POLİTİKA - 13 Kasım 2021 Cumartesi 18:46

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “O yumrukları millete değil, gücünüz yetiyorsa bize sallayın”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “O yumrukları millete değil, gücünüz yetiyorsa bize sallayın”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehitlerine, şehit yakınlarına küfretmeyi olgunlukla karşılayanlara milletimiz sandıkta sormakla kalmayıp, onları sokağa çıkamaz hale getirecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehitlerine, şehit yakınlarına küfretmeyi olgunlukla karşılayanlara milletimiz sandıkta sormakla kalmayıp, onları sokağa çıkamaz hale getirecek. Taktiğiniz, kavgada yumruk sayılmaz hesabıyla önünüze gelene sataşmaksa, o yumrukları millete değil, gücünüz yetiyorsa bize sallayın. Siyaset, ülkenin ve milletin çıkarlarının önünü tehditle, küfürle, yabancılara şikayetle kesmek değildir” dedi.


Çanakkale’nin Biga ilçesinde 770 milyonluk 35 yatırımın hizmete alınması töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkleri Boğaz’dan atma emellerinin hala bitmediğine dikkat çekerek, “Osmanlının son dönemi ve cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığımız her hadise, karşımızdakilerin maskelerini tekrar tekrar yırtar mahiyete de sahiptir Üzerimize gelen hayasız akınlar hala durmadı, durmayacak da görünüyor. Biraz sonra gideceğimiz Troya’nın sembolü olduğu binlerce yıllık mücadele hala bitmedi. 700 yıla yaklaşan varlığımızı hazmedemeyenlerin bizi boğazın her iki yakasından atma emelleri hâlâ bitmedi. Bir asır önce tüm güçleriyle Çanakkale’ye dayananların içlerindeki heves hala sönmedi. Anadolu’nun 1000 yıllık vatanımız olmasını hazmedemeyenlerin milletimize koyu kinleri dinmedi. Hamdolsun bizim mücadele azmimiz dipdiri. Bu ülke ve bu millete pranga vuracaklarını sananları, kendilerini en güçlü hissettikleri zamanda ve yerde zelil eden kahramanların soyunun tükenmeyeceğini göstermeyi sürdüreceğiz. Mehmetçik ifadesine ismini veren Bigalı Mehmet Çavuş’un Seddülbahir’i işgal etmek üzere gelen düşman karşısında gösterdiği kahramanlığı unutmadık. Mehmet Çavuş silahıyla, küreğiyle, yerde bulduğu taşla, velhasıl eline ne geçerse onunla düşmanı durdurmuş, ağır zayiatlar verdirip geri çekilmeye mecbur bırakmıştır. Savaş bittikten sonra kendisine teklif edilen maddi yardımları, ben para için değil vatanım için savaştım diyerek reddetmiştir. Bu asaletiyle de tarihe de ismini yazdırmıştır” dedi.



“Sizin bu ülkede dikili ağacınız yok. Bunlar devlet yönetmekten de bihaber”


“Mehmet Çavuş’un, Yahya Çavuş’un ve diğer Çanakkale kahramanlarının ahfâdı olan milletimiz, 15 Temmuz’da tankları, uçakları, ateş kusan namluları çıplak eliyle karşı koyarak istiklaline sahip çıkmıştır” diyen Erdoğan, “Sınır ötesinde destan yazan askerlerimizin kahramanlık hikayeleri nesilden nesle aktarılacaktır. Ülkemizi eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, sanayide, tarımda, enerjide velhasıl her alanda güçlendirmenin mücadelesini verirken şanlı tarihimizden şanlı kahramanlarımızdan güç alıyoruz. Tek gayemiz alın terleriyle sulayarak, kanlarıyla yoğurup bize bu toprakları vatan haline getiren ecdada layık olabilmektir. Toprakları vatan için attıkları adımla kanlarıyla sulayarak vatan hâline getirdiler. Çünkü bir toprağın, bir arazinin vatan olması, kanlarla onun sulanmasıdır. Onunla yoğrulmasıdır. Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma mücadelesini verirken sadece Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvendik. Biz size güveniyoruz. Milletimizin değerlerine savaş açan vesayetçiler, darbeciler ve terör örgütlerini kullanarak sınırlarımıza dayanan güçlerle ve içimizdeki gafillerle mücadelemizi hep bu anlayışla yürüttük. Kardeşlerim biz sizi Allah için seviyoruz. Ana muhalefet, yavru muhalefet ne diyorlar? Bize Kanal İstanbul’u yaptırmayacaklarmış. Ne diyorlar? Sakın ha, Kanal İstanbul için gelmeyin. Bunu büyükelçilere de söylüyorlar. Ya, siz ne kadar zavallısınız? Sizin bu ülkede dikili ağacınız yok. Bunlar devlet yönetmekten de bihaber. Devlet yönetiminde süreklilik esastır. Dün CHP vardı, arkasından başkaları geldi. Onlar aynı şeyi söylemedi mi? Yine bir şey yapmamışlardı. Onların bırakıp gittiği yerden onlar devam etti. Biz geldik, bunlar gibi yapmadık. Tam aksine devraldığımız yerden, hamdolsun ülkemizi süratle kalkındırmanın gayreti içerisine girdik” şeklinde konuştu.



