TEKNOLOJİ - 20 Şubat 2024 Salı 11:02

İlk Türk astronot Gezeravcı: "44 yaşındayım, görev başlayana kadar hayalini bile kuramazdım"

A
A
A

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda insanlı ilk uzay misyonunu başarıyla tamamlayan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Ben 44 yaşında hasbelkader bu göreve nail olabilmiş, Türkiye’nin başardığı bu görevi gözlemleyebilmiş bir insanım. Bugüne kadar da bu görev gerçekleşene kadar bu hayale teşebbüs edememiş bir insanım. Hiçbir zaman hayalimin bir parçası olmamıştı. Filmlerin, belgesellerin içerisinde gördüğümde de hep kendime telkinim bu hayal başka milletlerin hayali elinde olan mutluluklarla tatmin olmayı bil ve elinde olanla mutlu ol diye kendime telkin ederdim" dedi.

TGRT Haber’in Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) özel konuğu olan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını paylaştı. 29 Nisan 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Teknofest’te bu açıklamanın yapılmasından çok öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitimlerimize başladıklarını ifade eden Gezeravcı, “Bu sürecin devamında çok sıkı, yoğun bir hazırlık süreci geçirdik. Bu eğitimin bileşenleri olan NASA, uluslararası uzay istasyonunda modülleri bulunan Japonya Uzay Ajansı bünyesinde, Avrupa Uzay Ajansı’nın bünyesinde keza Türkiye’ye kendi ülkemize geri dönüp orada gerçekleştireceğimiz bilim deneylerini burada bizzat tasarlandığı bir araya getirildiği laboratuvarlarda ilgili bilim adamlarımızın eşliğinde hazırlık süreçlerini gerçekleştirdik. İlave olarak bu uluslararası uzay istasyonu içerisindeki faaliyetlere yönelik hazırlık sürecimizdi. Bir de ilave olarak oraya gidişimizi gerçekleştirdiğimiz dokuz roketi ve Dragon kapsülünün hem üreticisi hem de işletici pozisyondaki SpaceX firmasının bünyesinde fırlatmaya yönelik özel eğitimlerimizi tamamladık. Bunların tamamı 8 - 8,5 aylık bir sürenin içerisine sığdı. Yoğun bir hazırlık süreciydi” dedi.

Uzaya ayak basamadığını belirten Gezeravcı, “Maalesef yer çekimsiz bir ortam bizi karşıladı. Ama ilk istasyona eriştiğimiz andan itibaren daha öncesinde de Dragon kapsülü içerisinde fırlatma esnasında kalemle üçüncü dakikadan itibaren yer çekimsiz ortama o teoride hattı çizilen irtifaya kat ettikten itibaren ortamın etkisinin ne derece belirgin olduğunu tespit ettirmek amacıyla kalemle teste başlamıştık. Devamında da direkt Dragon kapsülünün içerisinde koltuğundan çözüldüğüm anda ve kapsülün içerisinde serbest dolaşıma başladığım andan itibaren sonrasında uluslararası uzay istasyonuna eriştiğimiz ve oradaki faaliyetlerimize başladığımız andan itibaren hiçbir adaptasyon ve uyum problemi yaşamadım” diye konuştu.

13 farklı deney çalışması hakkında bilgi veren Gezeravcı, Tuz Gölü’nden alınan bitki hakkında ise şunları söyledi:

“Bu bitki dünyanın farklı bölgelerinde yetişen endemik bir türdür. Türkiye’de de Tuz Gölü bölgesinden seçilmiş olmasının özel bir önemi var. Bu da yakın zamanda NASA’nın resmi literatürlerinde aslında yer bulan bir bitki oldu. Bizim deneyimize söz konusu olmakla birlikte. Hakikaten farklı iklimlendirme şartlarına, farklı yetişme şartlarına mukavemet gösterilen çok farklı ve dayanıklı bir bitki. Tuz stresine maruz kalma ve ortaya koyduğu direnç reaksiyonu gözlemleme açısından sıra dışı bir deneydi. Neye hizmet ediyor? Uzay ekosistemi çok büyüyor. İlerleyen yıllarda Ay ortamında, daha sonrasında Mars ortamında kurulması planlanan farklı hayat ortamları olacak. Bu ortamların beraberinde oluşturacağı ekosistemden pay alabilmek, buradaki döngüye katkıda bulunabilmek ve dünyanın bu alanda hakikaten hak ettiğimiz şekilde paydaş olan ülkelerinden biri haline gelebilmek için öncü çalışmalarının habercileri bunlar. Uluslararası Uzay İstasyonu insanoğlunun bugüne kadar bir araya getirmiş olduğu işletmesini gerçekleştirdiği en pahalı ve en karmaşık bilimsel bir laboratuvar. Her ne kadar yaşam alanımız da aynı bölgenin içerisinde gerçekleşse de 24 saat faaliyet döngüsü devam eden hiç durmadan çalışan bir bilimsel laboratuvar niteliğindeydi. Bizim dünyada uyumaya giderken alışık olduğumuz şartlar orada mevcut değildi. Dünyada gerçekleştirdiğimiz bilimsel deneylerde maruz kaldığımız fiziksel şartların çok ötesinde farklı döngüler mevcuttu orada. Bu ortamın dünyada yer çekimi ortamında gerçekleştiremediğimiz deney adımlarını gerçekleştirebilmek, ihtiyaç halinde de tekrarlarını yapabilmek adına müthiş fırsatlar bize sunuyordu.”

