EKONOMİ - 06 Mart 2021 Cumartesi 11:06

Çanakkale Birlik’ten çiğ süt raporu

A
A
A
Çanakkale Birlik’ten çiğ süt raporu

Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Türkiye’nin parlayan yıldızı küçükbaş hayvancılıkta süt üretiminde uygulanması gereken maliyet hesapları raporlarını açıkladı.

Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Türkiye’nin parlayan yıldızı küçükbaş hayvancılıkta süt üretiminde uygulanması gereken maliyet hesapları raporlarını açıkladı. Buna göre 2021 yılında; keçi sütünün litre fiyatının 5,5 TL’nin, koyun sütünün litre fiyatının ise 7,5 TL’nin altında olmaması gerektiği belirtildi.


Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği her yıl yayınladığı gibi bu yıl da küçükbaş süt üretimindeki maliyet hesaplarını raporlardı. Birliğin hazırladığı rapora göre; üreticinin aylık gelirinin asgari ücreti yakalayabilmesi için 2021 yılında keçi sütünün litre fiyatının 5,5 TL’nin, koyun sütünün litresinin ise 7,5 TL’nin altında olmaması gerektiği açıklandı.


Pandemi, küçükbaş sütüne ilgiyi artırdı


Küçükbaş hayvan sütünün öneminin özellikle pandemiden sonra daha çok arttığına değinen Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Doç. Dr. Ferhan Savran, "Özellikle pandemi döneminden sonra süt ve süt ürünlerine olan talebin artması, gerek süt hayvanlarının fiyatlarına gerekse de satılan çiğ sütün fiyatına olumlu etkiler sağlamıştır. Süt keçiciliği ve süt koyunculuğunda önde gelen illerden biri de Çanakkale’dir. Özellikle Ezine peynirinin ham maddesini oluşturan koyun ve keçi sütüne olan talep, Çanakkale’de süt tipi küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine ilgiyi arttırmıştır. Bu anlamda Çanakkale’de yaklaşık 7 bin aile koyun ve keçi sütü yetiştiriciliğinden geçimini sağlamaktadır. Kayıtlı keçi sütü üretiminde Çanakkale lider konumdadır. Kayıtlılığı arttıran en önemli unsurlardan biri de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın vermiş olduğu çiğ süt desteklemeleridir. Müstahsillerin çiğ süt desteği alması için muhakkak belgeli süt satışı yapmaları gerekmektedir" dedi.


"Halkanın en önemli ayağı üreticilerdir"


Üretimde devamlılığın sağlanabilmesi, yetiştiriciyi ayakta tutabilme ve köyden kente göçü engelleme açısından küçükbaş üreticisinin ayakta kalabilmesinin en önemli unsur olduğunun altını çizen Başkan Doç. Dr. Savran, "Çanakkale’de sütün hemen hemen tamamının sanayiye satılıyor olması, üreticinin beklentilerini de yükseltmiştir. Zira bugün marketlerde Ezine peyniri kilogram fiyatlarının 90-100 TL’leri bulduğu görülmektedir. Tüm bunların ışığında, merak edilen konu ise; Türkiye genelinde bugüne kadar en yüksek sanayi fiyatlarının verildiği Çanakkale’de 2021 yılı için süt fiyatlarının ne olacağıdır. Üreticinin, her geçen yıl artan maliyetler nedeniyle zarara uğramaması adına Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği hem üreticinin yıllık gelir düzeyini araştırmış hem de koyun ve keçi sütünün maliyet fiyatları ile ilgili çalışma gerçekleştirmiştir. Bir zincirin halkası olan bu üretim deseninde kazan kazan politikasından kesinlikle vazgeçilmemesi gerekmektedir. Bu halkanın da en önemi ayağı üreticilerdir" diye konuştu.


"Bu fiyatların altında üretici kar edemez"


Koyun ve keçi sütü perakende satıldığı zaman her ilde farklı fiyatlar ile karşılaşıldığını hatırlatan Başkan Doç. Dr. Savran, "Ancak sanayiye satılan sütlerde bu fiyat iller arasında benzerlik göstermektedir. Geçen yıl, keçi sütü litresinin 4-4,5 TL’den, koyun sütünün litresinin ise 6,5 TL’den sanayici tarafından satın alındığı bilinmektedir. Bu sene gerek döviz kurlarındaki artışın gerekse pandeminin oluşturduğu olumsuz etkiler düşünüldüğünde süt fiyatlarında yüzde 30 civarında bir artışın beklendiği ön görülmektedir. İzmir ilinde açıklanan fiyatlara göre; 2021 yılında keçi sütünün litresi 5 TL., koyun sütünün litresi ise 7 TL. olarak belirlenmiştir. Çanakkale’de ise; Ezine peyniri üretiminde kullanılan koyun ve keçi sütünün özel bir önemi vardır. Bu marka değerine anlam katan koyun ve keçi sütünün fiyatının keza diğer illere göre daha yüksek olması beklenmektedir. Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, hem artan maliyetleri hem de piyasa fiyatlarını dikkate alarak koyun ve keçi sütünün satın alınması gereken fiyat ile ilgili bir projeksiyon hazırlamıştır. Bu çalışmaya göre; 2021 yılı için 1 litre keçi sütünün fiyatının minimum düzeyde 5.5 TL’nin altında, koyun sütün ise 7.5 TL’nin altında olmaması gerektiği, aksi takdirde üreticinin kar edemeyeceği öngörülmektedir. Maliyetler hesaplanırken, hayvan sayısı ortalamaları ve üretim miktarları göz önünde bulundurulmuş, Çanakkale yetiştiricisinin Çanakkale koşullarında maliyetleri ve yetiştiriciliğini yaptığı ırkların özellikleri de dikkate alınarak hesap yapılmıştır. Çanakkale’de işletme başına düşen keçi sayısı ortalama 80, koyun sayısı ise ortalama 100 baştır" şeklinde konuştu.


“Sanayici hassasiyet göstermeli, üreticinin beklentisini karşılamalıdır”


Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından hazırlanana çiğ süt maliyet raporunda, maliyetlerin içerisinde 365 gün boyunca yapılan masraflar ve işçilik giderlerinin ayrı ayrı kalemler halinde detaylandırıldığını da anlatan Başkan Doç. Dr. Savran, "Raporu hazırlamak için yaptığımız hesaplamalarda, masraflar en ince ayrıntısına kadar değerlendirildi. Çalışma neticesinde çıkan sonuçlara istinaden gerekli ön görüler ortaya konulmuştur. Bu anlamda beklentimiz, sanayicinin hassasiyet göstermesi ve üreticinin beklentisini karşılamasıdır" dedi.


"Oğlaklar, erken yaşta kesime gönderilmemeli"


Oğlakların erken yaşta kesime gönderilmesinin de süt keçiciliğinde karlılığı etkileyen unsurlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Doç. Dr. Savran, "Bunun yanı sıra, özellikle süt keçiciliğinde karlılığı etkileyen en önemli unsurlardan bir tanesi de oğlakların erken yaşta kesime gönderilmemesidir. Birlik tarafından yapılan, söz konusu çalışmada ayrıca bu konuya da vurgu yapılmaktadır. Kasaplık kuzu yetiştiriciliğinde olduğu gibi kasaplık oğlak yetiştiriciliğinin de artık keçicilik işletmelerinin özen göstermesi gerektiği bir konu olduğu raporda vurgulanmaktadır. 2021 yılının hem Çanakkale’deki hem de tüm Türkiye’deki yetiştiricilerimize hayırlı uğurlu ve bereketli bir sezon olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.