KÜLTÜR SANAT - 20 Ekim 2025 Pazartesi 15:20

Nilüfer’de pancarın öyküsü müzik, ritüel ve lezzetle buluştu

A
A
A
Nilüfer’de pancarın öyküsü müzik, ritüel ve lezzetle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin yeni söyleşi serisi "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" başladı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı ve Doç. Dr. Erhan Akarçay’ın katıldığı ilk etkinlikte, pancarın tarladan sofraya yolculuğu, kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alındı.


Nilüfer Belediyesi, yemek, müzik ve kültürü bir araya getiren yeni bir söyleşi serisine başladı. "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" adıyla düzenlenen serinin ilk buluşmasında, pancarın tarladan fabrikaya uzanan öyküsü, müzik ve yemek kültürüyle harmanlanan zengin bir anlatımla sunuldu.


Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu "Pancar Pezik Değil Mi?" başlıklı söyleşide, Doç. Dr. Erhan Akarçay konuk olarak yer aldı. Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı.


Etkinlik boyunca katılımcılar hem pancarla ilgili şarkılar dinledi hem de çeşitli pancar yemeklerini tatma fırsatı buldu. Şeker pancarı, pancar pekmezi, pezik turşusu, pezik turşusu yemeği ve pancar kvassı gibi farklı lezzetler sunulurken, her tadımda farklı bir ezgi ve hikaye paylaşıldı.


Yemek ve müziğin kültürel hafızadaki yeri


Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, gastroetnomüzikoloji kavramını açıklarken, yemek ve müzik ilişkisine getirdiği yeni bakış açısını anlattı. Varlı, gastronomi uzmanlarının şölen yemeklerinden bahsederken şölenin içeriğine derinlemediğini, etnomüzikologların ise hasat ritüellerinden söz ederken hasatın kendisine odaklanmadığını belirtti.


Bir yemeğin, bir ürünün varoluş sürecinde sesin, müziğin ve dansın nasıl iç içe olduğunu göstermek istediklerini belirten Varlı, "Cenaze, düğün gibi ritüellerimizde müzik vardır ama bu genelde unutuluyor. Biz bunları hatırlatmak ve Türkiye’ye özgü anlatılar üzerinden bir veri tabanı oluşturmak istiyoruz" dedi. Varlı, etkinliklerin ilkine, mekanın geçmişine atıfla pancardan başladıklarını, ekim-kasım aylarının da pancar hasadı dönemi olduğunu ekledi.


Üretimden kopuşun toplumsal yansımaları


Doç. Dr. Erhan Akarçay ise modern kentlerde yaşayan bireylerin üretimden kopuşuna dikkat çekti. Bursa gibi hızla dönüşen kentlerde yaşayanların tarımsal üretim şartlarından ve emek süreçlerinden tamamen uzaklaştığını vurgulayan Akarçay, bunun büyük bir yabancılaşmayı beraberinde getirdiğini söyledi.


"Şekerin fiyatı arttığında nihai tüketici olarak hissediyoruz ama şekerin üretim şartlarına, çiftçilerin tarımsal üretim ilişkilerinde nasıl dönüşüm geçirdiklerine dair düşüncelerden uzaklaşmış durumdayız" diyen Akarçay, etkinliğin yapıldığı Pancar Deposu’nun da eskiden üretim ilişkileriyle tanımlanan bir mekandan, kültürel üretime dönüştüğünü belirtti.


Şekerin tarihi yolculuğu ve cumhuriyet sanayisi


Akarçay, şekerin tarihi süreçte aristokratların erişebildiği değerli bir üründen, günümüzde alt sınıfların kalori ihtiyacını karşılayan temel besin maddesine dönüşümünü anlattı. Türkiye’de şeker pancarından şeker üretiminin Cumhuriyet’in sanayi politikalarıyla yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Akarçay, Alman teknolojisiyle kurulan fabrikaların sadece üretim merkezi değil, okuluyla, hastanesiyle bütün bir yaşam kompleksi oluşturduğunu söyledi.


"Eskişehir’de Şeker Mahallesi var. Bu, şeker fabrikasının bir kentin mahallesine adını verebilecek kadar kurumsal kültür ve dayanışma oluşturduğunu gösteriyor" diyen Akarçay, pandemi döneminde kolonya üretimi için şeker fabrikalarının etil alkol sağlamasının, bu tesislerin ne kadar hayati olduğunu kanıtladığını belirtti.


Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında "üç beyaz" olarak un, şeker ve dokumanın sanayileşme politikalarının temelini oluşturduğunu hatırlatan Akarçay, günümüzde nüfusun yüzde 85’inin kentlerde yaşamasına rağmen tarımın hala ülkenin en önemli meselelerinden biri olduğunu vurguladı.


