GÜNDEM - 29 Aralık 2025 Pazartesi 13:48

Kardelen Kestane Şekeriyle yıla lezzetli bir başlangıç

A
A
A
Kardelen Kestane Şekeriyle yıla lezzetli bir başlangıç

Türkiye’nin dört bir yanında yılbaşı sofraları kurulurken, tatlı tercihleri de hem damak tadına hem de sağlıklı içeriğe göre şekilleniyor. Bursa’nın köklü firmalarından İlka Şekerleme, Kardelen markasıyla ürettiği kestane şekeriyle bu beklentilere yıllardır yanıt veriyor.


Yeni yılı karşılamaya hazırlananlar için hem hafif hem de anlamlı bir tatlı alternatifi sunan Kardelen Bursa Kestane Şekeri, 60’tan fazla farklı ambalaj ve form seçeneğiyle her damak tadına hitap ediyor. Sade, çikolatalı, cevizli, Antep fıstıklı ve portakallı gibi çeşitleriyle geleneksel kestane şekerine yepyeni tatlar kazandıran Kardelen, bu yıl da yılbaşı sofralarının gözdesi olmaya aday.


Doğallık ve sağlık ön planda


Bursa’daki modern üretim tesislerinde, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara; Cardelion markasıyla ise yurt dışına ürün sunan İlka Şekerleme, kestane şekerini geleneksel yöntemlerle modern teknikleri birleştirerek üretiyor. Firmanın Dijital Pazarlama Müdürü Tolga Akgün, günümüzde tüketicilerin lezzet kadar ürün içeriğine de dikkat ettiğini belirterek, "Artık insanlar sadece tat değil, içerik açısından da güven duyabilecekleri ürünlere yöneliyor. Kestane şekeri, meyve özlü yapısı ve katkısız oluşuyla özellikle sağlığına dikkat eden ve geleneksel lezzetlerden vazgeçmeyen tüketiciler için hem doğal hem de hafif bir tatlı alternatifi sunuyor" dedi.


Kestanenin sağlık açısından taşıdığı değerlere de değinen Akgün, "Fosfor, potasyum ve demir açısından zengin olan kestane, enerji verirken bağışıklığı da destekliyor. Sindirime yardımcı olması, onu özellikle yıl sonunda tercih edilen ağır tatlılara karşı sağlıklı bir alternatif haline getiriyor. Çocuklardan yaşlılara herkesin keyifle tüketebileceği bir ürün," şeklinde konuştu.


Yılbaşı Ruhuna Sıcak Bir Dokunuş


Kardelen’in sevimli maskotu Kirpiş, her yıl olduğu gibi bu yıl da kırmızı yılbaşı şapkasıyla vitrinlerde yerini alarak kestane şekerine neşeli bir hava katıyor. Tolga Akgün, "Bu küçük ama sıcak dokunuşla yılbaşı ruhunu yaşatmak istedik. Ürünlerimiz yalnızca damaklarda değil, duygularda da iz bırakıyor. Bursa’nın köklü lezzetini taşıyan kestane şekeri, sevdiklerine anlamlı ve zarif bir tat sunmak isteyenler için ideal bir tercih" ifadelerini kullandı.


Hijyen bir prensip, sadece gereklilik değil


Kardelen’in üretim tesislerinde ise hijyen ve gıda güvenliği en üst seviyede tutuluyor. Uluslararası standartlara uygun şekilde çalışan firma, üretimin her aşamasında titiz kalite kontrol süreçleri uyguluyor. Tüm ürünler el değmeden modern sistemlerle paketleniyor. Akgün, "Tüketicimizin sofralarına ulaşan her ürün, bizim için bir sorumluluk taşıyor. Bu yüzden hijyen bizim için sadece bir gereklilik değil, bir prensip" diyerek bu konudaki hassasiyetlerini vurguladı.


Yeni yıl sofralarında anlamlı bir seçim


Lezzeti, hafifliği ve kültürel değeriyle dikkat çeken Kardelen Kestane Şekeri, yeni yılı karşılayan sofralarda yerini almak için raflarda alıcısını bekliyor. Geleneksel tatlara modern bir dokunuş arayanlar için hem sağlıklı hem de anlam yüklü bir seçenek sunuyor.


