EKONOMİ - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:59

TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor

A
A
A
TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor

Togg T10F’te yıl sonuna kadar satışların 10 bin adedin üzerine çıkmasının beklendiği öğrenildi.


Togg Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirilen basın gününde, üretim hattının bazı bölümleri gezdirildi. T10X ve T10F’in imalatına ilişkin bilgiler aktarıldı. T10X ve T10F’in aynı bantta arka arka üretimine şahit olan gazeteciler, gövde ve montaj üretim hatları gezerken, yöneticilerden detaylı bilgi aldı.


Togg’un ilk üretimi olan T10X’in ardından kullanıcılarla buluşturduğu ikinci aracı T10F’in bu yıl 15 Eylül’de Türkiye’de, 29 Eylül’de Almanya’da satışa çıktığını aktaran yetkililer, Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenliğinin değerlendirildiği bağımsız Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldız alan bu aracın, Avrupa’nın en güvenli 3 aracından biri olduğunu vurguladı.


Sürekli internetin içinde olan ve uzaktan güncellenebilen T10F’in, 160 kW / 218 beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş) versiyonlarının, iki farklı batarya seçeneğiyle 350 kilometreye (52,4 kWh batarya) ve 623 kilometreye (88,5 kWh batarya) varan menziller sunduğunu belirten yetkililer, aracın, hızlı şarj ile 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 batarya doluluk seviyesine ulaşabildiğini bildirdi.


Tasarımı, ileri teknolojisi ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla öne çıkan T10F’in, "Gemlik", "Oltu" ve "Kula" renklerinin yanı sıra "Urla" ve "Mardin" renk seçeneklerine sahip olduğunu anlatan yetkililer, 15 Eylül’den kasım sonuna kadar 6 bin 92 kullanıcıyla buluştuğunu söyledi.


"Hedef 90 bin"


T10F’te yıl sonuna kadar 10 bin adetin üzerinde bir satış hacmine ulaşılmasının hedeflendiğini dile getiren yetkililer, T10X ile T10F’in toplam satışının yıl sonunda 90 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı.


Kampanyalar


Togg, stoklarla sınırlı kampanya kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılara T10F’in V1 ve V2 versiyonları için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli fırsat sunuyor. Bu fırsatın yanı sıra bireysel kullanıcılar 1 milyon 700 bin lira krediye yüzde 2,39 faizli 48 ay vadeli 68 bin 617 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar ise 1 milyon 900 bin lira krediye yüzde 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçenekle T10F sahibi olabiliyor.


Togg’un daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli 4More serisi de kampanyaya dahil edildi. Bu kapsamda bireysel ve kurumsal kullanıcılar T10X ve T10F 4More için 1 milyon lira krediye yüzde 0 faizli 12 ay vadeli 83 bin 334 lira geri ödemeli alternatiften yararlanabiliyor. Ayrıca bireysel kullanıcılar 1 milyon 500 bin lira krediye yüzde 2,30 faizli 36 ay vadeli 68 bin 604 lira geri ödemeli; kurumsal kullanıcılar da 1 milyon 900 bin Tlira krediye 2,63 faizli 48 ay vadeli 71 bin 923 lira geri ödemeli seçeneği tercih edebiliyor.


Almanya için önemli adımlar atıldı


Bir otomobilden fazlası için yola çıkan Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya pazarına girdi. Her iki cihaz da 29 Eylül itibarıyla Almanya’da satışa sunuldu. Avrupa hedefleri kapsamında 2021 yılı mayıs ayında Stuttgart’ta Togg Europe GmbH’yı kuran Togg, o günden bu yana Avrupalı kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerine uygun mobilite çözümlerine odaklandı. Almanya, yaygın bir elektrikli araç altyapısı ve elektrikli araçların teşvik ve tercih edilmesi açısından da Avrupa pazarına açılmak için en uygun ülke olarak öne çıktı.


Togg Teknoloji Kampüsü


29 Ekim 2022’de resmi açılışı yapılan Togg Teknoloji Kampüsü, Gövde, Boya ve Montaj tesislerinin yanı sıra Ar-Ge Merkezi, Stil Tasarım Merkezi, Prototip Geliştirme ve Test Merkezi, Strateji ve Yönetim Merkezi ile Kullanıcı Deneyim Parkı birimlerini de barındırıyor. Kampüs, talebe göre hızla uyum sağlayabilen esnek bir üretim altyapısına sahip. Farklı model ve donanım kombinasyonları aynı hat üzerinde kısa sürede değiştirilebiliyor. Üretim hatlarının tamamı bu esnekliği destekleyecek şekilde tasarlanmış durumda.


Üretim hatlarında 250 robot bulunan, 1,2 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilen kampüs, 230 bin metrekare kapalı alana sahip. Avrupa’nın en temiz boyahanesine sahip kampüs, kağıtsız, dijital çalışma prensiplerine göre dizayn edildi ve yüksek otomasyonu bulunuyor.


Sadece gövde atölyesinde yüzde 90 otomasyon üretim sürdürülüyor.



