ASAYİŞ - 08 Mart 2021 Pazartesi 14:51

Çanakkale’de artan korona virüs vaka sayılarının ardından denetimler sıklaştırıldı

A
A
A
Çanakkale’de artan korona virüs vaka sayılarının ardından denetimler sıklaştırıldı

Çanakkale’de, geçtiğimiz hafta açıklanan korona virüs vaka sayılarının artışı nedeniyle kent genelinde denetimler sıklaştırıldı.

Çanakkale’de, geçtiğimiz hafta açıklanan korona virüs vaka sayılarının artışı nedeniyle kent genelinde denetimler sıklaştırıldı. Çanakkale Valisi İlhami Aktaş ve beraberindeki heyet, kordon boyundaki işletmelerde maske, mesafe ve hijyen denetimleri gerçekleştirdi.


Sağlık Bakanlığı verilerine göre, geçtiğimiz günlerde açıklanan korona virüs tablosunda ciddi artış gösteren Çanakkale, turuncu tablodan kırmızıya dönme yolunda hızla ilerlerken, yerel yöneticiler denetimlerini sıklaştırdı. Bugün saat 13.00’da kordon boyundaki işletmeler Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, STK başkanları ve beraberindeki heyet tarafından denetlendi.


İşletme yetkililerine sık sık maske, mesafe ve hijyen hatırlatması yapılırken, yeni normalleşme sürecine göre oturma planlarının da gözle görülür yerlere asılması gerektiği bildirildi.


Denetim esnasında kadınlar da unutulmadı. Kadın çalışan ve müşterilerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı.


“Çanakkale’yi maviye götürmek için elbirliğiyle çalışacağız”


Yapılan korona virüs denetimleri sonunda bir açıklama yapan Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, “ İçişleri Bakanlığı’nın tüm Türkiye genelinde geçen hafta yürürlüğe koyduğu dinamik denetleme çerçevesinde biz de ilimizde tüm ekiplerimizi oluşturduk. İl merkezi, ilçe ve beldelerimizde tematik ve dinamik denetimler her gün devam edecek. Hafta sonu restoranlarla birlikte başlayan denetimlerimizi bugün de belediye başkanımız ve STK başkanlarımızla birlikte tekrar bir araya gelip, Çanakkale’mizde mevcut vaka sayısının daha da artmaması için özellikle esnaf kesimimizle beraber neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu vesileyle de birlikte bir grup esnafımızı ziyaret ederek, iş yerlerinde mesafe kurallarını uygulamaları ricasında bulunduk. İnşallah tüm kurumlar ellerinden geldiği çalışmaları yaparak, Çanakkale’mizi mevcut bulunduğu renkten yani turuncudan kırmızıya değil de kendisine daha çok yakışacak olan maviye doğru götürmek için elbirliğiyle çalışacağız. Tüm çabamız bir hastamız daha olmasın. Hasta sayımız bir daha artmasın. Hastanemize bir kişi daha gitmesin ve devamında da vefatımız olmasın. Bunun için de tüm kesimlerimize görev düşmekte. Hijyen, maske ve mesafe kurallarımıza uyarak, bu pandemi sürecinden inşallah ülke olarak, millet olarak ve Çanakkale olarak en kısa sürede çıkacağımızı düşünüyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de başta şehit annelerimiz olmak üzere, tüm kadın ve annelerimizin gününü kutluyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.