SAĞLIK - 04 Mart 2026 Çarşamba 15:50

Obezite Merkezi ile sağlıklı hayata adım atıyorlar

A
A
A
Obezite Merkezi ile sağlıklı hayata adım atıyorlar

Sağlıklı Bakanlığınca, kilo fazlalığı (Obezite) ile mücadele kapsamında kararlı adımlar atılıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda geçtiğimiz yıl faaliyete giren Bursa Şehir Hastanesi Obezite Merkezi, multidisipliner tedavi yöntemleriyle kilo fazlalığından şikâyetçi bireylerin hayatına dokunmaya devam ediyor. Açıldığı günden bu yana 2 binin üzerinde vatandaşa hizmet veren merkeze başvuranlar; uzman hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı bir yaşama adım atıyor.


Merkezde verilen hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nde görevli Prof. Dr. Nizameddin Koca, obezitenin yalnızca fiziksel bir görünüm değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı. Merkezin sunduğu imkânları sıralayan Prof. Dr. Koca, "Merkezimizde hekim tarafından muayene edilen hastalarımız diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist tarafından düzenli olarak değerlendirilmektedir. Hastalarımız diyet ve egzersiz programlarına dâhil edilmekte, ihtiyaç duyulan vakalar için medikal tedavi önerilerinde bulunulmaktadır. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı hasta grupları ise gastroenteroloji cerrahisi, genel cerrahi, endokrinoloji ve dâhiliye uzmanlarının bulunduğu cerrahi konseyimiz tarafından değerlendirilerek, cerrahi kararı verilebilmektedir" dedi.



200’den fazla hastalığın sebebi


Obeziteyi bir hastalık olarak fark edip, mücadeleye çocuklardan başlanması gerektiğinin altını çizen Koca, "Biz obeziteyi bir hastalık olarak algılamakta maalesef çok geç kaldık. Obeziteyi adeta normalin bir varyasyonu gibi değerlendiriyoruz, ’kahverengi gözlü, yeşil gözlü veya obez’ diyerek normalleştiriyoruz. Oysa obezite, 200’den fazla hastalığa sebep olduğu bilinen çok önemli bir hastalıktır. Dünya istatistikleri, sağlık harcamalarının en fazla yapıldığı alanın obezite kaynaklı sorunlar olduğunu açıkça göstermektedir. Diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, osteoartrit ve obstrüktif uyku apnesi gibi 200’den fazla hastalığın temel sebebi obezitedir" şeklinde konuştu.


Koca son olarak, obezite merkezinde tedavisi tamamlanan bireyleri, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirdiklerini ve diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarını devam ettirmelerini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi.



11 ayda 30 kilo verdi


Yalova’dan gelerek obezite merkezine başvuran 33 yaşındaki Şeyma Taşan, 11 aylık süreçte yaşadığı büyük değişimi anlattı. Merkeze bir arkadaş tavsiyesiyle geldiğini belirten Taşan, "Yaklaşık 11 aydır bu obezite ünitesine devam ediyorum ve bu süreçte 30 kilo verdim. Aldığım hizmetten çok memnunum, buradaki ekip her geldiğimde çok ilgili. Tedavi sürecimiz başladığında önce mevcut rahatsızlıklarım iyileştirildi, ardından diyetisyen yardımıyla kilo verme aşamasına geçtik. 30 kilo verdiğim için çok mutluyum ve şu an bu kiloyu korumaya çalışıyorum. Beslenme alışkanlıklarım tamamen değişti, hayata bakışım ve öz güvenim tazelendi. Artık çocuklarımla daha fazla vakit geçirebiliyor, spor yapabiliyorum. Spor artık hayatımın merkezinde. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi işlerden biri oldu" diye kullandı.



"Hayat kalitem arttı"


Merkeze başvuran ve 6 ayda 20 kilo veren bir diğer hasta Arzu Ordu ise obezitenin bir hastalık olduğunu buraya geldikten sonra öğrendiğini ifade etti. Merkeze başvurmak isteyip de çekingen davrananlara seslenen Ordu, "Başta çok çekinmiştim ancak buradaki ilgiyi görünce tüm kaygılarım geçti. Dört farklı doktorun bir arada çalışması, diyetisyenin sağlıklı beslenmeyi öğretmesi ve psikoloğun yeme krizlerine karşı verdiği destek çok kıymetli. Burası insana ’her ay düzenli geleyim, tedavi olayım’ dedirtiyor. Kilo verdikten sonra hayat kalitem arttı. Her ay randevu tarihimin gelmesini ve verdiğim kilolarla doktorlardan tebrik almayı büyük bir motivasyonla bekliyorum" ifadelerini kullandı.



