SAĞLIK - 19 Aralık 2025 Cuma 12:24

Nilüfer’de Alzheimer hastalığı detaylı ele alındı

A
A
A
Nilüfer’de Alzheimer hastalığı detaylı ele alındı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği seminerde Alzheimer hastalığının evreleri, korunma yolları ve hukuki boyutu ele alındı. Seminerde, vasi tayini, hukuki ehliyet ve yaşlı istismarına karşı alınması gereken yasal önlemler de paylaşıldı.


Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen, "Alzheimer hastalığı ve hukuki süreç" konulu seminer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in de takip ettiği seminere ilgi yoğun oldu.


Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Bakar’ın yaptığı seminerde nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay ve avukat Muzaffer Baran konuşma yaptı. Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, Alzheimer’ın genellikle yaşlılıkta ve çeşitli zihinsel bozukluklarla ortaya çıkan bir beyin hastalığı olduğunu söyledi. Şikâyetlerin genellikle unutkanlık ile başladığını dile getiren Yıldız, erken evrede tespit edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Hastalığın ruhsal belirtileri de olduğunu ifade eden Yıldız, "Huzursuzluk, uyku bozukluğu, depresyon gibi ruhsal belirtileri de olabiliyor. Başlangıç evresinde yolu, tarihi şaşırma, kelime bulamama gibi belirti verirken, orta evrede kişileri tanıyamama başlar ve yıkanma ile beslenme konusunda yardım gerekir. Kişi, ileri evrede ise yakınları tanıyamaz" dedi. Demansa yakalanmamak için genetik faktörlerin önemli olduğuna işaret eden Yıldız, eğitim ve sağlıklı yaşamın koruyucu bir faktör olduğunu dile getirdi.



İstismara dikkat


Adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay, Alzheimer’da yaşlı istismarı konusuna değindi. Hastaların kandırılmaya ve telkine açık hale geldiğini ifade eden Tolgay, "Hastalığın başlangıç dönemlerinde yasal danışman uygun olurken, ilerleyen dönemlerde hastanın vesayet altına alınması gerekir" dedi. Erken evre demansta, hukuki ehliyetin raporlanmasında, kararın ve zamanın spesifik olduğunu anlatan Tolgay, "Evini satmaya kalkan kişinin bugün için hukuki ehliyeti tam olabilir ancak bu durum ertelenirse yeniden raporlama yapıldığında aynı olaya ehliyeti olmayabilir. Mesela, araç satabilir ama her şeyini çocuğuna devretmek için hukuki ehliyeti olmayabilir. Raporun hangi hukuki işlem için verildiği önemlidir" diye konuştu.



Vasiler harcamaları rapor etmeli


Avukat Muzaffer Baran, söz konusu hastalıkta vasi tayin edilebileceğini ve bunun önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bu tip konularda beraber yaşadığı çocuğu varsa öncelikli olduğunu dile getiren Baran, "Birinci derece yakını önceliklidir. Ancak yoksa, mahkeme bazen uzak akrabaları vasi tayin edebilir" dedi. Vasinin sadece hastanın günlük harcamaları yapmakla sınırlı olduğunu vurgulayan Baran, "Vasi tayin olan kişi, vasi tayin edilen kişinin tüm varlığını harcayabileceğini düşünüyor. Ancak harcayamaz. Mesela evini satamaz. Yıl sonunda harcamaların gelir gider raporunu vermelidir" diye konuştu. Baran, hastanın suiistimal edildiği düşünülüyorsa hemen bildirilmesi gerektiğinin altını çizdi.



Tedavide gelişmeler var


Mustafa Bakar, Alzheimer hastalığında tanı yöntemleri ve tedavide gelişmelerin olduğunu söyledi. Genellikle yaşlılarda görülse de son yıllarda 30’lu yaşlardaki kişilerde de rastlandığına dikkat çeken Bakar, "Hastalık ne kadar erken başlarsa maalesef o kadar hızlı ilerliyor. Bir ailede böyle bir öyküsü varsa kontrol edilmesi gerekiyor. Tedavilerdeki gelişmeler daha çok hastalığın ilk aşamalarında etkili" dedi. Mustafa Bakar, kişinin tansiyon, şeker, kalp rahatsızlığı varsa sürekli kontrol edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, kişinin beynini çalıştırmasının hastalıktan koruyacağını söyledi.



