GÜNDEM - 08 Nisan 2026 Çarşamba 20:13

Osmangazi Belediyesi’nde tasarruf ve hizmet vurgusu

A
A
A
Osmangazi Belediyesi’nde tasarruf ve hizmet vurgusu

Osmangazi Belediyesi’nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu, Osmangazi Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle ile kabul edildi. Encümen ve komisyon üyelerinin de belirlendiği meclis toplantısında açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yüzde 12’lik tasarruf gerçekleştirdiklerini belirterek, yapılan çalışmalara ilişkin bilgiler verdi.


Osmangazi Belediyesi’nin Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Osmangazi Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Erkan Aydın, Katar’da meydana gelen helikopter kazasında şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin ile ASELSAN çalışanlarına, Ağrı’da askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Akçay’a, Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı mesajını iletti.


Mustafa Bozbey’in tutuklanma kararına ilişkin açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Biz, gözaltına alınan, tutuklanan her belediye başkanımızdan sonra aynı şeyi söyledik; masumiyet karinesi var, insanlar suçu ispatlanana kadar masumdur. Bu evrensel bir hukuk kuralıdır. Tabii ki yargılanacak, herkes yargılamaya açıktır ancak bunun hukuk kuralları içerisinde olması gerekiyor. Yargılama olduktan sonra suçluysa elbette cezasını çekecek ama suçlu değilse peşinen cezasını çekmiş olacak. Demokrasimiz adına üzüntü verici, sandıkla gelenin sandıkla gitmesi gerekiyor. Tutuksuz yargılanmanın esas olduğunu düşünüyoruz ve bir belediye başkanımızın da bu konu dikkate alınarak yargılanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.



700’üncü yıl kutlamaları devam edecek


Geride bıraktığımız Ramazan ayında yapılan yardımlara ve organizasyonlara ilişkin meclis üyelerine bilgilendirmelerde bulunan Başkan Erkan Aydın, binlerce Osmangazili vatandaşın gönlüne dokunduklarına işaret etti. Bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri ile Bursa’nın Fethi’nin 700’üncü yılına dair kutlamalara değinen Başkan Aydın, fetih duasıyla başladıkları etkinlik zincirini sempozyum ve fetih yürüyüşü ile devam ettirdiklerini söyledi. Başkan Aydın, Nisan ayı boyunca tarihi kent koşusu, köy düğünü ve rahvan at yarışlarıyla 700’üncü yıl etkinliklerinin devam edeceğini dile getirdi.


Başkan Aydın, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Kurban Pazarı alanlarına ilişkin de, "13-17 ve 20 Nisan tarihlerinde 6 iş gününde Kurban Bayramı ile ilgili kotra satışları başlayacak. Burada daha önceden devamlı düzenli katılanlara bir öncelik tanınıyor. Gelemeyecek olanların yerine de yeni hak sahiplerine bu satış sunuluyor. 27 Nisan’da hayvanların girişlerine başlanıyor, bayrama 10 gün kala büyükbaş, 5 gün kala küçükbaş alınması durduruluyor. Fiyatlara geçen yıla oranla yüzde 35 bir zam yapılmış durumda. Hem Veysel Karani’de hem Geçit’te iki noktada kurban pazar alanları kurulacak" şeklinde bilgi verdi.


