EKONOMİ - 27 Aralık 2025 Cumartesi 10:08

Plastik atıkları doğaya zarar vermeden dönüştürdüler, ödülü kazandılar

A
A
A
Plastik atıkları doğaya zarar vermeden dönüştürdüler, ödülü kazandılar

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisinde sektör devlerinin ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu.


2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.


İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde "Çevre", "Enerji Verimliliği" ve "Sürdürülebilirlik" ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor.


Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, "Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum" dedi.


"Yeşil dönüşüm geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur"


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ise, sanayinin rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğini, çevresel performans, karbon ayak izinin azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının küresel değer zincirlerinde kalıcı bir yer edinmenin temel şartı haline geldiğini belirterek, "Bu alanlar bir tercih olmaktan çıkarak açıkça bir zorunluluk haline geldi. Bugün burada yalnızca başarılı projeleri ödüllendirmek için değil, Türkiye sanayisinin geleceğini dönüştüren güçlü bir iradeyi görünür kılmak için bir aradayız. Bugün ödüllendirilen projeler, yeşil dönüşümün sanayide nasıl somutlaştığını açık biçimde ortaya koyuyor. Atık oluşumunu azaltan, döngüsel ekonomi süreçlerini üretime entegre eden, çevresel etkileri azaltan, enerji talebini yöneten ve geri kazanım ilkelerini benimseyen çalışmalar; sanayimizin dönüşüm kapasitesini net biçimde gösteriyor. Yeşil dönüşüm yalnızca bir çevre politikası değil, geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur. Bu dönüşümü ancak birlikte hareket ederek, sanayimizi güçlendirerek ve kimseyi geride bırakmadan başarabiliriz. Daha çevreci ve daha rekabetçi bir Türkiye hedefiyle tüm paydaşlarımızla çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.


"Gurur duyuyoruz"


"Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, "Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum" diye konuştu.


Yıldırım, "Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor" dedi.


Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözmeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin öneminin artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti.


"Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam"


Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, "Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.


Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin "Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması"nda "En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü"ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği "Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni"nde "Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar" kategorisinde ödüle layık görülmüştü.