“Dik durmaya devam edeceğiz”


“Dik durmaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2001’den itibaren aldığımız Türkiye’yi 19 senede nerelere getirdik. Şimdi inşallah 2022’nin 18 Martına ulaşmadan Çanakkale Köprüsünü açacağız. Bugün son tabliyenin vidalarını sıktık. Biz buyuz. Bay Kemal, senin bu işlere kudretin yetmez. Senden bir şey de olmaz. Çünkü senin hizmet diye bir derdin yok. Ama bizim bu millete olan aşkımız, hizmet anlayışımızı körüklüyor. Düşünün şu ânda öyle zamanlar oldu ki, hava dalgalı, karşıdan karşıya geçmek adeta mümkün değil. Bazen feribotlar çalışmaz, ama şimdi 6 dakikada bu köprüden karşıdan karşıya geçeceğiz. Modern olmak budur. Medeni olmak budur. Lafla olmuyor bu. İşte biz şimdi bu adımı attık. Eyvallah, ama utanmadan, sıkılmadan da bu köprüyü kullanırlar. Kullansınlar. Zaten biz, bize hakaret edene de, etmeyene de bu hizmetleri veriyoruz. Sebep? Çünkü güzel bir kelam; at denize, balık bilmezse, Halık bilir. Türkiye’nin yeni yatırımlarla, yeni projelerle, yeni eser ve hizmetlerle büyümesini, gelişmesini, yabancıların istememesini elbette anlarız. Milletimizin bu topraklardaki varlığına tahammül edemeyenlerin büyük, güçlü Türkiye hedefinin karşısında olması gayet normaldir. Bu ülkenin havasını soluyan, ekmeğini yiyip suyunu içenlerin böyle davranmasını kabullenemeyiz. İnşallah bunların da vidalarını sizinle beraber sıkacağız. 2023’te sıkacağız cumhur ittifakı olarak. Buna hazır mıyız? Kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Cumhur ittifakı olarak bütün kapıları çalmaya hazır mıyız?” dedi.



“İkide bir erken seçim diyorlar, yetişemediğiniz üzüme koruk diyorsunuz”


Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:


“Erken seçim, erken seçim ikide bir söylüyorlar. Sizden bir şey olmaz. Siz ne zamandan beri erken seçim diyorsunuz. Yetişemediğiniz üzüme koruk diyorsunuz. Siz koruk üzümden anlarsınız, ona devam edin. Biz olgunlaşmış üzümü yemeye devam ediyoruz. Sadece ülkemizin değil, dünyanın en önemli projeleri arasında yer alan bu köprünün yapılmasından gurur duymamak mümkün olabilir mi? Boğaza inşa ettiğimiz Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü gibi, ülkemizin dört yanına gerdanlık gibi dizdiğimiz diğer köprülerimiz, Marmaray, Avrasya tünelimiz gibi. Denizin altından Marmaray’ı, Avrasya tünelini biz geçirmedik mi? Biz iş yapıyoruz iş. Bizim icraatımızın ulaştığı yere bunların hayâlleri ulaşamaz. Hastanelerimiz, üniversitelerimiz, şehir hastanelerini akılları almıyor. Çanakkale Köprüsünü içi kan ağlayarak izleyenler var. Bu köprünün inşasını engelleyemediklerini görünce, içlerindeki tüm kini ve nefreti nereye yönlendirdiler. Kanal İstanbul projesine yönlendirdiler. Üstelik sadece prensipte projeye karşı çıkmakta kalmıyorlar. Yerli yabancı bütün yatırımcıları tehdit ederek, ülkemizin kalkınmasını engellemek için canhıraş şekilde çare içindeler. Bunların tüm geçmişleri, aynı rezilliklerle doludur. Türkiye’nin herhangi bir yerinde büyük yatırım gündeme gelmişse karşı çıktılar. Ülkemizde bu CHP, bu İP, bunlar HDP, hep birlikte terör örgütü PKK yandaşlarıdır. Bunlar onlarla beraber yol yürüyor. Biz de Cumhur İttifakı olarak MHP ile birlikte yolumuza devam ediyoruz. Biz bu vatanı sevenlerle, bu milleti sevenlerle beraberiz. Yolumuza da böyle devam edeceğiz”.