2025 yılı faaliyet raporu görüşüldüğü esnada göreve gelmesinin ardından seçim vaatlerine yönelik olarak tutulan sözleri değerlendiren Başkan Aydın, ilk 700 gün itibarıyla vaatlerin yaklaşık yüzde 70’inin gerçekleştiğini belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Birçok dağ köyümüzde yağmur suyunun depolanmasını planlıyoruz, Soğanlı Millet Bahçesi’nde depoların tadilat işlemi var. Mürseller ve Dürdane’de ihale dosyasını hazırladık, yakın zamanda ihaleye çıkacağız. Afet konteynerleri sözünü vermiştik. 9’unu koyduk, 30’unun ihalesi yapıldı ve ihale çok yüksek olduğu için iptal edip yenisini yapacağız. Seçimden önce söylediğimiz vaatler, 5 yıllık vaatler. Biz üçte ikisini tamamladık, 10 tanesi için hazırlık aşamasındayız, 13 tanesine de başlayacağız. Soğanlı Millet Bahçesi’nde spor kompleksi projeleri bitti ancak gerek amatör sporlardan gelen taleple, gerek alanı daha verimli kullanmak adına projede değişiklikler yapıldı. Buranın bakan katılımıyla TOKİ tarafından bize natamam bir şekilde devredilmesi, kurak geçen bir dönemde oranın yeşertilememesi, başka bir sıkıntı olarak önümüze geldi. Sonradan öğrendik ki meğer oraya bir inşaatın yüzlerce kamyon atık bedelleri, molozları dökülmüş. Dolayısıyla çimleme yapılamamış. Şu anda 5 kreşimiz var, Küçükbalıklı yüzde 70, Kükürtlü yüzde 40 aşamalarında. Emek’te temel atacağımız kreşin altında Bizans dönemi toplu mezarları çıktı ama şu anda sanırım onunla ilgili bir engel kalmadı. Biz ihbarımızı yaptıktan sonra Müzeler Müdürlüğü gelip tespitlerini yaptı. Orayı da tamamladıktan sonra Panayır’da, Gülbahçe’de, Çekirge’de olmak üzere 2026 sonu ya da 2027 başı gibi sayımız 10’a yükselmiş olacak. Geri kalan 2,5 yılımızda hedefimiz olan 20, 25 sayısını tamamlamak için mücadeleye devam edeceğiz."


Pazar alanlarını kapatma ile ilgili olarak Hürriyet ve Alemdar’da alanın ihale aşamasında olduğunu, Demirtaş Sakarya Mahallesi’ndeki kapalı pazar yerinin ihalesinin yapıldığını belirten Başkan Aydın, onun dışında Osmangazi’de 26 açık olup kapatılması gereken pazar alanı olduğunu kaydetti.


Meclis üyelerinden gelen eleştirilere yanıt veren Başkan Aydın, halı sahalarla ilgili amatör spor kulüplerinin herhangi bir sıkıntısının bulunmadığını söyleyerek, "Osmangazi’de bulunan 68 amatör spor kulübüne talepleri doğrultusunda ayrım yapılmadan, eşit olarak malzemelerini teslim ettik. İnşallah her sene sonunda onlardan gelen talepleri bu şekilde karşılamayı planlıyoruz" dedi.


Yerel seçimler öncesinde sendikayla 3 yıllık yapılan personel sözleşmesinin olduğunu ve bu durumun da kendilerine Türkiye’de ortalama olarak en yüksek maaş ödemesini getirdiğini kaydeden Başkan Aydın, bütçe planlamalarına ilişkin, Bugün piyasadaki işçilik giderlerinin ortalamasının neredeyse iki buçuk katında bir giderimiz var. Neticede 3 yıllık sendikayla yapılan sözleşme var. İyileştirme yapmanız, kamu gelirlerini artırmanız, mevcudu korumanız lazım. En önemli konulardan bir tanesi, belediyemizde kamu gelirleri ile özel gelirler birbirinden ayrıldı. Kamu gelirlerine haczin önüne geçildi. İkisi birlikteyken ufacık bir miktardaki haciz hepsini engelleyebiliyordu. Bursa’mızda yine yap işlet modeliyle birçok yapı var. Daha önce emlak vergisi vermiyorlarmış. 2022’deki danıştay kararıyla bunların alınabileceğini biz tespit ettik, emlak vergisi beyanı yaptık. Sadece geçen yıl 13 milyon 670 bin TL gibi hiç olmayan bir geliri katmış olduk. Yine kayıt dışı mükelleflerinin sisteme dahil edilmesi, hiç yapılmamış. Sadece bu beyannameler giderek alınarak da 83 milyon TL tutarında ek gelir belediyemize gelir olarak kaydedilmiş. Yine daha önceden tahsil edilmeyen geçiş hakkı bedeli, maden payı gibi bazı gelirlerin tahsilat süreci tarafımızca başlatılmış ve buradaki gelir kaybının önüne geçilmiş oldu. Yine belediye tarihinde hiç olmayan, indirilecek KDV uygulaması, belediye tarihinde ilk. İndirilecek KDV uygulamasını hayata geçirerek, sadece geçen yıl 12 milyon TL tutarında buradan bir tasarruf sağlanmış ve kasada paranın kalması sağlanmış. Genel çerçevede mali disiplinin güçlendirilmesi, personel giderlerinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması hedefi doğrultusunda bu çalışmaları yapmışız. Yeni başlayan personeli, ilk 1 yıl süreyle mevcut çalışanın seviyesinden yüzde 20 daha düşük bir bedelle başlatmışız ve bu sayede de yılda yaklaşık 30 milyon TL civarında bir tasarruf sağlamışız."



