GENEL - 30 Aralık 2022 Cuma 09:51

(Özel) Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay: Tarihsel anlamda Troya Savaşı’na saygı gösterilmiş

A
A
A
(Özel)  Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay: Tarihsel anlamda Troya Savaşı’na saygı gösterilmiş

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, 1915 yılındaki Çanakkale Savaşları sırasında 3 bin yıl önce Troya Ören Yeri’nde yaşanan Troya Savaşları’ndaki kahramanlarının mezarlarının 1915 yılındaki kahramanlar tarafından saygıyla anıldığını söyledi. Atabay, “Savaş 1915’te devam etmesine rağmen tarihsel anlamda Troya Savaşı’na saygı gösterilmiş” dedi.



Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Ören Yeri, UNESCO’nun 1998 yılında ’Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, Troya ve Çanakkale Savaşları sırasında, eserler ve mezarlar askerler tarafından tahrip edilmedi. Çanakkale Savaşlarında deniz ve kara savaşları sırasında 3 bin yıl önce Troya Savaşları’nın yaşandığı Troya Ören Yeri, askeri anlamda Türk askerleri tarafından gözetleme amaçlı kullanıldı. Troya Ören Yeri’nde Troya Savaşları’ndan kalma Akhilleus ve Patroklos mezarları bulunuyor.



ÇOMÜ İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, “3 bin yıl evvel Troya Savaşları, Anadolu tarafındaki bugün Troya Ören Yeri’nin geçtiği yerde gerçekleşti. Dışarıdan gelen istilacılara karşı Anadolu halkları birleşerek bu istilacıları yenmişlerdi. 1915 yılında bu defa yine dışardan gelen istilacılar, İstanbul’u ele geçirmek ve Anadolu’ya tamamen hakim olmak için yeni bir savaş başlattılar. Bu savaş tarihe Çanakkale Savaşları olarak geçti. Bu savaşların geçtiği sahaların bir kısmı da yine Troya Ören Yeri’nin bulunduğu yerde olmuştur. Şimdi iki savaş arasında acaba nasıl bir benzerlik vardı veyahut batılılar neden acaba Troya’ya önem vermekteydi, buna bakmak lazım. Batılılar Homeros’un yazdığı destana dayanarak kendilerinin kökenlerini Anadolu topraklarında görmekte ve bu bağlamda da özellikle boğazı kontrol etmek ve İstanbul’u ele geçirmek için tarihsel anlamda bu hikayeye atıp yapmaktadırlar. Bizim Milat’tan önce 3 bin yıl evvel gerçekleşen Troya Savaşı’nın geçtiği olayları ele alarak aynı senaryo ile bu defa 1915 yılında saldırı gerçekleştirmişlerdir. Bu saldırı çevresinde batılı güçlerin özellikle Troya Savaşları sırasında kullandıkları isimleri, gemilere vermişler. Yine özellikle oradaki kahramanlık gösteren kişilerin isimlerini ordu da çeşitli yerlere vererek bu planı gerçekleştirmiş bulunuyorlardı” dedi.



Dr. Öğretim Üyesi Mithat Atabay, konuşmasının devamında ise şöyle devam etti:


“1915 yılına geldiğimiz zaman savaşlar burada başladığında özellikle Troya kahramanları ile ilgili olarak onların mezarlarının bulunduğu yerlere Türk birliklerinin özen gösterdiği ve onların bozulmasını istemedikleri anlaşılmaktadır. İstanbul’da bulunan ortak karargahta yani Alman ve Türk Genelkurmayı’nın ortak Karargah-ı Umumi denilen Karargahta 1915 yılında bir yazı gönderilmiştir, buradaki komutanlığa ve orada özellikle Aşil’in mezarının bulunduğu, o dönemde mezar yerinin bulunduğu, mezar yerinin bir gözetleme yeri olarak kullanılıp, kullanılmadığı ve tahrip edilip edilmediği sorulmuştur. Buradaki birliklerden verilen cevap; ‘Hayır burası tahrip edilmemiş ve özenle korunmuştur.’ Buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Savaş 1915’te devam etmesine rağmen tarihsel anlamda Troya Savaşı’na saygı gösterilmiş. Oradaki kahramanlar, 1915 yılındaki kahramanlar tarafından da saygıyla anılmıştır. Bugün burada bulunan o mezar yerleri hala 2022 yılında bile varlıklarını devam ettirmekte ve kahramanlar bu toprakların kahramanları, günümüzde dahi unutulmamış ve kurmaya devam edilmektedir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Göztepe, 4 büyüklerden sonra en başarılı iç saha takımı Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon iç sahada sergilediği performansla dikkatleri çekmeye devam ediyor. Sarı-kırmızılılar şu ana kadar 16 maça çıkarken; 7 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi, toplayabileceği 48 puanın 28’ini hanesine yazdırmayı başardı. Böylece Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Göztepe, sezonun son iç saha maçında Gaziantep FK’yi mağlup ederek taraftarı önündeki başarılı performansını galibiyetle tamamlamayı hedefliyor. Sadece Galatasaray ve Beşiktaş’a kaybedildi Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans ortaya koyan Göztepe, sadece 2 kez mağlubiyet yaşadı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği, Samsunspor, Çaykur Rizespor, Karagümrük ve Antalyaspor’u mağlup eden İzmir ekibi; Konyaspor, Fenerbahçe, Kocaelispor, Kayserispor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Kasımpaşa ile ise berabere kaldı. Sarı-kırmızılılar iç sahada bu sezon yalnızca lider Galatasaray ve ikincilik mücadelesi veren Trabzonspor’a mağlup oldu. Evinde 22 gol attı, 13 gol yedi Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynan maçlarda zaman zaman taraftarına bol gollü maçlar izleten Göztepe, evinde oynadığı 16 maçta 22 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. İzmir ekibi, bu süreçte rakiplerinin attığı 13 gole ise engel olamadı. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, iç sahadaki 9 maçta ise kalesini gole kapatarak önemli bir başarıya imza attı.
Adana Fekeli gaziden Kaymakam Yılmaz’a, Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" şarkısıyla teşekkür Hakkari’nin Çukurca ilçesinde EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybeden Fekeli gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, paraya sıkışınca çok sevdiği otomobilini satmak zorunda kaldı, durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı bulup satın alarak gaziye hediye etti. Gazinin teşekkürü ise hem gülümsetti hem de yürekleri ısıttı. Gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, Hakkari Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı 1. Komando Taburu emrinde görev yaparken 11 Ağustos 2020’de Kuzey Irak sınır hattında EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybetti. Gür, mesleğe başladığı yıl kazandığı ilk paralarıyla bir otomobil satın aldı. Gür, çok sevdiği ilk otomobilini, evininin tadilat işlemlerinde paraya sıkışınca satmak zorunda kaldı. Gür, gözlerini kaybettiği için büyük hevesle aldığı ve çok sevdiği otomobiline sadece bir kez binebilmişti. "Gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" Durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı buldurup satın alarak gaziye hediye etti. Gazi Ahmet Gür, Ankara GATA’daki kontrolü sırasında Kaymakam Feyza Yılmaz’ın sürpriziyle büyük mutluluk yaşadığını belirterek, "Bu anlamlı hediye ile gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" diyerek duygularını dile getirdi. Otomobiline kavuşmasının ardından şehit Eren Kızıldağ ve Bünyamin Çabuk’un fotoğraflarını aracının arka camına astığını belirten Gür, onları unutturmamak için aracını bu şekilde dekore ettiğini ifade etti. Gür, arkadaşının yardımıyla aracıyla kaymakamlık bahçesine giderek Kaymakam Feyza Yılmaz’a teşekkür etti. Gür, kaymakamlık binası önünde Adanalı merhum sanatçı Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" isimli şarkısını da çalarak mutluluğunu dile getirdi. "Sadece bir kez kullanabildim" Gür, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, mesleğe başladığında ilk kazançlarıyla aldığı otomobili, gözlerini kaybettiği için sadece bir kez kullanabildiğini belirterek, "Bir arabam vardı, ilk göz ağrım. 2019’da 12 bin liraya almıştım. Sadece bir kez kullandım, çok hoşuma gitmişti. Patlamadan sonra ’gözlerimizi kaybettik ama hiçbir hayalimiz ertelenmesin’ dedim. Arabamı A’dan Z’ye yaptırdım. 2023 yılında ev yaptırırken maddi sıkıntı yaşadım ve satmak zorunda kaldım" diye konuştu. Feyza kaymakam durumu öğrenince duyarsız kalamadı Gür, kaymakamın bir ziyaret sırasında konuyu öğrendiğini belirtip, "Bir safra kesesi ameliyatı olmuştum. Kaymakamımız ziyaretime gelmişti. Ziyaret sırasında konu açıldı. Kendisi aracı almak istedi, ben kabul etmedim. Daha sonra Ankara’ya kontrole gittiğimde arayıp aracı aldığını söyledi. Devir işlemlerini annemin üzerine yaptık. O an ’gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim’ dedim" ifadelerini kullandı. Kaymakamın bu davranışının kendisi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Gür, "6 yıldır bana gazi olduğumu hissettiren, bu değeri gösteren Kaymakamımız Feyza Yılmaz’dır. Allah razı olsun. Bu denli yanımda olması bana çok şey hissettirdi" dedi. Aracına yeniden kavuştuğu anı anlatan Gür, "Eski hatıralarım yeniden canlandı. Aracımı tek başıma kullanamasam da arkadaşlar sağ olsun gezdiriyor. Arabaya bindiğimde, dokunarak hissettiğimde hatıralarım yeniden canlanıyor" şeklinde konuştu. "Bugün görev olsa yine giderim" Vatan uğruna her zaman göreve hazır olduğunu vurgulayan Gür, "Bugün görev olsa yine giderdim. Patlama sonrası Kuzey Irak sınır hattından Ankara’ya kadar bilincim açıktı. ’Yüzümü temizleyin, tekrar göreve gideyim’ dedim. Bir dosya açılsa yine giderim. Görmüyorum ama yine giderim" dedi.