Söyleşinin sonunda katılımcıların da sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Erhan Akarçay’a, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir günün anısına hediye verdi.



Nilüfer’de pancarın öyküsü müzik, ritüel ve lezzetle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi: İki genç kızın saniyelerle kurtulduğu kaza anı kamerada Amasya’da hemzemin geçit yakınında servis minibüsü kontrolden çıkıp bir büfenin önündeki kaldırıma çarparak önüne kattığı durağı yere serdi. Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. O anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Suluova ilçe merkezinde servis minibüsü, hemzemin geçide yakın kavşakta kontrolden çıkarak büfenin önündeki kaldırıma çarptı. Sonrasında önüne kattığı durağı yere serdi. Hemzemin geçide birkaç metre kala tekeri koparak durabilen minibüsün sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Sürücü alkollü çıktı Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi. Sürücünün yapılan alkol ölçümünde 2.87 promil alkollü olduğu öğrenildi. Daha önceden de alkollü araç kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapıldığı anlaşılan sürücüye 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 48/5 maddesi gereğince 50 bin TL cezai işlem uygulanarak 2 yıl süreyle ehliyetine el konulduğu bildirildi. İki genç kız saniyelerle kurtuldu Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. Fırtınanın etkili olduğu o anlarda kızların kazadan saniyelerle kurtulup panik yaşadıkları anlar da kaydedildi. Bir dakika sonra ise kazanın olduğu yerden trenin geçmesi muhtemel bir facia ile burun buruna kalınabileceğini gözle önüne serdi.
Konya İlhan Palut: "Momentumu yakalamışken bırakmayalım" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, galip geldikleri Trabzonspor maçının ardından ligde güvenilir bir yerde olduklarını belirterek, "Momentun futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim, sonuna kadar götürelim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Son periyottaki aldığımız puanlarla güvenli bir yerdeyiz. Maçtan önce de durum böyleydi. Ama yukarı doğru giden bir momentumumuz var. En azından bir kupa maçımız var. Onun için bu maçtan önce şunu konuşmuştum. Momentum futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim. Sonuna kadar götürelim. Çok önemli maçlardan önce form durumumuzu düşürmeden, disiplinle maçlarımıza çıkalım. Maça bizim açımızdan bakış açısı buydu. Trabzonspor’a geldiğimiz zaman onların zaten ligdeki konumu, iddiası, hedefleri belli. Aslında sezon başına döndüğümüz zaman çok yetenekli genç oyuncular, yeni bir takım. Aslında Trabzonspor’un zamana ihtiyaç olabileceği bir görüntüsü varken başta Fatih hoca ve ekibi son derece iyi bir sezon geçiriyorlar. Bu dönüşümden sonra ilk senede direkt yarışmacı bir Trabzonspor izliyoruz. Rakibimiz de çok değerli bir rakipti. Özellikle ofansif anlamda çok çeşitli silahları olan bir rakiple oynadık. İstediklerimizin hemen hemen hepsinin gerçekleştiği bir ilk yarı oynadık. Bireysel hatadan ve bizim kaptırdığımız toptan sonra olan bir pozisyonu saymazsak iyi savunma yaptık" ifadelerini kullandı. "İlk yarı çok iyi oynadık" Trabzonspor’un ofansif bir takım olduğunu ve ilk yarıda oldukça fazla gol pozisyonu üreterek 2-0 önde bitirdiklerini söyleyen İlhan Palut, "Gerçekten bizim adımıza son derece olumluydu. İkinci yarıya geldiğimiz zaman beklenilir bir şeydi ki Trabzonspor oyunu daha çok forse etti. Daha çok hücumcuyla yüklenerek başladı. Bunu bekliyorduk. Bunu savunabilirdik fakat biz ayağımıza geçen topları çok kısa sürede kaybetmeye başladık. Daha ikinci bölgeye varmadan kaybettiğimiz toplar oldu. Arkada çok büyük geniş boşluklar olmasına rağmen oralara gidemedik. Trabzonspor’u koşturamadık ve gerçekten yoğun bir baskı altında kaldık. Çok fazla orta yaptılar ki içeride ikinci yarı oyuna giren ve oyunun son bölümde de desteğiyle gerçekten her kenar ortanın, her duran topun çok büyük tehlike olabileceği bir takım karşısındaydık. 