TEKNOLOJİ - 10 Eylül 2023 Pazar 11:42

Yerli otonom araçlar bu çocukların ellerinde şekillenecek

A
A
A
Yerli otonom araçlar bu çocukların ellerinde şekillenecek

Bu yıl 15’incisi Bursa’da düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda ilk defa piste çıkan otonom araçlar dikkat çekti. Araçlar öğrencilerin kontrolünde olmadan yaya geçidi, trafik lambaları ve araçları algılayarak hareket ederken, yarışmaya İstanbul’dan katılan öğrenciler gelecekte üretilecek yerli otonom araçlarda imzalarının olacağını söyledi.


Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce Bursa’da organize edilen MEB Robot Yarışması’nda bu yıl 81 il ve 18 ülkeden 12 bin 716 katılımcı, 4 bin 733 robotla yer aldı. Öğrenciler, "Endüstriyel Robot Kol", "Çizgi İzleyen (Temel Seviye)", "Çizgi İzleyen (İleri Seviye)", "Hızlı Çizgi İzleyen", "İnsansız Hava Aracı (Mini Drone)", "Mini Sumo", "Tasarla-Çalıştır", "Yumurta Toplama (Caretta Caretta)", "Labirent Ustası", "Tozkoparan Robot (Temel Seviye)", "Serbest Proje", "Temalı", "Su Altı Aracı (ROV)" ve "Otonom Araç" olmak üzere 14 kategoride mücadele etti. Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen yarışmada birbirinden ilginç elektronik cihazlar beğeniye sunuldu. Hepsinin kendi alanında seyredenleri büyülediği 14 farklı kategoriden en dikkat çekeni ise otonom araçlar oldu. Dünya üzerinde elektrikli araçların hızla gelişmesinin ardından yeni teknolojinin insansız araçlara yönelmesi, ortaokul ve lise öğrencilerini de o alana yöneltti.


İstanbul’da yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştıkları otonom aracı Bursa’da beğeniye sunan Abdurrahman ve Nermin Bilimli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Kerem Ababey, "Bu araçlar geliştirilmesi ve alanda çalışılması çok zahmetli teknolojidir. Biz yarışa katıldığımız, herkesin küçük bir araç diye gördüğü cihazın üzerinde 1 yıldır çalışıyoruz. İleride mezun olduğumda da bu alanda görev almayı çok istiyorum. Bugün yaptığımız aracı yarışma bittikten sonra kenara koymuyoruz. Üzerine koyarak ileriye dönük çalışmalarımızı yapıyoruz" dedi.


Kerem Abey, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Yaptığımız araç, Togg gibi araçların yapı taşlarını oluşturan, hatta onların üzerinde geliştirme aşamasında kullanılan yazılım dillerini ve kütüphanesini oluşturuyor. İlerleyen dönemlerde inşallah Togg gibi projelerde imzamız olur. Togg’un otonom sürüş ile ilgili bir çalışması olursa ilerleyen dönemlerde inşallah bizim de bir desteğimiz olur. Ben bu çalışmalara ara vermeden üzerine koyarak devam edersek, imzamızın olacağı çalışmalar da yapacağımıza inanıyorum."


Okul olarak 4 farklı kategoride bu yarışmalara katıldıklarını belirten Bilim Teknolojileri Öğretmeni Erkut Çalışkan, "Bu yıl açılan otonom araç kategorisi için arkadaşlarımız 1 yıllık bir çalışmanın ardından yaya geçidini algılayan, önündeki aracı sollayan ve lambalarda duran bir araç tasarladı. Günümüz teknolojisi, yapay zeka, makine gibi teknolojileri kullanarak bu aracı geliştiriyoruz. Yani günümüzde kullanılan Tesla ve Togg gibi akıllı cihazların temel alt düzey yapı taşlarını oluşturuyor. Ortaokul ve lise düzeyinde Türkiye’den ve yurt dışından okul bu yarışmaya katılıyor. Biz de bu kategoride 2’incilik ve 3’üncülük ödüllerinin sahibi olduk. Öğrencilerimiz ilk öncelikle yazılım alanında kendilerini geliştirecekler, bizim kendi ülkemizdeki yerli firmalarda görev alacaklar. Togg gibi yerli otomobilin geliştirilmesinde bu öğrenciler yer alacaklar. Bizleri de ülkemizi de mutlu edeceklerini düşünüyorum. Ancak her şey desteklemekle alakalıdır. Bu öğrenciler desteklendikçe kendilerini daha ileriye götüreceklerdir" dedi.


