ASAYİŞ - 11 Aralık 2022 Pazar 10:18

Türkan Demir’in katil zanlısı cinayeti işlediği gün olay yerinde keşif yapmış

A
A
A
Türkan Demir’in katil zanlısı cinayeti işlediği gün olay yerinde keşif yapmış

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kanibey köyündeki tavuk çiftliğinde 7 ay önce başına kürekle vurularak öldürülen Türkan Demir’inkatil zanlısının olay günü keşif yaptığı ortaya çıktı.

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kanibey köyündeki tavuk çiftliğinde 7 ay önce başına kürekle vurularak öldürülen Türkan Demir’in


katil zanlısının olay günü keşif yaptığı ortaya çıktı. Ölen kadının avukatları, sanığını cinayeti tasarlayarak işlediğini ve sanığın öldürdüğü kadına iftira atarak bir ceza indirimi almaya çalıştığını söyledi.


Çanakkale’nin Biga ilçesinde 27 Mayıs’ta meydana gelen olayda, 3 yıl önce Mardin’den Biga’ya bağlı Kanibey köyüne mevsimsel işçi olarak gelen evli ve 2 çocuk babası Hakkı Elalmış, köyde özel bir tavuk üretim çiftliğinde çalışmaya başladı. Hakkı Elalmış’ın akrabaları Abdullah Demir, eşi Türkan Demir (27) ve 3 çocuğu da geçtiğimiz yıl Mardin’den köye gelerek, buradaki başka bir tavuk çiftliğinde çalışmaya başladı. Olay günü Türkan Demir’in bulunduğu tavuk çiftliğine gelen Hakkı Elalmış ile Türkan Demir arasında tartışma yaşandı. Tartışma büyüdükten sonra Hakkı Elalmış, çiftlikte bulunan kürekle Türkan Demir’i kafasına defalarca vurarak öldürdü. Çiftlikte çalışan başka bir işçi, kadının kanlar içinde yerde yattığını görünce durumu eşi Abdullah Demir’e bildirdi. Olay yerinde hayatını kaybeden kadının cesedi, Biga Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede eşinin işlemlerini yapan acılı eş Abdullah Demir’i teselli eden Hakkı Elalmış, çiftlikteki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Türkan Demir’i başına kürekle vurarak öldüren Hakkı Elalmış’ın ilk duruşması 25 Kasım tarihinde Çanakkale 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanık Hakkı Elalmış, duruşma salonuna getirildi. Duruşmada Türkan Demir’in avukatları, sanık Hakkı Elalmış’ın hiçbir hafifletici neden ve indirim sebebi uygulanmaksızın tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanmasını talep etti. Hakim duruşmayı 2 Şubat 2023 tarihine ertelerken, sanık Hakkı Elalmış’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.


Hakkı Elalmış tarafından başına kürekle vurularak öldürülen Türkan Demir’in avukatları İlayda Kocabaş ve Zilan Leventoğlu, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) konuştu. Sanık Hakkı Elalmış’ın ilk duruşmada dinlendiğini ve çelişkili ifadeler verdiğini belirten Türkan Demir’in Avukatı İlayda Kocabaş, “İlk soruşturma aşamasında cinayeti nasıl işlediğini, bunu neden yaptığını, hangi aleti kullandığını, ne kadar süre boyunca şiddet uyguladığını, nasıl öldürdüğünü detaylıca anlatmıştı. Ama ilk celsede sanık bunların hepsinden vazgeçti ve hatırlamadığını iddia etti. Hatta hakim ısrarla sordu ’İlk anda bunları hatırlarken nasıl unuttun’ diye, ama sanık sanırım biraz ceza indirimi almak için hatırlamadığını ve bir cinnet geçirdiğini iddia etti. Biliyorsunuz böyle şeyler duruşmalarda söylendiğinde karar açısından bazen takdir indirim sebebi olarak değerlendirilebildiği için sanık bazen bunu yapabiliyor. Halbuki vahşice bayağı tasarlayarak, planlayarak işlenmiş bir cinayet. Bunu soruşturma aşamasında detaylı anlatmış ama muhtemelen cezaevinde bir şekilde bir akıl aldı birilerinden ve böyle bir yola başvurdu ve öldürdüğü kadına iftira atarak namusuyla ilgili, kendi aile şerefiyle ilgili çeşitli iftiralarda bulunarak indirim almayı çabaladı. Ama çok fazla çelişkili beyanı vardı. Bir ifade içerisinde üç ayrı farklı iddiada bulundu. Aslında kendisi de sürekli bir çelişkiye düştü. Şu an dosyada yeterli delil toplanmadığı için savcı mütalaa vermedi. Bu sebeple şu an herhangi bir şekilde karar verilmesi söz konusu değil, kamera görüntüleri gelecek, aynı zamanda sanığın eşinin de dinlenmesi lazım. Zira sanığın eşi de olayla ilgili detaylı anlatımlarda bulunmuştu. Bir sonraki celsede bunlar incelenecek. Ondan sonra bir karara bağlanacağını düşünüyoruz. Süreç bu şekilde ilerleyecek. Önümüzdeki celse muhtemelen savcı mütalaasını verecektir. Ama yine de bir sonraki celsede yine de biz bir karar çıkacağını düşünmüyoruz” dedi.


