MAGAZİN - 09 Nisan 2025 Çarşamba 13:07

Ünlü sanatçının altın gözlüğüne değer biçilemiyor

A
A
A
Ünlü sanatçının altın gözlüğüne değer biçilemiyor

Ünlü şarkıcı Mehmet Çevik’e hediye edilen altın gözlüğe değer biçilemiyor. Konserlerde takması için hediye edilen el yapımı altın gözlük ışıltısıyla göz kamaştırdı.


Geçmişten günümüze popüler olan şarkıları kendi yorumuyla seslendiren Mehmet Çevik, bu kez kendisine hediye edilen altın gözlük ile gündeme geldi. Ünlü sanatçıya, Bursa’da bir optik markası tarafından özel yapım beyaz altın gözlük hediye edildi. Gözlüğün maddi değerini soran muhabirlere ise sponsorlar, "Türkiye’de sadece Mehmet Çevik’te var. Tamamen özel yapım ve çerçevesi beyaz altından yapıldı. Dolayısıyla buna paha biçemeyiz" ifadelerini kullandı. Altın gözlüğün yanı sıra dünyada sadece 555 tane üretilen bir gözlük daha, sanatçıya hediye edildi.


Yeni şarkısı "Ben Oradayım’ın 11 Nisan’da tüm dijital platformlarda yayınlanacağını açıklayan sanatçı, "Bütün hayranlarım bu şarkıyı bekliyor. Klip, fotoğraflar ve reklamlar, her şeyimiz hazır. Sadece çıkış tarihini bekliyoruz. İlk defa böyle bir projeyi tamamen kendi bünyem içinde çıkartıyorum" diyerek heyecanını paylaştı.


Çevik, "Burası benim sık sık geldiğim, sahnelerim için aksesuar aldığım bir yer. Yeni single için bana çok özel gözlükler hazırlanmış. Biri özel tasarım beyaz altından yapılan bir gözlük. Türkiye’de sadece bende var. Diğer bir gözlüğümüz ise dünyada sadece 555 tane üretilmiş. Serinin 25’inci gözlüğü bana kısmet oldu. Takipçilerimi ilgilendirecek gözlük bence beyaz altın olan gözlük olacak. Güzel sahnelerde takarız artık"


FSM Bulvarındaki Gözlükçünün sahibi Abdullah İncekara "Bu gözlük İngiltere’de el işçiliği ile üretildi. Çerçevesinin yapımında beyaz altın kullanıldı. Dolayısıyla buna maddi değer biçmek çok zor. Ama diğer gözlüğün tabiî ki bir maddi değeri var. O da dünyada az sayıda üretilmesinden dolayı bin Euro gibi bir değere sahip" dedi.



Ünlü sanatçının altın gözlüğüne değer biçilemiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.