EKONOMİ - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 09:32

Yumurta kabuğu deyip geçmeyin sanayide çok değerli

A
A
A
Yumurta kabuğu deyip geçmeyin sanayide çok değerli

Yumurta Üreticileri Ürünleri Sanayicileri Derneği (YÜSAD) Başkanı Metin Akman, yumurtanın pastorize sıvısı ve tozunun yanı sıra kabuğunun da sanayi açısından çok değerli olduğuna dikkati çekerek, boya sanayisinde, inşaatlarda kullanılan yumurta kabuğunun gübre ve yem olarak da değerlendirilebileceğini, birçok alan için değerli bir ürün olduğunu söyledi.

Akman, yaptığı açıklamada, dünyanın en stratejik protein kaynaklarından olan yumurtanın  BM’nin de en önemli konu başlıkları arasında yer aldığını belirtti.

Yıldız bileşen olarak tanımlanan yumurtanın, hayvansal protein kaynakları içinde besin değerleriyle anne sütüne en yakın olduğunu dile getiren Akman, yumurtanın fonksiyonel özellikleri en yaygın kullanılan hayvansal protein olduğuna dikkati çekti.

Gıdayı toparlayıp yapıştırıyor

Fonksiyonel özelliklerinin, yumurtanın tüm gıda sanayinde kullanılmasını sağladığını anlatan Akman, şöyle konuştu:

"Köfte, kek, krema,  çikolata, tatlılara kadar er türlü gıda ürününde yumurtayı kullanabiliyorsunuz. Kabarma, toparlama, yapıştırma özelliği var. Karbon ayak izi ne düşük proteni kaynağı. En ekonomik ve en rahat ulaşılabilen olanı. Türkiye dünyanın en önemli üreticilerinde ilk 10 arasında. Çok stratejk bir ürün. Yumurta üreticilerine çok değer vermeli ve onları iyi anlamalıyız."

Yumurta kabuğu deyip geçmeyin sanayide çok değerli

"Türkiye ilk 10 arasında yer almalı"

Akman, yumurta sanayisinde Türkiye’nin gidecek çok yolunun bulunduğunu belirterek, "Yumurta sanayisinde Türkiye dünyada ilk 50 ülke arasına bile giremiyor. Dünyanın ilk 10 arasındaki üreticilerine bakarsanız hepsi yumurta sanayisinde de ilk 10 arasında ama biz 50 arasında değiliz." dedi.

Gelecek 5-10 yıl arasında sadece 30 üreticinin Türkiye toplam yumurta üretiminin yüzde 75’ini yapacak gibi göründüğünü aktaran Akman, yumurta üretimi kadar ihracatının da çok önemli olduğunu söyledi.

Gıda güvencesi bakımından korumacı politikaların hiçbir faydasının olmadığını vurgulayan Akman, "Korumacı politikalar, arz ve talep şoklarını artırıyor ve uzun vadede piyasanın dengesizliğini artıyor. İhracatın artması arz ve talep dengesini uzun vadede dengeler." diye konuştu.

Akman, yumurtanın kırıldığı andan itibaren sanayisinin başladığını dile getirerek, şöyle devam etti: "Sanayi, yumurtayı kırar pastörize sıvı yumurta üretir. Arkasından bu ürünlerin türevlerine doğru hızlı gider. Raf ömrünü 1-2 yıla kadar uzatabilir. Yumurta tozu, diğer ülkelerdeki gibi süt tozuna benzer lisanslı depoculuk kapsamına alınabilir. Yumurta tozu üretimi arttığı zaman çiftçinin refahını kesinlikle artırır, arz ve talep esnekliği artar, fiyat istikrarı sağlanır. Yumurta sanayisinin gelişimi bu yüzden çok önemli. 10 yıl önce toplam üretimin sadece yüzde 1’i yumurta sanayisinde işleniyordu. Gelişmiş pazarlarda yüzde 25-30 arasında. Günümüzde ise Türkiye’de yüzde 8’e ulaştı. 25 ve 30’lara çıkması lazım ve gidecek daha çok yolumuz var."

"Kabuk deyip geçmeyin"

Yumurtanın pastörize sıvısı ve tozunun yanı sıra kabuğunun da sanayi açısından çok değerli olduğuna dikkati çeken Akman, "Yumurta kabuğundaki zardan kolojen üretilir. Yumurta kabuğundan biyoplastik elde edilebilir. Polipropilenin en önemli dolgu maddesidir. Yumurta kabuğu, boya sanayisinde ve inşaatta kullanılır. Gübre olarak değerlendirilebilir. Asidik topraklarda asidin düşürülmesi için kirecin ikamesi olarak kullanılabilir. Yemde değerledirilebilir. Haşlanmış yumurtanın kabuğu çok çok değerlidir, haşlanmış zar çok daha yüksek değerlere satılabilir" dedi.

Sanayinin yumurtayı daha değerli hale getireceğini belirten Akman, "Yumurtanın fiyatı 1 lira ise sanayisindeki ürünlerle yumurtayı en az 4 liraya satabilirsiniz. Yani 4 kat katma değer sağlayabilirsiniz. Potansiyelimiz var, üretimimiz bol." diye konuştu.

Zafer Akpınar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da sağanak sele dönüştü: Karakuyu köyünde evler ve araziler sular altında kaldı Iğdır’ın Karakuyu köyünde etkili olan sağanak sonrası meydana gelen sel, köyde büyük hasara neden oldu. Evler, tarım arazileri ve yollar zarar görürken çok sayıda küçükbaş hayvan telef oldu. Iğdır’da etkisini sürdüren sağanak yağış, merkeze bağlı Karakuyu köyünde sele neden oldu. Yaklaşık 2 saat devam eden şiddetli yağış sonrası su kanalları ve dereler taşarken, köy merkezindeki bazı evler ile tarım arazileri sular altında kaldı. Sel nedeniyle köyde bulunan bazı köprü ve su kanalları yıkılırken, yollar da zarar gördü. Bölgede vatandaşlar zor anlar yaşarken, ihbar üzerine ekipler çalışma başlattı. Iğdır Devlet Su İşleri Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ekiplerinin müdahale ettiği çalışmalara jandarma, AFAD, Özel İdare ve DSİ’den toplam 16 araç ve 46 personel katıldı. Ekipler, selin etkili olduğu bölgelerde su tahliye ve temizlik çalışmalarını sürdürdü. Sel nedeniyle çok sayıda küçükbaş hayvan telef olurken, 20 arı kovanı da kullanılamaz hale geldi. AFAD ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarına başladı. Köyde yaşayan ve ev ve ahırları su basan Habibe İleri, "Civcivlerimiz, tavuklarımız öldü. Evimiz çatlamış, sallanıyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Sağ olsunlar sel anında komşularımız yardımımıza gelerek hayvanlarımızı çıkardılar" dedi. Tarım arazileri zarar gören Rasim Güneş ise, "Baya bir sel geldi, 1 saat, 1.5 saat kadar devam etti. Burada daha önce DSİ’nin çalışmaları oldu ondan dolayı bir sıkıntı olmadı. Afetin aşırı derecede olmasından dolayı kanal taşıyamadı. Ekili alanım yağmurlama sistemiydi, hasarım var" diye konuştu.
Samsun Başkan Şenol Kul, Dünya Kent Forumu için Bakü’ye gidiyor Habitat) tarafından düzenlenen ve sürdürülebilir kentleşme alanında dünyanın en önemli uluslararası buluşmalarından biri kabul edilen Dünya Kent Forumu’na (WUF13) özel davet üzerine katılmak için Azerbaycan’a gidiyor. İlk kez 2002 yılında Kenya’nın Nairobi kentinde düzenlenen ve iki yılda bir farklı bir şehrin ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumun 13’üncüsü, 17-22 Mayıs 2026 tarihlerinde Bakü Olimpiyat Stadyumu’nda gerçekleştirilecek. Dünyanın dört bir yanından yerel ve bölgesel liderleri bir araya getirecek olan forumun bu yılki ana teması ise "Dünyayı barındırmak: Güvenli ve dayanıklı kentler ve topluluklar" olarak belirlendi. Forum boyunca; küresel konut krizi, enformel yerleşimlerin dönüşümü, kriz sonrası yeniden yapılanma süreçleri, iklim-konut ilişkisi ve konut finansmanı gibi hayati başlıklar masaya yatırılacak. Forum kapsamında düzenlenecek olan "Yerel ve Bölgesel Yönetimler Dünya Kurulu" (WALRG) ve "Yuvarlak Masa Toplantısı"na katılacak olan Başkan Şenol Kul, uluslararası kentsel gelişim tecrübelerini yakından takip edecek. Sürdürülebilir konut politikaları ve yerel iş birliği modellerinin ele alınacağı bu toplantılardan elde edilecek bilgi ve deneyimler, Terme’nin gelişim yolculuğunda hayata geçirilecek yeni projeler için önemli birer rehber niteliği taşıyacak. Dünya Kent Forumu’na katılımı öncesi bir değerlendirme yapan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bakü’de gerçekleşecek bu önemli buluşmada, dünyanın farklı şehirlerinden gelen tecrübeleri dinleme ve ilçemizi temsil etme fırsatı bulacağız. Burada konuşulacak olan ’dirençli şehir’ ve ’sürdürülebilir konut’ gibi konular, bizim Terme için kurduğumuz hayallerle yakından ilgili. Küresel ölçekteki bu bilgi paylaşımlarından ilham alarak, ilçemizi hemşehrilerimiz için daha huzurlu, daha modern ve daha yaşanabilir bir yuva haline getirmek adına gayretle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünya Kent Forumu’nun sonuç bildirgesi ve "WUF13 Eylem Çağrısı", yerel yönetimlerin küresel kararlar üzerindeki etkisini artırarak sürdürülebilir şehircilik adına önemli bir yol haritası sunacak.