ÇEVRE - 03 Ağustos 2025 Pazar 09:19

Yanan 3 bin hektar orman için 100 yıl gerekiyor

A
A
A
Yanan 3 bin hektar orman için 100 yıl gerekiyor

Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burak Arıcak, Bursa’daki orman yangınlarında yaklaşık 3 bin hektarlık alanın zarar gördüğünü belirterek, tam anlamıyla bir orman ekosisteminin yeniden oluşmasının 100 yılı bulabileceğini söyledi. Yangının ardından bir yıl içinde ağaçlandırma çalışmalarına başlanacağı bildirildi.


Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burak Arıcak, Bursa’da yaşanan orman yangınları hakkında açıklamalarda bulundu. Yangınlarda yaklaşık 3 bin hektarlık, yani yaklaşık 2 bin 200 futbol sahası büyüklüğünde bir ormanlık alanın zarar gördüğünü belirten Arıcak, tam anlamıyla bir orman ekosisteminin yeniden oluşmasının 100 yılı bulabileceğini söyledi.


Yangının ardından bölgede ciddi tahribat yaşandığını ifade eden Arıcak, "Bursa’da yaşanan orman yangınında yaklaşık 3 bin hektarlık ormanlık alan ne yazık ki tahrip oldu. Bunu gözümüzde canlandırmak gerekirse, bu alan yaklaşık 2 bin 100 veya 2 bin 200 futbol sahası büyüklüğünde. Ormanlar yalnızca ağaçlardan ve hayvanlardan oluşan birer doğal alan değil; aynı zamanda okyanuslardan sonra dünyanın en büyük karbon yutaklarıdır. Bu sebeple büyük ormanlık alanlar yandığında, iklim değişikliğiyle mücadelede elimizdeki en büyük doğal savunucuları da kaybetmiş oluyoruz. Ayrıca yangın sırasında atmosfere salınan karbondioksit de iklim değişikliğini olumsuz etkiliyor ve bir kısır döngü içerisine giriyor" dedi.


1 yıl içerisinde fidan dikimi ve tohumlama çalışmalarına başlanacağını söyleyen Prof. Dr. Burak Arıcak, "Anayasa’nın 169. maddesi gereği, yanan alanların yeniden ormanlaştırılması gerekiyor ve bu görev Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Bursa çevresinde yanan ağaç türleri genellikle kızılçam ve karaçam. Kızılçam hem yangına duyarlı hem de dayanıklı bir tür. İçerdiği reçine nedeniyle kolay yanıyor, ancak yangın sonrası ısıyla kozalakların açılmasıyla kendiliğinden tohumlarını toprağa bırakabiliyor. Bundan sonraki süreçte öncelikle hasar tespit çalışmaları yapılacak. Alan üzerinde kalan, değerlendirilebilecek ağaçlar sanayi odunu, yakacak odun, lif ve yonga olarak ekonomiye kazandırılacak. Bir yıl içinde ise fidan dikimi ve tohumlama çalışmalarıyla yeniden ağaçlandırma başlayacak" diye konuştu.


Yangının yalnızca ağaçları değil, toprak yapısını ve yaban hayatını da olumsuz etkilediğine dikkat çeken Arıcak, "Yangın sonrası toprak asitliliği artıyor, organik maddeler yanıyor ve su tutma kapasitesi düşüyor. Bu da erozyon riskini artırıyor. Ancak bu durum kalıcı değil; toprak zamanla kendini toparlayacak. Orman Genel Müdürlüğü bu konuda teknik çalışmalarını da sürdürecek. Orman ekosisteminin yeniden oluşması uzun bir süreçtir. Bu yanan alanlarda 10 yıl sonra yeniden orman örtüsü görmeye başlayabiliriz. Fakat tam bir orman ekosisteminin oluşması 100 yılı bulabiliyor. Elbette yangın doğanın bir parçası ama bu kadar büyük ve kontrolsüz şekilde olması ciddi tahribat oluşturuyor" ifadelerini kullandı.


Orman yangınlarının yüzde 90’ının insan kaynaklı olduğunu hatırlatan Arıcak, "Vatandaşlara çağrımız, özellikle yaz aylarında ormanlık alanlarda daha duyarlı ve tedbirli olmaları. Unutmayalım ki, bugün yanan bir ormanın yeniden orman örtüsü kazanması yıllar, tam anlamıyla ekosistem haline gelmesi ise bir asır sürebilir. Bu zamanı kaybetmeyelim" şeklinde konuştu.