"2025 yılını yüzde 12 tasarrufla bitirmişiz"


Ülkenin ekonomik şartlarındaki zorluğa değinen Aydın, şunları kaydetti:


"2025 yılı bütçemizde gider olarak yüzde 88.70, gelir olarak da yüzde 85.15 yani tahmini bütçe yüzde 12 tasarrufla bitirmişiz. Gelir gider arasındaki fark yüzde 3,5. Bütün belediyeleri inceleme şansımız yok ama iddia ediyorum Türkiye’de ilk 10’a girecek rasyolarda. Bu iş sadece gelir artırmakla yetmiyor, gideri de kısmak gerekiyor. Bu çerçevede en ufak detayı bile, örnek veriyorum; sadece burada su sebillerini kaldırarak yılda 1,5 milyon TL, kağıt havluyu kaldırarak yılda 1 milyon TL’ye yakın tasarruf elde ediliyor. Bunun gibi üst üste koyduğunuzda gelir gider dengesini kurarak, sağlıklı bir bütçe yürütme, ardından kalan bütçeyle de yatırımı yapmak önemli. Öyle mega projeler yok ama şunu çok net görüyoruz, kreşlerden anneler memnun. Amatör spor kulüplerimize yardımlarla gençlere ve çocuklara yatırım yapıyoruz. OSMEK kurslarında iş hayatına katılan birçok bireyimiz yararlanıyor, kütüphanelerimiz de binlerce insana dokunuyor."



Encümen ve ihtisas komisyon üyeleri belirlendi


Parti temsilcilerinin yaptığı konuşmanın ardından Osmangazi Belediyesi Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Meclis toplantısında encümen ve ihtisas komisyon üyeleri belirlendi. Buna göre Osmangazi Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili olarak Recep Çohan, Osmangazi Belediye Meclisi 2. Başkan Vekili ise Sefa Yılmaz seçildi.


Son olarak Başkan Erkan Aydın, Osmangazi Belediyesi meclis üyelerine teşekkür ederek, "Burada her birimiz yerel siyaset yapıyoruz, aynı zamanda hizmet için buradayız. Siyasal partilerin temsilcileri olarak, sizlere oy verenlerin yetkilendirmesi sonucunda buradasınız. Bunu dışarıda da söylüyorum, amaç burada hizmet etmek doğru işleri hep birlikte yapabilmek, muhalefetiyle, iktidarıyla. Neticede bütün bu görevler geçecek. Bizlerin, sizlerin yerinde başkaları bir gün oturacak. Geride iz bırakıp, iyi anılabilmek bütün mesele. Dolayısıyla da bütün bu uyumdan dolayı bütün parti gruplarına, meclis üyelerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu şekilde devam ederiz" açıklamalarında bulundu.



Osmangazi Belediyesi’nde tasarruf ve hizmet vurgusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Polislere 10 Nisan sürprizi DÜZCE (İHA) – Düzce Belediyesi tarafından 10 Nisan Polis Günü nedeniyle, Düzce İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislere sürpriz hazırlandı. Polisler bir öğrenciyi sınava yetiştirmeye çalışırken bir yandan da görme engelli bir vatandaşı karşıdan karşıya geçirmeye çalıştı. Olayların kendilerine yapılan sürpriz olduğunu öğrenen ve çiçeklerle karşılanan polisler büyük mutluluk yaşadı. Düzce Belediyesi, 10 Nisan Polis Günü nedeniyle polislerin sevgi, merhamet ve hassasiyetini ön plana çıkaran bir video hazırladı. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislere yönelik düzenlenen ilk senaryoda, sınava yetişmekte zorlanan bir öğrenci polis ekiplerinden yardım istedi. Durumu tereddütsüz değerlendiren ekipler, öğrenciyi hızla Düzce Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’ndaki sınav yerine ulaştırdı. Görevlerini büyük bir hassasiyetle yerine getiren polisler, okulda kendilerini bekleyen belediye ekipleri tarafından çiçeklerle karşılandı. Öğrenciyi sınava yetiştiren polis memuru Sinan Temizoğlu, yapılan sürpriz karşısında duygularını anlatarak, "Biz sürprizden çok milletimizin refah ve mutluluğu için varız. Bu üniformayı giyerken biz canımızdan vazgeçmişiz. Ben kendi çocuğumu yetiştiremediğim zamanlar oldu" dedi. Trafik Polisi İsa Şanverdi, "Çocuk ’motorum bozuldu bizi yetiştirir misiniz?’ dedi. 5 dakika kaldı, 3 dakika kaldı diye diye geldik. Çok duygulandım. Neredeyse ağlayacağım. Kızımı onun yerine koydum" dedi. Bir diğer senaryoda ise görme engelli bir vatandaşın yoğun trafik akışı içerisinde yaya geçidinden karşıya geçmeye çalıştığı anlar canlandırıldı. O esnada her şeyden habersiz görevli polis ekipleri, trafiği durdurarak vatandaşa güvenli bir şekilde yolun karşısına geçmesi için yardımcı oldu. Bu duyarlı davranışın ardından polisler, yine belediye ekiplerinin çiçekli sürpriziyle karşılaştı. Gerçekleştirilen etkinlikle, polislerin sadece güvenliği sağlamakla kalmayıp aynı zamanda toplumun her kesimine şefkatle yaklaşan yönlerine dikkat çekildi. Düzce’de Polis Haftası, bu anlamlı organizasyonla merhamet ve insanlık vurgusuyla kutlandı.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürmektedir" Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, azınlığın Lozan Barış Antlaşması’yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürdüğünü belirtti. Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, azınlığın Lozan Barış Antlaşması’yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürmektedir. Geçtiğimiz aylarda Dimetoka’da, Batı Trakya Türk Azınlığının temsilcileriyle ve kurumlarıyla istişare edilmeden, ‘seçim’ kisvesi altında dayatılan ‘tayinli müftü’ belirleme süreci, şimdi Rodop ve İskeçe illerinde de uygulanmaya çalışılmaktadır. Söz konusu uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir. Bu vesileyle, Yunanistan’ın, ülkesindeki resmi bir azınlığın seçilmiş dini liderlerini tanımadığını bir kez daha uluslararası toplumun dikkatine getiriyoruz. Yunanistan’ın soydaşlarımıza yönelik baskıcı uygulamalarını sonlandırmasının ikili ilişkilerimizi de olumlu etkileyeceğini vurguluyor, Yunan makamlarını Batı Trakya Türk Azınlığı konusunda ısrarla yürümekte oldukları yanlış yoldan geri dönmeye çağırıyoruz. Türkiye, ahdi yükümlülüklerini de gözeterek, Yunanistan’daki Batı Trakya Türk Azınlığının haklarının korunmasını yakından takip etmeyi sürdürecektir" ifadelerine yer verildi.
