EKONOMİ - 31 Ocak 2023 Salı 10:04

Çanakkale balı Avrupa yolcusu

A
A
A
Çanakkale balı Avrupa yolcusu

Çanakkale’de 800’den fazla bitki florası bulunan bölgede 70 şifalı endemik bitkinin 32’sinin yetiştiği Kazdağları’nda kaliteli eşsiz balların üretimi sağlanıyor.

Çanakkale’de 800’den fazla bitki florası bulunan bölgede 70 şifalı endemik bitkinin 32’sinin yetiştiği Kazdağları’nda kaliteli eşsiz balların üretimi sağlanıyor. Çanakkale’de 650 üretici, 84 bin arı kovanı ile yaklaşık 1800 ton bal üretimi gerçekleştiriyor. Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği, Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulacak olan Arıcılık Entegre Tesisiyle Çanakkale balını Avrupa’ya ihraç etmeyi hedefliyor.


Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği 2003 yılında 50 kişiyle kuruldu. 2006 yılında bal üretim tesisi kuruldu. 2007 yılında ise Çanakkale’nin çiçek balı ’Arıburnu’ markası adı altında satışa sunuldu. Bugün itibariyle Çanakkale’de 84 bin arı kovanı, 650 arı üreticisiyle her yıl yaklaşık 1800 ton bal üretimi gerçekleştiren Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği, Çanakkale balını Avrupa’ya ihraç etme konusunda önemli bir adım attı. Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği 32 birlik arasında bir ilk olma özelliğini taşıyan Arıcılık Entegre Tesisini, Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne kurmak için çalışmalara başladı. Ezine Gıda İhtisas OSB’de, Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği tarafından kurulacak olan Arıcılık Entegre Tesisi için yüzde 100 imarlı 3 bin metrekare alan yer ayrıldı. Tesiste 15 kişi istihdam edilecek.


Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Cahit İleri, birlik tarafından kurulacak Arıcılık Entegre Tesisiyle, Çanakkale balının Avrupa’ya açılacağını söyledi. Çanakkale’de Arıcılar Birliği’nin 2003 yılında kurulduğunu ve 20 yıllık bir geçmişleri olduğunu belirten Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Cahit İleri, Çanakkale’nin 20 yıldır arıcılık anlamında adım adım ilerlediğini ifade ederek, “Birlik olarak yapılan her projede bir üst kademeye çıkıyoruz. Şuanda biz Çanakkale’deki arı ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırabilmenin yollarını bulmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla ilimizdeki Ezine Gıda İhtisas OSB, özellikle gıdacıların toplandığı bir Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olacak. Bizde bu çalışma içinde yerimizi alalım dedik. Sağ olsun ilgililer, yetkililer bizim talebimize olumlu katkı verdiler. Yüzde 100 imarlı 3 bin metrekare arsayı aldık. Şuanda arsanın üzerinde başta bal, arı sütü, propolis, polen bal mumu ve diğer arı ürünlerinin işlenip, paketlendiği ve pazarlandığı bir işletme olarak hayata geçirmeye çalışıyoruz. Şuanda planlama çalışmalarımız var. İnşallah bunu bitirebilirsek, bölgemiz arıcısının bal ve diğer arı ürünleriyle ilgili pazarlama sorunu ortadan kalkacak. Bölgemizde zaten doğal ve kaliteli olan bu ürünü Türkiye pazarına hatta Avrupa pazarına götürmeyi planlıyoruz” dedi.


Her ilde bir tane birlik olduğunu da hatırlatan Birlik Başkanı Cahit İleri, “32 tane birliğin paketleme tesisi var. Ama Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde Entegre Tesisi olarak bizim birliğimiz bu alanda bir ilk olacak. Dolayısıyla biz çok yönlü kazanmayı planlıyoruz. Bu tesiste minimum 15 kişiyi istihdam edeceğiz. 650 üreticimiz ürünlerini burada paketleyecek. Kovan başı üretiminde Türkiye’de 2’nci sıradayız. Bu bizim için sevindirici bir haber. Çünkü Türkiye ortalaması 13 kilogram, dünya ortalaması 21 kilogram. Biz 24.2 kilogramla dünya ortalamasının üzerine çıktığımızı gördük. Dolayısıyla bu konuda güzel ve kaliteli bir ürün ürettiğimizi bizzat rakamlarla şahit olduk. Biz bu hedefte kalmayacağız. Kaliteli ürünler, tesisle taçlandırıp, balımızı daha iyi noktalara götürmeyi planlıyoruz” diye konuştu.