Sanık Hakkı Elalmış’ın ifadesinde çeşitli iddialarda bulunduğunu kaydeden Avukat İlayda Kocabaş, sözlerine şöyle devam etti:


“Katledilen Türkan Demir’in kendisine bir ilgisi olduğunu ve rahatsız olduğunu önce iddia etti. Sonrasında Türkan Demir’in eşine iftira attığını iddia etti. Daha sonrasında da Türkan Demir’in aslında başka insanlarla ilişkisi olduğunu ve Türkan Demir’in eşini uyarmak istediğini iddia etti. Bunlar üçü birbirinden apayrı iddialar, şimdi bunları niye söylüyor. Bunları söylediği zaman bir haksız tahrik indirimi almak, işte kendisinin tahrik edildiğini ve bu yüzden şiddete meylettiği yönünde bir algı oluşturmak için bunları söylüyor ama tabii ki bu doğru değil. Zira sanığın eşinin anlatımlarında da aslında böyle olmadığı sabit. Ayrıca sanığın eşi kendisinin de sanık tarafından uzun süre şiddet gördüğünü soruşturma aşamasında jandarmaya verdiği ifade de beyan etmiş. Yani adam zaten şiddete eğilimli, cani bir adam ve hani bunu böyle baya planlayarak, tasarlayarak bu cinayet işlemiş ve hiçbir şey olmamış gibi duruşmada da gayet yalan söyleyerek ve bundan hiç çekinmeyerek üç farklı iddia da bulunup nasıl indirim alalım, bunun peşine düşerek bu şekilde iddialarda bulunup, Türkan Demir’e iftira atarak, aslında bir ceza indirimi almaya çalışıyor.”


Sanığın kasten insan öldürmenin nitelikli hali yani hem canavarca hisle ve eziyet ederek, hem de bir kadına yönelik olmasından dolayı mahkemeye sevk


edildiğini de dikkat çeken Avukat İlayda Kocabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Biz de bu sebeple ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla cezalandırılmasını talep etmiştik ama bu şekilde tahrik edildiğini ya da kendisine yönelik ya da ailesine yönelik bir söylem olduğunu iddia ederek bu cezadan aslında kaçmaya çalışıyor. Yani sanığın bugün çark etmesindeki sebep muhtemelen bir şekilde birilerinden akıl almış olması ama onu da çok becerememiş, üç ayrı iddiada bulunduğu için hepsi de birbirinden ayrı olduğu için zaten derdini de anlatamadı. Bu şekilde mahkemeyi ikna etmesinin de yolu yok. Ama biliyorsunuz bu gibi toplumsal davalarda bunlar indirim sebebi oluyor ve kadın öldüren insanlar bunun bir bahanesini bulup, bu cinayetleri meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu sebeple bu da bunu gördüğü için etrafından ya da dışarıdaki bir sürü basına yansıyan haberden bunun arkasına sığınmaya çalışıyor. İftirayı bu yüzden attı kanaatindeyiz.”


Türkan Demir’in Avukatı Zilan Leventoğlu ise, “Duruşma sırasında verdiği ifadelerinde cinnet geçirdiğini, kendini kaybettiğini, eşinin orada olduğunu bildiği halde gidip öldürdüğünü söylüyor. Yanında da bıçak veya herhangi bir silah sayılabilecek alet götürmediğini söylüyor. Halbuki ilk ifadesinde pantolonun arka cebindeki bıçağı çıkarıp öldürdüğünü söylüyor. Tanık ifadelerinden, Abdullah Demir’in ifadelerinden ve kendisinin önceki çelişkili ifadelerinden de anlaşılacağı üzere sanık olay günü öğle vaktinde gitmiş, önceden bir keşif yapmış. Abdullah Demir’in işte olmadığını, hem olay yerinden hem de Abdullah Demir’in patronundan gece vakti evde olmayacağını öğrenmiş. Gece vakti bıçağıyla gidip öldürmüş. Baştan sona zaten ifadeleri çelişkili, tanık, tanık beyanları, patronuna gidip Abdullah Demir’in evde olup olmadığını söylemesi, yanında gece vakti olağan hayatın akışına aykırı bir şekilde bıçak taşıyarak olay yerine gitmesi, hepsi sanığın Türkan Demir’i tasarlayarak öldürdüğünü söylüyor. Biz de bu konuda elimizden geleni yapacağız. En yüksek hadden cezayı alması için, tasarlayarak öldürmeden ceza alması için biz avukatları olarak elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.