Kardelen hakkında


1991 yılında Bursa’da kurulan Kardelen Kestane Şekeri, geleneksel yöntemleri modern üretim teknikleriyle birleştirerek Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına lezzet sunmaktadır. 60’tan fazla ürün çeşidiyle geniş bir tüketici kitlesine hitap eden Kardelen, kalite, hijyen ve kültürel mirasa bağlılığıyla sektörünün öncü


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Yakutiye Belediyesi’nden engelli vatandaşlara ulaşım desteği Yakutiye Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda engelli vatandaşların yaşamını kolaylaştıracak önemli bir hizmeti daha hayata geçirdi. Engelli bireylerin ulaşım ihtiyaçlarına destek sağlamak amacıyla belediye bünyesine kazandırılan özel donanımlı ulaşım aracı, Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen mütevazi bir kurdele kesimiyle tanıtılarak hizmete alındı. Programa Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe ve engelli vatandaşlar katıldı. Özel ekipmanlarla donatılan araç, özellikle tekerlekli sandalye kullanan vatandaşların araca güvenli ve kolay şekilde ulaşımını sağlayan mekanik sistemin yanı sıra, tüm engelli bireylerin ulaşım ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde hizmet verecek. Modern donanımıyla dikkat çeken araç; hastane, resmi kurum, sosyal etkinlik ve benzeri ulaşım ihtiyaçlarında kullanılacak. Yakutiye Belediyesi tarafından ücretsiz olarak sunulacak hizmet kapsamında, ulaşım desteğine ihtiyaç duyan engelli vatandaşlar belediyeyi telefonla arayarak taleplerini iletebilecek. Gelen talepler doğrultusunda araç, ihtiyaç duyulan noktalara ulaşım hizmeti sağlayacak. Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Engelliler Haftası’nda böyle anlamlı bir hizmeti vatandaşlarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yakutiye Belediyesi olarak toplumumuzun her kesimine dokunan hizmetleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Engelli kardeşlerimizin sosyal yaşamda daha aktif yer alabilmeleri ve ulaşım konusunda herhangi bir zorluk yaşamamaları adına bu özel donanımlı aracımızı hizmete sunduk. Engelliler Haftası vesilesiyle hayata geçirdiğimiz bu hizmetin, hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştırmasına katkı sunmasını temenni ediyoruz. İhtiyaç duyan tüm engelli vatandaşlarımız belediyemizle iletişime geçerek bu hizmetten faydalanabilecekler." Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe ise yaptığı açıklamada, engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştıracak bu hizmetin önemli bir ihtiyaç olduğunu belirterek, "Engelli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlayabilmesi adına ulaşım desteği büyük önem taşıyor. Bu anlamlı hizmetten dolayı Yakutiye Belediye Başkanımız Dr. Mahmut Uçar’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı. Yakutiye Belediyesi, vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla toplumun her kesimine yönelik sosyal destek çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Ankara ‘Sosyal Medya Kıskacında Aile Çalıştayı’ Ankara’da düzenlendi İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve Küresel Araştırma Düşünce Merkezi öncülüğünde düzenlenen ‘Sosyal Medya Kıskacında Aile Çalıştayı’, Ankara’da gerçekleştirildi. Kamu temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının katılım sağladığı çalıştayda, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkileri kapsamlı saha araştırması verileri eşliğinde ele alındı. Çalıştaya İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, TOÇ Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk, AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Levent Ali Yıldız ile çok sayıda akademisyen, uzman ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Programda Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Zeynep Burcu Uğur ve Ahmet Faruk Çeçen, Ankara Üniversitesi’nden Serdarhan Duru ve Gülsüm Şimşek, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Ali Güngör, Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Dijital İçerik