Çanakkale’de yıllara göre bal üretiminde değişkenlik olsa da ortalama yaklaşık 1800 ton civarında bal üretimi olduğunu da kaydeden İleri, sözlerine şöyle devam etti:


“Kaz Dağları özellikle mitolojiden günümüze yöremizin çok güzel bir coğrafi alanı. Kaz Dağları özellikle bir sürü hikayelerin ötesinde bitki florasıyla bütün herkesin dikkatini çeken bir alan. Özellikle Kaz Dağları bir çok endemik bitki türünün de yaşam şansı bulduğu alan. Ballarımızın birçoğunu da biz Kaz Dağları ve eteklerinden, yakınlarından topluyoruz. Çünkü bitki florası anlamında çeşit çok, ballı bitkiler çok daha fazla, inşallah bu balları kendi tesisimizde, kendi markamızla piyasaya vermeye planlıyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum 22 yılda 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluştu Erzurum’da 2003-2025 yılları arasında 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluşturuldu, aynı dönemde 176 milyonun üzerinde fidan üretimi gerçekleştirildi. Vali Aydın Baruş, Orman Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Bölge Müdürü Serkan Karakurt’tan yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Ziyarette Erzurum’da 2026 yılı yatırım programı kapsamında ormancılık faaliyetlerine hız verildiği; ağaçlandırmadan toprak muhafazaya, orman yollarından üretim çalışmalarına kadar geniş bir alanda önemli projeler hayata geçirildiği ifade edildi. 2026 yılı içerisinde ise 8 milyon 410 bin adet fidanın toprakla buluşturulması hedeflendiği vurgulanırken; 400 hektar toprak muhafaza, 500 hektar sel kontrolü ve 1.800 hektar mera ıslahı çalışması planlandığı dile getirildi. Ayrıca silvikültür faaliyetleri, fidan ve tohum üretimi ile orman yolu yapım ve bakım çalışmaları aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. Erzurum’a 410 milyon TL yatırım Erzurum’da ORKÖY destekleri kapsamında 185 aileye 50 milyon 328 bin TL kredi ve hibe sağlanması için saha çalışmaları ve tespitler tamamlandı. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Erzurum’a 2026 yılı için toplam 410 milyon TL yatırım yapılacağı dile getirildi Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Vali Baruş, ormanların; havayı filtre eden, temiz hava sağlayan ve su kaynaklarınının korunmasında hayati rol üstlenen en önemli doğal varlıklardan biri olduğunu ifade etti. Vali Baruş, Orman Teşkilatı’nın mesai mefhumu gözetmeksizin sahada görev yaptığını, özellikle orman yangınları ve doğal afetler başta olmak üzere her türlü zorlu durumda vatandaşın yanında yer aldığını bizzat müşahede ettiğini belirtti. Personele teşekkür mesajı Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü personelinin özverili çalışmalarına teşekkür eden Vali Aydın Baruş, orman varlığının artırılması, mevcut orman alanlarının korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Ayrıca ormanların yangınlardan korunması, orman alanlarının rehabilitasyonu ve değişen iklim şartları doğrultusunda ağaçlandırma faaliyetlerinin artırılması için gerekli tüm desteğin verilmeye devam edileceğini ifade etti.
Antalya Akdeniz’de ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı Akdeniz Bölgesi’nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek. Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek" dedi. Tüm dalları kapsayan araştırmalar Akdeniz Bölgesi’nde ilk kez Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin geniş kapsamlı araştırmalara ev sahipliği yapacağını ifade eden Prof. Dr. Demirkan, "Bölümüm hematoloji olmasına rağmen yalnızca bu alanla sınırlı kalmayacağız. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak" diye konuştu. İlaçların güvenliği ve dozu belirleniyor Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı: "Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır" Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti. "Sağlıklı ve hasta gönüllüler katılabilecek" Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi. "Faz çalışmaları akademik açıdan en üst düzeyde" Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi. Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu. "Klinik araştırmaların yüzde 80’i dört alanda" Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi. Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerime ekledi.