SAĞLIK - 21 Ocak 2026 Çarşamba 12:07

Karı koca istikrarla kilolarından kurtuldular

A
A
A
Karı koca istikrarla kilolarından kurtuldular

Bursa’da fazla kiloların getirdiği sağlık sorunlarıyla mücadele eden Halil-Fatma Yavaş çifti, 6,5 yıl önce aile hekiminin tavsiyesi ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede zayıflayıp, sağlık sorunlarından kurtulan Yavaş çifti, aradan geçen zamana rağmen kontrollerini aksatmadan devam ediyor.


Yavaş çiftinin sağlıklı zayıflama süreci hakkında açıklamalarda bulunan Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Umur Doğay Önal, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda hizmet veren Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne, Halil ve Fatma Yavaş’ın yaklaşık 6,5 yıl önce başvurduğunu belirtti. Tiroit ve yüksek tansiyonu bulunan Halil Yavaş’ın 102 kilodan 74 kiloya düşerek, 28 kilo verdiğine dikkat çeken Diyetisyen Önal, "Hafize hanım ise yüksek tansiyon, tiroit, kolesterol yüksekliği ve insülin direnci vardı. 96,5 kilodan 80 kilo 700 grama düşerek, 15 kilo 800 gram vermeyi başardı. Her iki danışanımızın da tiroit ve yüksek tansiyon değerleri düzeldi. Kan değerlerinde olumlu gelişmeler gözlemlendi. Araya pandemi girmesine, yaş ve tiroit faktörü olmasına rağmen verdikleri kiloları korudular. Güzel bir başarı gösterdiler" dedi.


6,5 senedir kontrollere devam etmeleri de bu başarıyı pekiştirdiğini sözlerine ekleyen Önal, "Her iki danışanımızı da tebrik ediyorum. Zayıflamak isteyen vatandaşlarımızı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlıklı hayat merkezlerine bekliyoruz. İnanıyoruz ki sizler de başaracaksınız" şeklinde konuştu.



"Gençliğime döndüm"


Aile hekimi tarafından sağlıklı hayat merkezine yönlendirildiklerini vurgulayan Halil Yavaş ise, "Burada bize çok yardımcı oldular. 6,5 yıldır devam ediyoruz. İlk zamanlarda çok sıkıntı yaşamaya başlamıştım. Merdiven çıkamıyordum. Yürüyemiyordum. Bir yere gideceksem araçla gidiyordum. Diyetisyenimizin bize önerdiği diyeti uygulayarak, şu anda 75 kilo civarına düşmüş durumdayım. Yürüyüşlerim, hareketlerim rahatladı. Arabaya binesim gelmiyor. Her tarafa yürüyerek gidiyorum. Günlük 10 bin adım atıyorum. Şu anki kilom sayesinde sanki 50 yıl önceki öğrencilik yıllarımı tekrar yaşıyorum. Tekrar o yaşlarımdaki kilolarıma indim. Diyetisyenimizin programına uyduk. Diğer vatandaşlarımızın da bu seviyeye gelmeleri için doktorlarına müracaat edip, bizim gibi devamlı kontrol altına girmelerini tavsiye ediyorum" diye konuştu.



"Kilo vermek çok iyi geldi"


Tek başına yapamayacağını düşünüp eşi için de sağlıklı hayat merkezinden randevu aldığını dile getiren Fatma Yavaş ise, "Ben 96 kilo ile geldim. Eşim 103 kilo ile geldi. Pandemide herkes kilo aldı. Biz kilo verdik. Diyetisyenimizi hiç bırakmadık, devamlı geldik. Ayaklarım çok ağrıyordu. Artık yürürken, torunumla ilgilenirken, yemek yaparken daha çabuk hareket edebiliyorum. Kilo vermek yaşın getirdiği zorluklara karşı iyi geldi" ifadelerini kullandı.



Karı koca istikrarla kilolarından kurtuldular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.