Birimi’nden Lokman Yıldırım, Aile Danışmanı Hatice Karlı Yüksel, Gazeteci Serdar Arseven, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Ömer Çokgören ile Nazım Savaş de yer aldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medyanın artık yalnızca bireysel kullanım ya da güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Çelik, "Artık aile kavramı ve onun içinde yetişen bireyler dijitalleşmenin kıskacı altında değil, adeta bir mengenenin altında ciddi şekilde eziliyor. Bu mesele toplumsal, ekonomik ve kültürel boyutları olan, topyekûn bir seferberlik gerektiren bir alandır" ifadelerini kullandı. Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen saha araştırmasında 1006 katılımcıdan elde edilen veriler analiz edildi. Araştırma sonuçlarında sosyal medya kullanımının aile içi iletişim, mahremiyet, kriz yönetimi ve değer aktarımı gibi birçok alanla doğrudan ilişkili olduğu ortaya kondu. Araştırmada katılımcıların önemli bir bölümünün günlük 3 ila 4 saat sosyal medya kullandığı belirlenirken, bağımlılıkta asıl belirleyici unsurun sosyal medyayı sürekli kontrol etme isteği olduğu vurgulandı. "Sosyal Medya Kıskacında Aile" çalıştaylarının 19 Mayıs’ta İzmir’de, 22 Mayıs’ta ise İstanbul’da devam edeceği bildirildi. Çalıştaylardan elde edilen sonuçların daha sonra rapor ve kitap haline getirilerek kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
Bursa Yolcusu fenalık geçirince kadın şoför rotayı hastaneye çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde seyir halindeki halk otobüsünde fenalaşan yaşlı yolcu, kadın şoförün hızlı müdahalesi sayesinde hastaneye ulaştırıldı. Yolcuların ve şoförün müdahalesi otobüsün araç kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, Alanyurt güzergâhında çalışan özel halk otobüsünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yasemin Alıç (40) yönetimindeki 16 M 06012 plakalı İnegöl Özel Halk Otobüsü’nde yolculuk yapan yaklaşık 70 yaşındaki bir vatandaş aniden rahatsızlanarak baygınlık geçirdi. Durumu fark eden şoför Yasemin Alıç, bir yandan direksiyon hakimiyetini korurken diğer yandan 112 Acil Servis ekipleriyle iletişime geçti. Otobüsteki yolculardan yardım isteyen Alıç, fenalaşan yolcunun rahat etmesi için vatandaşları arka tarafa yönlendirdi. Sağlık ekipleriyle sürekli irtibat halinde kalan kadın şoför, yaşlı adamın uzun süre kendine gelmemesi üzerine güzergâhını değiştirerek otobüsü İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne sürdü. Hastaneye ulaştığında durumu sağlık ekiplerine bildiren Alıç, baygın vatandaşı sağlık görevlilerine teslim etti. Tedavi altına alınan yaşlı adamın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olayın ardından açıklama yapan şoför Yasemin Alıç, "Normal güzergahıma çıktım, Alanyurt köy içine giriş yaptım. Orada ilk durakta yolcu aldım, amca da vardı. Sonra hareket ettim. Bir iki dakika geçmeden amcanın rahatsızlandığını fark ettik. Ondan sonra ben direksiyonda olduğum için yan tarafında duran bir beyefendiden rica ettim yardımcı olur musunuz diye. Çünkü amca tamamen baygın bir şekildeydi. Yolculara da rica ettim, arka tarafa doğru ilerleyin amcanın rahatı için. Sonra hemen şirketi aradım. Ondan sonra şirkete de bilgi verdikten sonra 112’yi aradım. 112’ye söyledim, güzergah üzerindeyim, yolcularım var, benim karşılayın diye sürekli onlarla iletişim halindeydik. Ama amca uyanmadı bayağı bir baygın kaldı. Sonra su filan döktük. Başına bez filan verdim. Ben sürekli hem direksiyona odaklanmak zorundaydım. Hem içerisi çok kalabalıktı. Amcayı da odaklanmak zorundaydım. Yani bir şey oldu diye korktum açıkçası. AVM’ye gelince güzergahı değiştirdim. Direktman acil servise götürdüm. Oradaki yetkililere de bilgi verdim. Uzun süre baygın kaldığını, su döktüğümüzü uyandırmaya çalıştığımızı bu şekil yapmam gerekeni yaptım. Hani herhangi bir kişi olabilirdi. Belki ben de rahatsız olabilirdim. Ailem de olabilirdi. Yapmam gerekeni yaptığımı düşünüyorum. Amcayı teslim ettikten sonra döndüm tekrar güzergahıma devam ettim" dedi.