POLİTİKA - 08 Mart 2021 Pazartesi 17:36

AK Parti’li Makas’tan 28 Şubat sürecini savunan CHP’li Meclis Üyesi Canpolat’a tepki

A
A
A
AK Parti’li Makas’tan 28 Şubat sürecini savunan CHP’li Meclis Üyesi Canpolat’a tepki

AK Parti Çanakkale İl Başkanı Naim Makas, CHP’li Çanakkale Belediye Meclis Üyesi Süleyman Canpolat’ın 28 Şubat darbesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yasadışı kurulan Batı Çalışma Grubu’nu (BÇG) savunması ve “Son yirmi yılda 18 bin ilave cami yapılmış.

AK Parti Çanakkale İl Başkanı Naim Makas, CHP’li Çanakkale Belediye Meclis Üyesi Süleyman Canpolat’ın 28 Şubat darbesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yasadışı kurulan Batı Çalışma Grubu’nu (BÇG) savunması ve “Son yirmi yılda 18 bin ilave cami yapılmış. Bunlar ibadet için olsa anlarım” ifadelerine tepki gösterdi.


AK Parti Çanakkale İl Başkanlığı’ndan bugün bir basın açıklaması gerçekleştiren Makas, Çanakkale Belediyesi’nin Mart ayı meclis toplantısında CHP’li Süleyman Canpolat’ın 28 Şubat sürecine dair değerlendirmelerine tepki gösterdi. Canpolat, 54. Hükümeti düşürmek amacıyla faaliyet yürüttüğü tespit edilen Batı Çalışma Grubu’nu savunarak, “Batı Çalışma Grubu’nu mahkemeye verenler, ’Türk Silahlı Kuvvetleri bize şöyle şöyle yapacak’ diyenler hepsi şu anda içeride veya firari durumda... Bu bir komplodur. Batı Çalışma Grubu’nun öngörüleri vardı o zaman. ’Türkiye’de modern eğitim kalkacak, Türkiye irticai alana kayacak’ diye. Bugün bunun emarelerini görüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.



“Tam anlamıyla aymazlıktır”


28 Şubat Post Modern darbesinin meşrulaştırılmaya çalışılmasını aymazlık olarak nitelendiren Başkan Makas, “AK Parti teşkilatı olarak toplumu ilgilendiren birçok alanda hassasiyetimizi taşıyorken, 2021 yılı Türkiye’sinde ‘Türkiye’nin aydınlanma döneminde darbe vari hareketlere yönelim normaldir’ diyerek; dünya kamuoyunda ülkemiz itibarını sarsan ve vicdanlarda büyük yaralar açan 28 Şubat Post Modern darbesini meşrulaştırmaya kalkışmak kelimenin tam anlamıyla bir aymazlıktır. CHP’li belediye meclis üyesi Canpolat’ın; 28 Şubat’ı ve darbeyi meşrulaştırmaya kalkışmasını esefle ve şiddetle kınıyoruz. Kamuoyunun da aynı şekilde kınamasını beklediği, fakat her konuda olduğu gibi bu konuda da sessizliğini koruyan; CHP il başkanına soruyoruz, zamanında ikna odalarında zulüm edildiğini düşünenlerle ittifak içerisinde değil misiniz? Bu nasıl bir tezatlık? Bu nasıl bir senfoni, bu nasıl bir ortaklıktır. Son 20 yılda yapılan 18 bin camiden bahsediliyor, üzerine bir de ‘Bu camiler ibadet için kullanılmıyor’ deniliyor. Bu konuşmalar esnasında bir yandan da maalesef belediye başkanı da onaylıyor. Daha 1 ay önce Tekzen bölgesi diye ifade edilen bölgede, cami yapılması için gerekli imar plan tadilatını, belediye meclisi oylayıp onaylamadı mı? 2 yıl boyunca, çeşitli bahanelerle ertelediğiniz, kamuoyunun ısrarla beklediği bu planın onayında; belediye başkanı ve bu sözleri söyleyen belediye meclisi üyesi Canpolat’ın da aralarında olduğu CHP’li meclis üyelerinin imzaları yok mu? Bunu nasıl açıklayacaksınız? ‘On sekiz bin birinci cami’ belediye meclisinde, CHP’li arkadaşlarınızın da oyları ile onaylandı. Yoksa siyaseten mi onaylandı? Yine mi samimi olunamadı? Yoksa insanların gözü boyanmak için mi onaylandı? Yarın onayladığınız o alana cami yapılırken, 20 yılda 18 bin cami yapıldı, biz istemiyoruz bu camiyi mi denilecek? Bu nasıl bir tezatlıktır. Söz konusu jakoben tavırlı CHP’li belediye meclisi üyesinin ifade ettiği; merkez ilçe belediye başkanının onayladığı ve CHP il başkanının da sessiz kaldığı bu söylemlerin; Atatürk CHP’sine gönül vermiş CHP’lilerin fikirlerini temsil ettiğine asla inanmıyoruz! Nitekim CHP’li siyasi unsurların; toplum vicdanını zedeleyen bu tarz söylemlere ve kamuoyuna da defalarca yansıyan yönetim kademelerindeki taciz olaylarına sessiz kalmalarının sonucundaki CHP’de yaşanan büyük kopmalar, bunun bir ispatıdır” dedi.