Artık yollarda otonom olarak Tesla kullanıldığını belirten Çalışkan, "İlerleyen süreçte Togg neden böyle bir teknolojiye yükselmesin. Bunların da yazılımını ve gelişimini bizim gençlerimiz yapacaktır. Ben inanıyorum. Çünkü bizim gençlerimiz verilen imkanları iyi kullanıp bizleri mutlu etmeyi çok iyi biliyor" şeklinde konuştu.



Yerli otonom araçlar bu çocukların ellerinde şekillenecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MEAH’a ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Anne Dostu Hastane’ programı kapsamında Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından yürütülen ‘Anne Dostu Hastane’ programı kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı. Sağlık Bakanlığı’nın; gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerinin hasta hakları, güvenlik ve mahremiyet ilkeleri doğrultusunda, anne ve bebek için güvenli ve nitelikli ortamlarda gerçekleştirilmesini amaçlayan programı kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi kapsamlı bir denetim sürecinden geçti. Değerlendirme süreci, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve başkanlığını İlkay Zengin’in yürüttüğü heyetin hastaneyi ziyaretiyle gerçekleştirildi. Heyet tarafından; doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, anne mahremiyetinin sağlanması, hasta güvenliği uygulamaları ve doğum alanlarının fiziki uygunluğu gibi birçok başlıkta detaylı incelemeler yapıldı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sonucunda, Muğla EAH, anne sağlığı hizmetlerinde ortaya koyduğu güçlü ekip anlayışı, yüksek kalite ve etkinlik, Bakanlık yetkilileri tarafından standartlara uygun bulunarak olumlu değerlendirildi. Tüm kriterleri başarıyla karşılayan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını kullanma hakkı elde etti Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça’nın da katılım sağladığı değerlendirme toplantısında, annelik yolculuğunda anne ve bebek sağlığını önceleyen çalışmalarda emeği bulunan başta hastane yönetimi olmak üzere tüm hekimler, hemşireler ve sağlık çalışanları çalışmaları nedeniyle teşekkür edildi.
Ordu Ordu’da özel bireylerin diş problemlerine etkili çözüm Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde özel bireylerin ihtiyaçlarına yönelik sunduğu hizmetler ile dikkat çekiyor. Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinin açıldığı 2020 yılından bu yana 543’ü özel bakım gerektiren birey olmak üzere toplam 670 hastanın tüm diş tedavileri tek seansta genel anestezi altında gerçekleştirildi. 2025 yılı içerisinde ise 166’sı down sendromu, otizm spektrum bozukluğu gibi özel bakım gerektiren bireyler olmak üzere toplam 208 hastanın diş tedavisi genel anestezi altında yapıldı. Özellikle kooperasyon güçlüğü yaşayan bireylerde daha önce tamamlanamayan diş tedavilerinin tek seansta ve güvenli şartlarda yapılabilmesi, hasta yakınları tarafından büyük bir kolaylık olarak değerlendirildi. Hasta yakınları ayrıca tedavi süreci boyunca ekip tarafından sağlanan bilgilendirme, iletişim ve koordinasyonun sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasına katkı sunduğu belirtti. Özel bakım gerektiren bireylerde diş tedavilerinin genel anestezi uzmanları ile uzman diş hekimlerinden oluşan sağlık ekibi ve multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Diş Hekimliği Fakültesi Dekan V.Prof. Dr. Melih Ömezli, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın destekleriyle Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde genel anestezi altında sunulan nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve daha fazla sayıda özel bakım gerektiren hastaya tedavi hizmeti verilebilmesi için çalışmaların aralıksız şekilde sürdürüldüğünü belirtti.