Plastik atıkları doğaya zarar vermeden dönüştürdüler, ödülü kazandılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir ABAK’tan Deprem Haftası’nda öğrencilere hayat kurtaran bilgilendirme Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ABAK), 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Mehmet Saka İlkokulu ve Mehmet Saka Ortaokulu’nda deprem farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte öğrenciler, afet öncesi, sırası ve sonrasında yapmaları gerekenler konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. Risklerin belirlenmesinden aile afet planı hazırlamaya, acil durum çantası oluşturmadan bilgi kartı kullanımına kadar önemli konular aktarılırken, deprem ve afet kavramlarının ne anlama geldiği, çök-kapan-tutun pozisyonunun doğru uygulanışı ile okul ve evde alınması gereken önlemler de anlatıldı. Ayrıca öğrenciler, Aliağa’daki en yakın afet toplanma alanlarına nasıl ulaşabileceklerini öğrenerek, bilgi ve farkındalıklarını pekiştirdi. Bilgilendirmeler öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle tamamlandı. Bilgilendirme programının ardından okulda deprem tatbikatı gerçekleştirildi. İlk siren sesiyle birlikte öğrenciler ve okul personeli çök-kapan-tutun pozisyonu alırken, ikinci sirenin ardından kat planlarına uygun şekilde binayı tahliye ederek okulun toplanma alanına yönlendirildi. Aliağa Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Ramazan Özdal, Tatbikatın ardından açıklamalarda bulundu. Özdal, "ABAK ekibi 2021 yılında kuruldu. Ekibimiz AFAD İl Müdürlüğü tarafından verilen gerekli eğitimleri tamamladı. O günden itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de Mehmet Saka İlkokulu ve Ortaokulu’nun daveti üzerine deprem farkındalık etkinliği kapsamında okulumuza geldik. Önce bilgilendirmelerimizi gerçekleştirdik, ardından siren eşliğinde öğrencileri sınıflardan güvenli şekilde tahliye ederek toplanma alanına yönlendirdik. Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
İzmir Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bağımlılıkların ekonomiye maliyeti 78 milyar dolar" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkların Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesinin toplumsal seferberlik ruhunu güçlendireceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeşilay’ın 106’ncı kuruluş yıl dönümü kapsamında İzmir İktisat Kongresi’nde düzenlenen törenle şehirde hizmet verecek yeni tesislerin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İzmir Valisi Süleyman Elban, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ile Yeşilay yetkilileri ve gönüllüleri katıldı. Bağımlılıkla mücadeleyi milli bir beka meselesi olarak nitelendiren Yılmaz, açılışı yapılan merkezlerin özellikle gençlerin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine rehberlik edeceğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele eylem planları Köklü geçmişi, gönüllülük ruhu ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla Yeşilay’ın toplumumuzu bağımlılıklardan koruma mücadelesinin bayraktarlığını yapan önemli bir dinamik güç konumunda olduğunu ifade eden Cevdet Yılmaz, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerin özellikle gençlerimizin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine katkı sunacak merkezler olacağına inanıyorum. Yeşilay’ın kuruluş hikayesi, aslında milletimizin bağımsızlık mücadelesinin önemli sayfalarından birini oluşuyor. İşgal yıllarında zararlı alışkanlıkların toplum üzerinde bir zafiyet oluşturmasına karşı harekete geçen bir grup vatansever aydın ve hekim, Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman’ın öncülüğünde bu kurumu hayata geçirmiştir. O gün verilen mücadele, toplum sağlığını korumanın ötesinde, milletimizin iradesini ve direncini ayakta tutma çabasının da bir parçası olmuştur. Bugün de aynı bilinçle hareket ediyoruz. Çünkü bağımlılık; bireyi zayıflatan, aileyi sarsan, toplumsal dayanışmayı aşındıran ciddi bir tehdittir. Başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuzda bağımlılığın her türüne karşı bütün boyutlarıyla eylem planlarını hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede bağımlılığın her türüne karşı önleme, tedavi, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık boyutlarını birlikte ele alan kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Tütün, uyuşturucu madde kullanımı ve davranışsal bağımlılıklar alanlarındaki Eylem Planlarımızı kararlılıkla uyguluyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda yıllık olarak gözden geçirerek yeniliyoruz. Risk analizi temelli ve veriye dayalı politikalarla mücadelemizi güçlendirerek, önlemeden rehabilitasyona, tedaviden sosyal uyuma kadar geniş bir çerçevede yenilikçi adımlar atıyoruz. Riskli çocuklarımızı erken aşamada tespit edip sporla, sanatla ve farklı faaliyetlerle bu çocukları kurtarmak mümkün. Belli uyuşturucu çeşitlerine yakalanan insanları tedavi etmek çok düşük. O yüzden asıl olan çocukları erken aşamada tespit edip harekete geçmektir" dedi. Sağlık altyapısı ve önleyici hizmetler Son yıllarda özellikle sağlık altyapı ve önleyici hizmetleri önemli ölçüde güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, "Sigara bırakma polikliniklerinin sayısını kısa sürede bin 400’ün üzerine çıkardık. Aile hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık çalışanlarımızı bu sürecin aktif bir parçası hâline getiren eğitim programlarıyla milyonlarca vatandaşımıza daha kolay ulaşılmasını sağladık. Mobil ekipler ve tütünle mücadele timleri aracılığıyla meydanlardan üniversite kampüslerine kadar pek çok alanda yüz binlerce vatandaşımıza doğrudan danışmanlık hizmeti sunuldu. Uyuşturucuyla mücadelede de hem arz hem talep boyutunu birlikte ele alan kapsamlı bir yaklaşım izliyoruz. Kolluk birimlerimizin kapasitesi güçlendirilirken, sınır kapılarımız ve gümrüklerimiz ileri teknolojik sistemlerle desteklenmektedir. Sokak düzeyinde yürütülen çalışmalar, eğitim programları, danışma hatları, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle risk altındaki bireylere erken aşamada ulaşmayı, riskleri erken aşamada tespit ederek bertaraf etmeyi hedefliyoruz. Bu mücadelede merkezi ve yerel düzeyde kamu kurumlarının kararlı politikaları kadar sivil toplum kuruluşlarımızın katkısı da büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. YEDAM merkezlerinin önemi YEDAM aracılığıyla bağımlılıkla mücadele eden bireylere ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek sunulması gibi çalışmaların sahada fark oluşturan önemli örnekler olduğunu belirten Yılmaz, "Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, bağımlılıkla mücadelede tedaviye erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra bireyin yeniden hayata tutunmasına imkân sağlayan önemli bir destek mekanizmasıdır. Uzman kadrolar eşliğinde yürütülen bu çalışmalar, bağımlılıkla mücadelede insanı merkeze alan güçlü bir iyileşme ve sosyal uyum süreci sunmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerle, bağımlılıkla mücadelenin sahadaki imkân ve kapasitesi daha da güçlenmektedir. İzmir’de hizmete giren bu merkezlerin; özellikle gençlerimiz başta olmak üzere bağımlılık riski taşıyan bireyler için güvenli bir danışma ve destek noktası olacağına inanıyorum. Merkezler aynı zamanda toplumumuzda sağlıklı yaşam bilincinin güçlenmesine katkı sağlayacak önemli birer dayanışma mekanı olacaktır" şeklinde konuştu. Bağımsızlık odaklı seferberlik Yeşilay’ın geçen yıl yayınladığı rapora göre bağımlılıkların ülke ekonomisine maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını dile getiren Yılmaz, "Bu nedenle risk analizi temelli önleyici müdahaleler son derece önem taşıyor. Çünkü mücadelemizde belirleyici olan; bağımlılık geliştikten sonra müdahale etmenin ötesinde, risk tespit edildiğinde erken aşamada önlem alabilmektir. Koruyucu müdahalede bulunmaktır. Bu da güçlü bir aile yapısının tesisini, aile-eğitim-sağlık anlamında yakın iş birliğini, toplumsal dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de bağımlılıkla mücadelemizde bu bütüncül yaklaşımı güçlendirmek en temel önceliğimizdir. Bağımlılıkla mücadeleyi tek başına devletin yürüttüğü bir alan olarak görmüyoruz. Millet olarak topyekûn biçimde bu mücadeleyi sahiplenmeliyiz; gönüllülük bilinciyle Yeşilay’ın yanında yer almalı ve gençlerimizi hep birlikte korumalıyız. Bu nedenle 2026 yılının teması olan "bağımsızlık" odaklı seferberlik anlayışı, bağımlılıklarla mücadelemiz için son derece anlamlı bir tanımlamadır. Burada da hedefimiz ekonomik, siyasi ve milli teknoloji alanındaki yaklaşımımız gibi tam bağımsızlıktır" dedi. Vali Elban’dan farkındalık vurgusu Tüm kurum ve kuruluşlarla farkındalık eğitimlerini sahada vermeye çalıştıklarını söyleyen İzmir Valisi Süleyman Elban, "Bu konuda yetişmiş eleman ve kalitesiyle Yeşilay’ın çalışmaları ayrı bir önem arz ediyor. Bu nedenle çalışmaların doğru bir düzlemde gitmesi ve iyi bir ivme kazanması için Yeşilay’ın çalışmalarını önemsiyoruz. Burada tüm sorumluluğu da Yeşilay’ın sırtına yüklemek istemiyoruz. 