- 10 Kasım 2022 Perşembe 10:04

"Dolmabahçe’deki törende izdiham sebebiyle 7’si gayrimüslim 11 kişi hayatını kaybetmişti"

A
A
A
"Dolmabahçe’deki törende izdiham sebebiyle 7’si gayrimüslim 11 kişi hayatını kaybetmişti"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, 10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerine yuman Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 18 Kasım 1938 tarihinde Dolmabahçe’de katafalka konulmuş cenazesinin halkın ziyaretine açıldığını söyledi.


Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal Atatürk’ün katafalka konulmuş cenazesi için yüz bin kişinin akın ettiği Dolmabahçe’de, halkın katafalk ziyareti sırasında oluşan izdiham nedeniyle 7’si gayrimüslim 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 40’tan fazla kişinin de yaralandığını belirterek, “Onlar da Mustafa Kemal’i kendi liderleri olarak görüyorlardı. Ve son kez görevlerini yapmak için oraya gittiler” dedi.


Tüm Türkiye’de bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 84’üncü yıl dönümü nedeniyle anma törenleri düzenleniyor. Atatürk’ün 10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerini yumduğu saat 09.05’te verilen ‘Tİ’ işaretiyle birlikte 2 dakikalık saygı duruşunda bulunarak, adeta hayat duruyor.


ÇOMÜ İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 84’ncü yılında, Atatürk’ün 10 Kasım 1938 tarihinde vefatı sonrası, 18 Kasım tarihinde Dolmabahçe’de katafalka konulmuş cenazesi için halkın katafalk ziyareti sırasında yaşanan izdiham ve ölümleri anlattı.


Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay, 10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerine yuman Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 18 Kasım 1938 tarihinde Dolmabahçe’de katafalka konulmuş cenazesi halkın ziyaretine açıldığını belirtti. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal Atatürk’ün katafalka konulmuş cenazesi için yüz bin kişinin akın ettiği Dolmabahçe’de halkın katafalk ziyareti sırasında oluşan izdiham nedeniyle 7’si gayrimüslim 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 40’tan fazla kişinin de yaralandığını söyledi.


İzdihamda, Deniz Yolları İşletmesi Müdürü Raufi Manyas’ın kızı Bilun (16), Anna (58), Roya Koşnir, Roya Koşnir’in kızı Bela Koşnir, Aşçı Hatice (55), Sütçü Diyamendi (40), Abdülhamit (50), Kevser Mehmet (35), Satenik Ohannes (35), Saint Benoit Lisesi Öğrencisi Paul Kuto (15) ve Belçikalı Leon hayatını kaybetti.



"Onlar da Mustafa Kemal’i kendi liderleri olarak görüyorlardı"


57 yaşında vefat eden Atatürk’ün aslında kısa bir yaşam sürdüğünü belirten Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay, Atatürk’ün ömrünün önemli bir kısmının cephelerde yada askeri birliklerde geçtiğini kaydederek, “Özellikle Atatürk’ün 1936’dan sonra sağlık durumunun hızlı bir şekilde kötüye gittiği görüldü ve 10 Kasım 1938 tarihinde ise bu hayata gözlerini yumdu. Tabii Mustafa Kemal’in ölümü çok kısa bir süre içerisinde hükümet bildirgesiyle her tarafa duyuruldu. Büyük bir hüzün meydana geldi. Okullar, resmi daireler tatil edilerek bütün bayraklar yarıya indirildi. Mustafa Kemal’in katafalka konulmuş cenazesi de İstanbul’da 17 ve 18 Kasım tarihinde halkın ziyaretine açıldı. Ancak 18 Kasım günü akşam saatlerinde büyük bir kalabalık toplandı ve o sırada izdihama neden oldu. İzdiham sebebiyle 11 kişi hayatını kaybetti, 40 kişide yaralandı. Ölen 11 kişi içerisinde 7 tanesinin gayrimüslim olduğu, 4 tanesinin ise Müslüman olduğunu biliyoruz. Onlar da Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıydı. Onlar da Mustafa Kemal’i kendi liderleri olarak görüyorlardı. Ve son kez görevlerini yapmak için oraya gittiler” diye konuştu.