Obezite Merkezi ile sağlıklı hayata adım atıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa Belediyesinden çocuklara 23 Nisan armağanı Aliağa Belediyesinin çocuklara yönelik yayınevi markası ’Aliağa Çocuk’ tarafından hazırlanan ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’ adlı resimli öykü kitabı yayımlandı. ’Ali ve Ece’ serisinin 3. kitabı olan eser, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından Helvacı, Şakran ve Aliağa merkezde düzenlenecek etkinliklerde çocuklara armağan edilecek. Çocuklara yönelik yayınevi olan belediye Aliağa Belediyesi, Aliağa Kent Kitaplığı ile sürdürdüğü kültür yayıncılığını çocuklara yönelik nitelikli eserlerle büyütmeye devam ediyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın Eğitim vizyonu kapsamında yayın hayatına kazandırılan ’Aliağa Çocuk’ yayınevi markası, Çocuklara Milli ve manevi değerleri, doğayı, hayvan sevgisini, yardımlaşmayı, kent kültürünü, yerel tarihi ve Aliağa’nın tarihî ile doğal değerlerini sevdirmeyi amaçlayan yayınlar yapıyor. Bayram coşkusu, okul ve Atatürk sevgisi Yazar Demet Bozkurt tarafından kaleme alınan ve 7 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Aliağalı çocuklar Ali ve Ece’nin gözünden anlatıyor. Aliağa’da geçen hikâye, çocukların bayram heyecanını, arkadaşlığını, paylaşma duygusunu ve ortak değerlerini sade, sıcak ve öğretici bir anlatımla işliyor. 23 Nisan: Çocuklara duyulan güvenin simgesi Kitapta Ali ve Ece’nin bayram sabahı başlayan hikâyesi, okul yolculuğu, Atatürk İlkokulu’ndaki tören hazırlıkları, şiir okumaları, resim yarışmaları ve halk oyunları gösterileriyle devam ediyor. 23 Nisan’ın, milli egemenliğin, Cumhuriyet bilincinin ve çocuklara duyulan güvenin de simgesi olan bir bayram olduğu vurgulanıyor. Eserde ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, milli egemenlik kavramı, Atatürk sevgisi, tarih bilinci, okul hayatı, dayanışma, özgüven ve kültürel etkinlikler çocuklar için yalın bir dille aktarılıyor. ’Aliağa Çocuk’ yayınları büyümeye devam ediyor Aliağa Çocuk Yayınları tarafından hazırlanan ’Ali ve Ece’ resimli çocuk öyküleri serisi büyümeye devam ediyor. Daha önce ’Ali ve Ece Hippoterapi Merkezinde’ ve ’Ali ve Ece Patiparkta’ adlı kitaplarla çocuklarla buluşan seri, ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’ ile üçüncü kitabına ulaştı. Serinin yeni kitapları ’Ali ve Ece Yavru Flamingo’ ile ’Ali ve Ece Piknik Günü’ ise mayıs ayında yayımlanarak çocuklarla buluşacak. Aliağa Belediyesi tarafından 2023 yılında kurulan Aliağa Çocuk Yayınevi, çocuklara kitap sevgisi kazandırmak, yerel tarih ve kültürü erken yaşta tanıtmak, Aliağa’yı çocukların dünyasına onların diliyle anlatmak amacıyla yayın hayatına başladı. Altı kitaptan oluşması planlanan ’Ali ve Ece’ serisiyle çocukların hem kendi şehirlerini tanımaları hem de milli ve kültürel değerlerle büyümeleri hedefleniyor. Vatandaşlar Aliağa Çocuk Yayınlarını, Aliağa Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden edinebiliyor.
Muş Muş’ta akıl ve zeka oyunları heyecanı Muş’ta düzenlenen akıl ve zeka oyunları etkinliğinde 10 farklı kategoride ilçe birincisi olan öğrenciler yarıştı. Başarılı olan öğrenciler, Türkiye finallerinde Muş’u temsil edecek. Milli Eğitim Bakanlığı ile Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu iş birliğinde Muş Vahit Özmen Ortaokulu’nda öğrencilerin zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla akıl ve zeka oyunları etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, farklı okullardan 10 ayrı kategoride ilçe birincisi olan öğrenciler katıldı. Öğrenciler, strateji, dikkat ve problem çözme becerilerini ortaya koydukları oyunlarda kıyasıya mücadele etti. Renkli görüntülere sahne olan yarışmalarda öğrencilerin heyecanı ve rekabeti dikkat çekti. Organizasyon kapsamında öğrencilerin analitik düşünme, hızlı karar verme ve odaklanma becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, öğretmenler ve veliler de yarışmaları ilgiyle takip etti. Yarışmalar sonunda dereceye giren öğrenciler, Muş’u Konya’da düzenlenecek Türkiye finallerinde temsil etme hakkı kazandı. Başarılı öğrencilerin finallerde de önemli dereceler elde etmesi bekleniyor. Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni Sinem Kaşcı, Türkiye genelinde her yıl düzenlenen organizasyonun okul, ilçe ve il aşamalarının ardından final sürecine ulaştığını belirterek, "Bugün 10 kategoride birinciler belli olacak, ödülleri takdim edeceğiz. Daha sonra Konya’da düzenlenecek Türkiye finalleri için yarışacak öğrenciler belirlenecek; yani Konya yolcuları netleşecek. Akıl ve zeka oyunlarının öğrenciler üzerinde gerçekten çok önemli faydaları olduğunu görüyoruz. Hem stratejik düşünme hem de sosyal açıdan ciddi katkılar sağlıyor. Bu doğrultuda öğrencilerimizi bu tür etkinliklere yönlendirmek ve sosyal faaliyetlere katılımlarını artırmak istiyoruz. Turnuvaya toplam 45 öğrenci katıldı. Öğrenciler 10 farklı kategoride yarıştı. Bu 45 öğrenci arasından 10’u birinci olarak Konya’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde edecek. Turnuvada mangala başta olmak üzere Abluka, Equilibrium, Pentago, Küre ve Koridor gibi çeşitli akıl ve zeka oyunları yer aldı" dedi. Akıl ve Zeka Oyunları turnuvasına katılan öğrencilerden Rojbin Artun, "Zeka oyunları yarışmalarına katıldım, İlçe birincisi oldum. Buraya geldim, burada da İl birincisi oldum. Hedefim, Türkiye finallerine gidip orada da birinci olmak, ödüller kazanmak ve ailemi gururlandırmak. Şu an bu başarı beni çok gururlandırdı" ifadelerini kullandı.
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu başhekimin ifadesi ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 11 şüpheli tutuklanırken, son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir olmuştu. ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçundan tutuklanan Özdemir’in jandarmadaki ifadesi ortaya çıktı. Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde başkan olarak yani il müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti. 3 yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, "Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, sayın valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı" dedi. 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti. Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu. Özdemir, "Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve beceriside yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracatı alınıp TCKN’ den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, bilgi İşleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel beye yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar, bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" diye konuştu. "Bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir" Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi de soruldu. Bahse konu "POLNET" çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, "Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’ in de verileri Hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp Tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır" ifadelerini kullandı. "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden "Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi" ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2020 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da Özdemir’e soruldu. Özdemir, "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur" diye kaydetti. "Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda "Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e "Gülistan Doku’nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?" sorusu yöneltildi. Özdemir şöyle cevapladı: "Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiç bir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen bilgi işlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’ un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını, ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz" dedi.
Aydın Aydınlı özel sporcu Türkiye şampiyonu oldu Samsun’da düzenlenen Okul Sporları Özel Sporcular Atletizm Gençler-Yıldız Türkiye Birinciliği müsabakalarında Aydınlı sporcu Alperen Akcanlı, 200 metre yarışında Türkiye birincisi olarak altın madalyanın sahibi oldu. Okul Sporları Özel Sporcular Atletizm Gençler-Yıldız (Kız-Erkek) Türkiye Birinciliği müsabakaları Samsun’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Şampiyonada mücadele eden Aydınlı özel sporcular da elde ettikleri derecelerle başarıya imza attı. Kıyasıya rekabetin yaşandığı organizasyonda Erkekler kategorisinde Alperen Akcanlı, 200 metre yarışında Türkiye birincisi olarak altın madalyanın sahibi oldu. Ayrıca Akcanlı 100 metre yarışında da Türkiye üçüncülüğü elde ederek önemli bir başarı daha kazandı. Yıldız Kızlar kategorisinde gülle atma branşında mücadele eden Hatice Özbilen, Türkiye 4.’sü oldu. Aynı kategoride Yağmur Ada Taşan, 200 metre yarışında Türkiye 3.’sü olurken, uzun atlama branşında ise Türkiye 2.’si olarak çifte başarıya ulaştı. Yıldızlar 800 metre yarışında Sevgi Kara da Türkiye 4.’lüğü elde ederek kürsü mücadelesinde yer aldı. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Samsun’da düzenlenen Türkiye Birinciliği müsabakalarında ilimizi başarıyla temsil eden özel sporcularımızı ve emeği geçen antrenörlerimizi tebrik ediyor, sporcularımızın elde ettiği derecelerle gurur duyuyoruz. Sporun her alanında özel sporcularımızın yanında olmaya ve onların gelişimine destek vermeye devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.