EĞİTİM - 27 Ocak 2026 Salı 11:47

Gürsu’da 50 yıllık dostluk, 50 yıllık vefa

A
A
A
Gürsu’da 50 yıllık dostluk, 50 yıllık vefa

Gürsu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Gürsu Kadınlar Lokali, Gürsulu kadınların birbirinden güzel buluşmalarına ev sahipliği yapıyor.


Eğitim, atölye, kişisel gelişim kursları gibi birbirinden yönlü programların yapıldığı lokalde, kadınların evlerde sıkça yaptığı ve ‘gün’ adı verilen buluşma toplantılar için özel bir organizasyon hazırlandı.


Gürsu Belediyesi kadınların hep yanında


Belediye imkanları ile hazırlanan gün tabakları, vatandaşa çok uygun fiyatlarla sunuluyor. Burada gün buluşmalarını yapan kadınlar hem sosyalleşiyor, hem de makul bütçeli gün tabakları ile yemeklerini yiyebiliyor. Gürsu’da gün kültürünü tam 50 yıldır yaşatan bir grup kadın, buluşma için geldikleri Gürsu Kadınlar Lokali’nde bu hizmeti alırken, hem Belediye Başkanı Mustafa Işık’a hem de belediye çalışanlarına teşekkür ettiler.


50 yıllık dostluk ve vefanın bir sonucu olarak buluşan Gürsulu kadınlar, bu güzel anları fotoğraflarla da ölümsüzleştirdiler.



