ÇEVRE - 21 Ekim 2022 Cuma 14:15

Çanakkale’de "Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının İstihdama Etkisi Çalıştayı" gerçekleştirildi

A
A
A
Çanakkale’de "Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının İstihdama Etkisi Çalıştayı" gerçekleştirildi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının "İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı" çerçevesinde uygulanan, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında finanse edilen ve Güney Marmara Kalkınma Ajansının operasyon faydalanıcısı olduğu Yenilenebilir Gençlik Enerji Operasyonu (RE-You) "Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının İstihdama Etkisi Çalıştayı", Çanakkale’de bir otelde gerçekleştirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının "İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı" çerçevesinde uygulanan, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında finanse edilen ve Güney Marmara Kalkınma Ajansının operasyon faydalanıcısı olduğu Yenilenebilir Gençlik Enerji Operasyonu (RE-You) "Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının İstihdama Etkisi Çalıştayı", Çanakkale’de bir otelde gerçekleştirildi.


Çalıştay öncesinde, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Yerleşkesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Atölye ve Laboratuvar Binası’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılışı yapılan laboratuvarda istihdam odaklı eğitimlerin olacağı bildirildi.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan çalıştayda yaptığı konuşmada, "Bu proje vesilesiyle, aslında hem bugün açılışını yaptığımız laboratuvarlar hem öğrencilerimizin alacağı eğitimler ve inşallah istihdama katılımları ile aslında yerli, milli ve uluslararası seviyede iş birliğinin ve güzel bir sinerjiyle her türlü hem ekolojiye hem istihdama hem ekonomiye nasıl katkı yaptığını burada yaşayarak görmüş olduk ve inşallah bunu sürdürülebilir olacağını da temenni ediyoruz" dedi.


Avrupa Birliği’nin bu projelere verdiği desteğin önemli olduğunu, bilgi ve uzmanlık paylaşımının verdiği güzel sonuçları görmekten mutluluk duyduklarını belirten Prof. Dr. Alpkan, "Bu noktada aslında küresel ve lokal seviyede ve milli seviyede özel sektör, STK’lar, üniversiteler ve kamu iş birliğinin bundan sonra özellikle çevre problemleri ve ekonomik sorunların çözümünde güzel bir iş birliği ortamı oluşturduğunu ve bunun da sürdürülebilir olduğunu, çünkü defaatle bu İPA 1’den beri gelen, birbirini takip eden projelerin de olduğunu görüyoruz. Bu da bize cesaret ve ümit veriyor. Aynı zamanda bu iş birliğine de mecbur olduğumuzu da görüyoruz. Çünkü belki 1’inci ve 2’nci Sanayi İnkılabı’ndan ve sonra çevreyle ilgili problemler lokal ve bireysel seviyede yani ilk önce 1’inci Sanayi Devrimi’nde atölye seviyesinde, 2’nci Sanayi Devrimi’nde seri üretim ile 3’üncü Sanayi Devrimi’nde bilgisayarlaşmayla belki çevreyi bireysel, lokal veya girişimci seviyesinde kirlettik. Ama 4’üncü Sanayi Devrimi’nden sonra birlikte temizlememiz lazım. Burada ’Kim kirletti? Gelişen ülkeler mi, gelişmekte olan ülkeler mi? Nasıl kirlendi? Bunun artık geriye dönüp de sorgulamasını yapmaya gerek yok ama temizlemeyi birlikte yapmamız lazım. Bu noktada da iş birliğine mecburuz" diye konuştu.



"Yeni bir krizi beklemeden bu iş birliğine hevesli olmamız ve bu motivasyonu göstermemiz de çok ümit verici"


İş birliğinin bazen krizlerde ortaya çıktığını ifade eden Alpkan, "Yani daha önce mesela üniversitelerde uzaktan eğitim ile ilgili 30 yıldır internet ve bilgisayar olduktan sonra öğrencilerimize yakından veya uzaktan eğitim verme teknolojimiz vardı. Ama covid pandemisine kadar buna kendimizi mecbur hissetmedik. Ondan sonra teknolojiyi kullandık ve çok faydasını da gördük. Bu aynı zamanda ekolojik, ekonomik ve istihdamla ilgili yeni faydaları da beraberinde getirdi. Şimdi uzaktan çalışmayı artık konuşuyoruz ve bununla ilgili mevzuat çalışmaları yapılıyor. Dolayısıyla aslında çevreyi temizlemeyle ilgili teknolojiler var. Sadece bunun için ya bir fırsat ya bir tehdit olması lazım. Yani bunun için ya havuç ya sopa gerekiyor. Dolayısıyla bizim yeni bir krizi beklemeden bu iş birliğine hevesli olmamız ve bu motivasyonu göstermemiz de çok ümit verici. Mesela şimdi Ukrayna-Rusya savaşından dolayı bir tahıl krizi ortaya çıktı ve dünyada bir internetten tahıla kadar adil bölüşüm problemini nasıl çözeriz yaklaşımı ortaya çıktı. O açıdan da uluslararası örgütlerin burada daha fazla inisiyatif alması ve çözüme katkı yapması gerekiyor. Fakat bazen de kriz zamanında ulusal çıkarlar ön plana çıkabiliyor. Mesela pandemide maskelerin paylaşımı, aşının paylaşımı konusunda da bazen iş birliği yerine ulusal çıkarlar ortaya çıkıp, adil paylaşımı sağlamak zorlaştı. Dolayısıyla sanal veya fiziksel kaynağımızı ve doğal çevremizi adil paylaşmak zorunda kalıyoruz. Ve bu noktada yenilenebilir enerji üretimi aslında bize lokal de de fırsatlar ortaya çıkartıyor" dedi.


