GÜNDEM - 07 Ocak 2026 Çarşamba 13:00

Mudanya’da 2 bin bina sahibi yıkım tehdidi ile karşı karşıya

A
A
A
Mudanya’da 2 bin bina sahibi yıkım tehdidi ile karşı karşıya

Bursa’nın Mudanya ilçesinde imar barışı çerçevesinde 2018 yılında yapı kullanma belgesi ile elektrik su almaya hak kazanan 2 bin bina sahibi şimdi yıkım tehdidi ile karşı karşıya. Bir kısmı imar barışından yararlanıp elektrik su alan ancak yapı kullanma belgeleri iptal edilen, bir kısmı da binaları köy sınırlarında kalan yüzlerce kişi Mudanya Belediyesi’nden gelen yıkım tebligatı ile şok oldu. Elektrik, su almaya hak kazanan ve kapılarına numara asılan Mudanyalılar belediyenin bu kararını gözden geçirmesini istiyor. İmar Affı kapsamında yapılarına elektrik ve su bağlanan hatta bu yapılar için vergi ödeyen vatandaşlar, "Yıkım çözüm değildir" diyerek Mudanya Belediyesi’ne tepki gösterdi. Mudanya Belediyesi’nin kanuni zorunluluk olmasına rağmen 12 yıldır büyükşehir kanunu ile merkeze bağlanan köylerde imar planı yapmamasının da bir çok binayı kaçak duruma düşürdüğü öne sürülüyor.


2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile birlikte bir çok köy, mahalle statüsüne geçerken daha önce köylüler tarafından kullanılan araziler de belediyelere devredildi. 6360 sayılı yasa gereğince köylüler babadan hatta dededen kalan yapılarına bile çivi çakamaz hale geldi. Büyükşehir Yasasında 2 sene içerisinde yapılması yada yaptırılması açıkça belirtilmesine rağmen Mudanya Belediyesi 12 yıl boyunca uhdesindeki köylerin planlarını yapmadı. Bu sebeple köy statüsünden mahalle statüsüne geçen bir çok kırsal alandaki yapı tarım alanı göründüğü için kaçak pozisyonuna düştü. İmar planı olmayan alanlarda köylünün barınma ihtiyacı için yaptığı evler, ahırlar ve tarımsal yapılar cezalar, davalar ve yıkım kararlarıyla karşı karşıya bırakıldı. Yasadan önce yapılmış olmasına rağmen bir çok eve de yıkım tebligatı gitti.


Tarım arazisi üzerindeki yapılarına elektrik ve su bağlanan hatta vergi dahi ödeyen bir çok yapı sahibi Mudanya Belediyesi’ne isyan etti.


Kırsal yaşam biçiminin göz ardı edildiğini belirten vatandaşlar belediyelerin iki yıl içinde imar planlarını yapması gerektiğini, ancak bu planların yapılmadığını, bedelinin ise köylüye ödetildiği vurgulandı.


İmar Barışı hatırlatması


6 Haziran 2018’de yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesiyle devletin yapı sorununu kabul ettiğini ifade eden mağdur vatandaşlar uygulamada yapılan hataların milyonlarca vatandaşı yeniden mağdur ettiğini belirtti. Sürelerin defalarca uzatılması, bankaların hafta sonu bile açık tutulması ve reklamlarla yapılan çağrıların vatandaşları yanlış yönlendirdiği dile getirildi. Yapılan açıklamada bugün ise aynı vatandaşların "yanlış yaptın" denilerek yıkım tebligatlarıyla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekildi. Açıklamada, Mudanya Belediyesi’nin asli görevi olan imar planlarını yapmadığı, bunun yerine vatandaşı cezalar ve yıkımlarla terbiye etmeye çalıştığı ifade edildi. Bu yaklaşımın sosyal belediyecilikle uyuşmadığı vurgulandı.


Mudanya’da köylülerin evlerinin eskidiği ve yenilenmeye ihtiyaç duyduğu, ancak "imar yok, izin yok" cevabıyla karşılaştıkları belirtildi.


Açıklamada yıkım siyasetinin iflas ettiği ve vatandaşın suçlu ilan edilmesinin kabul edilemez olduğu dile getirildi.


2 bin binanın yıkım tehdidi altında olduğunu belirten İmar Mağdurlarının sözcüsü İbrahim Hacıoğlu, "1995 yılında yapılmış 30 senelik binalara bile tebligat gönderiyorlar. Belediye İmar planı yapmadığı için bu yapılar bile kaçak duruma düştü aralarında genç binalar var. 1 yıllık yapılar sırf belediye imar planı hazırlamadı diye yıkılmasın. Bu yapıların afet risk analiz raporu oluşturularak kayıt altına alınması lazım. Bu yapılan vatandaşın tapu arazisi içerisinde neymiş tarım arazisiymiş bakıyorsun tarım yapılacak yer kalmamış her yer ev. Bir çok kişiye tebligat gitti. 60 gün içerisinde itiraz etmezse encümen kararı ile evleri yıkılacak. Mudanya Belediyesi planları güncellemediği için vatandaşla devleti karşı karşıya getiriyor" dedi.



Mudanya’da 2 bin bina sahibi yıkım tehdidi ile karşı karşıya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.