SAĞLIK - 12 Nisan 2026 Pazar 09:41

Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi dönemi

A
A
A
Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi dönemi

Prof. Dr. İlhan Sezgin, kanserle mücadelede genetik biliminin sunduğu yeni imkanlara dikkat çekti. Sezgin, modern tıpta kanserin artık yalnızca görüntüleme ve klasik patoloji ile değil, genetik analizlerle çok daha derinlemesine değerlendirildiğini vurguladı.


Kanserin temelinde DNA’da meydana gelen mutasyonların yer aldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezi’nden Prof. Dr. Sezgin, bu değişimlerin iki ana grupta incelendiğini ifade ederek, "Kalıtsal (germline) mutasyonlar anne veya babadan geçerek bireyin tüm hücrelerinde bulunur ve nesilden nesile aktarılabilir. Somatik mutasyonlar ise yaşam boyunca çevresel faktörler veya yaşlanma sonucu oluşur ve yalnızca belirli dokularda görülür" dedi.



"Her hastanın kanseri farklıdır"


Kanserin artık tek tip bir hastalık olarak değerlendirilmediğini belirten Sezgin, "Her kanser hastası moleküler düzeyde kendine özgü bir profile sahiptir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı da kişiye özel olmalıdır" dedi.



Genetik testler teşhis ve tedavide yol gösteriyor


Tümörden alınan örneklerle yapılan genetik analizlerin, hastalığın nedenini ortaya koyduğunu ifade eden Sezgin, şu bilgileri paylaştı:


"Genetik testler sayesinde kanserin moleküler alt tipi belirlenir, erken evrede risk tespiti yapılabilir ve özellikle bazı kan hastalıklarında tanı netleştirilebilir. Ayrıca kişiye özel tarama programları oluşturmak da mümkün hale gelir."



Aile öyküsü kritik önemde


Kanserlerin yaklaşık yüzde 5 ila 10’unun kalıtsal olduğunu hatırlatan Sezgin, aile öyküsünün önemine dikkat çekerek, "Ailede kanser öyküsü bulunan bireylerde genetik testler, hastalık ortaya çıkmadan riskin belirlenmesini sağlar. Bu sayede erken tarama ve önleyici tedbirler planlanabilir. Aynı zamanda diğer aile bireylerinin de değerlendirilmesine imkan tanır" ifadelerini kullandı.



Kişiselleştirilmiş tedavi dönemi


Modern onkolojide artık standart tedavi yaklaşımlarının yerini kişiselleştirilmiş tıbbın aldığını belirten Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Günümüzde birçok kanser türünde, belirli genetik mutasyonları hedef alan akıllı ilaçlar kullanılmaktadır. Genetik testler, hangi hastanın hangi tedaviden fayda göreceğini gösteren bir yol haritası sunar. Böylece gereksiz kemoterapilerden kaçınılabilir, en etkili tedaviye hızlıca başlanabilir."