“Şehrimiz, Çanakkaleli olmayan düşünce tarzıyla büyük yara almaktadır”


Yapılan siyasetin Çanakkale’ye yakışmadığını da sözlerine ekleyen Makas, “Yerli ve milli teknoloji hamleleri, yerli ve milli savunma sanayi yatırımları yine son 20 yılda AK Parti döneminde yapılmadı mı? Bölge ve dünya siyasetinde, artık boyunduruğundan kurtulmuş ve söz sahibi olmuş muktedir bir ülke olduk. Gözlüklerimizi çıkaracağız, saplantılarımızdan kurutulacağız ve ölçüp biçip sonra konuşacağız. Yazık, ağzı olan konuşuyor Böyle fütursuzca, böylesine amacından sapkın cümleleri ifade etmeyi siyaset sayıyorsanız; yerin dibine batsın böyle siyaset! Bu yapılan; şehrimizdeki genç kardeşlerimize, bu şehrin aziz ve muhterem sakinlerine düpedüz haksızlıktır. Şehrimiz; Çanakkale’deki muhalefetin, Çanakkaleli olmayan düşünce tarzıyla büyük yara almaktadır. Barışın kenti dediğiniz Çanakkale’mize ait merkez ilçe belediye meclisinde, darbe resmen meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Binlerce şehidimizin olduğu, adeta medeniyetlerin savaştığı ve bedenlerin birlikte defnedildiği topraklarda, bu denli ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir üslup kesinlikle kabul edilemez” diye konuştu.



“Sayın başkan polemik üretmeyi bırakıp, iddialara cevap verin”


