SAĞLIK - 11 Mart 2026 Çarşamba 10:12

İştahsız çocuklara renkli tabaklar ve doğru alışkanlıklar

A
A
A
İştahsız çocuklara renkli tabaklar ve doğru alışkanlıklar

Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklarda sıkça rastlanan iştahsızlık problemine karşı ailelerin bilinçli yaklaşım göstermesi gerektiğini vurgulayarak, beslenmeyi eğlenceli hale getirmenin ve doğru zamanlamanın bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti.


Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, ’Çocuğum çok zayıf, hiçbir şey yemiyor’ diyenlerden biriyseniz, çocuğun yemek alışkanlıklarını yeniden ele almanın iyi olacağını söyledi. Çocuklarda iştahsızlığın göz ardı edilmemesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Ciğerli, "Psikolojik ya da fizyolojik nedenler bu sorunun kaynağı olabilir. Mutlaka bir sağlık taraması yapılmalı. Eğer herhangi bir sağlık problemi yoksa doğru zamanlama ve uygun besin seçimiyle bu durum aşılabilir" dedi.


Sunum şekli çocukların iştahını açabilir


Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklara yiyecekleri farklı ve eğlenceli şekillerde sunmanın önemine dikkat çekerek şu önerilerde bulundu;


"Gülen yüzlü tabaklar, sebzelerle yapılmış figürler, çiçek şeklindeki yumurtalar gibi sunumlarla çocuğun tabağına ilgisini çekebilirsiniz. Masallar eşliğinde yapılacak keyifli sohbetlerle beslenmenin önemini anlatabilirsiniz."


Yemek saati birlikte geçirilen kaliteli zaman olmalı


Ailece yenen yemeklerin çocuklar için bir rutin oluşturduğunu belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Yemek zamanlarını sadece beslenme değil, birlikte geçirilen kaliteli bir zaman haline getirmek çocuğun yemek alışkanlıklarını olumlu etkiler. Sofrada tüm ailenin bir arada olması çok önemlidir" şeklinde konuştu.


Sıvı tüketimine dikkat, porsiyonlara özen


Yemekten önce ve yemek sırasında sıvı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, midenin sıvı ile dolmasının doygunluk hissine neden olacağını ve bu yüzden gıda tüketiminin azalabileceğini söyledi. Ayrıca fazla büyük porsiyonlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Çocuğun yemek hazırlığına dâhil edilmesinin iştah üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade eden Ciğerli, "Malzeme seçiminden hazırlık sürecine kadar çocuğu işin içine katmak hem yemekle bağ kurmasını sağlar hem de ilgisini artırır. Sofrada ona teşekkür edin, katkısını takdir edin. Bu, iştahla yeme isteğini artıracaktır" dedi.


Ekran karşısında yemek yemekten kaçının


Diyetisyen Ciğerli, çocukların yemek sırasında ekran başında olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Sırf yemek yesin diye çocuğun karşısına çizgi film açmak, onun ne yediğinin farkına varmasını engeller. Bu da sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmasını zorlaştırır" dedi. Her çocuğun yeme alışkanlığının farklı olduğunu belirten Ciğerli, "Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Onun kendi beslenme yolculuğuna saygı gösterin. Sevmediği bir yiyeceği hemen zorlamayın, zaman zaman sofrada görmesini sağlayarak aşinalık kazandırabilirsiniz" diye konuştu.


Sonuç: "Sabır, ilgi ve doğru alışkanlıklar başarı getirir"