81 milyonun her bir ferdinin bizlerle beraber olmasını ümit ediyoruz" diye konuştu. Bağımlılıkla mücadelede yeni adımlar Yeşilay Cemiyeti olarak insanımızın bağımsızlığı için üç temel noktada çalışmalar yaptıklarını kaydeden Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadele üst kurulunda hangi düzenleme, yönetmelik ve kanunların insanımıza koruyacağına dair çalışmalar yapıyoruz. Yakın zamanda ülkemizde kumar bağımlılığı ile ilgili somut adımlar atıldı. 1 yıllık çalışma içinde adım adım ilerleyecek ve başarılı çalışmaların meyveleri verilecek diye düşünüyoruz. Yine bu dönemde zorunlu tedavi ve rehabilitasyon konusunda çalışmalarımızı yapıyoruz. İnşallah bu konuyu da üst kurulda görüşerek bağımlılıkla mücadele eden kardeşlerimiz için çalışmalarımızı yapacağız. İnternet ve sosyal medya ile ilgili çok önemli bir yasa tasarısı gündeme geldi. Bu çalışmaların da yakın zamanda meyve vereceğini ümit ediyoruz. Yeşilay’ın lokomotif çalışmaları olan önleme çalışmalarına çok önem veriyoruz. Bu çalışmaların yeterli olmadığını biliyoruz, bağımlılıkla çok daha etkili mücadele etmek zorundayız. Sorumluluğu herkese teşvik etmeden bu mücadelenin altından kalkamayız. Seferberlik mantığı ile bütün bir toplumun bu meseleye el vermesi gerektiği mesajını verdik. Bu kapsamda geçtiğimiz sene 25 bin çalışma yaptık; bu sene inşallah 55 bin çalışma yapacağımızın sözünü veriyoruz. İzmir’de iki olan Yeşilay danışmanlık merkezi sayımız 4’e çıktı. İnşallah daha da fazla kişiye ulaşacağız. Yeni açtığımız merkezlerde sayısız insanımız, çocuğumuz bağımlılıktan kurtularak şifa kazanacak. İnşallah burada geliştirdiğimiz İzmir modelimiz bütün Türkiye’ye ulaşmış olacak" dedi. Gençlerin yetişmesi için çalışma Yeşilay’ın köklü mirasını İzmir’de devraldıklarını belirten Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi ise, "Bu emanetin şerefi altında istiklal levhamızın altında yazılacak satırlara nail olduk. Bu davaya aklımızı da kalbimizi de seferber ettik. Menzilimiz insan, muradımız istikbal diyerek yola çıktık. Her yerde her kapıyı çalıyor, her gönle dokunuyoruz. Yeni YEDAM’ların açılmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Her bir konferans salonumuzda endüstrinin karşısında, bağımsızlığını ilan eden gençlerimizin yetişmesi için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. AK Partili İnan’dan İzmir’deki tartışmalı binalar için: "DGM, mücadele merkezi olsun" AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a seslendiği konuşmasında, "Bu şehirde gençlik kolları il başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak parlamentoda en fazla gençlerin sıkıntıları ve çocukların maruz kaldığı sıkıntıları çözmek için çalışıyoruz. Sanal kumar, sanal bağımlılıkta dijital alanda tehlike barındıran hangi durum varsa önümüzdeki 25 yıllık projeksiyonla gençlerimizi dijital alanda her türlü enfeksiyonun kökünü kurutmaya kararlıyız. Bu noktada en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Kendisinin her alanda nasıl mücadele ettiğini biliyoruz. Bu konuda taşın altına elini koyan tüm kamu kuruluşlarına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. İzmir’de bu bina atıl bir binaydı. Bunu biz hayata geçirdik. Yine Tekel Kültür Fabrikası var. Farelerin cirit attığı, atıl kalmış bir alandı. Orayı İzmir’in en büyük müzesi ve kütüphanesi haline getirdik. İnşallah Menemen’de Ege Bölgesi’nin en büyük kütüphanesini açmaya hazırlanıyorlar. Burada yerel yönetimlere de çok iş düşüyor. Bu işi sadece emniyet müdürlüğüne, sivil toplum kuruluşlarına bırakarak çözemeyiz. Bu, yerel yönetimlerin de ortaya koyacağı büyük bir kentsel dönüşüme bakıyor. Biz İzmir’e deniz kıyısından mı bakacağız, arka sokaklardan mı bakacağız? Tüm kurumlarımızla birlikte dayanışma içinde kentsel dönüşüm meselesini halletmeliyiz. Bugün 21 bin 20 konutu İzmir’de konut kurası yaptık. Bugün, orada yetişecek gelecek nesilleri korumak için burada konuşuyoruz. Nasıl ki Tekel Fabrikası’nı ve İzmir İktisat Kongresi’ni İzmir’e kazandırdıysak şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün çok yoğun bir hukuki mücadelesi var. O, DGM binalarını kazandırdığımızda İzmir’de anne ve babalarının ne derdi varsa, bir zamanda şehirde yargılamaların olduğu bölgede Bağımlılıkla Mücadele Etkinlik Merkezi’ni İzmir’de gençlerimize kazandırma çağrısını yapıyoruz" ifadelerini kullandı.