KÜLTÜR SANAT - 15 Nisan 2021 Perşembe 16:13

Tenedos-Bozcaada bilimsel kazıları başlıyor

A
A
A
Tenedos-Bozcaada bilimsel kazıları başlıyor

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde, ‘Tenedos-Bozcaada’ bilimsel kazıları yapılacak.

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde, ‘Tenedos-Bozcaada’ bilimsel kazıları yapılacak. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin (ÇOMÜ) desteklediği Assos, Troya ve Maydos kazılarının 4’üncüsü olan ‘Tenedos-Bozcaada’ kazılarının her yıl 2 ay şeklinde sürmesi bekleniyor.


Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı Başvurusu sonucu olumlu değerlendirilen Tenedos Kazı Projesi; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ÇOMÜ tarafından desteklenecek. ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında 2021 yılından itibaren başlanacak antik Tenedos-Bozcaada kazısı hakkında bilgi aktaran Prof. Dr. Takaoğlu, “Tenedos-Bozcaada’nın Troya Savaşı’nı konu edinen ve içinde Homeros’un İlyada ve Odysseia Destanlarının da yer aldığı Epik Döngü coğrafyasının önemli bir parçasıdır. Özellikle Batı Uygarlık tarihinin ilk edebi eseri olarak kabul ettiğimiz Ozan Homeros’un ünlü İlyada Destanında Tenedos adı dört kez geçmektedir. Bu bakımdan Tenedos’un Troya Savaşı coğrafyasında yer alması hiç şüphesiz kazıyı heyecan verici kılan sebeplerdendir. Ancak Tenedos ile ilgili bana en heyecan veren konulardan biri adanın sunduğu liman hizmetleriyle özellikle antik Yunan Çağı boyunca adanın Ege ve Karadeniz arasındaki denizel ulaşım ağı içinde aldığı rol ve bu ticari sisteme verdiği yön konusudur. Bu konudaki çalışmaların sonuçlarının bölge arkeolojisine ayrı bir değer katacağı şimdiden rahatlıkla söylenebilir. Tenedos aynı zamanda bilgin ve düşünür yetiştiren bir yer olarak antik bilim tarihinde önemli yer edinmiş bir adadır. Kleostratos gibi bir gök bilimci ve Androetas gibi bir coğrafyacı yetiştiren Tenedos, Thales gibi ünlü bir Doğa Bilimci’yi de ömrünün son yıllarında misafir etmiştir” dedi.



“Tenedos, Antik Yunan Çağı’nı temsil eden eşsiz bulgulara sahip”


Tenedos-Bozcaada’da önce 1960’lı yıllarda İstanbul Arkeoloji Müzesi ve ardından 1990’lı yılların başında ise Çanakkale Arkeoloji Müzesi uzmanlarınca yapılan kurtarma kazıları, ada kültür tarihinin geçmiş görkemine tanıklık eden heyecan verici buluntular ortaya koyduğunu söyleyen Prof. Dr. Turan Takaoğlu, “Bu buluntular özellikle Kuzey-Batı Anadolu kültür tarihinin en az bilinen dönemlerinden bazılarına önemli oranda ışık tutmaktadır. Tenedos antik kenti özellikle Demir Çağ ve Antik Yunan Çağını temsil eden eşsiz bulgulara sahiptir. Bu anlamda en büyük hedeflerimizden birisi ada bünyesinde bir Arkeopark oluşturarak ada yerel kimliğinin tün yönleriyle hem adalılara hem de ada ziyaretçilerine sunmaktır. Bir diğer hedefimiz de adanın simgesi olmuş iki Osmanlı dönemi kalesinde ileride yapılacak restorasyon çalışmalarına altlık teşkil edebilecek bilgilere ulaşmak ve bu kalelerde ileride yapılacak teşhir düzenlemelerinde bu yapıların kendi hikayeleri anlatan mekanlara dönüştürülmesine katkı vermek için arkeolojik kazılar gerçekleştirmektir” diye konuştu.