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ise çalıştaya katılımlarından mutluluklarını dile getirdi.


Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının İstihdama Etkisi Çalıştayı’nda enerji sektörünün mevcut durumu hakkında değerlendirmeler yapıldı, yenilenebilir enerji teknolojilerinin eğitim yöntemleri sunularak, eğitim içeriklerinin istihdam ile kurduğu bağ, ilgili paydaşlarla değerlendirildi. Çalıştayda elde edilen sonuçlarla eğitim içeriklerinin son haline getirileceği belirtildi. Çalıştayda yenilenebilir enerji teknolojilerinin eğitim yöntemleri ve ana hedefleri, lider uzmanlar tarafından sunulan ve gerçekleştirilen oturumlarda RE-You Projesi’nin gençler için önemi ve gençlerin istihdam edilebilirlikleri farklı açılardan ele alındı.


Çalıştaya; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanı Süreyya Erkan, Çanakkale Belediye Başkan Vekili İrfan Mutluay, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlter Kuş, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) Türkiye Ülke Direktörü Rubeena Esmail ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Güç ve çok sayıda davetli katıldı.



Proje hakkında


"Yenilenebilir Gençlik Enerji Operasyonu (RE-You)", Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı çerçevesinde uygulanmakta ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) çerçevesinde finanse edilmektedir. Programın operasyon faydalanıcısı Güney Marmara Kalkınma Ajansıdır.


Proje; Güney Marmara Kalkınma Ajansı, Balıkesir Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ortaklığı ve GIZ International Services liderliğindeki konsorsiyum tarafından sağlanan teknik danışmanlık ile yürütülmektedir.


Yenilenebilir enerji kaynakları konusunda büyük potansiyele sahip olan Güney Marmara Bölgesi’nin bu alanda dünyanın önde gelen eğitim ve kariyer merkezlerinden biri haline gelmesini amaçlayan RE-You Projesi; kapasite geliştirme, eğitim ve istihdam çerçevesinde yapılacak çalışmaları içeriyor.


RE-You Projesi, yenilenebilir enerji alanında kariyer yapmak isteyen gençleri, yatırımcılar ve iş verenleri, sivil toplum kuruluşlarını, uluslararası platformları, üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşlarını etki alanı içine alıp bir araya getiriyor.


Projenin başlıca hedefleri arasında, teknik bölümlerden mezun 18-29 yaş arasındaki 480 gence yenilenebilir enerji sektöründe istihdam edilebilmeleri için gerekli niteliklerin kazandırılması yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.
İstanbul TMSF’nin el koyduğu yüzlerce araç böyle görüntülendi Büyükçekmece’de farklı şirketlere ait otoparklarda muhafaza edilen yüzlerce araç dron ile havadan görüntülendi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yapılan açıklamada, söz konusu araçların kayyum denetiminde olduğu, tamamı için resmi tespitlerin yapıldığı ve herhangi bir usulsüz durumun bulunmadığı belirtildi. Büyükçekmece’de iki ayrı otopark alanında bulunan ve çeşitli marka ile modellerden oluşan araçların havadan çekilen görüntülerinde, uzun süredir park halinde bekletilen çok sayıda minibüs, otobüs ve kamyon dikkat çekti. Alanların çitlerle çevrili olduğu ve güvenlik önlemleriyle korunduğu görüldü. TMSF tarafından yapılan açıklamada, kamuoyuna yansıyan görüntülere konu araçların tamamının Fon denetiminde olduğu vurgulanarak, "Araçlar, TMSF heyeti kontrolü ve denetimi altında muhafaza edilmektedir. Bilirkişi incelemesi yaptırılarak araçlar üzerinde detaylı teknik incelemeler yapılmış ve her bir araç için resmi tutanak düzenlenmiştir. Hazırlanan yer tespit tutanakları konkordato süreci kapsamında ilgili mahkemeye sunulmuştur" denildi. Açıklamada ayrıca, muhtelif şirketlere ait iki ayrı otoparkta toplam 834 aracın bulunduğu belirtilerek, 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren TMSF’nin kayyım olarak atanmasının ardından güvenlik hizmeti alınmaya başlandığı ifade edildi. Araçların uzun süre park halinde bulunmasına ilişkin detaylara da yer verilen açıklamada, "2025 yılı sonunda otoparkta muhafaza edilen araçlarla ilgili motorlu taşıtlar vergisi, muayene ve zorunlu trafik sigortası maliyetlerinden kaçınmak amacıyla trafikten çekme işlemi yapılmıştır" ifadeleri kullanıldı. TMSF, kayyımlık ve konkordato süreci kapsamında araçların değer tespitlerinin yapılması için ilgili mahkemelere başvuruların gerçekleştirildiğini de duyurdu. Açıklamanın devamında, kamuoyunda yer alan iddialara da değinilerek, "Netice itibarıyla vaziyet altına alınmamış araç bulunmamaktadır. Araçların üzerindeki amblemler daha önce hizmet verilip, ihale süresi sona eren kuruluşlara aittir" denildi. Havadan görüntülenen otopark alanlarında yer alan araçların düzenli şekilde park edildiği ve güvenlik önlemleri altında tutulduğu gözlemlendi.