SAĞLIK - 22 Eylül 2025 Pazartesi 17:16

Nilüfer’de Alzheimer konuşuldu

A
A
A
Nilüfer’de Alzheimer konuşuldu

Nilüfer Belediyesi, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri kapsamında, "Çağımızın Hastalığı Alzheimer" isimli bir söyleşi düzenledi. Söyleşide alanında uzman isimler hastalığın teşhisi, korunma yöntemleri, beslenme ve egzersiz gibi konularda bilgilendirmelerde bulundu.


Nilüfer Belediyesi, "Nilüfer’de Sağlık" söyleşileriyle vatandaşları bilgilendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’ne yönelik "Çağımızın Hastalığı Alzheimer" isimli bir söyleşi düzenlendi. Uzm. Dr. Kamuran Çelik moderatörlüğündeki söyleşide, Prof. Dr. Mustafa Bakar, Prof. Dr. Meliha Kasapoğlu, Doç. Dr. Demet Yıldız ve Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel hastalık ve tedavi süreçleri hakkında bilgilendirmelerde bulundular. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşiye Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de katıldı.


Söyleşide konuşan Prof. Dr. Mustafa Bakar, demans hastalarının yüzde 60’ının Alzheimer olduğunu söyledi. Alzheimer hastalığının açığa çıkmadan 15 - 20 yıl önce başladığını kaydeden Prof. Dr. Bakar, çeşitli tanı yöntemleriyle erken teşhis konulabildiğini söyledi. Dünyada her 3 saniyede bir kişiye demans tanısı konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Bakar, "Türkiye nüfusunun yüzde 10’u 65 yaş üstünde. Bunun da yüzde 10’u demans hastası. Bursa nüfusuna baktığımızda 30 bin kişinin demans hastası olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak bu hastalarımız için yeterli sayıda bakımevi yok. Nilüfer Belediyesi bu konuda örnek bir işe imza atıyor ancak bu tarz bakımevlerinin sayısının artırılması lazım" dedi. Prof. Dr. Bakar, ekran bağımlılığı, sosyalleşmemek, genetik etkenler ve toplumdan izole bir şekilde yalnız yaşamak gibi etkenlerin Alzheimer riskini artırdığını sözlerine ekledi.


Erken yaşlarda başlanan egzersizin ilerleyen yaşlarda fonksiyonel olarak daha faydalı olduğunu belirten Prof. Dr. Meliha Kasapoğlu ise, "Egzersiz yaptığınızda konuşabilecek seviyede olmanızı istiyoruz. Çok yorgun, nefes nefese kalmanızı istemiyoruz. Yürüyüş, aerobik, yüzme ve kas kütlesini artıracak hareketler yapabilirsiniz. Alzheimer ile birlikte solunum fonksiyonları azalıyor, çok sık düşmeler yaşanabiliyor. Bunlara yönelik de solunum kapasitesini artırıcı ve denge egzersizleri öneriyoruz" diye konuştu. Prof. Dr. Kasapoğlu, yatılı Alzheimer hastalarının belirli aralıklarla pozisyonlarının değiştirilmesi, yatak örtüsünde kıvrılma olmaması önerisinde bulunarak, temizliğin çok önemli olduğunu vurguladı.


Alzheimer hastalığının sadece bellek bozukluğu değil aynı zamanda davranış bozukluğu da getirdiğini kaydeden Doç. Dr. Demet Yıldız da, ileri dönem hastalarının yakınlarını en çok zorlayan şeyin de bu olduğunu söyledi. Medikal tedavilerle bunun kontrol altına alınmaya çalışıldığını dile getiren Doç. Dr. Yıldız, "Bu tarz hastalarda uyku problemi de çok sık görülüyor. Bunları ilaçlarla kontrol altına almaya çalışıyoruz. Bu durumlarda hastaya, bakım veren üzerinden yaklaşmak daha doğrusu. Çünkü hastalık ilerledikçe 0 - 2 yaş çocuğu gibi bir kişiliğe bürünülüyor. Bu nedenle bakım ve yönetimi çok zor. Hastaya bakan kişilerde depresyon, anksiyete, tükenmişlik sendromu gibi rahatsızlıklar görülüyor. Alzheimer bakımı 5 - 10 yıllık bir süreç ve bu tek kişinin alacağı bir sorumluluk değil. Mutlaka paylaşılmalı" ifadelerini kullandı.


