GÜNDEM - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 16:52

Prof. Dr. Eyübhan Avcı Rusya depremini değerlendirdi

A
A
A
Prof. Dr. Eyübhan Avcı Rusya depremini değerlendirdi

Rusya’nın doğusunda meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depremi değerlendiren BTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, bölgede yaşanabilecek tsunami felaketine dikkat çekerek, dalga boyunun 10 metre aşmayacağını tahmin ettiğini söyledi.


Rusya’nın doğusundaki Kamçatka Yarımadası açıklarında bugün 8.8 büyüklüğünde şiddetli bir deprem meydana geldi. Depremin ardından tsunami uyarısı yapılırken, dalgaların Kamçatka kıyılarının yanı sıra Japonya ve ABD kıyılarına da ulaştığı bildirildi. Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki çalışanlar tahliye edilirken, tsunami riskinin sürdüğü açıklandı. Deprem sonrası tsunami nedeniyle halka "kıyılardan uzak durun" çağrısı yapılırken, şu ana kadar can kaybı bildirilmedi. Meydana gelen depremi TRT Haber ve TVNET kanallarında değerlendiren Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yaşanan depremin 1952’den bu yana bölgede kaydedilen en büyük sarsıntılardan biri olduğunu belirtti. Depremin okyanus içerisinde meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Avcı, "Bu büyüklükteki bir depremin hem yapı hasarı hem de tsunami kaynaklı zarar üretme ihtimali oldukça yüksek. Tsunami dalgaları normal deniz dalgalarından çok farklı. Bu dalgalar saniyede 200 m/sn varan hızlara ulaşabiliyor. Bu da ciddi yıkıma yol açabilir" dedi.


"Kamçatka kıyıları ilk darbeyi aldı, dalga boyu 4 metreyi geçti"


Tsunami dalgalarının ilk olarak Kamçatka kıyılarını vurduğunu söyleyen Avcı, "İlk gelen veriler tsunami dalgalarının 4 metreyi geçtiğini gösteriyor. Ancak farklı kıyı bölgelerinde bu değer değişebilir. Dalga boyunun kıyıya yaklaştıkça büyümesi doğaldır, bu yüzden kıyı şeridindeki yerleşimler daha fazla tehdit altında. Ancak dalga boyunun 10 metreyi aşmayacağı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.


Fukuşima Nükleer Santrali’nin tahliye edilmesini "yerinde bir önlem" olarak nitelendiren Prof. Dr. EyübhanAvcı, nükleer tesislerin tsunami dalgalarına karşı çok katmanlı önlem sistemleriyle donatılması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Avcı, "2011’deki Fukuşima felaketi Japonya’ya çok büyük bir ders oldu. ŞimdiTsunamiye karşı hem fiziksel engeller hem de otomatik kapanma sistemleriyle yeni önlemler alıyorlar. Türkiye dâhil tüm kıyı ülkelerinin benzer sistemleri hayata geçirmesi şart" dedi.


"Japonya ve ABD hazırlıklı, büyük yıkım beklenmiyor"


Prof. Dr. Avcı, Japonya’nın deprem gerçeğini kabul eden ve yapı güvenliği konusunda örnek ülkelerden biri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Eyübhan Avcı,"Japonya, dünyaya depreme dayanıklı yapı nasıl inşa edilir bunu gösteren ülke. Çok ciddi mühendislik sistemleri var. Benzer şekilde ABD ve Rusya’da da güçlü deprem yönetmelikleri mevcut. Bu nedenle her üç ülkede de yapısal hasarın sınırlı olmasını, can kaybının yaşanmamasını bekliyoruz" diye konuştu.


Türkiye için uyarı; "Her an her yerde deprem olabilir"


Türkiye’nin de 485’in üzerinde aktif fay hattına sahip olduğunu hatırlatan Dr. Avcı, "Neredeyse her bölgemizden fay geçiyor. Her an, her yerde büyük bir deprem olabilir. Marmara bölgesindeki kıyı kentlerinin bina stoku son derece riskli. Özellikle 1999 öncesi yapılmış yapılar acilen elden geçirilmeli. Japonya’daki gibi hasar almayan binalar tasarlamalıyız. Bizde hâlâ ‘bina yıkılsın ama can kaybı olmasın’ yaklaşımı var. Bu anlayış değişmeli" dedi.


Depremlerde sadece binaların değil, altyapının da zarar görebileceğini vurgulayan Avcı, ulaşım ve iletişim hatlarının geçtiği bölgelerde zemin iyileştirmesi yapılmasının şart olduğunu söyledi. Prof. Dr. Eyübhan Avcı, "Sıvılaşma nedeniyle yollar çöker, kanalizasyon ve iletişim hatları zarar görebilir. Bu nedenle zemin etüdü olmadan altyapı planlaması yapılmamalı" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da dolandırıcılık operasyonu: 10 tutuklama Diyarbakır merkezli 4 ilde kendilerini tayini çıkmış kamu görevlisi olarak tanıtarak alışveriş siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yaptıkları tespit edilen 23 şüpheli yakalandı. Zanlılardan 10’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyonda, kendilerini tayini çıkmış kamu görevlisi olarak tanıtarak alışveriş siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yaptıkları tespit edilen şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Diyarbakır merkezli olmak üzere İstanbul, Antalya ve Batman‘da gerçekleştirilen eş zamanlı ’suflör’ operasyonuyla, internet siteleri üzerinden kendilerini tayini çıkmış kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık yaptıkları tespit edilen 23 şüpheli yakalandı. Dolandırıcıların kendilerini tayini çıkmış kamu görevlisi olarak tanıttıkları ve ikinci el eşya satışı yapacaklarını bildirerek dolandırıcılık yaptıkları tespit edildi. Mağdurları ikna etmek için telefonda her yolu denedikleri, yanlarındaki diğer dolandırıcıların da arkadan "sufle" vererek konuşmaları yönlendirdiği ortaya çıktı. Yapılan incelemeler sonucunda, suç şebekesinin bu yolla yaklaşık 37 milyon lira haksız kazanç sağladığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 10’u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 13 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildi.