EĞİTİM - 09 Aralık 2020 Çarşamba 13:03

ÇOMÜ ile ÇATOD arasında işbirliği protokolü imzalandı

A
A
A
ÇOMÜ ile ÇATOD arasında işbirliği protokolü imzalandı

Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü ile sektörel işbirliği protokolü imzaladı.

Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü ile sektörel işbirliği protokolü imzaladı.


ÇOMÜ Rektörlüğü ve ÇATOD arasında Çanakkale ve Ülke Turizminin geliştirilmesi için üniversite özel sektör işbirliği için örnek bir çalışma başlatıldı. Bu kapsamda; ÇOMÜ Turizm Fakültesi ve ÇATOD; staj, tam ve yarı zamanlı istihdam konularında ÇATOD iş havuzunu etkin olarak kullanacak. ÇOMÜ Turizm Fakültesi ve ÇATOD, Türkiye ve Dünya turizmdeki eğilimler, gelişen trendler, pazar analizleri, Covid-19 sonrasında değişen tüketici tercihleri, sektörel teknoloji dönüşümleri gibi konularda ortak sektörel dergi yayınlayacaklar. Gerçekleştirilen yayınlarda, hem akademi, hem de turizm sektörüne referans bir kaynak olunması hedefleniyor.


ÇOMÜ Rektörlüğü ve ÇATOD arasında gerçekleştirilen protokol, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat ve ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer tarafından karşılıklı imza altına alındı. Toplantıya; ÇOMÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Boz, ÇATOD Başkan Yardımcısı Nilgün Gökser, ÇOMÜ Turizm Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Bekir Eşitti ve Doç. Dr. Erol Duran katıldı.


“Bölge ve ülke turizmine ışık tutacak bir çalışma”


Karşılıklı atılan imzalar sonrasında bir açıklama yapan ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer; “ÇATOD olarak ÇOMÜ Turizm Fakültesi ile gerçekleştirmiş olduğumuz işbirliği protokolünün ülkemiz ve bölgemiz turizmine çok önemli bir katkı sunacağına inanıyoruz. Bu protokol ile özel sektörün sahip olduğu tecrübe ve saha deneyimi, Türkiye’nin en önemli turizm fakültelerinden biri olan ÇOMÜ Turizm Fakültesinin entelektüel birikimi ile birlikte oluşturacağı sinerjinin Türkiye turizmi için çok önemli bir referans kaynağı olacağına inanıyoruz. Çanakkale’miz geçmişte benzer sinerjilerin çıktısını, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odamız önderliğinde ortaya konan Troya 2018 projesi gibi ülkemiz için model örnek çalışmalarla ispatladı. Bugün ÇATOD olarak Çanakkale’mizin en değerli kurumlarından bir olan ÇOMÜ ile böyle bir birlikteliğin içinde olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Amacımız bölgemiz ve ülkemiz turizmine ışık tutacak çalışmalara öncülük etmek, çok hızlı bir ivme ile değişen dünya konjonktüründe, bölgemizin ve ülkemizin turizmden aldığı katma değerin yükseltilmesine katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda, akademik disiplin ve entelektüel birikim ile sektörümüzün dinamizminin güçlü bir harmanını sağlamak istiyoruz” dedi.


“Turizm fakültemizin mutfağı ÇATOD’dur”


ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat MURAT ise; “Üniversite-Endüstri iş birlikleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de uzun yıllardır ön planda tutulan bir konudur. Ama maalesef Üniversite - Endüstri iş birliği kâğıt üzerinde uzun yıllardır olmasına rağmen pratiğe aktarımı konusu üzerinde son yıllarda durulmaktadır. Üniversite olarak biz sanayi, hizmet sektörleri- üniversite iş birliklerini çok önemsiyoruz. Bu doğrultuda bizzat sektör temsilcileri ile beraber birçok adımı da atmış bulunuyoruz. Ben değişik platformlarda bu konunun önemini dile getiriyorum. Turizm Fakültemizin öğretim elemanlarına da sürekli ifade etmekteyim. Burası Türkiye’nin en iyi turizm fakültelerinden bir tanesi olmalıdır. Bunun başarılması için öğretim elemanlarımızın sektörle iç-içe olmaları, bizzat işin mutfağına inmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla Turizm Fakültemizin Mutfağı ÇATOD’dur diyebiliriz. Bu nedenle bu iş birliği çok önemlidir ve güzeldir. Biz bu iş birliği protokolünü çok önemsiyoruz ve bu tür iş birliklerinin arttırılmasını bekliyoruz. Turizm, kültür, arkeoloji, tarım Çanakkale’nin en güçlü olduğu alanlardır. Çanakkale’miz bu anlayışla ülkemizin en önemli turizm destinasyonlarından birisi haline gelmelidir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Türk Tarih Kurumu Mobil Mağazası’nın ilk konuğu Önder Duman Türk Tarih Kurumu (TTK) Mobil Kitap Satış Mağazası’nın Samsun’daki ilk konuğu olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Duman, kurumun genel okuyucu dizisi ile gençlere tarihi sevdirmeyi amaçladığını söyledi. TTK Mobil Kitap Satış Mağazası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlandı. Mobil mağazanın ilk yazar konuğu ise Prof. Dr. Önder Duman oldu. Duman’ın "1. Dünya Savaşı" adlı eseri büyük ilgi görürken, okuyucular imza gününe yoğun katılım gösterdi. "Her eve bir tarih kitabı" temasıyla 19 Mayıs akşamına kadar meydanda duracak mobil kitap satış mağazasında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Önder Duman, "Milli Mücadele’nin başkenti Samsun’dayız. Türk Tarih Kurumu, 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Samsun’da okuyucularla bizi buluşturdu. Burada TTK Genel Okuyucu Dizisi hazırlandı. Ben de aynı kapsamda ‘1. Dünya Savaşı’ kitabımı imzalıyorum. Genel okuyucu dizisi, Türkiye’de tarihi sevdirmek, tarihe yeni bir perspektif sunmak anlamında TTK’nın çok güzel bir hizmeti. Ben de bu hizmete bir kitapla katkı sağlamaktan mutluyum. Kitap, 1. Dünya Savaşı’nı, 1914-1918 yılları arasında sadece Osmanlı değil, bütün dünya tarihini etkileyen çok derin anlamları olan küresel çaplı büyük bir savaşı, genel okuyucuya hitap eder tarzda, akademik üsluptan hafif bir şekilde kaleme alınarak anlatıyor. Kitapseverlerin de zevkle okuyacağını düşünüyorum" dedi. Gençlerin tarihe olan ilgisinin artmasını da değerlendiren Prof. Dr. Duman, "Tarih yükselen bir yıldız. Neticede insanlar kendi kimliklerini merak ediyor ve okumak istiyorlar. Bu anlamda TTK’nın bu hizmetini çok anlamlı buluyorum. Güzel olan, bu hizmetlerin devam etmesini bekliyorum. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Öte yandan yarın akşama kadar vatandaşları ağırlayacak mobil kitap satış mağazasında Nedim İpek ve İbrahim Tellioğlu da imza günlerinde eserlerini imzalayacak.
Kütahya Tavşanlı’da "Orman Benim" kampanyasıyla çevre temizliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle artan orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Çevre temizliği etkinliğinin ardından açıklamalarda bulunan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür farkındalık projelerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Özdemir, "Bir farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen bu anlamlı etkinlikte genç kardeşlerimizle bir araya geldik. Ülkemizdeki orman varlığını korumak, gelecek nesillere ormanlarımızı miras bırakabilmek için bu adımı attık. Malum, dünya genelinde ciddi bir iklim değişikliği yaşıyoruz ve küresel ısınmayla karşı karşıyayız. Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada orman yangınlarının her yıl artarak çoğalmasına sebep oluyor. Biz de en azından orman yangınlarımızı azaltabilmek, insan kaynaklı yangınları engelleyebilmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi doğal alanlarımıza, ormanlarımıza getirerek eğitimler verdik. Çöplerimizi doğaya dökmemek ve ormanda kontrolsüz ateş yakmamak gibi hayati konularda uygulamalı bilinçlendirme sağladık" dedi. Gençlerin bu konuda ciddi bir bilince sahip olması gerektiğinin altını çizen Kaymakam Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ormanlar sadece görsel bir doğal güzellikten ibaret değildir. Ormanlar; barındırdığı hayvan ve bitki varlığıyla birer doğal yaşam alanıdır. Bizim nefes almamızdan temiz su içmemize kadar hayatın her evresini doğrudan etkileyen en büyük değerlerimizdir. Bu nedenle hepimize düşen görev, ormanlarımıza sonuna kadar hassasiyetle sahip çıkmaktır. Bu bilinci yediden yetmişe tüm vatandaşlarımıza aşılamalıyız. Etkinlikte emeği geçen başta Orman İşletme Müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlara ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum." Etkinliğe; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Orman İşletme Müdürü Serdar Aksu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Sert ile orman işletme şefleri ve çok sayıda genç katıldı.
Sivas "Sessiz katil" hipertansiyona dikkat Sivas Numune Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Gülşah Altun, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Altun, "Hipertansiyon yani yüksek tansiyon kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Belirtileri baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve ara sıra burun kanaması olsa da genellikle tehlikeli boyutlara çıkmadan bulgu vermediği için ‘sessiz katil’ olarak tanımlarız" dedi. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı Toplumda her 3 kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu söyleyen Altun, "Hipertansiyon 65 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülmektedir. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı, eğer ailede kalp hastalığı ve diyabet varsa bu ölçümleri 30 yaşın üzerinde herkes senede bir yaptırmalıdır. Kronik böbrek hastalığının diyabetten sonraki ikinci en sık sebebi hipertansiyondur. Her 5 diyaliz hastasında birinin diyalize girme sebebi hipertansiyondur. Yine inme kalp krizi felç görme kayıplarının en sık sebebi hipertansiyondur" dedi. Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemelidir Hipertansiyonun sebeplerini sıralayan Altun, "Genetik yatkınlığın yanı sıra aşırı tuz tüketimi, fazla kilolu olma, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol, kronik stres, diyabetik olma önemli sebeplerdir. Özellikle Türk toplumunda tuz tüketim oranı sağlıklı insanlara önerilen tuz tüketiminden 4 kat daha fazladır. Günlük tuz tüketimi toplamda 5 gram yani bir çay kaşığını geçmemelidir. Hipertansiyonun tedavisinde ise mutlaka düzenli hekim kontrolleri, verilen tedavinin geçici görülmeyip hastaların kendini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam etmesi çok kıymetlidir. Dünyada yıllık 10 milyon kişinin ölümünden doğrudan ya da dolaylı olarak hipertansiyon sorumludur" ifadelerine yer verdi. Düzenli fiziksel aktivite çok önemli Hastalıktan korunma yollarından bahseden Altun, "Hipertansiyondan korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları kilit rol oynar. Özellikle tuz tüketime dikkat edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, ideal kiloda kalabilme, mümkün olduğunca sigara alkol ve stresten uzak kalınması önemlidir. Sonuç olarak hipertansiyon erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılması hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.