MAGAZİN - 05 Nisan 2025 Cumartesi 15:29

Mehmet Çevik: "Bursa’yı kaybetmek istemiyorum"

A
A
A
Mehmet Çevik: "Bursa’yı kaybetmek istemiyorum"

Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, her projesinde başına bir olumsuzluk geldiği için artık proje yapmama kararı aldığı fakat Aslı Hünel’in kendisine ’Ben Oradayım’ şarkısını hediye etmesiyle müziğe tekrar sarıldığını söyledi.


Geçmişten günümüze popüler olan şarkıları kendi yorumuyla seslendiren Mehmet Çevik, Bursalı sevenleri ile bir araya geldi. Sahne performansı ile büyük beğeni toplayan Çevik, gece boyunca enerjiyi zirvede tuttu.


Sanatçı Aslı Hünel ile birlikte seslendirdiği yeni şarkısı ’Ben Oradayım’ın yayınlanması için gün sayan Çevik, klibiyle de adından söz ettirecek. 30 kişilik ekibiyle tam üç farklı plato kapatan usta sanatçı, mekan seçiminden stylinge kadar her detayı iki ay boyunca özel danışmanlarla birlikte belirledi. Klipte ata binecek olan Çevik, atmosferi tamamlamak adına tam 6 ay binicilik eğitimi aldı. Efsanevi klipte, 1970 model Cadillac ile kamera karşısına geçen sanatçı, klibi 70’lerin büyüleyici atmosferinde şekillendirdi.


Her projesinde başına bir olumsuzluk geldiğini dile getiren Mehmet Çevik, "İlk şarkılarımı çıkarttığımda gezi parkı, Soma, deprem gibi birçok olumsuzluk başıma geldi ve ’Artık proje yapmayacağım’ dedim. En son Serdar Ortaç ile yaptığım ’Bilsem ki’ şarkısının ardından Serdar Ortaç’ın kardeşi vefat etti. Kendime, ’Yüce Mevlam proje yapmamı istemiyor sen sahnelerden devam et’ dedim. Aslı Hünel bana ’Ben Oradayım’ şarkısını hediye edince, ’Ben yapmak istemiyorum. Ne zaman bir proje yapsam başımıza bir şey geliyor’ dedim. Şarkıyı yaptıktan sonra Aslı Hünel bana annesinin hastalandığını söyledi.


22 senedir bu işten başka hiçbir iş yapmadığını söyleyen Çevik, "Klip çekimleri bitti çıkış tarihi verildi ama gündem yine karışık. İşimiz eğlence sektörü olarak gözükse de bu bizim mesleğimiz. Sahneye çıkmak şarkılarımızı söylemek zorundayız. 22 senedir bu işten başka bir iş yapmadım. O yüzden mecburum. Sadece sahnede görünen değil styling, kuaför, makyöz, parfümcü ve asistantan oluşan çok kalabalık bir ekip ile çalışıyorum" ifadelerini kullandı.


Kendisine neden hala Bursa’da olduğu sorulması üzerine ise Mehmet Çevik şöyle cevap verdi:


"Ajda Pekkan ve Tarkan hangi standartlarda yaşıyorsa, ben Bursa’da o standartlarda yaşıyorum. İstanbul bana bu imkanı vermeyebilir. Orada herkes ünlü. Bursa’yı kaybetmek istemiyorum, Bursa benim için çok değerli. Senelerden beri çok güzel bir dinleyici kitlesi elde ettim. Bu kadar mücadeleden sonra Allah, yürü ya kulum diyor. Her geçen gün o kadar güzel insanlardan dualar alıyorum ki bu beni çok mutlu ediyor. Bursa’da 3 gün sahne alıyorum ve gittiğim her yer günler öncesinden tıklım tıklım doluyor."



Mehmet Çevik: "Bursa’yı kaybetmek istemiyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.