SAĞLIK - 04 Ağustos 2025 Pazartesi 12:07

Sigara tiryakisi çift 42 yıl sonra sigarayı bıraktı

A
A
A
Sigara tiryakisi çift 42 yıl sonra sigarayı bıraktı

Bursa’da 42 yıldır sigara kullanıcısı olan 62 yaşındaki Osman Elver ve 64 yaşındaki Leyla Elver çifti, aile hekimlerinin yönlendirmesiyle ile birlikte gittikleri sigara bırakma polikliniğinde sigarayı bıraktı.


Sağlıklı hayat merkezleri bünyesinde hizmet veren sigara bırakma poliklinikleri, vatandaşlara sigara bırakma konusunda sağladığı başarılı destekle dikkat çekiyor. 42 yıldır sigara tiryakisi olan 62 yaşındaki Osman Elver, aile hekiminin yönlendirmesiyle gittiği Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde bulunan sigara bırakma polikliniğine başvurarak sigarayı bıraktı. Eşinin sigarayı bırakmasını örnek alarak aynı polikliniğe başvuran 64 yaşındaki Leyla Elver ise, yapılan değerlendirme sonrası başlanan ilaç tedavisi ile sigarayı bıraktı.


Eşiyle yaklaşık olarak aynı tarihlerde sigara içmeye başladıklarını belirten Osman Elver, "Bundan 3 ay önce sigarayı bırakmaya karar verdim. Aile hekimimizin tavsiyesi üzerine buraya geldim. Bana ilaç tedavisi başladılar bu sayede sigarayı bıraktım. Buranın sayesinde yaklaşık 3 aydır sigara içmiyorum. Nefes alışım, uyku saatlerim değişti, yeme içme ile ilgili problemlerim vardı, yürüyüşüm değişti. Herkese sigarayı bırakmayı tavsiye ederim" diye konuştu.


Sigarayı bırakmak isteyen kişilerin muhakkak en yakınlarındaki sağlık kuruluşundan yardım alması gerektiğini söyleyen Elver, "Evim buraya yakın, bunaldığım, sıkıldığım zaman doktor kardeşlerimizle anlaştık buraya geliyorum. Yardımcı oluyorlar. Sigarayı bırakmak istiyorsanız başta elinizden çıkartın sonra beyninizden atın ki sağlığınıza kavuşabilesiniz. Sigarayı bırakmak isteyen herkese sağlıklı hayat merkezine başvurmaları ve destek almalarını tavsiye ederim" şeklinde konuştu.


Eşinden gördü, bırakmaya karar verdi


Eşinin sigarayı bırakması üzerine ondan güç alarak sigarayı bırakmaya karar verdiğini belirten Leyla Elver ise, "Başta eşim buraya müracaat etti. Baktım eşime iyi geldi, bana da iyi gelir diyerek ben de daha sonra müracaat ettim. Sigarayı tek başıma bırakamazdım, ama eşimle beraber birbirimize destek olduğumuz için daha rahat bıraktım. Ondan cesaret aldım. Nefesim de açıldı. Bana da her yönden iyi geldi. Sigarayı bıraktıktan sonra evimizin havası değişti, kokusu değişti" dedi.


‘Çiçek kokusunu alamıyordum’


Sigara bırakma sürecinde başından geçen olay ile yaşadığı mutluluğu dile getiren Leyla Elver, "Evimizde bir gün oturuyorduk karşılıklı kapımız çaldı. Bir baktım kargo çiçek getirmiş. Oğlum çiçek göndermiş. Ben de onu aldım eve yukarıya çıkardım masanın üzerine koydum. O kadar güzel koktu ki halen daha kapıdan girişte bile mis gibi çiçek kokusu karşılıyor. Önceden de çiçek geliyordu ama sigara içtiğimiz için çiçek kokusunu alamıyorduk ama şu anda evim sigara kokmuyor, çiçek kokuyor" diye konuştu.


Ücretsiz destek hizmeti veriliyor


Sigara bırakma sürecinde profesyonel kişilerden destek almanın oldukça önemli olduğunu söyleyen Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Reyhan Çanakçı, "Sigara bağımlılık yapan bir madde. Bağımlılık da bir hastalık. Nasıl ki diğer hastalıklarda bir destek alıyorsak doktorlardan, sigara bırakma polikliniklerinden destek almak çok önemli. İlaçlı tedavi hizmeti veriyoruz ve bu konuda başarı oranımız gayet yüksek. Kişi kararlı olduğu sürece hem bilgiye dayalı davranışçı terapiyle hem de sosyal destekle ve ilaç tedavisiyle kombine ederek kişiye yardımcı oluyoruz. Gerçekten kişinin kararlı olması ve randevularına gelmesi yeterli oluyor. Biz elimizden gelen bütün desteği kurum olarak da hekim olarak de veriyoruz" ifadelerini kullandı.


Uzm. Dr. Çanakçı son olarak sigara bırakma polikliniğine başvurmak isteyen kişilerin ALO 171 Hattı’ndan ya da İl Sağlık Müdürlüğü’nün internet sitesi üzerinde bulunan dahili numaralardan randevu alabileceklerini söyledi.



Sigara tiryakisi çift 42 yıl sonra sigarayı bıraktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.