“Ülkemizde demokrasiyi geliştirme, hak ve özgürlükleri artırma konusunda hangi adım atıldıysa bunlar karşı çıktılar”


“Ülkemizde demokrasiyi geliştirme, hak ve özgürlükleri artırma konusunda hangi adım atıldıysa bunlar karşı çıktılar” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Dün CHP’lilerin yaptığı meşhur Yassıada vardı ya, orada bunlar merhum Adnan Menderes’in idam kararını vermediler mi? Fatin Rüştü Zorlu’nun idam kararını vermediler mi? Hasan Polatkan’ın idam kararını vermediler mi? İşte o adayı biz tamamıyla aldık, orayı demokrasi ve özgürlükler adası yaptık. Dün de orada ilk defa uluslararası bir toplantıyı düzenledik. Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve hepsiyle birlikte, bir yeni üyemiz daha, o da Macaristan. Yedili toplantı yaptık. İnşallah bundan sonra da toplanacağız. Sizi özellikle demokrasi ve özgürlükler adasını ziyaret etmeye davet ediyorum. Muhakkak gelin, görün. Hayran olacaksınız, seveceksiniz. Sınırlarımızın güvenliğini arttırmak, sınır ötesi tehditleri engellemek, hangi harekât yapılmışsa bunların hepsine karşı çıktılar. Hangi mücadeleye girişilmişse bunlar hepsine karşı çıktılar. Dünyada kendi ülkesindeki yatırımları engellemek için kendini böyle rezil, zelil, aşağılık duruma düşüren başka muhalefet örneği yoktur. Dün FETÖ’cü hainlerin MİT kumpası ile ülkemizi düşürmeye çalıştıkları durumla, bugün yatırımlarımıza verilmek istenen zarar aynı sinsi senaryonun farklı sahneleridir. Çanakkale’den meydan okuyorum. Bu mankurtlar da, onların iplerini ellerinde tutanlar da, ne yaparlarsa yapsınlar, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşâsına engel olamayacaklar. Nasıl yüzlerce projeyi kazandırdıysak, Allah’ın izniyle 1915 Çanakkale Köprüsünü tamamlayacağız. Karadeniz’deki doğalgazı milletimizin hizmetine sunacağız. İnşallah doğalgaz çıktığı ândan itibaren vatandaşımızın menfaatini gözeteceğiz. Akdeniz ve Ege’deki çıkarları sonuna kadar koruyacağız. Kanal İstanbul’u inşa edeceğiz. Güvenlik hatlarını birleştireceğiz. Bölgemizdeki ve dünyadaki mazlumların sesi olmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki tuzakları bozarak dünyanın ilk 10 ekonomisine gireceğiz. Savunma sanayiinin her alanında dışa bağımlılıktan kurtulacağız. Varsın Türkiye düşmanları hasetlerinden çatlasın. Varsın Türkiye düşmanlarıyla kol kola girenler esip gürlesin. Varsın sözde Atatürkçü, sözde milliyetçi mankurtlar düştükleri çukurda debelenip dursun. Biz hedeflere ulaşmak ve milletimizi devletimizi güçlendirmek için her alanda çalışacağız” dedi.



“O yumrukları millete değil, gücünüz yetiyorsa bize sallayın”