İlk Türk astronot Gezeravcı:

"Ülkemin bana sağlamış olduğu, imkan tanıdığı eğitim şartlarıyla bugünlere gelebildim"

İlk andan itibaren de ön görülen, beklenen uyum adaptasyon sıkıntılarının maruz kalmadığımdan ötürü 1. saatten itibaren bu kısıtlı olan zamanımızın her anını değerlendirme fırsatı bulduğunu belirten Gezeravcı, “Deney düzeneklerimiz zaten belli bir plan dahilinde faaliyete geçirildi. Ama o öngörülen ilk 2-3 gündeki faaliyetsizlik sürecini de oryantasyon sıkıntısı yaşamamış olmam sebebiyle kullanabilme imkanım oldu. Bugünlere zaten gerçekleştirdiğimiz ve çok şükür başarıyla sonuçlandırdığımız bu misyona geliş aşamasında eriştiğim nokta tamamen ülkemin imkanlarıyla eriştiğimiz bir nokta. Ülkemin bana sağlamış olduğu, imkan tanıdığı eğitim şartlarıyla bugünlere gelebildim. Bundan sonra da ülkemin vereceği her türlü göreve hazır vaziyette bekliyor durumdayım. Uzay ortamında gerçekleştirdiğimiz bu ilk görev esnasında gerek içinden geçtiğimiz eğitim süreçleri gerek orada görevin icrası esnasında elde ettiğimiz tecrübelerin ülkemizin çok dinamik ve kararlı uzaya yönelik yeni yatırımlara yöneldiği bu dönemde dikkate alınması vesilesiyle bu görev tevdi edildi. Görevin akışı esnasında da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır başkanlığında ilk toplantımızı daha bu hafta direkt gerçekleştirdik. Çok büyük bir ivmeyle daha yeni görevi sonlandırmamış olmamıza rağmen bundan sonra atılacak adımların planlama çalışmaları daha ilk toplantımızdan itibaren başladı. Bundan sonra bu sadece bir başlangıçtı. Bir ya da varış hikayesi değildi. Dolayısıyla daha devamında göreceğiniz çok adımlar olacak. Bu noktada da yaptığımız ilk astronot ve bilim misyonunda elde ettiğimiz gözlemler tecrübelerimizle bundan sonraki karar adımlarını alma noktasında buradan faydalanıyor olacağız” diye konuştu.

İlk Türk astronot Gezeravcı:

"Tarihimizde ilk defa teşebbüs ettiğimiz, hak ettiğimiz konuma bir an önce hızlı adımlarla erişme noktasında atılmış kararlı adımların ikincisi olacak"

Astronot Tuva Cihangir Atasever’in de yoğun hazırlık süreçlerini uzun bir müddettir sürdürdüğünü ifade eden Gezeravcı, “Bu bir yörünge altı uçuşu olacak. Ancak içeriğinde yine farklı bilimsel denemelerin deneylerin gerçekleştirileceği bir uçuş olacak. Aynı zamanda uzayda gerçekleştirdiğimiz görev çeşitliliği açısından da önemli bir adım. Tarihimizde ilk defa teşebbüs ettiğimiz, hak ettiğimiz konuma bir an önce hızlı adımlarla erişme noktasında atılmış kararlı adımların ikincisi olacak. Daha nicelerde yakın zamanda gelecek kısmet olursa. Kamera karşısında ekran başında görmüş olduğunuz aynı değişiklikleri sizden biraz daha önce fark ettik. Çünkü bağlantı yaptığımız süreden çok daha öncesinde bu değişimler başladı. Yer çekimsiz ortama ilk nüfuz ettiğimiz Dragon kapsülünün içindeyken dahi o 4 kişilik ekip olarak birbirimizin yüzündeki o genişlemeyi gözlemleme imkanımız oldu. Farklı bir şekilde yer çekimi ortamında kanın vücudun üst bölgelerine transfer etmeye çalıştığı kan belli bir mukavemetle karşılaşıyor ve vücudun alt bölgelerinde toplanıyor. O noktada bu aynı direnci gösteren kalbin vücut sıvısını daha üst noktalara taşıma imkanını rahatlıkla bulması vesilesiyle yüz bir anda genişliyor. Daha böyle çekik gözler, daha geniş yüz hatlarıyla bu değişimleri fark ettik. Onun haricinde mukavemet gösterme ihtiyacı olduğunu zorlandığım herhangi bir fiziksel değişme olmadı. Yıldırımlar farklı elektrik yüklerinin farklı bulut kütleleri içerisinde bir araya gelmesiyle oluşan ve yeryüzüne toprağa erişen ve hep yeryüzünden görmeye alıştığımız en değişik ortamda da belki bir uçağın içerisinde seyahat esnasındayken görme imkanı bulduğumuz süreçler ve farklı oluşumlar. Bunun ilk defa bulutların üzerinden nasıl göründüğünü gözlemleme imkanı oldu. Bu değişik bir tecrübeydi mesela” diye konuştu.