Gürsu’da 50 yıllık dostluk, 50 yıllık vefa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir" dedi. Sahil Güvenlik Komutanlığı SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Milli Sahil Güvenlik Gemisi maketi, Kaan Sınıfı Bot maketleri, Arama Kurtarma Botu (900), AB-412 EP SG Helikopter maketimizi, CN 235 SG Uçağı maketimizi, Bayraktar TB2 insansız hava aracı statta yerini aldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı sorumluluk sahasında can ve mal emniyetinin sağlanması, her türlü yasa dışı faaliyetin önlenmesi ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunmasına yönelik faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Mavi vatanda 7 gün 24 saat görev yapan ekipler vatandaşların güvenliğini ve emniyetini sağlıyor. Düzensiz göçle mücadele de etkin rol oynayan Sahil Güvenlik ekipleri, tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve kaynaklarının korunması görevlerini de başarıyla icra ederken deniz güvenliğini de sağlıyor. 15 tane arama kurtarma botu bulunuyor. Yerli ve milli olan Kaan sınıfı botlar ve Sahil Güvenlik korvetleri Sahil Güvenlik bünyesinde yer alıyor. Ares Tersanesi’nde yerli olarak üretilen 119 adet bot bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 10 bin 65 personel bulunuyor. Bu personelin 547’si kadın, 9 bin 518’i erkek personelden oluşuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bünyesinde 124 liman ve üs 4 SG korveti, 228 Sahil Güvenlik botu, 90 adet küçük bot, 14 helikopter, 3 uçak ve Bayraktar TB2 insansız hava aracı bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm sahillerinde, iç sular olan Marmara Denizi, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı’nda, limanlarında, körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası kurallar uyarınca egemenlik ve denetim yetkisi altında olan tüm deniz alanlarında ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak için 124 liman ve üste yüzer unsurlarımızla, uçar unsurlarımızla görev yapıyoruz. Temel görevlerimiz Arama kurtarma faaliyetleri. Denizde güvenlik, emniyet. Denizde kolluk görevleri faaliyetlerinin icra etmektedir. Komutanlığımız aynı zamanda düzensiz göçle mücadele. Tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve deniz kaynaklarının korunması için gece gündüz görev yapmaktadır. Stratejik öneme haiz tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmaktadır" dedi. Kullanılan yerli ve milli ürünlerden bahseden Tuğamiral Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, Yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Sahil Güvenlik Helikopteri (AB-412) ve Sahil Güvenlik Uçağı (CN-235): Mavi Vatanımızda her noktada, gece-gündüz şartlarında görev yapabilen, modern radar ve optik sistemlerle donatılmış uçar unsurlarımızdır. Arama kurtarma botumuz halen Sahil Güvenlik bünyesinde 15 adet bulunmaktadır. Tasarımı sayesinde "self-righting" (alabora olsa bile düzelme) özelliğine sahiptir. Ağır hava ve deniz şartlarında görev yapan yüzen unsurlarımızdan. Kaan Sınıfı Botlarımız Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın en yüksek sürate sahip botlarıdır. Tamamen yerli ve milli imkanlarla kompozit malzemeden üretilmiştir. Yüksek manevra gücüne sahiptir. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda Ares Tersanesi’nde ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir. Aynı zamanda Kaan sınıfı botlarımız ve Sahil Güvenlik korvetlerimiz de yerli ve milli üretimdir. Başta arama kurtarma faaliyetleri olmak üzere, düzensiz göçle mücadelede, sınır güvenliğinin kontrolü, aynı zamanda deniz kirliliğinin kontrolü, diğer düzensiz göç faaliyetlerinde etkin olarak kullandığımız tamamen Baykar tarafından üretilen TB2 insansız hava araçlarımızı da bünyemizde kullanmaktayız" dedi.
İstanbul Bakan Kacır: "Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider üreticiyiz’’ İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ forumunda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz’’ dedi. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen ve bu yıl 12’nci kez gerçekleşen İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ (Inspiring Best Practices) (IBPF) Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki Albert Long Hall’de gerçekleştirildi. Foruma, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile birlikte bazı girişimciler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Forumun açılışı kısa tanıtım filmiyle yapıldı. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmaları gerçekleşti. Konuşmaların ardından söz alan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünya kamu otoritelerinin stratejik gördükleri sektörleri korumak için sanayi politikası yürüttüklerine dikkat çekti. Bakan Kacır konuşmasında, "Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay, kuantum gibi yenilikçi teknolojilere yön verenler; bu alanlardaki oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti uluslararası ticaretin ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için bir kaldıraç olarak kullanıyor. Türkiye olarak bu büyük dönüşümün işaretlerini erken dönemde okuduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; planlı sanayileşme hamlelerimizle, katma değerli üretimi önceleyerek, Ar-Ge kültürünün özel sektör tarafından benimsenmesini sağlayarak, nitelikli insan kaynağına daha fazla kaynak ayırarak ülkemizi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık. 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 250 milyar dolara yaklaştı. Bugün Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız’’ ifadelerini kullandı. "Türkiye yüzyılında ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyoruz" Türkiye’nin AR-Ge teşvikleriyle 2002 yılından bu yana AR-Ge harcamalarını yükselttiklerini belirten Bakan Kacır,’’ 2002’de 29 bin olan Ar-Ge personeli sayımız 310 bini aştı. Bugün kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldik. Eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe, fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen bize ait olan Togg, küresel sahnede yer almamızı sağladı. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini ülkemiz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürüyoruz. Türkiye yüzyılında, ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyor, yeni programları devreye alıyoruz. Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sunuyoruz. Tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30‘la, stratejik alanlarda büyük ölçekli teknoloji yatırımlarını ülkemize kazandırmak için önemli adımlar attık. Program kapsamında bugüne kadar mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi gibi alanlarda yatırımların önünü açtık. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımızla kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı imkanlar sunuyoruz’’ dedi. "Pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız’’ Üretimde yakalanan yükseliş ivmesini koruyup, üretimi Anadolu’ya yaymanın öncelikleri olduğunu söyleyen Kacır,’’Bu doğrultuda; planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak kapsamlı bir Sanayi Alanları Planı’nı hazırladık. Planın ilk aşamasında Samsun-Mersin hattında; 13 ilimizde toplam 60 bin hektara yakın büyüklükte 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edeceğiz. Çalışanlar için yaşam alanları, sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlara sahip olacak; Demiryolları ile limanlara bağlanacak bu bölgeler, Döngüsel ekonomiyi ve yeşil üretimi esas alacak. Ev sahipliği yapacakları büyük ölçekli veri merkezi yatırımları ile dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu planının sonraki aşamalarında Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları ilan edeceğiz. Biliyoruz ki; Türkiye’nin potansiyeli, bugün bulunduğumuz noktanın çok daha ötesindedir. Önümüzdeki dönemde Nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız. Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımlarımız, yerli ve millî siber güvenlik çözümlerimizle, güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline geleceğiz’’ diye konuştu. ‘’Her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz’’ Yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden oyun teknolojilerine pek çok alanda küresel sahnede büyük başarılara imza atıldığına vurgu yapam Bakan Kacır,’’ Teknoloji girişimlerimize gerçekleştirilen yatırımların ivmesi de ekosistemimizin ulaştığı yüksek olgunluk seviyesini teyit ediyor. Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 515 milyon dolardı. Son beş yılda ise bu tutar 5,6 milyar doları aştı. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin olmasını ve Turcorn’larımızın değerlemesini 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Bu yolculukta her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz. Milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerimizin ihtiyaçlarına yanıt veren "Turcorn 100 Programı"nı hayata geçirdik. Teknoloji alanında profesyoneller ve yenilikçi girişimler için ülkemizi çekim merkezi haline getiren Türkiye Tech Visa Programımızla 97 ülkeden 5 binden fazla teknoloji profesyonelini Türkiye’ye çekmeyi başardık. Atatürk Havalimanı’nın terminal binalarını "Terminal İstanbul" projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Mersin Mersinli öğrenciler robotik yarışmasında Türkiye derecesi yaptı Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCAN 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, robotik ve teknoloji alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. MaestRobot Robotics Competition & Festival kapsamında düzenlenen yarışmada Mercan Junior takımı öğrencileri Türkiye üçüncüsü oldu. LEGO Line kategorisi ilkokul grubunda yarışan öğrenciler Cesur Ali Kaplan ve Süleyman Onur Doğan, bölge şampiyonasında ikincilik elde ettikten sonra Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonasında üçüncülük başarısı gösterdi. Beyaz zemin üzerindeki siyah çizgiyi sensörler aracılığıyla takip ederek parkuru en hızlı ve hatasız şekilde tamamlamaya dayanan yarışmada öğrenciler; robot tasarımı, kodlama ve problem çözme becerileriyle öne çıktı. Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda takımın katıldığı organizasyonda elde edilen derece, öğrencilerin teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerini ortaya koydu. Öte yandan yarışma kapsamında düzenlenen Girişimcilik Robotik Teknolojileri alanında ortaokul Mercan takımı öğrencileri Demirkan Münker, Uras Sıvacı ve Umut Göçer de görme engelliler için geliştirdikleri rehber robot prototipiyle jüri karşısına çıktı. Öğrenciler, sosyal fayda odaklı projeleriyle dikkat çekerek önemli bir deneyim kazandı. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdüren Mercan Bilim Merkezi’nin, çocukların erken yaşta teknoloji üretimi, robotik kodlama ve mühendislik becerileriyle tanışmasına katkı sunduğu belirtildi. Büyükşehir Belediyesinin eğitim odaklı çalışmaları sayesinde öğrencilerin araştıran, üreten ve teknoloji geliştiren bireyler olarak yetiştiği kaydedildi.