış’a kış geri geldi" Sarıkamışlılar, nisan ayında etkili olan kar yağışının şaşırtıcı olduğunu ancak bölgenin sert iklimi nedeniyle bu tür hava koşullarına alışık olduklarını ifade etti. Vatandaşlar, "Nisan ayının sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. Fakat Sarıkamış’ta kar yağışı devam ediyor. Bugün de yoğun bir kar yağışı var. Yaz geldi derken, kış geri geldi Sarıkamış’a, her yer bembeyaz oldu. Sarıkamış’a tekrardan kış geri geldi" şeklinde konuştu. Öte yandan bölgede etkili olan soğuk hava dalgasının birkaç gün daha sürebileceği, don ve buzlanmaya karşı tedbirli olunması gerektiği bildirildi. Kar yağışı, Sarıkamış’ta bahar koşullarını geciktirirken, önümüzdeki günlerde hava durumunun nasıl seyredeceği merak ediliyor.