İstanbul "İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısıyla ilgili savunma yapan sanık: "Sürece bir katkım ve dahilim yoktur" "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında "İstanbul Senin" isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen sanık Melih Geçek savunma yaptı. Tutuklu sanık, "Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Yusuf Utku Şahin ve Melih Geçek savunma yaptı. Yusuf Utku Şahin hakkında iddianamede Murat Ongun’un sahibi olduğu Reklam İstanbul isimli firmada bilgisayar mühendisi olarak çalıştığı ve Ongun’un ‘üs’ olarak kullandığı "iletişim çadırı ekibi" olarak adlandırılan yerde faaliyet gösterdiği belirtilmişti. Şahin’in İstanbul Senin uygulamasının hayata geçirilmesi ile elde ettiği birçok veriyi mail atarak uygulamanın içerisine işlenmesini sağladığı aktarılmıştı. İddianamede Şahin’in örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu da belirtilmişti. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim reklamcılık. Bugün size yoku ispat etmeye çalışacağım. Ben bilgisayar mühendisliği mezunuyum ama kısmet, reklamcı olarak iş hayatına girdim. Reklam İstanbul firmasında işe girdikten 6 ay sonra operasyonlar oldu ve kayyum atandı. 2 haftalık incelemeden sonra tüm çalışanları karşılarına aldılar ve bundan sonra TMSF güvencesi altında olduğumuzu söylediler. Çok sıkı çalıştık kayyumlar ile birlikte. İstanbul Senin, İBB Hanem uygulamaları ve veri tabanına erişim konusunda kendimi dış kapının dış mandalı olarak bile görmüyorum. Bana operasyondan sonra sordular ‘İBB çalışanı mısınız’, ‘yok’. Ben yoku ispat etmeye çalıştığımı o zaman anladım. Şu konuyla ilgili herhangi bir standart İstanbullu vatandaş kadar bilgim var. En sonunda bir ifade çıktı. Emrah Yüksel denilen bir kişiden. İfadede ‘iletişim çadırı ekibinden Utku Şahin’ deniliyor. Ben çadır falan bilmiyorum. Benim şundan tutuklandığımı reklamcılık sektörü duysa 150 milyarlık sektör istifa edip gider" dedi. Tutuklu sanık Melih Geçek hakkında ise iddianamede örgütün kuruluşundan beri üyesi olduğu ve örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği belirtilmişti. Geçek’in İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını, seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı da iddianamede aktarılmıştı. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaştığı da iddianamede ifade edilmişti. Sanık Geçek savunmasında, "Ben İstanbul Senin’in lansmanına bile davet edilmemiş biriyim. İddianamede ‘İstanbul Senin kişisel veri alınmak için kuruldu’ deniliyor. Bu kişisel veriler alınıyordu önceden de. İstanbul Senin bir yenilikti ve vatandaşların hayatını kolaylaştırıyordu. Ben bu projede nerede yer aldım? Bu proje test edildi. Ben uygulamaya baktım sağlam ama çirkin dedim görsel olarak. Sadece burada yer aldım. Bugün burada uygulamayı kullanan vatandaşlardan bir farkım yoktur. Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur. İstanbulluların kişisel verilerini toplamak için İstanbul Senin uygulamasını yapmışız iddiası var. Bir havuz var, İBB bütün uygulamalarını orada topluyor. 15 uygulamadan buraya veri akıyor. Yani İstanbul Senin uygulaması olmasa da veri geliyor. İstanbul Senin olmazsa 20 tane uygulama olurdu, hiçbir şey değişmezdi. Ekrem İmamoğlu ile eski tanışıklığım olmasa burada karşınızda olmayacaktım" dedi. Sanık Geçek, "İstanbul Senin uygulamasında sızıntı var, 3.7 milyon kişinin verisi sızmış, USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) diyor ki ‘veri sızıntısı bulunmadı’. Burada sorumlu USOM yetkilileridir. Test kullanıcılarını veri sorumlusu diye tutukluyorsunuz, ancak İBB veri sorumlularına bu sorular soruldu mu? İBB Hanem’in ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. Hiçbir yerinde olmadığım, bilmediğim bir uygulamayı burada savunamayacağım. Ben bu ülkenin vatandaşıyım, daha adil bir şekilde yargılanmayı talep ediyorum" dedi. İddianamede yer alan örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği iddiasına ilişkin de sanık Geçek, "Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Ben Hüseyin Gün’ü hayatımda bir kere gördüm. Bana ‘Hüseyin Gün burada’ deseniz ben tanımam. Ben bu adamın casusluk dosyasında bütün yazışmalarını okudum. Konuşmalarında ‘İstanbul Senin benim projem’ demiş bazı yerlerde. Adamın ne iş yaptığı belli değil, tam bir şarlatan. Savcılığın beni Hüseyin Gün denilen ne idiğü belirsiz bir kişiyle bağlantılı göstermesi bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir" şeklinde konuştu. Duruşma, sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.