Antik Tenedos’un günümüzde kısmen tek yerleşim yeri olan Bozcaada’da olduğunu belirten Takaoğlu, “Antik Tenedos, adanın tek yerleşim yeri olan Bozcaada ilçe yerleşimi altında kalıyor. Bugün, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kanunu ile koruma altına alınan yapılaşmaya gidilmesi mümkün olmayan Birinci Derece Arkeolojik Sit olarak koruma altına alınmış alanlarda gün ışığına çıkartılmayı bekleyen bölümleri bulunmaktadır. Bunun dışında ada kırsalında farklı kategorilerde ve farklı işlevler görmüş arkeolojik alanlar bulunmaktadır. Bilimsel arkeolojik kazılar sırasında hem lisans düzeyindeki hem de lisansüstü seviyedeki öğrencilerimiz; kazı atmosferini yakından yaşayarak arkeolojik kazı teknikleri konusundaki teorik bilgilerini uygulamaya dökme imkanına erişmektedirler. Kazı ekibi ilk aşamada arkeolog, mimar, sanat tarihçi ve fiziki antropolog ile arkeometri ve restorasyon-konservasyon alanında uzman kişilerden oluşmaktadır. Arkeolojik kazı çalışmalarının başlangıçta her yıl iki ay sürmesi planlanmıştır. Ancak kazı çalışmasının ileride 12 aylık kazılar grubuna dahil edilmesi durumunda daha uzun süreli çalışma şansı doğacaktır” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum "Türkülerimiz Türk Milleti’nin milli kimlik, kültür ve inanç metinleridir" Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin ortaklaşa tertip ettiği "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Musiki Zenginliğimiz ve Türküler" başlıklı panel Turizm Fakültesi’nde Ömer Halisdemir Salonu’nda yoğun bir katılımla yapıldı. Türk halk müziğinin ve Türk musiki zenginliğinin kültürel kimlik, toplumsal hafıza ve değer aktarımındaki rolünün ele alındığı program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Panelin açılış konuşmasını Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk yaptı. Program kapsamında alanında uzman isimler, türkülerin kültürel mirasın aktarımındaki önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paneli TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yönetti. Panelde EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Türkülerimiz", TDED Erzurum YK Üyesi-Eğitimci Mustafa Uğurlu "Milli Kimlik Unsuru Olarak Musikimiz" ve TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ise "Erzurum Türkülerinde Kültürel Coğrafyamız" başlıklı sunum yaptı. Panelde Ses Sanatçısı Binali Bektaş da sazıyla ve sesiyle Anadolu irfanını yansıtan türkülerden örnekler verdi. Panel yöneticisi Murat Ertaş, panel sonunda yaptığı değerlendirmede; türkülerimizin bir felsefe metni, bir tasavvuf metni, bir terbiye metni, bir sosyoloji metni, bir tarihi belge, Türkçemizi koruyan bir lügat olarak ele alınması, bir antropolog titizliğiyle değerlendirilmesi, yeni nesillere ve kültür turizmine kazandırılması gerektiğini söyledi. Programa akademisyenler, öğrenciler, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katılırken etkinlik geleneksel musikî mirasının genç kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olarak değerlendirildi.
Edirne Edirne’de Gençlik Haftası dolayısıyla tören düzenlendi Edirne de 15-21 Mayıs tarihleri arasında kutlanan gençlik haftası etkinlikleri çerçevesinde tören düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Gençlik Haftası dolayısıyla Atatürk heykeli önünde düzenlenen tören çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Gönüllü Genç İsmethan Karapınar yaptı. Gönüllü genç İsmethan Karapınar, Gençlik Haftası çerçevesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada gençliğin ülkenin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın gençler için büyük anlam taşıdığını belirten Karapınar, gençlerin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu söyledi. Milli ve manevi değerlere bağlı, bilinçli ve donanımlı bireyler olarak ülkeyi daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade eden Karapınar, gençliğin sadece geleceğin değil bugünün de önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Gençlerin sadece yarının değil, bugünün de aktörleri olduğunu söyleyen Karapınar, "Ülkemizin ve