EĞİTİM - 22 Kasım 2022 Salı 15:37

Trakya Üniversiteler Birliği 6. Lisansüstü Öğrenci Kongresi gerçekleşti

A
A
A
Trakya Üniversiteler Birliği 6. Lisansüstü Öğrenci Kongresi gerçekleşti

Lisansüstü öğrencileri bir araya getirebilmek amacıyla 2016 yılından bu yana her yıl Trakya Üniversiteler Birliği (TÜB) üyesi bir üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Lisansüstü Öğrenci Kongresi’nin 6’ncısı bu yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Lisansüstü öğrencileri bir araya getirebilmek amacıyla 2016 yılından bu yana her yıl Trakya Üniversiteler Birliği (TÜB) üyesi bir üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Lisansüstü Öğrenci Kongresi’nin 6’ncısı bu yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


Troya Kültür Merkezinde gerçekleşen kongreye Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Pelin Kanten ile Prof. Dr. Okhan Akdur, ÇOMÜ Enstitü Müdürü Doç. Dr. Yener Pazarcık, Trakya Üniversiteler Birliği üyesi üniversitelerden dekanlar, müdürler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongre Devlet Konservatuvarı lisansüstü öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisi, ÇOMÜ Tanıtım Filmi, Trakya Üniversiteler Birliği 10. Yıl Özel Videosu ile devam etti.


ÇOMÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yener Pazarcık, Trakya Üniversiteler Birliği ve ÇOMÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü hakkında bilgiler vererek, “Üniversitemizin araştırma üniversitesi olma yolundaki önemli projelerden birisi olarak kurulan enstitümüz, ülkemiz Lisansüstü Eğitim Enstitüleri içerisinde 106 anabilim dalı ve 245 program ile 2., 6500 olan öğrenci sayısı bakımından ise 3. sırada yer almaktadır. Bu yıl kongreye öğrencilerimiz tarafından gönderilen 119 bildirinin 95’i kabul edilmiştir. Kongre’de 17 farklı temada 75 bildirinin sözlü, 20 bildirinin de poster sunumu gerçekleştirilecektir. Kongremizin başarılı ve verimli geçmesini temenni ediyorum” dedi.


Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Pelin Kanten ise, “Lisansüstü öğrenci sayısı giderek artmakta, bu bağlamda lisansüstü öğrencilerin de akademik çalışmalarını sunabileceği ve akademik platformda bilgilerin paylaşılabileceği bir zemin hazırladığı için TÜB kurucularına ve bu kongreyi devam ettiren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Lisansüstü eğitim enstitümüzün Kurucu Müdürlüğünü yaptığım için Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün benim için ayrı bir yeri var. Lisansüstü Eğitim Enstitüsü olarak uygulamada birliktelik adına iyi bir yapıya büründüğümüzü söyleyebilirim. Enstitülerin tek çatı altında birleşmesi sonrasında yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizin akademik anlamda yayın yapmalarını teşvik etmek amacıyla da üniversitemiz Lisansüstü Eğitim Yönetmeliğinde de bir güncelleme yaparak bir yayın kriteri getirdik. Bu kriterin öğrencilerimizin bilimsel anlamda çalışma yapmayı öğrenmelerini sağlamak için önem taşıdığını düşünüyoruz. Kongrenin herkes için verimli geçmesini dilerim” diye konuştu.


Konuşmalarının ardından davetli konuşmacı İstanbul Arel Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Akdemir’in ‘Lisansüstü Öğrencilerine Yönelik Kariyer Alternatifleri’ başlıklı sunumuna geçildi.


Açılış paneli, plaket ve hediye takdimi ile sona eren kongre, 2 gün sürdü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk iş insanı Uğur Akkuş Boeing Business Jet aldığını duyurdu Türk iş insanı Uğur Akkuş 75 milyon dolara Boeing Business Jet alarak ABD’deki milyarderler kulübüne katıldı. Üst segment iş jeti kıtalar arası uçuş imkanı sunuyor. Amerika’da iş dünyasının en seçkin isimleri arasında yer alan milyarderler kulübüne bir Türk iş insanı daha katıldı. ABD’de yaşayan A&S yatırım Holding sahibi Uğur Akkuş, Boeing 737 model yolcu uçağının özel versiyonu olan Boeing Business Jet’i (BBJ) satın aldı. Edinilen bilgilere göre Akkuş, yaklaşık 75 milyon dolar ödeyerek Boeing 737 BBJ’nin sahibi oldu. Bu model, Amerika’da üst düzey milyarder iş insanlarının tercih ettiği en prestijli özel uçak kategorilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Daha önce ABD Başkanı olmadan önce iş insanı kimliğiyle tanınan Donald Trump’ın da Boeing 737 tipi özel uçak kullandığı belirtiliyor. Trump’ın iş hayatı döneminde kullandığı Boeing 737 özel uçağı daha sonra Suudi Arabistanlı yatırımcı Prens Al Waleedbin Talal tarafından satın alınmıştı. Öte yandan, Uğur Akkuş’un söz konusu uçağı Google’ın kurucu ortaklarından Sergey Brin’den satın aldığı öğrenildi. Uğur Akkuş’un bu yatırımının Türk girişimciliğinin küresel ölçekteki gücünü ve vizyonunu simgeleyen bir gelişme olarak yorumlandığı belirtildi. Amerika’da faaliyet gösteren bir Türk iş insanının, dünya milyarderleriyle aynı segmentte konumlanan bir hava aracı yatırımına imza atmasının iş dünyasında geniş yankı uyandırdığı aktarıldı. Son dönemde özel hayatıyla da gündemde olan Uğur Akkuş’un devam eden boşanma davasına rağmen iş ve sanat dünyasındaki yoğun temposunu sürdürmesi dikkat çekti.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ panelinde konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" dedi. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde, Anadolu Yayıncılar Derneğinin İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ paneli düzenlendi. Programda konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir. Aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı. "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" 2026 yılında icra edilen narkotik operasyonlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılını, ‘Huzurun Yüzyılı’ yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda ‘önleyicilik’ ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak - 25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir" diye konuştu. "Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" Uyuşturucuyla mücadelede medyanın büyük rol üstlendiğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü, son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar. Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" ifadelerine yer verdi. (ALİ-