"Atatürk’ün ebedi istirahatgahına Çanakkale’den toprak konuldu"


10 Kasım 1938 yılında hayata gözlerini yuman Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk için Çanakkale’deki Cumhuriyet Meydanı’nda da tören düzenlendiğini ifade ede Mithat Atabay, sözlerine şöyle devam etti:


“Çanakkale’de de bu tören Cumhuriyet Meydanı’nda yapılmıştır. Törene resmi erkan ve kasabalardan köylerden insanlar gelmiştir. İnsanlar büyük üzüntüleri dile getirdi. O sırada halkevi başkanı olan Halil Dilmaç’ın konuşması çok etkili olmuştur. En sonunda ölüm marşı çalınmıştır. Bozcaada’da törenleri yapan kişi ise Rum kökenli ve Mustafa Kemal’in askerlerinden bir tanesi olan Sokrat İncesu’ydu. Aradan yıllar geçti ve 1953 yılında Anıtkabir yapıldı. Anıtkabir’e gönderilecek olan toprak konusunda Çanakkale oldukça ilginç olaylara sahne oldu. O sırada Çanakkale Valisi olan İhsan Sabri Çağlayangil, Anıtkabir’de Atatürk’ün kabrine dökülecek toprakları Atatürk’ün savaştığı yerden almıştır. İlk olarak karargah yeri olarak kullandığı bugünkü evinin bahçesinden, daha sonra Arıburnu’ndaki Mehmetçik Anıtı’ndan, Anafartalar ve Seddülbahir’deki Ertuğrul Tabyası’nın oradan toprak alındı. Daha sonra Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk’ün birlikte Çanakkale Savaşları’na katıldığı arkadaşları ve öğrencilerin katıldığı atlas torba içerisinde topraklar konularak Ankara’ya gönderilmiş; Atatürk’ün kabrine taşınmasının ardından bu topraklar serpilmiştir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bursa Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
Kastamonu Hicaz Demiryolu’nun tarihine fotoğraflar ve belgelerle Kastamonu’da, son günlerde gündeme gelen Hicaz Demiryolu’nun tarihi, açılan sergide, fotoğraflar ve belgelerle anlatıldı. Kastamonu Üniversitesi’nin destekleriyle, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği iş birliğinde hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi ve Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından Kastamonu Kalesi’nde çekimleri yapılan "Dopatonin" filminin gala gecesi Kastamonu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programın ilk bölümünde son aylarda sık sık gündeme gelen Hicaz Demiryolu ile ilgili Eğitimci ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi açıldı. Sergide, Hicaz Demiryolu’nun inşa sürecine ilişkin belge ve fotoğraflar ziyarete açıldı. Sergi açılışında konuşan Araştırmacı Mustafa Gezici, "Tren yolunun İstanbul’dan Kilis’e kadar olan kısmının yanı sıra, bu sergimizde 1900 ila 1918 yılları arasında Kilis’ten başlayıp Medine-i Münevvere’ye kadar olan kısmını konu olarak aldık. Sergimizde yapım aşamaları, toplanan belgeler, bağış makbuzları, verilen madalya beratları tamamını bu sergide bulabileceksiniz. Eskiden hicaza nasıl gidiliyormuş, tren yolu geldikten sonra nasıl ardından askerlerimiz nasıl gitmişler. 1900-1918 yılları arasındaki yapım aşamaları ve çalışmasını konu aldık. Sergimizde 60 fotoğraf ve 16 belge ile belgeledik" dedi. Konuşmaların ardından serginin açılışı yapıldı ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından davetlilere Hicaz Demiryolu’nun tarihi sürecine ilişkin bilgiler verildi. Programın ikinci bölümünde, Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından tarihi Kastamonu Kalesi’nde işlenen bir cinayeti konu alan ve çekimleri 8 ay süren psikolojik dram türündeki filmin galası yapıldı. Filmin galasında konuşan Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Orhan Salcı, "Kastamonu’da üniversitede okuyan kardeşimiz, burada aldığı eğitimin meyvesini burada çekimlerini yaparak burada göstermek istemiş. Şehrimizi tanıtmak noktasında bir film çekmiş. Bizim çok değerli, o yüzden öğrencilerimize destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Üniversite öğrencilerinin filmi seyirciyle buluştu Filmin yönetmen ve senaristi olan Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nde eğitim gören Özbekistan uyruklu Ferdaus Mohammad Ali de, "Dopatonin isimli filmin çekimlerini tam bağımsız bir şekilde yaptım. Bu filmin içerisinde bir mesaj var, bu mesajın anlaşılmasını da herkesten merakla bekliyorum. Kendim açık olarak bu mesajı söylemedim çünkü herkes, çözsün istiyorum, kendisi bulsun istiyorum. Kendilerine göre anlaşılsın diye düşündüm. O yüzden inşallah bu mesajımı herkes anlar" şeklinde konuştu. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle ilk kez gösterime giren ve 1 saat süren film, davetliler tarafından büyük ilgiyle izlendi. Gösterimin ardından filmin yönetmeni ve yapım ekibiyle söyleşi gerçekleştirildi.