GENEL - 18 Mart 2021 Perşembe 13:02

Bakan Karaismailoğlu: “Göz bebeğimiz Çanakkale için yapılanlar hiçbir zaman yeterli değildir”

A
A
A
Bakan Karaismailoğlu: “Göz bebeğimiz Çanakkale için yapılanlar hiçbir zaman yeterli değildir”

Çanakkale 18 Mart Deniz Zaferi Kutlamaları için Çanakkale’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Eceabat yol şantiyesini ziyaret etti.

Çanakkale 18 Mart Deniz Zaferi Kutlamaları için Çanakkale’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Eceabat yol şantiyesini ziyaret etti. Bakan Karaismailoğlu, “Göz bebeğimiz Çanakkale için yapılanlar hiçbir zaman yeterli değildir. Daha nice proje ve eserle kıymetli Çanakkalelilere hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.


Milletimizin, dünyanın karşısına tek vücut halinde dikilerek unutulmaz bir mücadele ile elde ettiği, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 106. Yıl dönümü için bir arada olduğumuzu ifade eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Böylesi anlamlı bir günde burada bulunmaktan, bu aziz milletin bir evladı olarak büyük bir gurur duyuyorum. Vatanın kurtuluşu için kendi canlarından vazgeçen şehitlerimiz bu zafer ile sadece aziz milletimizin değil, tüm dünyanın gidişatını değiştirmiştir. Çanakkale, yokluklar içindeki bir milletin çağın en güçlü devlet ve silahlarına karşı azim ve inançla nasıl baş edilebileceğinin kanıtı olan gerçek bir destandır. Mehmetçik Çanakkale’de sadece silahlı mücadelesi ile değil, verdiği insanlık dersleriyle de düşmana baş eğdirmiştir. Çanakkale’de şehit olan 250 bin vatan evladı Çanakkale geçilmez dedirtmiş, dahası Kurtuluş Savaşımızın da meş’alesini yakmıştır. Yüzüncü yılını kutlamaya hazırlandığımız Türkiye Cumhuriyeti de Çanakkale ruhu üzerine inşa edilmiştir. Bize düşen ise kıymetli vatanımızı, toprağımızı, bayrağımızı, ezanımızı her ne pahasına olursa olsun korumak ve yüceltmektir. Şehitlerimizin aziz hatırasına layık olmak boynumuzun borcudur. Türk’ün gücünün dünyaya bir kez daha gösterildiği bu topraklarda, ortaya koyulan milli şuuru, 106 yıl sonra, hala, göğsümüzde yanan bir ateş gibi taşımaya devam ediyoruz. Bu eşsiz miras karşısında yerine getirmek zorunda olduğumuz en büyük vazife, çok çalışmak ve güçlü bir ekonomi yaratarak bağımsızlığımızı ilelebet teminat altına almaktır. Türkiye’nin, karada, havada, denizde, demir yollarında ve haberleşmede son 19 yılda verdiği bütün eserler de güçlü bir ekonominin oluşmasına dayanak olmak içindir. Büyük bir hız ve azimle ortaya koyduğumuz bütün bu projelerde Çanakkale ruhundan alınan ilham vardır. İnşallah, gelecek yıl bugün açılışını yapacağımız 1915 Çanakkale Köprüsü de bu ruha adanan bir abide proje olarak tarihte yerini alacaktır" dedi.


Türkiye’nin dünyayla bağlarını güçlendirmek ve kalkınmayı ülke sathına yaymak için 2003 yılından itibaren büyük bir atılım gerçekleştirdiğini ifade eden Bakan Karaismailoğlu, "Bu süre zarfında ülkemizi dünya ile boy ölçüşebilecek bir ulaştırma ve haberleşme altyapısına kavuşturmak üzere 1 trilyon liraya yaklaşan bir yatırım yapılmıştır. Yük, insan ve veri ulaştırmada yapılan bu yatırımlarla ülkemizin bugünü ve geleceği tasarlanmış, coğrafyamız önündeki fırsatlara hazır hale getirilmiştir. Tüm bu süreç devlet aklıyla atılan stratejik adımlar doğrultusunda büyük bir titizlikle ilerlemiştir. Geride bıraktığımız 19 yıl içinde, Çanakkale de coğrafi konumu ve geleceğe dönük ihtiyaçları düşünülerek adeta yeniden imar edildi. Çanakkale’deki ulaşım ve iletişim yatırımları için yap-işlet-devret projeleri de dahil olmak üzere son on dokuz yılda tam 20 milyar 69 milyon lira bütçe aktarıldı. 1993-2002 yılları arasında Çanakkale’de yapılan kara yolu yatırımları için sadece 298 milyon lira harcanmışken, bu miktarı 26 kat artırarak 7 milyar 794 milyon liraya çıkardık. Bu süreçte şehrimizdeki bölünmüş yol uzunluğunun 20 kilometreden 338 kilometreye ulaşması, Çanakkalelilere konforlu, hızlı ve güvenli seyahat imkânı sundu. Halen Çanakkale il sınırları içinde devam eden 10 önemli kara yolu yatırımımız bulunuyor. Bu projelerimizden birisi de bildiğiniz gibi Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu Projesidir. Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü de bu projenin bileşenlerini oluşturmaktadır. 88 kilometre otoyol ve 13 kilometrelik bağlantı yolları ile toplamda 101 kilometre uzunluğundaki bu otoyolumuz, şehrimizin geleceği için çok kıymetlidir. Çünkü, ülke ekonomisinin kalbi olan Marmara ve Ege Bölgelerindeki kara, hava ve deniz yollarını birbirine entegre edecektir. Dahası, Avrupa ile Çanakkale’yi en hızlı ve ekonomik şekilde birbirine bağlayacaktır. Otoyolumuz, Çanakkale’nin turizmi, ticareti, sanayisi, istihdam olanakları açısından geleceğe dönük olarak atılmış bir adımdır. Zira, Çanakkaleli vatandaşlarımızın layık olduğu yaşam kalitesine ulaşması en büyük arzumuzdur. Çanakkale’de yaptığımız önemli kara yolu yatırımlarından birisi de bugün hep birlikte yapım çalışmalarını incelediğimiz Gelibolu-Eceabat Yolu’dur. Artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki önümüzdeki yıl hizmete açmayı planladığımız yolumuzda geri sayım başlamıştır. Uzunluğu 47,5 kilometre olan bölünmüş yol projemizin bugüne dek 26,5 kilometrelik bölümünü tamamladık. Ayrıca, T1, T1A ve T2 Tünellerini hizmete aldık. Yolumuz üzerindeki Bigalıdere Köprüsü’nü de içerisine alan 5,7 kilometrelik kesimin yapım çalışmaları bitirildi. Şimdiden, Gelibolu Eceabat yolunun şehrimize gelecek yeni yatırımlara, iş imkanlarına, bolluğa, berekete vesile olmasını diliyorum. Gözbebeğimiz Çanakkale için yapılanlar hiçbir zaman yeterli değildir. Daha nice proje ve eserle kıymetli Çanakkalelilere hizmet etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.