Nilüfer’de Alzheimer hastalığı detaylı ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Deprem Haftası etkinlikleriyle 2 bin 700 kişiye afet bilinci aşılandı Kocaeli’de 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, toplumun farklı kesimlerinden 2 bin 700 kişiye afet bilinci eğitimi verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından toplumda afetlere karşı hazırlıklı olma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla il genelinde seminer, panel, eğitim ve tatbikatlar düzenlendi. Körfez ilçesinde Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen seminerde, Deprem Uzmanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik tarafından katılımcılara deprem bilinci ve bireysel hazırlık konularında sunum yapıldı. Dilovası’ndaki bir okulda ise uzmanlar, lise öğrencileriyle bir araya gelerek afet bilinci paneli düzenledi ve ardından tahliye tatbikatı gerçekleştirdi. Engelli bireylere ve öğrencilere uygulamalı eğitim Farkındalık çalışmaları kapsamında Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde engelli bireyler ve personelin katılımıyla deprem farkındalık paneli ile uygulamalı tahliye tatbikatı yapıldı. İl genelindeki okullarda afet eğitmenleri tarafından verilen eğitimlerde; deprem öncesi hazırlık, aile afet planı, deprem çantası hazırlığı, eşyaların sabitlenmesi ve "Çök-Kapan-Tutun" hareketi gibi hayati konular anlatıldı. Öğrenciler, eğitimlerin ardından düzenlenen tahliye tatbikatlarıyla öğrendiklerini pekiştirme imkanı buldu. Hafta boyunca devam eden programlar sonucunda; 2 bin 481 öğrenci, 162 öğretmen ve 56 engelli birey olmak üzere toplam 2 bin 700 kişiye ulaşılarak afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalık oluşturuldu.
Aydın Nazilli’de Ramazan’ın manevi iklimi okullara yansıdı Aydın’ın Nazilli ilçesinde okullarda Ramazan ayının manevi atmosferi çeşitli etkinliklerle yaşatılırken, öğrenciler tarafından hazırlanan yardım kolileri ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere mahalle muhtarlarına teslim edildi. Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Ramazan ayının manevi ikliminin okullarda gerçekleştirilen etkinliklerle hissedilmeye devam ettiği belirtildi. Sınıflarda yapılan süslemeler ve koridorları renklendiren çalışmalarla Ramazan ayının bereketi ve huzurunun okullara yansıdığı ifade edildi. Okullarda düzenlenen etkinlikler kapsamında öğrencilerin hem geleneksel değerleri tanıdığı hem de paylaşma ve dayanışma duygusunu yaşayarak öğrendiği kaydedildi. Ramazan davulcusu etkinlikleriyle kültürel değerlerin hatırlatıldığı, hazırlanan yardım kolileriyle ise ihtiyaç sahibi ailelere destek olunduğu bildirildi. Bu çerçevede okulların kendi imkanları doğrultusunda hazırladığı Ramazan kolilerinin, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması amacıyla mahalle muhtarlarına teslim edildiği aktarıldı. Böylece öğrencilerin Ramazan ayının en önemli değerlerinden biri olan yardımlaşma ve dayanışmanın önemini yaşayarak tecrübe ettiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren çalışmada emeği geçen öğrenci, veli, öğretmen ve idarecilere teşekkür edilerek Ramazan ayının rahmet, bereket ve kardeşlik ikliminin tüm okullarda hissedilmeye devam etmesi temennisinde bulunuldu.
Mersin Silifke’de örtü altı çilekte bahar hasadı: Kilosu 140 ile 160 TL arasında Mersin’in Silifke ilçesinde örtü altında bahar hasadına başlanan çileğin kilogramı 140 ile 160 lira arası alıcı buluyor. İlçede 20 bin dönüm arazide yaklaşık 50 bin ton çilek üretimi yapılarak bölge ekonomisine ciddi bir katkı sağlıyor. Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezlerinden Mersin genelinde örtü altında birçok ürün yetiştirilirken özellikle Silifke ilçesinde çilek üretimi ön plana çıkıyor. İlçede 17 bini açık alanda 3 bini örtü altında olmak üzere toplamda 20 bin dönüm arazide üretilen Silifke çileğinde hasat kış mevsiminde olduğu gibi baharda da devam ediyor. Rengi, tadı, aroması ve uzun raf ömrüyle öne çıkan çilek, sabahın erken saatlerinde işçilerce tek tek özenle toplanıyor. Hasat edilen ürünler iç piyasanın yanı sıra Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Kış aylarında ekimi yapılan baharla da toplanan coğrafi işaret tescilli çilekte bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte beklendiği bildirildi. Haziran ayına kadar devam eden hasat süresince civar illerden bölgeye 10 bine yakın işçi geliyor. Hasat devam ediyor Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, yaptığı açıklamada ilçe genelindeki yaklaşık 20 bin dönüm arazide 50 bin ton çilek üretildiğini ve ürünün hasadının devam ettiğini söyledi. Sezonun yoğun olduğu zamanda çileğin Rusya başta olmak üzere talebe göre çeşitli ülkelere ihraç edileceğini aktaran Gezer, "Silifke çileği tüm dünyada tanınır hale geldi. Böylelikle yoğurduyla tanınan Silifke artık çileğiyle de ün kazanmaya başladı. Çiftçilerimiz de en kaliteli çileği üretmek için çalışıyorlar. Büyük bir kısmı yurt dışına ihraç edilirken diğer kısmı da iç piyasada tüketiliyor" diye konuştu. 3 bin aile çilekle uğraşıyor Çileğin ilçede istihdama da katkı sağladığının altını çizen Gezer, ekiminden hasat sezonuna kadar çilek üretiminde yaklaşık 10 bin kişinin çalıştığını söyledi. Gezer, "Temmuz ayı sonu itibarıyla tarlaların hazırlanıp ardından dikimin yapılması, ardından gelen süreçte budanması, ilaçlanması, gübrelenmesi, yabani ot ile mücadelesi ve toplanması gibi çalışma süreci haziran ayına kadar devam eder. Silifke’de yaklaşık 3 bin aile çilek işiyle uğraşır. Ağırlıklı olarak kadınlardan oluşan 10 bin kişi, çilek üretimi sayesinde ekmek kapısı buluyor. Bu da Silifke’de önemli bir istihdam oluşturuyor" dedi. 5 dönümlük örtü alanda çilek üretimi yaptıklarını belirten üretici Aykut Aydın da, "Ocak ayından itibaren hasadımız devam etmektedir. 5 dönümlük arazimizden haziran ayına kadar 65 ton ürün elde etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.