Diyetisyen Veysel Ciğerli, ailelere sabırlı olmalarını tavsiye ederek, "Çocuğun iştahını artırmak için baskı kurmadan, yemek zamanlarını eğlenceli hale getirerek ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırarak uzun vadeli başarı sağlanabilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de evler atölyeye dönüştü: Kadınlar çoraptan oyuncak yapıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi kapsamında kadınlar evlerinde çoraptan oyuncak üreterek aile bütçesine katkı sağlıyor. Beşinci yılına giren proje kapsamında yaklaşık 50 mahallede 4 bin kadına ulaşıldı. Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü bünyesinde, Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi, kadınların ev ortamında üretime katılmasını sağlıyor. ’Elde var yetenek, evde var ekmek’ sloganıyla yürütülen proje sayesinde evler üretim alanına dönüşürken, kadınlar da ekonomik kazanç elde ediyor. Proje kapsamında dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınlara çoraptan oyuncak yapımı konusunda eğitim veriliyor. Dört hafta süren eğitimlerin ardından kadınlara üretim için gerekli malzemeler ücretsiz olarak temin ediliyor. Kadınlar evlerinde hazırladıkları oyuncakları kooperatife teslim ederken, emeklerinin karşılığını da alıyor. Kooperatif atölyelerinde paketlenen oyuncaklar ise daha sonra Mersin Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla çocuklara ulaştırılıyor. 4 bin kadına ulaşıldı 2021 yılında başlayan proje ile bugüne kadar yaklaşık 50 mahallede toplam 4 bin kadına ulaşıldı. Projenin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla üretim sürecini tamamlayan mahalleler yeniden projeye dahil edilirken, daha önce projeye katılmamış mahallelerde de çalışmalar sürdürülüyor. "Evimiz artık atölyemiz oldu" Projeye katılan kadınlardan Songül Kemik, yaklaşık bir aydır oyuncak üretimi yaptığını belirterek, "Hem evime katkıda bulunuyorum hem de çocuğumun harçlığını çıkarabiliyorum. Eskiden evimde sadece ev işleri yapıyordum, şimdi aynı evde üretim yapıp kazanç sağlıyorum. Evim artık benim atölyem" dedi. Ferhan Eroğlu ise projeyle mahalle muhtarı aracılığıyla tanıştığını ifade ederek, "Ev işlerinden arta kalan zamanlarda oyuncak yapıyorum. İşe gidip çalışamadığımız için evde üretim yapabilmek çok iyi oldu. Hem aile bütçesine katkı sağlıyorum hem de üretmenin mutluluğunu yaşıyorum" diye konuştu. Fatma Kaplan da proje sayesinde hem vakit geçirdiğini hem de gelir elde ettiğini dile getirerek, "Önceden evde sıkılıyordum. Şimdi hem ev işlerimi yapıyorum hem de oyuncak üreterek para kazanıyorum. Üstelik çocukların mutlu olacağını bilmek beni daha da mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. "Bütün evler atölyeye dönüşsün istiyoruz" Mersinden Kadın Kooperatifi ortağı ve proje yürütücüsü Gülten Çavuş, projenin temel amacının kadınların ev ortamında üretime katılmasını sağlamak olduğunu belirterek, "Kadınların evdeki iş gücünü üretime dönüştürmesini hedefliyoruz. Bu sayede kadınlar hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de özgüven kazanıyor. Bütün evlerin atölyeye dönüşmesini istiyoruz" dedi.
Kayseri Vali Çiçek: "İstiklal Marşı’mızın kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Çiçek mesajında, "Milletimizin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği büyük mücadelenin en güçlü ifadelerinden biri olan İstiklal Marşı’mızın, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. İstiklal Marşı’mız; milletimizin vatan sevgisini, bağımsızlık kararlılığını ve sarsılmaz inancını en güçlü şekilde yansıtan eşsiz bir eserdir. Bu anlamlı eser, yalnızca bir marş olmanın ötesinde; milletimizin ortak hafızasını, milli ruhunu ve istiklal aşkını nesilden nesile taşıyan önemli bir değerdir. 12 Mart, aynı zamanda milli birlik ve beraberliğimizin, vatanımıza olan bağlılığımızın ve özgürlüğümüze olan sarsılmaz inancımızın simgesidir. İstiklal Marşı’mızın kabulü, milletimizin en zor şartlar altında dahi bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğinin güçlü bir göstergesi olmuştur. Bu vesileyle, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarını ve tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum" ifadelerini kullandı.