Gençlere de tavsiyeler veren Gezeravcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben 44 yaşında hasbelkader bu göreve nail olabilmiş, Türkiye’nin başardığı bu görevi gözlemleyebilmiş bir insanım. Bugüne kadar da bu görev gerçekleşene kadar bu hayale teşebbüs edememiş bir insanım. Hiçbir zaman hayalimin bir parçası olmamıştı. Filmlerin, belgesellerin içerisinde gördüğümde de hep kendime telkinim bu hayal başka milletlerin hayali elinde olan mutluluklarla tatmin olmayı bil ve elinde olanla mutlu ol diye kendime telkin ederdim. Artık sevgili kardeşlerimin bu ülkenin bir vatandaşı olarak potansiyelleri çok yüksek. Kendilerine olan özgüveni ayakta tutsunlar. Potansiyellerine güvensinler. Bundan sonra benim gibi hayallerini kısıtlama ihtiyaçları artık söz konusu değil. Arzu ederlerse memleketimizin, Türkiye’nin güçlü iradesiyle bu yolda onlar için açılmış durumda. Potansiyellerini arzu ettikleri her alana tatbik etme imkanları var. Yolları bahtı açık olsun. Gelecekleri parlaklık olsun.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Alaşehir’de Romanlar Günü uçurtma şenliğiyle kutlandı Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 8 Nisan Dünya Romanlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen uçurtma şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Çocuklar ve aileler, yarışmalar ve geleneksel oyunlarla dolu dolu bir gün geçirdi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında çocuklar ve ailelerin katılımıyla uçurtma şenliği düzenlendi. Etkinlik, Alaşehir Belediyesi, Alaşehir Sosyal Hizmet Merkezi ve Alaşehir Kızılay Şubesi iş birliğiyle eski hastane alanında gerçekleştirildi. Etkinlikte çocuklar halat çekme, çuval yarışı ve yumurta taşıma gibi geleneksel oyunlarla keyifli anlar yaşarken, müzik eşliğinde uçurtmalar gökyüzünü renklendirdi. Balon dağıtılan etkinlikte aileler eğlenceli vakit geçirdi. Program kapsamında 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nün anlam ve önemi anlatılarak, Alaşehir Sosyal Hizmet Merkezi standında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hizmet modelleri hakkında bilgilendirme yapılıp, broşür dağıtıldı. Etkinliğe katılan aileler, Alaşehir Kızılay Şubesi tarafından ikramlarla ağırlandı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, "Bugün Roman Haftası’nın başladığı gün. Bu amaçla eski hastane alanındayız. Alaşehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğümüz, belediyemize bağlı Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüz ve Kızılay ile birlikte etkinlik planladık. Roman vatandaşlarımızla uçurtma şenliği, çuval yarışı, yumurta yarışı ve halat çekme gibi yarışmalar düzenledik. Çocuklarımızın hoşça vakit geçirmesini istiyoruz. Amacımız Roman kültürünü yaşatmak, Roman vatandaşlarımızın sorunlarına dikkat çekmek ve çözüm üretmek" dedi.
Sivas Sivas’ta anlamlı müsabaka Sivas’ta şehitlerin hatırasına özel futsal maçı organize edildi. Taha Akgül Spor Salonunda oynanan maçta il protokolü, emniyet güçleri, gençlik ve spor ile basın mensupları aynı sahada mücadele etti. Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü, 2026 yılı Polis Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı. Şehitlerin aziz hatırasına ithafen düzenlenen özel futsal maçı, dostluk ve dayanışma duygularını pekiştirdi. Taha Akgül Spor Salonunda oynanan gösteri maçına, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem ve il protokolü de katıldı. Renkli görüntülere sahne olan maçta, il protokolü, emniyet güçleri ile basın mensupları aynı sahada mücadele etti. Özel formalar hazırlandı 15’er dakikalık iki devre halinde oynanan maçta, Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından özel olarak hazırlanan formalar dikkat çekti. Formanın sırtında yer alan 58 numaranın üzerinde, Sivaslı şehitlerin isimleri yer aldı. Bu özel detayla, kahraman polislerin anısı sahada yaşatıldı. Maç ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bunan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, müsabakaya katılan takımlara teşekkür ederek maçın dostluk içerisinde oynandığını söyledi. Vali Şimşek, "Emniyet teşkilatımız, ülkemiz ve milletimizin huzuru ve kamu düzeni için hukukun üstünlüğünü de gözeterek milletimizin can ve mal güvenliği için yedi gün yirmi dört saat canla başla büyük bir fedakârlıkla görev yapıyorlar. Tabi görev yaparken de canını ortaya koyuyorlar. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum" dedi.
İzmir Başkan Tugay: "Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce ’Meslek Fabrikası’ olarak kullanılan binanın mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesi üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı tepki nöbetinde üçüncü güne girildi. Gece boyunca bina önünde nöbet tutan Başkan Tugay’a, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra binlerce İzmirli destek verdi. Alanda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Tugay, "TOMA’ların arasında, Meslek Fabrikası’nın barikatlarla kapatılan kapısının önündeyiz. İçeride çok sayıda polis bulunuyor. İzmir halkının bu konudaki itirazını tüm ülkeye duyurmayı amaçlıyoruz. Gün boyunca on binlerce insan buraya geldi, yüz bin insanı bulmuştur. Her kesimden tepki ve destek alıyorum. Türkiye’nin dört bir yanından telefonlar ve mesajlar geliyor. Mücadelemizin sonuç vereceğine inanıyorum. Bugün 18.00’de düzenlenecek büyük mitinge tüm İzmirlileri davet ediyoruz. Büyük bir katılım olacağına inanıyoruz" dedi. "Sorun uzlaşı ile çözülmeli" "Bugün üçüncü gün. Sonuç alana kadar vazgeçmeyeceğiz" diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Tugay, "Vakıflar tarafından yapılmamış, 1926’dan bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü olan bu binalar, önemli bir kamusal hizmet sunarken, oldubittiye getirilen bir el koyma işlemiyle alınamaz. Mesajımız budur. Beklentimiz, bu sorunun mutlaka uzlaşmayla çözülmesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin burayı yeniden kullanabilir hale gelmesidir. Toplumdan gelen tepkilerden, yurttaşlarımızın bu yanlışa karşı güçlü bir kanaat oluşturduğunu görüyoruz. Mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Yanlış uygulamalar tekrar edilmesin" Haksız karar ve yapılan yanlış uygulamanın ne kadar rahatsız edici olduğunu ifade edebilmek için iki gündür bina önünde sabahladıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Aslında istediğimiz şey, yanlış ve hukuksuz şekilde gerçekleşen tahliye işleminin durması, yapılmaması. Polis barikatlarıyla çevresi tamamen kapatılmış, içeride de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait yüz milyonlarca liralık mal mülkün olduğu bir yapının şu anda kullanıma tamamen kapatılmış, haliyle biz de burada beklemedeyiz. Bir taraftan hukuk yoluyla, mahkeme yoluyla tekrar bu sürecin durması, olması gereken hale dönmesi için mücadele ediyoruz ama diğer taraftan da hem İzmir için de hem de Türkiye’de başka yerlerde de benzer yanlış uygulamaların tekrar edilmemesi için de bir farkındalık sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Seferihisar’dan bisikletiyle gece nöbetine geldi Başkan Tugay’a destek olmak isteyen İzmirliler barikat önüne gelerek mesajlar verdi. Gece nöbetine destek vermek için Seferihisar’dan bisikletiyle 60 kilometrelik yolu kat ederek gelen Serkan Ödev, "Biz başkanımızın her zaman yanındayız, ona desteğiz ama bugün çok özel bir gün. Birlik olmamız, dayanışma içinde olmamız, İzmir’e sahip çıkmamız lazım" dedi. Gecenin ilerleyen saatlerinde havanın soğumasıyla birlikte barikat önünde ateş yakıldı. Bağlamalarıyla gelen vatandaşlar, hep bir ağızdan türküler söyledi. Başkan Tugay da türkülere eşlik etti. Gece boyunca ayrıca şiirler okundu, çorbalar içildi.