Beslenme ve bağırsakların beyin sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise, Alzheimer hastalığına yakalanmadan, 30 - 40’lı yaşlarda beslenmenin büyük önem taşıdığının altını çizdi. Özellikle orta ve ileri evrede hastaların yutma problemi gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Pekel, "Hastaya bir şeyi yutmaya çalışırken boğulacak gibi oluyorsa, öksürüyorsa bu durum tanı koymanızı sağlayabilir. Bu gibi durumlarda yemekleri püre ve lapa gibi kıvamlara getirerek verebilirsiniz. Ancak daha ileride bu da etkili olmayacaktır. Sonrasında çeşitli tıbbi müdahalelerle hastayı beslemeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.


Katılımcıların sorularını da yanıtlayan doktorlara, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin günün anısına hediye verdi. Katılımcılar, söyleşinin ardından Nilüfer Belediyesi Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi’ndeki hastalar tarafından hazırlanan resim sergisini gezdiler.



Nilüfer’de Alzheimer konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Saldırıda can veren çocukların mezarlarına bırakılan notlar duygulandırdı Kahramanmaraş’ta okulda düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarlarına bırakılan notlar yürek burkuyor. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden aynı sınıfın öğrencileri, Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana defnedilmişti. Öğrencilerin mezarlarına bırakılan not defterlerinin sayfaları birbirinden farklı duygusal notlarla dolmaya devam ediyor. Aileler, arkadaşları ve vatandaşlar, kabir başlarına çiçekler bırakıp, dualar edip, not defterini dolduruyor. Mezar başına bırakılan defterlerde yer alan notlarda şu ifadelere yer verildi: "Belinay ben Ela. Mekanın cennet olsun arkadaşım seni çok seviyorum ve iyi ki varsın. Gül, çiçek ve şekerleri biz bıraktık ve seni seviyoruz ve seni Allah’a emanet ediyorum. Güle güle hepimizi sen çok seviyoruz." Bir başka notta ise, "Tatlı Belinay’ım canım gittiğin yerde mutlusundur. Bir gün biz de oraya geleceğiz ve ben ilk senin yanına geleceğim. Seni karalar giyinip yeşile sarmaya devam edeceğiz. Cennetin en güzel köşesinde meleklerle birlikte hayatını kaybetmiş minnoş bebeklerle birlikte çok seviyoruz. Seni çok özlüyorum ve özlemeye devam edeceğim ama bir gün elbet buluşacağız. Senle çok güzel hayallerimiz vardı. Gezecektik beraber aktivite yapacaktık. Senle yaşadığım her an bana kazanç kattı. Biliyorum seni çok seviyorum gittiğin yerde yalnız değilsin" ifadeleri yer alıyor. Not defterindeki bir diğer yazı ise şu şekilde: "Sizi tanımadım ve siz de beni tanımadınız. Ben sadece bir babayım. Sizin güzelliğinizi az çok gördük. Sizin gibi insan olmak çok güzel görünüyor. Böyle bir durumda korktunuz ağladınız. Biz yetişkinler sizi emin ve güvenilir bir ortamda tutamadığımız ve koruyamadığımız için çok ama çok özür dileriz." Notlarda yer alan ifadeler, saldırının ardından geride kalanların duyduğu derin üzüntü ve özlemi gözler önüne sererken, mezarlıkta duygusal anlar yaşandı. "Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet" Mezarlığı ziyaret eden Kenan Toy, "9 can kaybımız var, 9’u da bizim canımız. 3 çocuk da benim var evde. İnsanların da psikolojisi bozulmuş durumda, depremi yaşadık, afet yaşadık bir deprem acısı gibi oldu bizim için. Milletimizin başı sağ olsun. Ölen ailelerimize Allah sabır versin. Bir sorumsuz anne ve babanın ortaya çıkardığı çocuğun yapmış olduğu vahşet" dedi.