SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 15:56

Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır

A
A
A
Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır

Endüstriyel yemek sektöründe artan maliyet baskısı ve fiyat odaklı rekabet, gıda güvenliği ve üretim disiplini konularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, binlerce kişiye aynı anda yemek üreten firmalarda güven, ancak standartlara dayalı ve sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla korunabileceğini söyledi.


Üretim yalnızca mutfakta başlamadığını, tüm süreci kapsayan ciddi bir disiplin ve denetlenebilir yapı gerektirdiğini vurgulayan Yankı Yemek A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Dönmez, sektörde güven, iyi niyetle değil; standart üretim, teknoloji ve sürdürülebilir kontrol mekanizmalarıyla sağlanabileceğini söyledi. Coşkun Dönmez, endüstriyel yemekte kalıcı olmanın yolunun günü kurtaran çözümlerden değil, deneyimi kurumsal bir sisteme dönüştürmekten geçtiğini ifade etti. Bu sebeple Yankı Yemek’te üretimin her aşamasının yazılı prosedürler ve izlenebilir süreç yönetimiyle yürütüldüğünü belirten Dönmez, "Endüstriyel yemekte asıl fark, bir gün iyi üretmek değil; her gün aynı standartta üretimi sürdürebilmek. Bu anlayış, Yankı Yemek’te ilk günden beri üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerde temel referans olarak uygulanıyor. Endüstriyel yemek sektöründe güvenin yalnızca kazanılan bir değer olmadığını, aynı zamanda korunması gereken bir sorumluluktur. Sürekliliğin bu noktada belirleyici unsurdur. ’Yemediğimizi yedirmeyiz’ anlayışının bir slogan değil, günlük üretim disiplininin temel ilkesidir" dedi.


Coşkun Dönmez, "Hijyen ve standardizasyonun artık yalnızca denetimlerle değil, teknolojiyle de doğrudan ilişkili hale geldi. Mümkün olduğunca el değmeden üretim prensibiyle çalışmaktayız. Teknolojik altyapı üretimde standartlaşmayı güçlendirdi. Bu sayede insan kaynaklı riskleri minimize ederek, izlenebilirliği arttırarak gıda güvenliğini daha güçlü şekilde sağlıyoruz" diyor.


Hammadde temininde tavizsiz bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Coşkun Dönmez, ürün tedarikinde yalnızca tanınmış ve güvenilir markalarla çalıştıklarını, tüm girdilerin analizler ve sertifikalarla düzenli olarak denetlendiğini aktardı. Dönmez, "Bu sayede, hammadde güvenliğinin yalnızca satın alma aşamasında değil, tüm üretim zinciri boyunca takip edilmektedir. Üretim ve yönetim süreçleri ISO 14001, ISO 9001, ISO 22000 (HACCP) ve OHSAS 18001 belgeleriyle belgelendirilmiştir. Bu belgelerin, disiplinli ve denetlenebilir üretim anlayışının sahadaki karşılığı olduğunu ifade ediyor. Endüstriyel yemek sektöründe kurumsal müşterilerin beklentilerinin her geçen gün artmaktadır. Hijyen, izlenebilirlik, standart üretim ve sürekliliğin artık temel kriterler haline geldi.35 yıllık deneyimi teknoloji, denetim ve süreç yönetimiyle birleştirdiklerini belirten Dönmez, endüstriyel yemekte güvenin ancak disiplinli üretimle korunabileceğini vurguluyor" diye konuştu.



Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin’den Malatya Yeşilyurt Spor’a ziyaret Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki oda başkanları ile Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nü antrenman sahasında ziyaret etti. Play-Off 2. turunda Erciyes 38 Spor ile karşılaşacak olan teknik heyet ve futbolcularla bir araya gelen Keskin, takıma moral vererek Malatyalı iş adamlarına maddi ve manevi destek çağrısında bulundu. Ziyaret sırasında Yeşilyurt Spor Kulübü Yöneticisi Orhan Barman ve Teknik Direktör Murat Yıldırım ile görüşen Keskin, futbolcuları tebrik etti. "Umut sizde, saha sizin" Futbolcuların sadece maça ve kupaya odaklanmalarını isteyen Keskin, "Malatya’da büyük bir heyecan oluşturdunuz. Malatya’nın depremini, Covid’ini unuturuz inşallah ama umut sizde. Sahada siz oynayacaksınız, biz de sizi dışarıda destekleyeceğiz. Her türlü maddi ve manevi desteğimizle sizinle beraber olmaya çalışacağız. Malatya’nın ortak sevdası olacaksınız. Şampiyon olursanız Malatya halkı, 7’den 70’e hiçbirinizi unutmayacak. İnşallah başarılı olursunuz. Hocamız da bu işi çok iyi götüren bir kişi. İnşallah pazartesi günkü maçı rahat alırız ve sonrasında finalde o kupayı Malatya’ya hediye edersiniz. Bizler her türlü yanınızda olmaya devam edeceğiz" dedi. Malatyalı iş adamlarına çağrı: "Elinizi taşın altına koyun" Malatya dışındaki iş adamlarının takıma sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Keskin, Türkiye’nin önde gelen zenginleri arasındaki Malatyalı isimlere seslenerek, "Buradan çağrı yapıyorum; Malatya’nın dışındaki Malatyalılarımızın, ’Malatya’ diyen herkesin bu takıma destek vermesi lazım. Sadece Malatya’dan değil İstanbul’dan, Türkiye’nin her yerinden insanların maddi ve manevi desteği şart. Herkes bunu bilsin. Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye büyük destekler veren çok önemli insanlarımız var. Aydınlar, Çalıklar, Kığılılar, Ilıcaklar gibi Türkiye’nin en büyük zenginlerinden bahsediyoruz. Başka yerlere dünyanın parasını vereceklerine, memleketlerine baksınlar. Rahmetli Özal zamanında Malatyalıyım diyen bir sürü insan onun sayesinde çok büyük yerlere geldiler. Özal’ın memleketini yetim bırakmamalı, gövdelerini taşın altına koymalılar. Çünkü bu mesele şahsi bir mesele ya da bir siyasi parti meselesi değil; bu, Malatya’nın ortak sevdasıdır." "Futbol şehri tanıtır, Trabzon’u Trabzonspor yaptı" Futbolun bir kentin tanıtımı ve ekonomisi için önemine değinen Keskin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer biz üst liglere çıkarsak buraya yüzlerce, binlerce insan gelecek. Rakip takımlar gelecek; burada yiyecek, içecek, gezecek ve Malatya’yı tanıyacaklar. İlleri il yapan takımdır. Trabzon’u Trabzonspor yaptı. Bir il için en büyük reklam futboldur. Trabzon bizden büyük değildi ama Trabzonspor şehri aldı götürdü. Maddi ve manevi her tarafta takımlarına büyük destek oldular. Bizim de valimiz, belediye başkanımız ve siyasilerimizle ortak akılla hareket etmemiz, küskünlükleri bırakmamız lazım. Yeşilyurt Spor’a ve Malatya’mıza destek olmaktan başka çaremiz yoktur. Eğer kalkıp da Malatyaspor’a, Yeşilyurt Spor’a destek olmayacaksan, Malatya’ya gelip hava atmana da gerek yok. Biz zaten burada depremin yaralarıyla boğuşuyoruz. Malatya çöken bir şehirdi, ayakta durmaya çalışıyoruz." "Birleştirici tek güç futbol" Sporun toplumdaki birleştirici gücüne vurgu yapan Keskin, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bir il için takım çok önemli. Çünkü tribünde herkes sıfırda buluşuyor. Alevisi, Sünnisi, Türkü, AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi; bütün siyasi görüşteki insanlar orada tek bir paydada buluşuyor. İnsanları birleştirecek başka bir güç yok. Bu gücü hepimizin kullanması lazım. Özellikle dışarıdaki büyük iş adamlarımızın Malatya’ya ve Yeşilyurt Spor’a büyük destek vermesini bekliyoruz." Keskin, bilet alıp taraftara hediye etme organizasyonları yerine, paraların kulübe verilmesini, taraftarlarında ve herkesin biletini cebinden alarak stada gelmesinin daha profesyonel olacağını, takıma daha büyük destek sağlanmış olacağını kaydetti.