ÇEVRE - 01 Ocak 2026 Perşembe 14:08

Osmangazi Belediyesi’nden karla mücadelede kesintisiz mesai

A
A
A
Osmangazi Belediyesi’nden karla mücadelede kesintisiz mesai

Yeni yılın ilk saatlerinden itibaren vatandaşların rahat ulaşımı adına etkin bir rol oynayan Osmangazi Belediyesi ekipleri, kar yağışının ulaşımı olumsuz etkilediği pek çok noktaya anında müdahale ederek, herhangi bir aksama yaşanmaması sağlıyor.


Osmangazi Belediyesi ekipleri, 7 gün 24 saat hazır bir şekilde hava şartlarının ulaşımı engellememesine ilişkin yoğun mesaisini sürdürüyor. Osmangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, 2026’nın ilk saatleri itibarıyla başlayan kar yağışının etkisiyle anında harekete geçti. Osmangazi İlçesi sınırlarında kalan ve yoğun kar yağışı alan Süleymaniye, Kirazlı, Tuzaklı mahallelerine yönelik bağlantı yollarında trafiğin olağan akışında seyretmesi için sahada olan ekipler, bu bölgelerde yolları genişleterek sürücülerin olumsuz etkilenmemesi için buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarını da aralıksız sürdürdü. Ayrıca Mollafenari, Çekirge, Yenikent, Hamitler TOKİ, Demirtaş, Sakarya, Alaşar ve Ovaakça gibi kar yağışının ulaşımı trafiği aksatabileceği noktalarda da yoğun gayret gösteren ekipler, sürücülerin rahat bir ulaşım gerçekleştirebilmeleri amacıyla bu bölgelerdeki yollarda yaptığı çalışmalarla da ulaşımı güvenli hale getirdi. Dikkaldırım ve Dobruca mahallelerinde de aktif olarak sahada mesai harcayan ekipler, talep doğrultusunda da kar yağının hayatı olumsuz etkilediği ilçe sınırlarında yer alan bölgelere de anında müdahalesini yoğunlaştırıyor.



Osmangazi Belediyesi’nden karla mücadelede kesintisiz mesai

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.