Siyasetin milletin hayrına proje üretmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda şehitlerimize saygısızlığı yapanı dokunulmazlığını kaldırmak üzere meclise gönderdik. Şehitlerine, şehit yakınlarına küfretmeyi olgunlukla karşılayanlara milletimiz sandıkta sormakla kalmayıp, onları sokağa çıkamaz hale getirecek. Ortada ya pazarlık var, ya gaflet sınırlarını aşan vahim bir durum var. Muhalefet adı altında ülkesine ve değerlerine saldıranlara söylüyorum ki, taktiğiniz kavgada yumruk sayılmaz hesabıyla önünüze gelene sataşmaksa, o yumrukları millete değil, gücünüz yetiyorsa bize sallayın. Siyaset ülkenin ve milletin çıkarlarının önünü tehditle, küfürle, yabancılara şikâyetle kesmek değildir. Siyaset ülkenin ve milletin hayrına proje üretmektir. Eser ve hizmet inşa edebilmektir. Şehit yakınına ağza alınmayacak küfürlerle, hakaret edenlerle, terör örgütünün takdir ve davetine mazhar olanların sesi çıkmıyorsa, ortada kirli pazarlık ve gaflet sınırını aşan vahim sorun vardır. Bu bir bayan olursa, bir bacı olursa, düşünün, ya sen bir partinin lideri olarak bayansın bayan. Mecliste o nasıl bir küfürdür? Ahlak yoksunu, nasıl sen böyle bir küfrü yaparsın? Bir kadın olarak bir bayan olarak bunu nasıl söylersin? Tek dertleri var. Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek, Tayyip Erdoğan’dan kurtulacağız diyenlerin gazına geliyorlar. Suriye’de, Türkiye sınırları boyunca, terör koridoru kuracağız diye tamamlanıyor. Bunu söyleyenler sadece lafla kalmıyor. Terör örgütünü on binlerce ağır silahla, araçla, gereçle, cephane ile donatıyor. 10 binlerce teröristi eğitiyor. Suriye’de eğitilen silahlarla sınır şehirlerimize askerlerimize saldırıyorlar. Bugün bölgemizde Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda, attığı her hayırlı adımın karşısında, aynı dış ve iç kirli ittifakı duruyor. Bu gerçekler ortadayken CHP’nin başındaki zat ikide bir çıkıp, ne işimiz var Suriye’de diyebiliyor. Partisine tezkereye, hayır oyu verdiriyorsa, bizim de çıkıp siz kimin adına konuşuyor, hareket ediyorsunuz diye sorma hakkımız olur. Gazi Mustafa Kemal’in Libya’daki, Suriye’deki, doğu şehirlerimizdeki, Balkanlar’daki izlerini unutturmaya çalışıp, bugün aynı mücadeleyi sürdürenlerden cumhuriyetçi olmaz, Atatürkçü olmaz. Ey Gazi Mustafa Kemal! Senin Trablus cephesinde ne işin var diyebilir misin? Misak-ı millî için, ne işiniz var Misak-ı Milli’de diyebilir misin? Bunlar kasetle geldi. Türkiye 2023 imtihanını başarıyla verdiğinde Allah’ın izniyle önünde duracak hiçbir güç kalmayacaktır” şeklinde konuştu.



“İnşallah Çanakkale’nin aydınlık geleceğine yeni bir kapı aralıyoruz”


Toplu açılışı yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:


“Bölgemizin ve ülkemizin bu güzel beldesini şehrini her alanda hak ettiği hizmetlere kavuşturmak için, devletimizin bütün imkanlarını kullanıyoruz. Özel sektörümüzün bu bölgede yaptığı yatırımları destekliyoruz. Bugün il genelinde tamamladığımız eser ve hizmetlerin resmî açılışlarını yaparak inşallah Çanakkale’nin aydınlık geleceğine yeni bir kapı aralıyoruz. Açılışını yapacağımız eserler arasında eğitimde Ayvacık Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi, Bayramiç İmam Hatip Lisesi Yurt Ve Spor Salonu ile üniversitemizin Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi Uygulama Merkezi, Kız Öğrenci Yurdu ve Biga Meslek Yüksek Okulu da bulunuyor. Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. İşte biz eserlerle konuşuyoruz. Sağlıkta Çan Devlet Hastanesini, Gökçeada ve Ezine ilçeleriyle Esenler ve Cevatpaşa mahallelerindeki aile ve toplum sağlığı merkezlerini bugün resmen hizmete açıyoruz. Şehrimizin sembollerinden biri hâline gelen 72 milyon lira yatırım bedeli olan Çanakkale Karasal Sayısal Yayın Kulesinin açılışını yapıyoruz. Kıyı emniyetimize 124 milyon liralık yatırımla kazandırdığımız 2 adet 90 tonluk römorkör ile 3 kılavuz hizmet botunu resmen hizmete veriyoruz. Enerjide şehrimizin pek çok yerine daha kaliteli hizmet verilmesini sağlayacak altyapı yatırımlarını resmen hizmete alıyoruz. Ayvacık ve Ezine ilçelerimizde 151 milyon liralık yatırımla inşası tamamlanan 239 afet konutu ile altyapı tesislerinin açılışlarını buradan gerçekleştiriyoruz. Ezine-Bayramiç yolunun, Çan Pazar Köprüsünün, Ezine Kültür Merkezinin Biga Ticaret Borsasının, Gümüşçay Fatin Rüştü Zorlu Stadının çeşitli restorasyon çalışmaları, Yenice doğalgaz hattını hizmete açıyoruz. Kurumlarımıza ait hizmet binalarıyla tamamlanan diğer eserlerin açılışlarını yapıyoruz. Toplam 777 milyon liralık yatırım bedeli olan 35 adet yatırım projesinin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”


Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay birer konuşma yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.