Genetik analizlerin, hastalığın agresifliğini, metastaz riskini ve tedaviye yanıtı öngörmede kritik rol oynadığını vurgulayan Sezgin, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi seçiminde de bu testlerin belirleyici olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Sezgin, kanserle mücadelede genetik biliminin sunduğu imkanların her geçen gün geliştiğini belirterek, "Artık hastalığı değil, hastayı tedavi ediyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Antalya Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona yükselttik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Genişleme projesi kapsamında Antalya havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona yükselttik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete açılan Antalya Havalimanı yeni terminal binalarının yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. "Antalya Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona yükselttik" Antalya Havalimanı yeni terminal binaları ve tamamlayıcı tesislerinin sivil havacılık sektörünün gelişimi adına önemli adımlardan biri olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Genişleme projesi kapsamında havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona yükselttik. Antalya Havalimanımız yeni kapasitesiyle 90 milyon yolcu kapasiteli İstanbul Havalimanı’ndan sonra yolcu kapasitesi en yüksek 2’nci havalimanı oldu" açıklamasında bulundu. "Yolcu sayısı geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 5 arttı" Bakan Uraloğlu, 2025 yılının ilk çeyreğinde Antalya Havalimanı’nın 2 milyon 983 bin 868 yolcuya hizmet verdiğine dikkati çekerek, "Yolcu sayımız her geçen gün artıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise havalimanımızda hizmet verdiğimiz yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 3 milyon 138 bin 499’a ulaştı" dedi.
Sakarya Deniz 100 metre içeri girdi, villalar çöktü Sakarya’nın Karasu ilçesinin belirli bir sahil kısmında etkili olan kıyı erozyonu nedeniyle eski bir tatil köyündeki villa ve havuzların çökmesinin ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bölgede kapsamlı bir çalışma başlattı. Karasu Mahallesi sahilinde yer alan ve bir dönemin popüler projelerinden olan eski tatil köyü, dalgaların kıyıyı aşındırmasıyla yıkılma noktasına geldi. Bölgede yaşanan tehlike üzerine harekete geçen bakanlık ekipleri, kıyı erozyonunu durduracak projeyi hayata geçirdi. Karasu Mahallesi Muhtarı Şefik Kır, devam eden tahkimat çalışmalarıyla sahil şeridinin koruma altına alınacağını ifade etti. "Deniz en az 100 metre ilerideydi" Kıyı erozyonunun tahrip ettiği alanın geçmişi hakkında bilgi veren Muhtar Şefik Kır, "Özel bir imarla beraber tatil köyü ruhsatı alınarak 1985 yılında inşaatına başlandı. 1990-1995 yıllarında da inşaatı tamamlandı. Turizme etki edecek şekilde hizmete açılacağı zamanlar, kıyı erozyonu da kendini gösterdi. Bu sahilde deniz en az 100 metre ilerideydi. Bugün ise deniz içeriye girdi ve sıfıra kadar geldi. Buraya bir tedbir alınması de gerekiyordu" dedi. "Sahil koruma duvarı inşaatına fiilen başlandı" Yıllardır beklenen projenin uygulama aşamasına geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kır, "Yaklaşık 13-14 yıllık bir proje olan sahil koruma duvarı çalışmasının iki yıldır takipçisi olduk. Şu an Maden Deresi’nin Karadeniz ile birleştiği yerde mendirek çalışması ve sahil koruma duvarı inşaatına fiilen başlandı" şeklinde konuştu. Bölgedeki çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, kıyı şeridindeki diğer yapıların da benzer bir tehlikeyle karşılaşmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Balıkesir Ayvalık’ta Köy Enstitüleri ruhu yeniden canlandı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, 6. Köy Enstitüleri Fikir ve Kültür Günleri, düzenlenen söyleşiyle başladı. Etkinlikte Köy Enstitülerinin kültürel mirası ve günümüze etkileri ele alındı. Cumhuriyet’in aydınlanma hamlelerinin en önemli simgelerinden biri olan Köy Enstitüleri, Ayvalık’ta düzenlenen 6. Köy Enstitüleri Fikir ve Kültür Günleri kapsamında yeniden gündeme taşındı. Etkinlikler, "Köy Enstitülerinin Kültürel Etkileri Sürüyor mu" başlıklı söyleşiyle başladı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı’nın yanı sıra yönetmen Ezel Akay ve gazeteci-yazar Barış İnce katıldı. Söyleşide, Cumhuriyet’in eğitim devrimi olarak nitelendirilen Köy Enstitülerinin kültürel birikimi ve günümüze yansımaları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Başkan Mesut Ergin, konuşmasında Köy Enstitülerinin taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Köy Enstitüleri; eşitliğin, laikliğin, üretimin ve çağdaşlaşmanın en önemli simgelerinden biridir. Bu güçlü mirası yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlamlı etkinlikte emeği geçen herkese ve katılım sağlayan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum" dedi. Ayvalık’ta başlayan etkinlikler, Köy Enstitülerinin aydınlanmacı mirası farklı başlıklar altında ele alınarak devam edecek.