TOGG T10F’ta satışların 10 bin adedi geçmesi hedefleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Düzce I. Ulusal bölgesel kalkınma kongresi başladı Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve bölgesel kalkınma alanındaki bilimsel birikimi ve deneyimi bir araya getiren "I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi" başladı. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda ki programa; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, protokol üyeleri ile ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin, böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için onur duyduklarını ifade etti. YÖK 2016 yılında başlattığı Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olma başarısı gösterdiğine dikkat çeken Tekin, ihtisaslaşma faaliyetleriyle bölge halkına katkı sunduklarının altını çizdi. Düzce Üniversitesi araştırma ve uygulama merkezlerinin katma değerli projelerle ihtisaslaşma sürecine verdikleri katkılarla ilgili örnekler paylaşan Tekin; Düzce Üniversitesi Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı Uyulama ve Araştırma Merkezi’nin kompost gübre, malç, tıbbi mantarlar, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nin Yığılca arısının tescili ve arı ürünleri, Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin fındıktaki verimi artıran çalışmaları, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin GETAT uygulamaları başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınmaya destek oldukları projeler hakkında bilgiler aktardı. Kongrenin ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları anlamında önemli bir misyonu olduğunu söyleyen Emine Tekin, programa destek olan kişi ve kurumlara teşekkür etti. "Bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yapıyoruz" Programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2016 yılında Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olan Düzce Üniversitesi’nin çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaştığını vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Rektör Sözbir, bu alanda BAP projelerine yüzde 50 oranında artırımlı destek sunduklarını ifade etti. Özellikle Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı alanlarında derinlikli projeleri hayata geçirdiklerine işaret eden Sözbir, bölgesel kalkınmanın önemi üzerinde durdu. Alanında ilk olma özelliği taşıyan kongre ile üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi, bilimsel bilgi ile uygulamayı bir araya getirerek bölgemizin ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçladıklarının altını çizen Sözbir, programın hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarının sayısının artması ve her şehre bir üniversite kurulmasının sonrasında üniversitelere farklı misyonlar yüklendiğini belirterek, YÖK’ün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’nı başlattığını ifade etti. "Düzce Üniversitesi GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürütüyor" Düzce Üniversitesi’nin GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Şeker, gelecek nesillerin kendisini yetkin hissetmesi noktasında bölgesel kalkınma misyonunun çok kıymetli olduğunu vurgulayarak çalışmaların uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasını temenni etti. Derinlikli oturumlarla farklı bakış açıları Açılış ve protokol konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumlarına geçildi. Prof. Dr. Emine Tekin’in moderatörlüğündeki oturumda, Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Fikirden Kliniğe: Rejeneratif Tıpta Translasyonel Yolculuk" başlıklı sunumunda, yenileyici tıpta eksozom ve bor üzerinde geliştirdikleri öncü çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, "Sağlıkta Bütünleyici Yaklaşımlar ve Bölgesel Kalkınma: TÜGET Modeli ve Türkiye Perspektifi" adlı konuşmasında, sağlık sisteminde dönüşüm, fikirden ürüne dönüşüm mekanizması olan TÜGET Entegratif Modeli ile yaptıkları çalışmalardan söz etti. BEE’O Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise, "Arı Ürünlerinin Standardizasyonu ve Fonksiyonel Ürün Uygulamaları" başlıklı sunumunda, arı ürünlerinin Ar-Ge ve inovasyonuyla ilgili 25 yıllık bilgi birikimini anlattı. Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gürler ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Seda Boztunalı’nın Avrupa Birliği projelerine ait eserler, Arş. Gör. Dr. Özkan Işık’a ait bölgeye özel Aslanlı Mozaik ve Tykhe heykeli motiflerinin yer aldığı eserler ile Öğr. Gör. Dr. İrem Gürsu’nun fındık, shiitake mantarı ve takla böceği illüstrayonlarından oluşan sergi ve Düzce Üniversitesi’nin ihtisaslaşma kapsamında ürettiği ürünlerin yer aldığı stantlar da ziyaretçiler tarafından ilgi ve beğeniyle takip edildi. Geleneksel Kağıt Atölyesi workshop çalışması ile Kültür Sanat ve Dans Topluluğu’nun halk oyunları gösterisi sonrasında kongrenin açılış paneline geçildi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın moderatörlüğündeki panelde Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, çevrim içi olarak "Bölgesel Dinamiklerin Bilgiye Dayalı Kalkınma İçin Harekete Geçirilmesi" başlıklı konuşmasında bölgesel kalkınmanın multidisipliner bir yaklaşım üzerine inşa edilmesi gerektiğini aktardı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Ödülü sahibi Prof. Dr. Özcan Erel, inovasyon ve inovasyon çalışmaları üzerine katılımcıları bilgilendirdiği konuşmasında, inovasyonun yalnızca bir fikir olmadığını aynı zamanda işe yarayan bir nitelik bulundurması gerektiğini vurguladı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız "Ar-Ge Ekosistemi ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları" başlıklı sunumunda üniversite–kamu–sanayi iş birliğiyle ortaya konulan katma değerli üretimin önemini ele aldı. Oturumun son konuşmacısı olan Erciyes Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA İlim Yayma Ödülü sahibi Prof. Dr. Mustafa Soylak, "Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye İçin Önemi" başlıklı sunumunda önemli ve stratejik değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir, Burdur, Sivas ve Malatya başta olmak üzere ülkemizin pek çok bölgesinin nadir toprak elementleri bakımından zengin olduğunu ifade eden Soylak, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik yol haritası paylaştı.