Geçtiğimiz günlerde eski milletvekili Ümit Özdağ’ın İyi Parti’den istifa ederken söylediği ’Bu partinin kurulmasında Çanakkale Belediyesi’nden gelen çantalar, ihaleler ve makamlar vardır’ sözlerini hatırlatan Başkan Makas, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’dan açıklama beklediklerini dile getirdi. Makas, “Son günlerde yalnızca şehrimiz kamuoyundan değil, ülke kamuoyundan da bildiğimiz üzere hemşehrilerimizin ödediği vergilerle gelir sağlayan merkez ilçe belediyesi ve yöneticilerinin ittifak ortakları ‘ihale-çanta-makam’ iddiaları ile ulusal gündeme oturdu. Ortada akıllara durgunluk verebilecek derecede iddialar var. Fakat muhatapları nedendir bilinmez 3 maymunları oynamaktadır. Ulusal kamuoyunda şehrimiz imajına zarar veren bu önemli ve çirkin iddialarla ilgili, milletvekilimiz Sayın Jülide İskenderoğlu TBMM’de bir açıklama yapmış ve iddiaya konu olan kişilerin, açıklama yapması gerektiğini dile getirmiştir. Fakat iddialara cevap verilmesi yerine, merkez ilçe belediye başkanı Sayın Gökhan tarafından her zamanki gibi demagoji, polemik tercih edilmiş ve konu değiştirilmeye çalışılmıştır. Sayın Başkan’ın polemik üretmeyi bırakarak iddialara cevap vermesi gerekmektedir. Siyasi konuların, şehrimizde sahibi olmadığını düşünmeye başladık. Şehrimizde çevre sorunları almış başını yürüyorken; bitmeyen binalar adeta şehrin kalıcı silueti haline gelmişken, maneviyatıyla, cazibe merkezi olmasıyla, tarihiyle, mazisiyle göz bebeği olan şehrimizin, bu çirkin itham ve ifadelerle anılmasına rağmen ‘konu kapanmıştır’ deyip 3 maymunu oynamak, şehrin sorunları haricinde her şeye göz açıp bunlara gözünü kapatmak, adeta bu şehre ihanettir. Şehrimizin çirkin ve küçük düşürücü bir şekilde anılmasına sebep olan iddiaların muhatapları CHP’li ve İYİ Partili yöneticiler kaçmayı bırakıp, acilen bu iddialara cevap vermelidir. Sadece şehrimiz kamuoyu değil, tüm Türkiye kamuoyu bu iddiaların cevaplarını beklemektedir. Bunlar yetmiyormuş gibi, CHP geçmiş dönem il başkanı, imar komisyonunu basarak komisyonu tehdit etmiştir. Belediye başkanı ‘hukuk yok ülkede’ diyebiliyor. Sorumlu olduğu alanın, güvenliğini ve hukuksal bütünlüğünü koruyamayan bir anlayışın ‘hukuk yok’ demesi abesle iştigaldir. Son bir hatırlatma; Ümit Özdağ’ın iddialarına ‘konu kapanmıştır’ diyen belediye başkanına sormaktayız, doğrudan temin yoluyla Çanakkale dışından satın alınan mallara ne oldu? Konu kapanmış mıdır? Değerli kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.
Tokat Gökmedrese sosyal yaşam merkezine dönüştü Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesindeki Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde hizmete açılan sosyal tesisler, tarihi atmosferiyle öğrenci ve vatandaşlara sosyal yaşam alanı sunuyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi bünyesinde hayata geçirilen sosyal tesisler düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, akademik ve idari personel ile davetliler katıldı. Açılış programında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim üretim merkezleri olmadığını, aynı zamanda sosyal yaşamı güçlendiren ve şehirle bütünleşen alanlar oluşturma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Gökmedrese’nin tarihi ve kültürel değerine dikkat çeken Yılmaz; hizmete açılan sosyal tesisin öğrenciler, akademik personel ve Tokat halkı için önemli bir buluşma noktası olacağını belirtti. Üniversitenin şehirle kurduğu güçlü bağları daha da geliştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Yılmaz, sosyal yaşam alanlarının hem öğrencilerin üniversite deneyimine katkı sunduğunu hem de toplumsal etkileşimi artırdığını ifade etti. TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi Sosyal Tesislerin açılışına Tokat Sakatlar Derneği Başkanı Ali Aras ve dernek üyeleri de katılım sağladı. Dernek adına açılan hayır satışı büyük ilgi gördü. TOGÜ tarafından hizmete sunulan tesis, öğrenci ve Tokat halkına sosyal, sıcak ve keyifli bir buluşma ortamı sunmayı hedefliyor. Tarihi dokusuyla dikkat çeken Gökmedrese’de hizmet verecek tesis, ziyaretçilerine yalnızca bir dinlenme alanı değil aynı zamanda kültürel atmosferle iç içe bir sosyal deneyim sunacak.