Yanan 3 bin hektar orman için 100 yıl gerekiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Açık Kapı"dan üniversite öğrencilerine yakın temas Kars’ta vatandaşla doğrudan iletişimi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Kars Valiliği Açık Kapı Şube Müdürlüğü, bu kez üniversite öğrencileriyle buluştu. Vali Ziya Polat’ın "Sevdamız Eğitim" vizyonu doğrultusunda yürütülen ziyaretlerde, gençlerin talep ve önerileri yerinde dinlendi. Çalışmalar kapsamında Kafkas Üniversitesi’nin birçok fakülte ve meslek yüksekokulu ziyaret edildi. Tıp, Mühendislik ve Mimarlık, Dede Korkut Eğitim, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile Yabancı Diller, Adalet, Kazım Karabekir Teknik Bilimler, Sosyal Bilimler ve Susuz Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle bir araya gelen ekipler, "Milletin Kapısı" anlayışını kampüslere taşıdı. Ziyaretlerde Açık Kapı personelleri, öğrencilere sistemin işleyişi hakkında detaylı bilgi verirken; kamu hizmetlerine erişim, talep ve şikayetlerin iletilmesi süreçleri uygulamalı olarak anlatıldı. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunları doğrudan yetkililere iletme fırsatı buldu. Programlara katılan öğrenciler, özellikle barınma, ulaşım, eğitim imkamları ve sosyal yaşamla ilgili taleplerini dile getirdi. Açık Kapı ekipleri ise iletilen her başvurunun kayıt altına alındığını ve ilgili kurumlara hızlı şekilde yönlendirileceğini belirtti. Yetkililer, bu tür buluşmaların yalnızca sorun çözmeye yönelik değil, aynı zamanda gençlerin kamu yönetimine katılımını artırmayı hedeflediğini vurguladı. Öğrencilerin sürece aktif katılım göstermesi, programların verimliliğini artıran önemli bir unsur olarak değerlendirildi. Ziyaretlerin bir diğer önemli ayağını ise ortak sosyal projeler oluşturdu. Açık Kapı ekipleri ile öğrenciler arasında yapılan görüş alışverişinde; gönüllülük esaslı sosyal sorumluluk projeleri, yerel kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmalar ve gençlerin aktif rol alabileceği etkinlikler masaya yatırıldı. Bu kapsamda özellikle dezavantajlı gruplara yönelik projeler, çevre bilinci çalışmaları ve eğitim destek programları gibi alanlarda iş birliği yapılması planlanıyor. Ayrıca bu tür ziyaretlerin artarak devam edeceği ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Isparta Isparta Eğirdir’de Çanakkale zaferi gururla kutlandı, şehitler dualarla anıldı 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü’nde Eğirdir’de düzenlenen törenlerle büyük gurur ve heyecan içinde kutlandı, şehitler için dualar edildi Eğirdir’de 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü anlamlı programlarla anıldı. Türk milletinin bağımsızlık uğruna verdiği destansı mücadelenin simgesi olan zafer, ilçede düzenlenen törenlerle bir kez daha hafızalarda tazelendi. Anma programı, Kale önü meydanında gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı. Protokol üyeleri Atatürk Anıtı’na çelenk sundu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. "Çanakkale ruhu fedakârlık ve millet bilincini simgeliyor" Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Eğirdir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Nilgün Özdemir, Çanakkale’nin yalnızca bir savaş değil, inanç, fedakârlık ve millet olma bilincinin en güçlü şekilde ortaya konduğu bir direniş olduğunu vurguladı. Özdemir, 1915 yılında İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak amacıyla başlattığı harekâtın 18 Mart’ta denizde başarısızlığa uğradığını ve Gelibolu Yarımadası’nda Mehmetçiğin imkânsızlıklar içinde destan yazdığını hatırlattı. Konuşmasında özellikle Conkbayırı ve Anafartalar cephelerindeki kahramanlıklara değinen Özdemir, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinin savaşın seyrini değiştirdiğini belirtti. Çanakkale ruhunun Millî Mücadele’nin temelini oluşturduğunu ve şehitlik mertebesinin Türk milletinin inanç dünyasındaki önemini vurguladı. Kale önü programının ardından protokol üyeleri, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı garnizon şehitliğine geçerek şehitler için saygı duruşunda bulundu, İstiklal Marşı okundu ve tören mangası tarafından üç el saygı atışı gerçekleştirildi. Eğirdir Müftüsü Mehmet Ali Eroğlu tarafından Kur’an-ı Kerim okunarak şehitler için dua edildi ve katılımcılar şehit kabirlerini ziyaret etti. Duygusal anların yaşandığı anma programı, protokol üyeleri ve askeri erkanın toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Törene Eğirdir Kaymakamı Ömer Çimşit, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Eğirdir Temsilcisi Gazi Hüseyin Koçaslan, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
Balıkesir Balıkesirli keşşaflar cepheye uğurlandı Çanakkale Savaşı’nda vatan savunmasına katılan keşşaf (izci) birliğinin tamamı şehit olan Balıkesir Lisesi öğrencileri, 111 yıl sonra tekrar cepheye uğurlandı. Asker kıyafetleri giyerek askerlik şubesine giden ve ardından kına yakılan öğrenciler temsili olarak Çanakkale cephesine uğurlandı. 1914 yılında adı Balıkesir Sultanisi olan Balıkesir Lisesi’nden keşşaflık (izci) görevinde olan yaklaşık 100 öğrenci Çanakkale Savaşı’nın çıkması ile birlikte askere alınmış ve savaş neticesinde Balıkesir Lisesi savaşın olduğu 2 yıl mezun öğrenci verememiştir. Çanakkale Savaşı’nın 111 yıl dönümünde hatıraları tekrar yaşatan Balıkesir Lisesi Derneği, yaptığı program ile lisede okuyan öğrencilerine dönemin asker kıyafetlerini giydirdi. İlk olarak okul bahçesinde buluşan öğrenciler 111 yıl önce çekilen fotoğrafın aynısını tekrar çektirdi. Keşşaflar, 1914 yılında askerlik şubesi olarak kullanılan binaya giderek askerlik belgelerini aldı. İsimleri okunan askerler bina içerisine girerek temsili olarak askerlik şubesi başkanının elinden Osmanlıca ile hazırlanmış belgelerini ’Vatan Sağolsun’ sesleri eşliğinde aldılar. Yürüyüşün ardından İstanbul’un fethinde önemli rol oynayan Zağnos Paşa’nın adını taşıyan Zağnospaşa Camii’ne gelen temsili askerlere burada kınalar yakıldı. Avuçlarına yakılan kınaların ardından askerler Çanakkale cephesine uğurlandı.