SAĞLIK - 27 Aralık 2020 Pazar 10:20

(Özel) Hafta sonu kısıtlamaları işe yaradı, korona virüs durağan faza geçti

A
A
A
(Özel) Hafta sonu kısıtlamaları işe yaradı, korona virüs durağan faza geçti

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alper Şener, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları sayesinde korona virüsün (Covid-19) Türkiye’de oransal olarak durağan faza geçtiğini söyledi.


Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan korona virüs, insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Türkiye’de hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının fayda verdiğini belirten Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alper Şener, “Türkiye’nin genelinde oransal olarak korona virüs durağan faza geçti. Ama bunda tabii ki yapılan test sayısı, özellikle hafta sonu yasaklar nedeniyle yapılan test sayısındaki düşmelerin de etkisi olduğunu düşünüyorum ben. Görebildiğimiz kadarıyla, hafta içi ile hafta sonu arasında virüsün seyrinde farklılıklar var, olgu sayılarında ve olguların dağılımda. Bunu 7 ile 10 günlük zaman dilimleri içerisinde değerlendirmek lazım. Yasaklara rağmen, hala istediğimiz oranda bir düşme yok. Çünkü, her halükarda yasaklar deliniyor. İnsanlar, kaçak ve yan yollara sapabiliyor. Bu da zaten basına da yansıyor, görüyoruz. Büyükşehirler de dahil bilmem kaç kişiye cezalar kesiliyor. Maddi ve manevi engeller konuluyor ama buna rağmen insanlar hala yasaklara uymamak için direniyorlar. Bu yasaklara uyum ne kadar yüksek olursa, salgını o kadar rahat kontrol altına alabiliriz. Temel strateji aslında bu. Tedavi ve diğer uygulamalarla ilgili olan stratejik yaklaşımlar zamana yayılarak ortaya çıkacak şeyler. Erken dönemde bunun önünü almak istiyorsak kesinlikle Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarına ve önlem paketlerine harfiyen uymamız gerekiyor” dedi.



“Çanakkale’de olgu sayısında durağanlaşma oldu”


Çanakkale’de de vaka sayılarında düşmeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alper Şener, “Son bir haftadır Çanakkale’de olgu sayısında bir durağanlaşma oldu, bunu yaşıyoruz ama yine de bir yorum yapmak için çok erken. Biliyorsunuz 14+14 yani 28 günlük hasta sayılarında durağanlaşma olup, olmadığını görmemiz gerekiyor. Buna bir yorum yapmak için henüz daha erken. Bizim elimizdeki veriler şu anda 21 günlük periyodu içeriyor. 21 günlük periyotta Çanakkale’de yavaş yavaş yoluna girmeye başladı diyebilirim” diye konuştu.



“Aşıyı heyecanla bekliyoruz”


Dünya genelinde aşı çalışmalarında önemli bir yol kat edildiğini ve Türkiye için de aşıyı heyecanla beklediklerini ifade eden Prof. Dr. Şener, “Birleşik Devletlerde 2’nci mRNA aşısı da onaydan geçti. İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri bunu yaygın olarak kullanmaya başladılar. Türkiye’ye gelecek aşının takvimi belli oldu. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarından bu hafta dağıtımların olacağını biliyoruz. Heyecanla bekliyoruz. Umarız, bizim gibi kentlere de başta sağlık teşkilatında çalışanlarına ulaşır, biz de bir an önce aşımızı oluruz” şeklinde konuştu.



“Aşıya karşı tepki duyanlar sadece kendilerine zararı olmayacak”


Aşıya karşı olan ve aşı olmak istemeyenlerin zararının sadece kendilerine değil, herkese olacağını ve virüsün yayılımını hızlandırarak sık sık mutasyona uğrayabileceğinin de altını çizen Şener, “Bunun inanç ya da ikna ile yapılabilecek bir şey olacağına inanmıyorum ben, sonuç olarak bu bir hastalık. Bu hastalığa karşı geliştirildiği bilinen belli, farklı tiplerde aşılar var. Bu farklı tiplerdeki aşılar faz çalışmalarını tamamlamış, rüşdünü ispat etmiş olanlardan hangileri varsa, bunlar belirli komisyonlardan geçerek Türkiye’de uygulanmaya başlayacak. Yani yorum yapmak gerekirse; Titanik batarken, yemek yiyenler ile müzik eşliğinde dans edenlere benzetiyorum ben bu aşı ile ilgili olan tepkileri. Aşıya karşı tepki duyanlar ya da olmak istemeyenlerin sadece kendilerine zararları olmayacak, aynı zamanda virüsün toplumda yayılımını sabit tutacakları için sık sık mutasyonlar da ortaya çıkacak” dedi.