dünyanın sorunlarına duyarlı; çözüm üreten, sorgulayan, öğrenen ve öğreten bireyler olarak kendimizi geliştirmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde mazlum ve masum insanlar zulüm görmektedir. Bunun farkında olan bizlere daha fazla çalışmak, üretmek ve faydalı olmak görevi düşmektedir. Sporla, sanatla, bilimle ve kültürle iç içe yetişen bir gençlik; hem kendisine hem de ülkesine değer katacaktır" ifadelerine yer verdi. Gençlerin Türkiye’nin gücü olduğunu ifade eden Karapınar, "Güçlü bir gelecek, bilinçli ve kararlı gençlerin omuzlarında yükselecektir. Unutmayalım ki; bir ülkeyi yücelten de geriye götüren de o ülkenin gençliğidir. Bizler; ülkemizi daha ileriye taşıyacak güçlü gençleriz. Aynı zamanda dünyada adaletin, hakkın ve hukukun üstün gelmesi; mazlumların umutlarının canlı tutulması için sorumluluk taşıyan bir neslin temsilcileriyiz. Sadece ülkemizin değil, insanlığın bizden beklentilerinin de farkındayız" şeklinde konuştu. Törene, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak, Şube Müdürleri, Kurum Personeli, antrenörler ve sporcular katıldı. Düzenlenen tören Karapınar’ın konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. (ÖC-
Sivas Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Sakarya 65 yaşındaki Remziye Teyze’nin "sınıfta kalma" azmi Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Remziye Demir, çocuklarını okutmak için yıllarca başkalarının çocuklarına bakıcılık yaparak verdiği hayat mücadelesinin ardından, emeklilik günlerini Halk Eğitim Merkezindeki dikiş kursunda değerlendiriyor. Demir, çok sevdiği kursa gelecek yıl da devam edebilmek için usta öğreticisinden kendisini bilerek sınıfta bırakmasını istiyor. Adapazarı Halk Eğitim Merkezi’nde faaliyet gösteren dikiş nakış kursu, her yaştan kadına hem meslek öğretiyor hem de sosyalleşme imkanı sunuyor. Kursun dikkat çeken isimlerinden biri olan Remziye Demir’in hayat hikayesi ise azmiyle örnek oluyor. Çocuklarını Almanya’da üniversitede okutabilmek için dükkan işleten, ardından bakıcılık yaparak dershane masraflarını karşılayan Demir, evlatlarını evlendirdikten sonra kendisini dikiş makinesinin başında buldu. "Şu anda kendi hayatıma bakıyorum" Geçmişte yaşadığı zorlukları ve kursa olan tutkusunu anlatan Remziye Demir, "Kursa isteyerek başladım. Çocuklarım vardı; onlar okudular, evlendiler ve evden gittiler. Onları okutmak, dershane paralarını çıkartmak için dışarıda başkalarının çocuklarına bakıcılık yaptım, dükkan çalıştırdım. Herkes evlenince ben de rahatladım ve şu anda kendi hayatıma bakıyorum. Yalnız yaşıyorum ve kendimi eve kapatmak istemediğim için burayı tercih ediyorum. Sevmesem gelmem; önceleri akşam kurslarına bile katılıyordum" dedi. "Kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum" Kursun kendisi için dünyadan kopma noktası olduğunu belirten Demir, "Burası benim dış dünya ile bağlantımı kesiyor. Dikişi ve tüm el sanatlarını seviyorum. Bazen hocama ’Hocam beni bırakır mısın, seneye tekrar geleyim’ diyorum. Sırf seneye de gelebilmek için kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum. Çarşamba günleri pazardan aldığım kumaşları değerlendirmek, ortaya bir ürün çıkarmak bana zevk veriyor. Kendime, çocuklarıma, torunlarıma dikiyorum. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum" diye konuştu. "İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar" Usta öğretici Gül Esin Balık ise kursun kadınlar üzerindeki psikolojik ve ekonomik etkisine değinerek, "Burada her yaş grubundan öğrencimiz var. Ev ortamından çıkıp kendilerine veya sevdiklerine bir şeyler üretiyorlar. Tüketme temelli toplumumuzda üretici konumuna geçmek onlara moral ve psikolojik açıdan çok iyi geliyor. İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar. Bu kurslar özellikle emekli kadınlar için müthiş bir imkan. Modülleri tamamlayanlar ustalık belgesi kazanıyor. Usta öğreticilik sınavlarında başarılı olurlarsa öğretmenlik yapabiliyorlar. Belirli bir krediyi doldurduktan sonra ise kendi iş yerlerini açma belgesi elde edebiliyorlar" şeklinde konuştu. (ACK-HFV-