POLİTİKA - 25 Ekim 2022 Salı 13:48

Macaristan Gelibolu Anıtı, Milli Savunma Bakanı Akar ve Macar Savunma Bakanı katılımıyla açıldı

A
A
A
Macaristan Gelibolu Anıtı, Milli Savunma Bakanı Akar ve Macar Savunma Bakanı katılımıyla açıldı

Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’nde Macaristan Gelibolu Anıtı töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkler ve Macarlar tarihte beraber olmuşlarsa bugünde bütün çalışmalarımızda başta savunma ve güvenlik olmak üzere diğer bütün alanlar dahil çok sıkı işbirliğinde olmamızın memnuniyeti içindeyiz.

Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’nde Macaristan Gelibolu Anıtı töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkler ve Macarlar tarihte beraber olmuşlarsa bugünde bütün çalışmalarımızda başta savunma ve güvenlik olmak üzere diğer bütün alanlar dahil çok sıkı işbirliğinde olmamızın memnuniyeti içindeyiz. Günümüzde hem Macaristan hem de Türkiye’nin çevresinde meydana gelen risk ve tehditlerin artmasıyla ikili işbirliğimizin çok daha önem kazandığını söylememiz yanlış olmaz. Hem birer NATO müttefiki olarak hem de ikili ilişkiler çerçevesinde önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerimizin her ger geçen gün artacağına ben bütün samimiyetimle inanıyorum. Bizim aramızdaki bu tarihi bağları unutmamız mümkün değil” dedi.



Çanakkale’nin Eceabat ilçesi sınırları içerisinde kalan Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Çanakkale Savaşında Türk askeri yanında savaşarak hayatlarını yitiren Macar askerlerinin anısına yapılan Macaristan Gelibolu Anıtı’nın açılışı gerçekleştirildi. Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine, Macaristan Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Zsolt Sandor, Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral İbrahim Özdem Koçer, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Turhan Ecevit, Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile Macaristan’dan gelen askeri heyet katıldı.


Açılış töreni, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Anıtın açılış töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Bir araya gelmemizin sebebi, bu anıtın sebebi, burada gerçekten büyük bir kahramanlık gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri unsuruyla, Türk unsuruyla beraber omuz omuza burada bulunan beraber mücadele eden kahraman Macar askerlerinin hatırlanması amacıyla, bu iradeyle bu anıtın yapılmasına karar verdik. Yani bir anlamda dünya savaşının seyrini değiştiren ve bütün dünyaya ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirten muharebelerin olduğu bir alanda beraber mücadele ettiğimiz bir milletin mensuplarıyla, Macaristan mensuplarıyla beraber burada bulunmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Bu fırsattan istifadeyle dün ve bugün tarihte ve günümüzde bize karşı her zaman dostluk ve kardeşlik ilişkilerini sürdüren Macar halkına da buradan şahsım ve ülkem adına saygılarımı, şükranlarımı sunuyorum. Bizim Macar halkıyla, Macaristan’la binlerce yıllık ilişkimiz var. Binlerce yıllık dostluk münasebetlerimiz var. Dolayısıyla biz bunları devamlı hatırlamak durumundayız. Ve bu iki ülke arasındaki kültürel ve tarihi bağlarında ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha görmekteyiz. Tarihi ortak şahsiyetlerimiz var. Ortak mimari eserlerimiz var. Ve bu tarih boyunca bütün coğrafyada gerçekten Türk ve Macaristan işbirliğinin, Macar işbirliğinin güzel örnekleri sergilediği sembol faaliyetlerimiz var. Tarihin derinliklerinden gelen bu ilişkilerimiz özellikle 1. Dünya Savaşı sırasından somut olarak kendisini göstermiştir. Hepinizin bildiği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Osmanlı’nın ordusunun 15. Kolordusu Galiçya’da mücadele ederken benzer şekilde Macar askerleri de burada Türk askerleriyle omuz omuza mücadele etmişlerdi. Bu tarihteki beraber yaşadıklarımız kederde ve kıvançta bir olmamız bugünkü siyasetimizi de belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Bildiğiniz gibi bu mücadelede şehit olanların bir kısmı şuanda Budapeşte şehitliğinde yatmaktadır. Macar dostlarımızın oradaki şehitlerimizin büyük bir titizlikle, büyük bir ne nezaketle ve büyük bir ilgiyle bakmaları nedeniyle ben burada tekrar teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.



