EKONOMİ - 13 Nisan 2025 Pazar 10:01

Türkiye, asansör ihracatında dünyada 5’inci sırada

A
A
A
Türkiye, asansör ihracatında dünyada 5’inci sırada

Dünyada asansör ihracatında İspanya ile 5’inci sırayı paylaşan Türkiye, son 5 yılda 1 milyar 770 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yaşanan asansör kazalarına değinen Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkanı Cem Bozdağ ise, çok basit kabin ve karşı ağırlığa takılan bir parça sayesinde bir takım kazaların önüne geçebileceğini söyledi.


İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) üyeleri, HAS Asansör’ün ev sahipliğinde bir araya geldi. Ayrıca kuruluşunun 45’inci yılını kutlayan HAS Asansör, kendi fabrikasının üretim hattını, yüklenici ve iş insanlarına gezdirdi. Yoğun katılımın olduğu toplantıda konuşan Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkanı Cem Bozdağ, Türkiye’nin ihracat sıralamasında dünyada İspanya ile 5’inci sırayı paylaştığını söyledi. Bozdağ, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre son 5 yılda yurt dışından Türkiye’ye getirilen ithal malzeme tutarı 584 milyon dolar olurken, bu 584 milyon doların çoğu uluslararası sermayeli firmaların paket olarak Çin’den getirdiği malzeme tutarıdır. Son 5 yılda 1 milyar 770 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişiz. Yani 5 yılda yaklaşık 1.2 milyar dolar ihracat fazlası veren bir sektörüz. Dünya üzerinde ihracat sıralamasında İspanya’yla beraber 5’inci sıradayız. Sanayi Bakanlığı da asansörü, stratejik sektörler bölümüne aldı. Biz stratejik bir sektörüz. İhracat fazlası veren bir sektörüz. Bu ihracat fazlamız günden güne büyüyor. Hiçbir ithal malzeme kullanmadan yerli ve milli üretimle asansör yapıyor. Bununla kalmayıp ülke ekonomisine ithalat ve ihracat dengesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.


"Asansör kazalarının önüne basit bir parça ile geçilebilir"


Asansöre takılan bir parça ile birçok kazanın önüne geçileceğini ifade eden Bozdağ, "Acil durum kılavuzu dediğimiz bir parça var. Çok basit kabin ve karşı ağırlığa takılan bir parçadır. O basit parça sayesinde bir takım kazaların önüne geçebiliyoruz. Asansör kabinleri en alt katta olduğu için kabinler deprem esnasında pek bir sıkıntı hissetmiyor. Ama karşı ağırlık en yukarıda olduğu ve salınım orada çok fazla olduğu için oradaki patenleri kırabiliyor. Bunu kırması durumunda da boşta kalan karşı ağırlık içindeki ağırlıklarla beraber kabin üzerine düşebiliyor. Asansörün bu durumda çalıştırılmaması gerekiyor. Sismik durumlar için tüm yüklenici arkadaşlarımızın yangın sensörü uçlarını asansör makine dairesine getirmesi gerekiyor" dedi.


"7 kıtaya proje ihraç ediyoruz"


HAS Asansörün 45 yıldır sektörde olduğunu söyleyen HAS Asansör CEO’su Pakize Kuşku, "Projelerinizde yük olan değil, değer katan çözüm ortağınız olmak için bulunuyoruz. Asansör sizlere yük olmamalı, asansör yük taşımalı. 45 yıldır bu sektördeyiz. Ancak bizim için önemli olan bu geçmişin uzunluğu değil taşıdığı anlamdır. Bu süre zarfında dünya genelinde 100 binden fazla paket asansör, 7 kıtada projeler ve Türkiye’nin en büyük asansör firması olarak sektöre yön veren sayısız uygulama ile büyüyor ve gelişiyoruz" diye konuştu.


"89 ülkeye Bursa’dan asansör ihraç ediyoruz"


HAS Asansör’ün yıllık 3 bin 250 adet üretim yaparak ürünlerini 89 ülkeye gönderdiğini söyleyen Ar-Ge Müdür Yardımcısı Şamil Çahal, "Bunların başında Avrupa Birliği ülkeleri ardından Rusya, Ortadoğu, Kanada ve Güney Amerika’ya kadar sevkiyatımızı gerçekleştiriyoruz. Tabii bunları yaparken ülkelerin benimsemiş olduğu normları ve standartların hepsini teker teker inceliyoruz. Uzman mühendis kadromuzla beraber değişmesi ve eklenmesi gereken veya çıkarılması gereken sistemlerle ilgili aksiyonları alarak Türk ihracatına elimizden gelen katkıları sağlıyoruz" şeklinde konuştu.


Uluslararası firmaların oluşturulması gerektiğini vurgulayan İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, "HAS Asansör, 80 ülkeye ihracat yapan aynı zamanda Türkiye’de ilk asansör Ar-Ge bölümünü gerçekleştiren bir firma. Gurur duyduğumuz bir firma. Bu firmaların sayısı inşallah her sektörde artar. Filistin’de bir zulüm var ve buna müdahale edilmiyor. Ekonomik güçlerden dolayı müdahale edilmiyor. Bizim bunlara müdahale edebilmemiz için ülke olarak çok güçlü olmamız gerekiyor. Bu yüzden güçlü firmalara ihtiyacımız var. Dolayısıyla bu şekildeki firmalara elimizden geldiği kadarıyla biz destek vermeye çalışacağız. Aramızdan uluslararası firmalar çıkarmak zorundayız. Çünkü bu sistemin başka türlü devam etme şansı yok. Kısa süre içerisinde bir ticaret savaşı başladı. Bu ticaret savaşında üretimin ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü. Siz istediğiniz kadar güçlü olun, üretmediğiniz takdirde belirli bir noktadan sonra birilerine mahkum olmak zorundasınız. Bizim de üretim yapmamız lazım. Uluslararası firmalar oluşturmamız lazım. Bunun içinde dayanışma lazım" dedi.


HAS Asansör Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Sebahattin Şekerci ise, "Çalışanlarımız bu işi aldı ve çok güzel ilerletiyor. Bundan sonraki işlerin daha güzel olacağını düşünüyorum" diye konuştu.


HAS Asansörün Kestel ilçesi için çok önemli bir marka olduğunu ifade eden Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, "Vizyon bir firma haline gelen bir firma oldu. Nice 45 yıllara diyorum. Bu tip buluşmaların çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.


Konuşmaların sonunda destek veren kurumlara plaket takdim ederken, HAS Asansör Firmasına uzun yıllar hizmet edenlere de başarı belgesi verildi. 45 yılı geride bırakan firma adına pasta kesildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı