EKONOMİ - 14 Nisan 2021 Çarşamba 11:38

Denizlerde av sezonu bitti

A
A
A
Denizlerde av sezonu bitti

Denizlerde, 15 Nisan Perşembe günü başlayacak olan balık avlama yasağı öncesi, birçok balıkçı son hazırlıklarını tamamlayarak, Çanakkale Boğazı’ndan Marmara Denizi’ne doğru yol aldı.

Denizlerde, 15 Nisan Perşembe günü başlayacak olan balık avlama yasağı öncesi, birçok balıkçı son hazırlıklarını tamamlayarak, Çanakkale Boğazı’ndan Marmara Denizi’ne doğru yol aldı. Teknelerini ve zarar gören ağlarını bakıma alacak olan balıkçılar, mavi sulardaki ağlarını toplayarak, bağlı bulundukları limanlara dönüyor.


Çanakkale’de Eylül ayında ’Vira Bismillah’ diyerek ağlarını denize bırakan balıkçılar, 15 Nisan’da başlayacak av yasağı öncesi teknelerini limana demirledi. Türkiye genelinde 5 ay boyunca sürecek olan denizlerde balık avlama yasağı 15 Nisan Perşembe günü başlıyor. Bugün sabah saatlerinden itibaren kordon boyundaki iskelelere trol teknelerini demirleyen balıkçılar, işlemlerini tamamladıktan sonra öğle saatlerinde Marmara Denizi’ne doğru yol aldı.


Bu sezonun balık açısından oldukça verimli geçtiğini belirten balıkçı Ogün Keray, “Şöyle bir gerçek var. Bu tekneler 9 aydan beri trol sezonu yapıyor. Allah’a çok şükür kazasız, belasız evlerimize gitmeyi nasip etsin öncelikle. 9 aydan beri bu tekneler çalışıyor. Bereket versin, iyi kötü bir şeyler oldu. Herkes ailesine, çocuklarına bir parça ekmek götürebilecek” dedi.


“Allah önce pandemiyi sonra da salyayı denizden alsın”


Çanakkale Boğazı’nda balıkçıların korkulu rüyası haline gelen müsilaj (deniz salyası)ın ağlara çok zarar verdiğini belirten Keray, “Şuan deniz salyası ile uğraşıyoruz. Salya denilen bir illet var. Allah önce pandemiyi sonra da şu salyayı denizden alsın. Ondan sonra insanlarımız rahatlıkla ve huzurla taze balıklarını yemeyi nasip etsin. Bizler de daha iyi paralar kazanalım. Ağlarımızı çekerken çok zahmet çekiyoruz. Zaten mazotun litresi de 5 liraya dayandı” diye konuştu.


“Yasaklar başlayınca fiyatlar elbette artacak”


Yasakların başlamasıyla birlikte fiyatların da artacağını kaydeden balıkçı Keray, “İnsanlar pandemiden dolayı balığa alıştılar. Balık zaten her şeye faydalı ama yasaklar başlayınca elbette fiyatlar artacak. Sezon içerisinde fiyatlar stabil şekilde devam ediyordu ama tabii ki yasak olduğu zaman fiyatlar artacak. Örnek veriyorum barbunun kilosu 100 lira ise yasaklarda 200 lira olacak. Zengin bunu yiyor, yapacak hiçbir şey yok” dedi.


“Lüfer artık yok”


Geçtiğimiz sezonda neredeyse hiç çıkmayan lüferin artık olmayacağına da dikkat çeken Keray, “Lüfer artık yok. Bu saatten sonra gırgır sektöründe kırmızı göz hamsi, palamut ve istavrit, trol sektöründe ise tekir, barbun, mezgit ve çinekop olur. Önümüzdeki sezon inşallah yine bir çinekopçuluk olacak. Allah’ın izniyle inşallah torbalar çinekoptan patlar, biz de daha fazla para kazanırız” şeklinde konuştu.


Sezonun bol ve bereketli geçtiğini belirten diğer balıkçı Aziz Çınar ise; “ Biz, Bandırma balıkçıları olarak sezonumuzun tatlısıyla sonuna geldik. İnşallah kazası, belasız Allah nice sezonları nasip eder. 13 yıldır balıkçıyız. Allah bin bereket versin, herkes sezondan memnun. Balıkçılarımızın yüzü güldü, paramızı kazandık. Türkiye’de salgın hastalık var. Balık, Covid-19’a çok faydalı bir hayvan. Haftada 4-5 gün imkanı olan balık yiyebilir. Fiyatların artması çok da şaşılacak bir durum değil. Balık yüzde 100 doğal, hastalığa da yüzde 90 iyi geliyor. Deniz salyası sıcağın etkisinden de olabilir bu Allah’ın verdiği bir şey, buna insanoğlu bir şey yapamaz. Sıcaktan da oluyor, nasıl yapalım? Engelleyemeyiz. Ağlarımızın gözlerini tıkadı, ağları çekmekte zorlandık, teknelerimizin makineleri zorlandı ama sonuna kadar mücadele ettik. Çalıştık ve alın teri akıttık, emeğimizin de karşılığını aldık. Şükür Allah’a” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’nın kültür mirası geleceğe taşınıyor UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesinde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimlerle geleceğe taşınıyor. Bursa’nın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla birçok alanda çalışma yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karagöz Müzesi’nde düzenlenen ‘Karagöz Tasvir Yapımı’ kursuna ev sahipliği yapıyor. Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitim iş birliğinde, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi koordinasyonunda gerçekleşen eğitim programında, kursiyerler geleneksel deri işleme, nevregan kullanımı ve kök boya teknikleriyle kendi tasvirlerini oluştururken aynı zamanda perde üzerinde oynatma deneyimi de kazanıyor. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Bursa Şubesi Başkanı Seçkin Güneş, Bursa’nın dünyaya mirası olan Karagöz sanatını yaygınlaştırmak ve yeni ‘Hayali’ler yetiştirmek istediklerini söyledi. Eğitimlerin Karagöz Müzesi’nde gerçekleşmesinin kursiyerler açısından ayrıca önemli bir değer taşıdığını belirten Seçkin Güneş, "Karagöz sanatı, yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken önemli bir kültür mirastır. Bu eğitimlerle hem geleneksel sanatlarımızı yaşatmayı hem de Karagöz gösterilerine ilgi duyan yeni sanatçılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kursiyerlerimizin tarihi atmosfer içerisinde eğitim alması da sürece ayrı bir anlam katıyor. Biz ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.
Kocaeli Öğrenciler üretti, sanayiciler inceledi Gebze’de düzenlenen Mesleki Eğitim ve Bilim Fuarı’nda lise öğrencilerinin geliştirdiği robot ve teknolojik aletler sergilendi. Meslek liselilerin hazırladığı yenilikçi projeler sanayicilerden tam not alırken, 3 gün sürecek olan fuar; lise tercihi yapacak öğrenciler ve veliler için de rehber niteliği taşıyor. Gebze Ticaret Odası ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen fuarda, geleceğin nitelikli iş gücü olan meslek lisesi öğrencilerinin hazırladığı robotlar, maketler ve teknolojik inovasyon ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuar sayesinde sanayiciler, öğrencilerin teknik bilgi ve becerilerini yakından inceleme fırsatı bulurken; gençler de sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak önemli bir deneyim kazandı. Organizasyon kapsamında ayrıca, mesleki ve teknik Anadolu liselerini tercih etmeyi planlayan öğrenci ve velilere okul bölümleri, atölyeler ve eğitim imkanları hakkında rehberlik hizmeti de verildi. "Mesleki eğitim, güçlü geleceğin kapısını aralayacak" Fuarın açılışında konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, mesleki eğitime yönelik algıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Görülen, tanınan ve yakından incelenen mesleki eğitimin daha güçlü bir geleceğin kapısını aralayacağına inanıyoruz" dedi. Eğitime büyük önem verdiklerinin altını çizen Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş ise meslek liselerinde çok değerli genç potansiyeli bulunduğunu, bu cevherin ortaya çıkarılarak mutlaka desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu kurumları, STK temsilcileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla açılan fuarın 3 gün boyunca ziyarete açık olacağı bildirildi.
Muğla Muğla’da ’Temiz ekran’ çağrısı Büyük Aile Platformu tarafından başlatılan ’Temiz Ekran Hareketi’ kapsamında Muğla’da Cuma namazı sonrası yapılan açıklamada, ekranların gelecek nesiller üzerinde zihinsel ve manevi değerleri tahrip eden bir duruna düştüğü açıklandı. Yapılan açıklamada, "Günümüzde kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var" denildi. Ekran içeriklerinin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, "Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri, kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır. Bu mesele, ne yalnızca bir yayıncılık tercihi, ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir" denildi. Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesini istenmediği belirtilen açıklamada, "Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz. Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet ediyoruz" denildi.