Çanakkale Muharebeleri sırasında yaklaşık 200 Macar askerinin Türk askeriyle beraber düşmana karşı mücadele ettiğini ifade eden Bakan Akar, sözlerine şöyle devam etti:


“Tüm Macar askerlerini de burada saygıyla anıyorum. Çanakkale’de görev yapan Macar askerlerinin anısı Budapeşte’de Türk Şehitliğinde yatan 480 askerimiz Türk-Macar dostluğunun çok önemli göstergesi ve halkasıdır. Türkler ve Macarlar tarihte beraber olmuşlarsa bugünde bütün çalışmalarımızda başta savunma ve güvenlik olmak üzere diğer bütün alanlar dahil çok sıkı işbirliğinde olmamızın memnuniyeti içindeyiz. Günümüzde hem Macaristan hem de Türkiye’nin çevresinde meydana gelen risk ve tehditlerin artmasıyla ikili işbirliğimizin çok daha önem kazandığını söylememiz yanlış olmaz. Hem birer NATO müttefiki olarak hem de ikili ilişkiler çerçevesinde önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerimizin her ger geçen gün artacağına ben bütün samimiyetimle inanıyorum. Bizim aramızdaki bu tarihi bağları unutmamız mümkün değil. Biz bunları her zaman saygıyla anıyoruz. Bu tarihteki yakın ilişkilerimizi sembolize eden ve bu anıtında son derece önemli ve anlamlı olduğunu ve mevcut manevi mirasımıza ilave bir katkı sağladığını buradan belirtmek istiyorum. Tarihimizi hatırlamak, bakımından önemli ve anlamlı olduğunu değerlendirdiğimiz bu eserin, bu anıtın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kahramanca, omuz omuza mücadele ederek, hayatlarını vatan için, millet için, bayrak için veren Türk ve Macar askerlerini bir kez daha rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. Yaşasın Türk-Macar dostluğu” dedi.



Macaristan Savunma Bakanı Kristof Szalay-Bobrovniczky ise, “Savaşan tüm milletlerin mutlaka kutsal saydıkları yerler vardır. Ama bunların kutsallığı dinden kaynaklanmaz. Söz konusu yerler şehitlerin kanıyla, orada gösterilen kahramanlıkla kutsanmış, savaşların seyrini değiştiren cepheler-savaş alanlarıdır. Milletlerimizin tarihi birer savaşlar silsilesidir. Böylece kahramanlığa saygı duyanlar için ziyaretgah anlamına gelen buna benzer birçok yer vardır. Bunlar arasında da Birinci Dünya Savaşı’nın devasa savaş alanları öne çıkmaktadır. Ama buna şaşırmamalıyız. Bu alanlardaki çarpışmalar savaşan tarafları en büyük gayretlere zorlamış, dönemin gelişmiş silahları o zamana kadar eşi görülmemiş zayiatlara sebebiyet vermiştir. Çanakkale’nin, Türkler için buna benzer, kutsal bir alan olduğunu çok iyi bilirim. Burası daha donanımlı ve yine kahramanca savaşmış düşmana karşı, ecdadına layık şekilde birçok zafere imza atmış Türk askerlerin savaştığı bir alandır. Türkler için Çanakkale ne ise, biz Macarlar için de Doberdo savaş alanı odur. Çanakkale, siperlerdeki çarpışmalarda çekilen eziyetin bir simgesidir ve kendi vatanları uğruna diğer her şeyi bir kenara bırakan Türk askerlerini anma yeridir. Bu dünyadaki cehennemde nasıl bir savaş yaşandığını biliyorum. Süngü çarpışmalarına, İtilaf savaş gemilerinin ağır toplarına, hava muhalefetine, hastalıklara, çağdaş silahlara ve uygun arazi toplarının olmayışına katlanmak gerekmişti. Askerlerin bir sözü vardır; Topçular, savaş alanlarının kraliçeleridir ve gemi toplarının çelik fırtınalarına karşı çıkma cüretini göstermek boşunadır. Böyle bir ortamda Avusturya-Macaristan zor zamanlar yaşayan Türk askerlerine yardım elini uzatarak onlara top bataryaları yollamıştır. Gönderilen ağır topların yanında Macar askerler de gelmişler ve Türk silah arkadaşlarıyla omuz omuza çarpışmışlardır. Bu dostluk mücadelesinin hatırası bugün dikilen anıttır. Bu kutsal yerde Türk dostlarının yardımına yetişen ve onlarla beraber eski bir silah arkadaşlığını yaşatan Macar askerlerinin hatıralarını ölümsüzleştirmemize olanak sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine şükranlarımı Anarım. Bizim için bu Macar anıtı, çok daha fazla anlam taşımaktadır. Bu anıt bizlere vaktiyle barış ve karşılıklı saygıyla sonuçlanan eski savalarımızı hatırlatıyor. Bize halklarımızın benzerliklerini uzun birlikteliklerini ve tarihimizin ortak kaynaklarını anımsatıyor. Bizler, Çanakkale’nin haricinde de birbirimize çözülmez kesin bağlarla bağlıyız. Kahraman askerler, cesaretin şartsız saygısıdır. Milletlerimizin tarihlerinde saklı olan güce ve herhangi bir ön koşul olmaksızın, milletimizin ayakta kalması ve bağımsızlığı için savaşan ecdadımızın izinden gitmemiz gerektiğine inanmalıyız. İçinde bulunduğumuz savaşlar ve krizlerle dolu bu dönemi haklarımızın arasındaki dostluğun yardımıyla atlatabileceğimize inanmalıyız. Biz Türk halkına güveniyoruz ve onlar da bize güvenebilirler. Eskilerde somut adımlarda vücut bulan ve uzak geçmişe dayanan köklü kardeşlik duygusu da buna izin verir ve bunu mecbur kılar. Bilindiği gibi, çok sayıda Macar mülteci Osmanlı’ya sığınmıştı. Ayrıca, nasıl ki Macar topraklarında yatan Türk şehitleri varsa, ebedi uykularını Türk topraklarında uyuyan Macar kahramanlar da vardır. Mezarların dokunulmazlığı bu karşılıklı saygıyı da hatırlatır. Bu anıtın açılışı askerlerimizin cesareti önünde bir baş eğme, dahası anıtın bu anlamlı yerde yer alması ortak tarihimize bir saygı duruşudur. Binlerce kilometre öte olsak da ruh kardeşliğimiz bu mesafeyi kapatıp yakın ve dostane işbirliğine mükemmel bir temel ve fırsat sunar, iki halk arasındaki saygının ve kardeşliğin daha da derinleşerek böyle devam edeceğini ümit ederim” diye konuştu.


Konuşmaların ardından Macaristan Gelibolu Anıtı’na Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Macaristan Savunma Bakanı Kristof Szalay-Bobrovniczky tarafından çelenk sunuldu. Her iki ülkenin ulusal marşları okundu. Çanakkale Savaşları’nda Türk askeri yanında savaşarak hayatlarını yitiren Macar askerlerin anısına yapılan Macaristan Gelibolu Anıtı’nın açılışı gerçekleştirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de 757 öğrenci yetenek sınavında ter döktü Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği protokolü kapsamında düzenlenen sporda yetenek taramasına 757 öğrenci katıldı. Atatürk Spor Salonu’nu dolduran öğrenciler uzman öğretmenler tarafından çeşitli test ve ölçümlerden geçirildi. Program kapsamında Atatürk Spor Salonu’nu dolduran ilkokul 3. sınıfta okuyan 757 öğrenci 10 parametreden oluşan test ve ölçümlere tabi tutuldu. Boy uzunluğu ölçümü, vücut ağırlığı ölçümü, esneklik testi, oturma yüksekliği ölçümü, kulaç uzunluğu ölçümü, dikey sıçrama testi, el kavrama kuvveti testi, geriye sağlık topu atma testi, çeviklik testi ve 20 metre sürat testinden geçen öğrenciler heyecan yaşadı. Geleceğin sporcularını keşfetmek istediklerini anlatan İlçe Spor Müdürü Aslan Alparslan, "Yetenek taraması Gençlik ve Spor Bakanlığımızın düzenlemiş olduğu bir çalışma programıdır. İlçemizde bulunan ilkokul 3. sınıf öğrencilerine yönelik bir projedir. Bu projede amaç çocukların, kuvvet, dayanıklılık esneklik, fizik ve boy özelliğini ortaya çıkaracak testleri yaparak geleceğin Arda Güler’lerini, geleceğin Hamza Yerlikaya’larını geleceğin Yasemin Adar’larını keşfetmek ve milli takımımıza kazandırmak. Bu yıl da ilçemizde yapılan yetenek taramasında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği çerçevesinde en ücra köylere kadar ulaşarak yaklaşık 757 çocuğumuzun testini gerçekleştirdik. İnşallah, gelecekte bu çocuklarımızı Türk sporunda milli takımlarımızda görebiliriz. Amacımız, bu testler sonucunda çocuğumuzun hangi spor branşına uygun olduğunu tespit etmek ve velilerimize bunu bildirerek, çocuklarımızı yapabilecekleri spor branşlarıyla birlikte geleceğin sporcularını yetiştirebilmektir" dedi.
Erzurum KUDAKAF’26 kapılarını açtı Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı ve "Kariyerine Güç Kat" vizyonuyla yola çıkan KUDAKAF’26, iki gün boyunca kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını genç yeteneklerle buluşturacak. 29-30 Nisan 2026 tarihlerinde Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı’nın açılışı yoğun bir katılımla yapıldı. Bu yıl, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü iş birliği ve desteğiyle, "Kariyerine Güç Kat" vizyonuyla düzenlenen KUDAKAF’26, Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde, Ardahan Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Kafkas Üniversitesi’nin paydaşlığında gerçekleştiriliyor. Bölgedeki altı üniversitenin öğrenci ve mezunlarını sektör temsilcileriyle aynı platformda buluşturan organizasyon, üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin kurumsal düzeyde sürdürülebilirliğini sağlayan önemli bir model olarak değerlendiriliyor. Açılışta birer konuşma yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan ve Erzurum Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, bu tarz organizasyonların, yalnızca istihdam odaklı etkinlikler olmadığını, ülkemizin beşerî sermayesini güçlendiren, genç yetenekleri stratejik sektörlerle buluşturan ve kalkınma hedeflerini destekleyen platformlar olduğunu ifade ettiler. "Nitelikli insan kaynağına erişim imkânı" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı KUDAKAF’26’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bu salonda bir araya gelen herkes, gençliğe duyulan inancın, bölgemize sahip çıkmanın ve geleceğe ortak bir sorumlulukla bakmanın somut göstergesidir. Atatürk Üniversitesi adına hepinizi en içten duygularımla selamlıyor, şehrimize hoş geldiniz diyorum. Bölgesel Kariyer Fuarları, 2019 yılında hayata geçirildiğinde taşıdığı vizyon bugün çok daha geniş bir zemine oturmuştur. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı, geçen yıl 274 firma, 56 sponsor kurum ve 65 binden fazla öğrenci ve mezunumuzu aynı çatı altında buluşturmuştur. Bu rakamlar, yalnızca bir istatistik değildir, bölgemizin genç potansiyeline ve iş dünyasına duyulan karşılıklı güvenin sayısal ifadesidir. KUDAKAF’26 ise bu başarının üzerine yeni bir hamle ekleme kararlılığıyla yola çıkmaktadır. İnsan kaynağı, ülkemizin yüksek katma değerli üretim, teknoloji, savunma sanayi, biyoteknoloji ve ilaç sanayi, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında en belirleyici etkendir. Bu fuarın gerçek değeri, imzalanan sözleşmelerde ya da dağıtılan broşürlerde değil, bir öğrencinin gözlerinde parlayan o ilk heyecanda, bir işverenin "işte aradığım isim bu" dediği o anda gizlidir. KUDAKAF, bu anların mümkün olduğu bir platform olmaya özen göstermektedir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz de bu platform aracılığıyla nitelikli insan kaynağına erişim imkânı bularak kurumsal kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırabilmektedir" diye konuştu. KUDAKAF’26’nin açılışında Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehter takımı konser verdi, halk oyunları ekibi gösteri yaptı. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı’na destek olan sponsorlara plaket verilmesi ardından açılış yapıldı ve stantlar gezildi.
Samsun Ayçiçeği ve kuru fasulye tohumları çiftçilere teslim edildi Samsun’da Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında üreticilere ayçiçeği ve kuru fasulye tohumu desteği verilirken, 4 ilçedeki kanola bahçeleri de incelendi. TAKE Projesi kapsamında Ladik’te üreticilere ayçiçeği ve kuru fasulye tohumu teslim edildi. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, TAKE Projesi kapsamında ayçiçeği ve kuru fasulye tohum teslimi gerçekleştirilirken, il genelinde üretimi yaygınlaşan kanola ekili alanlarda da tarla ziyaretleri yapıldı. Desteklerle binlerce dekarlık alanda ekim hedeflenirken, kanola üretimindeki artış dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklediği proje kapsamında Bafra, Havza, Kavak, Ladik ve Vezirköprü ilçelerinde toplam 7 bin 700 dekarlık alanda ekim yapılmak üzere 385 paket ayçiçeği tohumu üreticilere teslim edildi. Öte yandan yine bakanlığın destekleriyle Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce 2026 yılı TAKE Projesi kapsamında yürütülen Kuru Fasulye Yetiştiriciliğini Geliştirme Projesi ile Vezirköprü, Ladik, Asarcık, Kavak, Atakum, İlkadım ve Canik ilçelerinde toplam 810 dekarlık alanda ekilmek üzere 8 bin 100 kilo kuru fasulye tohumu da üreticilere teslim edildi. İl genelinde kanola üretiminde de önemli gelişmeler yaşanırken 2025 yılı sonbaharında üreticilere dağıtımı yapılan "Baharın İlk Bal Çiçeği Kanola Projesi" kapsamında Bafra, Havza, Ladik ve Vezirköprü ilçelerinde kullanılmak üzere 320 paket kanola tohumu dağıtımı yapılarak 6 bin 400 dekarlık alanda üretime katkı sağlandı. Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, kanola tohumlarının ilkbaharda çiçeklenmesiyle oluşan görsel şölen eşliğinde kanola tarlalarını yerinde inceledi. Zorlu iklim şartlarına rağmen dayanıklılığı ile kanola, Samsun’da önemli bir kışlık yağ bitkisi olarak yerini aldı. "Stratejik ürünlerde üretim alanlarımızı her geçen yıl genişletiyoruz" Tarrımsal üretimin artırılması ve atıl arazilerin ekonomiye kazandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Kemal Yılmaz, "Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz TAKE projesi sayesinde hem ekilmeyen arazileri üretime kazandırıyor hem de çiftçilerimize kaliteli tohum desteği sağlıyoruz. Ayçiçeği, kuru fasulye ve kanola gibi stratejik ürünlerde üretim alanlarımızı her geçen yıl genişletiyoruz. Özellikle yağlık ayçiçeği ve kanola üretimi, ülkemizin bitkisel yağ ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıyor. Çiftçimizi desteklemek, gelirini artırmak ve sürdürülebilir tarımı güçlendirmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Samsun tarımı, üreticimizin gayreti ve devletimizin desteğiyle daha da güçlenecektir" dedi.