2-1’den sonra kontra ataklara çıkabilmeye başladık. Birinde de gol oldu ama küçük bir ofsayt. Dediğim gibi 2-1’den sonraki süreçte daha çok savunmadaydık ama rakip üçüncü bölgeye de gidebildik. Özetle ilk yarı çok iyi oynadık, ikinci yarı Trabzonspor’un oyuna hakim olduğu bir bölümdü. Oyuncularımı kutluyorum. Gerçekten yoğun bir fikstür. Trabzonspor adına da öyle. Sakatlıkları olan oyuncular var. Başta Muleka gibi bileği hiç iyi değil. Ama fedakarlıkla, iğneyle oynuyor ve bunun gibi kas sakatlıkları, zorlanmaları olan oyuncularım var. Ama gerçekten ortaya büyük karakter koyuyorlar. Onlara teşekkür ediyorum, kutluyorum. Taraftarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Trabzonspor’u da gerçekten iyi şeyler söylemek için demiyorum gerçekten bir futbol adamı olarak duygum bu, bu sene çok iyi bir takım, izlemesi keyifli bir takım, başarılı bir takım. Onlara ve Fatih hocaya da kalan haftalarda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Konya Fatih Tekke: "Bizim için üzücü bir akşam oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, kendileri için üzücü bir akşam olduğunu belirterek, "Şu an için ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’u tebrik ederken, kendileri adına çok üzücü bir akşam olduğunu söyledi. Tekke, "Özellikle ilk yarı belki de geldiğimizden bu yana, benim antrenörlük kariyerimdeki en kötü ilk yarılardan biri oldu. Bunun sebebini ben ve ekibime yazmak durumundayım. Böyle olmak zorunda. Bunu düşünmemiz lazım. Maruz kaldığımız durumlar oluyor sahanın içerisinde. Kaptanımız yoktu, stoperlerimiz yoktu. Ama neticesinde bizim her ne kadar mazeret olursa ki bunlar gerçekçi mazeretler olsa da değil ilk yarıdaki oyunu kabul etmemiz mümkün değil. İkinci yarı özellikle aldığımız tüm riskler, değişiklikler hemen karşılığını bulduğu ve istediğimiz her şeyin hemen hemen olduğu son bölümün, son ortanın şekli, topu bulamama gibi detaylarla maç yönetebilirdi ama her şeye rağmen Konyaspor iyi savundu. İkinci yarı bir gol, bir ofsayt olan pozisyon var. Haricinde bir şey yok. Ama biz Trabzonspor olarak her maçı bu duyguyla oynamak zorundayız. Bizim için üzücü bir akşam oldu" ifadelerini kullandı. "Şu an ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" Trabzonspor ikincilik hedefinden uzaklaştı mı sorusu üzerine Fatih Tekke, "Benim kendi şahsi kanaatim aslında Alanya ve Başakşehir maçlarındaki, özellikle Alanya maçı üzücüydü. Başakşehir maçındaki son bölümdeki verilmeyen faul bizim de yaptığımız büyük bir hata. Fenerbahçe’nin yenilmesi, kazanıp kaybetmesi ki öyle kağıt üzerinde olmuyor. Görüyorsunuz her maç zor oluyor. Bu maçın da zor olacağını biliyorduk. Bazen bir oyuncunuz eksik olduğunda çok oyuncunuz eksik oluyor. Bunu ben çok net yaşıyorum. Oyuncularımla beraber buraya kadar geldik. Galip gelseydik 3.’lüğümüz garanti olacaktı. Sonra ikinciliğe hedef olarak belirleyecektik. Dolayısıyla maç maç gitmek zorundayız. Haftaya oynayacağımız maçlar da çok zor. Bizim açımızdan da rakiplerimiz açısından da zor, kolay maç yok. Alt tarafıyla üst tarafıyla zor geçen lig oldu. Ama oyuncularımın şu ana kadar getirdikleri, bize verdikleri o umudu yeşerttikleri için teşekkür etmek lazım. Yaptığımız hatalar, eksikler, bu sadece teknik adam olarak benim değil, kulüp adına da, oyuncu adına da basın adına da belki hepimiz adına yaptığımız eksikler daha iyi nasıl olabiliri bu arada düşünmek lazım. Şu an yine benim ilk düşüncem 3’lüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor ve kadro yapısıyla gelecek, kalacak, gidecekleri bile düşündüğünüzde böyle kolay yerler değil oralar. Oralar çok daha zor. Oralarda çok ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Şu an o durumda değiliz gibi gözüküyor. Tabii ki kupa yarı finaldeyiz. Yine orada da hedefimiz kupayı almak. Ama iki maç var. Önce önümüzdeki maçları kazanmamız lazım. Önümüzde Göztepe maçı var. Çok dinamik bir takım. Ama bizim şu özellikle ilk yarı moral bozucu, herkesin ve hepimizin moralini bozucu. ‘Ne oldu hayırdır’ gibi dedirttiren yani ‘ne oldu bu takıma’ dedirttiren ki bir şey olmadı. Olsa ben size söylerim buna emin olun. Ben de şaşırdım açıkçası" diye konuştu.