“Her gün Türkiye’de bir yolcu uçağı düşüyor gibi düşünün”


Korona virüs salgınının Türkiye’de devam ettiğini ve her gün 200 kişinin öldüğünü de son olarak sözlerine ekleyen Şener, “Şunu biliyoruz; virüsün yayılımı ne kadar fazla olursa, virüsün değişimi de o kadar fazla olacak. Bu iyi yönde de olabilir, kötü yönde de olabilir. Şu anda elimizdeki örnek kötü yönde bir mutasyon. Yarın öbür gün SARS virüsü gibi de ortadan kaybolabilir. O da başka bir konu. Ama stratejilerimizi iyi senaryolara göre değil, kötü senaryolara göre hazırlamak zorundayız. Çünkü, şu anda halihazırda Türkiye’de devam eden bir salgın var. Her gün 200 kişi ölüyor. Bunu artık insanlar kanıksadı gibi görünüyor ama şöyle düşünün; her gün bir yolcu uçağı düşüyor gibi düşünün. Yani bu travmatik bir şey. İnsanlar belki ölenleri ve yoğun bakımda yatanları gözleriyle görmedikleri için bu kadar etkilenmiyorlar” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "(Yıkılan köprü) DSİ standartlarına uygun bir köprü değildi" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, son günlerde etkili olan yağışların ardından debisi yükselen Yeşilırmak’ta taşkın riski nedeniyle yıkımı başlatılan Çedaş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. Yeşilırmak’taki su seviyesinin kritik noktaya ulaşmasının ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, taşkın riski nedeniyle şehir merkezinde bulunan Çedaş Köprüsü’nün yıkılmasına önceki gün başlandı. Tokat Belediye başkanı Mehmet Kemer Yazıcıoğlu yıkım çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtemel taşkın riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu; "Malum biliyorsunuz Tokat’ta ve Tokat’ta yakın lokasyonlarda ciddi anlamda bir özellikle sel felaketi yaşanması tahmin ediliyor. Turhal, Niksar ve Erbaa’da da sel felaketi yaşandı. Tokat merkezde de biliyorsunuz dolusavak dediğimiz Almus Barajı artık taşmak üzere, söylenen bilgiler bu şekilde. 40 santim civarında bir şeyin kaldığı söyleniyor. Malum bu dolusavak taştığı andan itibaren Tokat merkeze de 6 saat içerisinde ulaşması düşünülüyor. Tabii bilgiler malum Devlet Su İşleri tarafından da bize iletilen bilgiler. İşte 6-6,5 saat civarında ulaşacağı söylendiği için malum biz ÇEDAŞ köprüsü’nü kaldırmak durumunda kaldık. Tabii bunu kaldırırken de Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi üçümüz istişare ettikten sonra karar verildi. Malum burası Devlet Su İşleri’ne uygun bir köprü değildi. Toplamda alt tabandan yukarı doğru en alt kısmı iki metre civarında. İster istemez bu sıkıntıyı bertaraf etmek bakımından bunu kaldırmak zorundaydık. Arkadaşlar dün itibaren zaten köprülerin yıkımına başladılar. İnşallah bu akşama doğru tamamını yıkmayı planlıyoruz. Sonrasında da zaten yapılacak toplantı neticesinde de ki büyük bir ihtimal 11.30 gibi tekrar bir koordinasyon merkezinde toplantı gerçekleştirecek. Tokat merkezle alakalı da sadece bu lokasyon değil yaşanabilecek diğer kötü senaryolara da belediye olarak hazırlıkklıyız. Vatandaşlarımız şimdilik bir endişe etmesinler. Ama geçmiş olsun diliyorum. En kısa sürede inşallah bu sıkıntıyı bertaraf etmiş oluruz umuduyla dua ediyoruz" dedi.
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.