KÜLTÜR SANAT - 20 Nisan 2026 Pazartesi 16:25

Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

A
A
A
Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliğinde, yemeğin sosyolojisi ve göç hikayeleri konuşuldu. Etkinlikte, hamur işlerinin gündelik yaşamdaki ekonomik yerinden, Çerkez sürgününün mutfak kültürüne yansımalarına kadar pek çok konu ele alındı.


Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti.


Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili ziyaret ederek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti.


Lezzetlere sosyolojik bakış


Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, "Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor" ifadelerini kullandı.


Çarkez kültürü ve yemekleri


Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti.


Geleneksel "Haluj" yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, "Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır" dedi.


Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve "Leylim Ley" ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi.



Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Teknokent kapasitesini büyütüyor İnönü Üniversitesi bünyesinde bulunan Malatya Teknokent’in ek AR-GE binasının temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Teknokentin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, firma sayısının 100’ü geçtiğini belirterek, "Teknokentimiz bugün itibariyle 14 yılını geride bıraktı. Bundan sonraki dönemde de kaldığı yerden daha da güçlenerek yeni yapılarıyla, verimli, nitelikli AR-GE çalışmaları geliştirerek yoluna devam edecek. Şu an Teknokentimizde 88 firma faaliyet göstermekte ve bunlardan 24’ü akademisyen firmasıdır. Bugüne kadar AR-GE projesini gerçekleştiren sayısı bin 39 olmuş durumda ki bu bölgemiz için önemli bir rakamdır. 21 firmamız ise sıra beklemektedir. Bugün temelini attığımız 42 ofislik yeni binamızla beraber proje ve firma sayımızı 100’ün üzerine taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Rektör Akpolat, "İçinde bulunduğumuz çağ artık sadece bilgiye sahip olanların değil, bilgiyi üreten, dönüştüren ve ticarileştirenlerin öne çıktığı bir çağ hüviyetindedir. Türkiye’de bugün 114 teknokentimiz var ve bu sayıların mutlaka artması gerektiğine inanıyoruz. Yazılımdan savunma sanayine, biyoteknolojiden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede geliştirilen bu çalışmaların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz. Biz biliyoruz ki güçlü üniversiteler olmadan güçlü teknokentler olamaz aynı şekilde güçlü teknokentler olmadan da sürdürülebilir bir ekonomi söz konusu olamaz. Bu Teknokentin sadece kendi ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir katma değer üreteceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Törende selamlama konuşması yapan Vali Seddar Yavuz da, "Eğer biz hür ve bağımsız, başımız dik bu topraklarda yaşamak istiyorsak bilim, sanayi ve teknoloji yolculuğunda bilgi üreten hale gelmek durumundayız. Başkasının ürettiği sembol, fikir ve teknolojiyi kullananlar özgün olamaz ve öz benliklerini de koruyamazlar. Malatya’yı ‘Doğu’nun incisi cazibe merkezi ve bilim şehri’ olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamanın gerçekleşebilmesi için şehri yeniden imar ve inşa ederken güçlü bir üniversite, güçlü bir teknopark ve altyapısına sahip olmamız gerekir" diye konuştu
Yalova Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen tören ile 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu ile 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65, 70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğu, bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığı söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. İlmeç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi. İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden ilmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. Çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye, 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiği bildirildi. Programa Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, il genel meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
Muğla Marmaris Belediyesi yarışa damga vurdu Muğla’nın Marmaris ilçesi, üçüncü kez Marmaris Ultra Trail’e ev sahipliği yaparken, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve ekibiyle birlikte yarışlara sahada aktif olarak katılarak organizasyona damga vurdu. Marmaris, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Marmaris Ultra Trail yarışlarına bir kez daha ev sahipliği yaptı. "Maviden Yeşile Bir Yolculuk" sloganıyla gerçekleştirilen organizasyon, doğa, kültür ve spor turizmini buluştururken Marmaris Belediyesi de güçlü katılımıyla dikkat çekti. Mavi ve yeşilin buluştuğu eşsiz parkurlarda düzenlenen yarışlara yerli ve yabancı 656 sporcu katıldı. 100K, 70K, 48K, 30K, 16K ve 5K olmak üzere altı farklı etapta gerçekleşen yarışlar, Marmaris’in doğal ve tarihi güzelliklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Sporcular, Marmaris sahilinden başlayarak Karya yolları, İçmeler, Turunç ve Kumlubük sahilleri ile Amos Antik Kenti, Gebe Kilisesi ve Turgut Şelalesi gibi önemli rotalardan geçerek Atatürk Meydanı’nda finişe ulaştı. Marmaris Belediyesi bu yıl da sadece ev sahibi değil, aynı zamanda sahada aktif bir "sporcu ekip" olarak da yer aldı. Belediye Başkanı Acar Ünlü başta olmak üzere başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler ve belediye personeli yarışlara katılarak parkurlarda ter döktü. Başkan Acar Ünlü, 5 kilometrelik parkuru 45 dakika 54 saniyede tamamlayarak 18. sırada yer aldı. Başkan yardımcıları Sedat Kırt ve Pelin Yaylalı Pala, meclis üyeleri Erdem Karaosmanoğlu, Ahmet İnoğlu ve Fahri Tan ile birlikte Destek Hizmetleri Müdürü Zafer Fırındüzü, Fen İşleri Müdürü Serkan Gülhan, Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürü Ramazan Süzgeç ve çok sayıda belediye personeli de yarışçı olarak organizasyona dahil oldu. Marmaris Ultra Trail’in yalnızca bir yarış değil, kentin spor turizmi vizyonunu güçlendiren ve belediyenin sahadaki enerjisini yansıtan önemli bir organizasyon olduğunu belirten Başkan Ünlü, tüm sporculara ve katılımcılara teşekkür ederek gelecek yıllarda da Marmaris’e davet etti.