GENEL - 18 Mart 2023 Cumartesi 14:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan: "Asrın felaketinin üstesinden Çanakkale Ruhu ile geleceğiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan: "Asrın felaketinin üstesinden Çanakkale Ruhu ile geleceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 ili vuran 49 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem afetinin üstesinden Çanakkale Ruhu ile geleceklerini belirterek, "En büyük gücümüz olan seferberlik ruhumuzun zedelenmesine fırsat vermeden gece gündüz çalışarak en kısa sürede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 ili vuran 49 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem afetinin üstesinden Çanakkale Ruhu ile geleceklerini belirterek, "En büyük gücümüz olan seferberlik ruhumuzun zedelenmesine fırsat vermeden gece gündüz çalışarak en kısa sürede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiçbir insanımızı, hiçbir vatandaşımızı çaresiz ve sahipsiz bırakmayacağız. Çanakkale birbirine kenetlenmiş bir milletin aşamayacağı hiçbir engel, hiçbir badire olmadığını bize göstermiştir. Türkiye Devleti ve milleti ile zorluklara göğüs gerecek, küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir. Fitne ve fesat peşinde olanlara kulak asmayalım. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize halel getirmeyelim. Yeter ki sürekli karamsarlık aşılayan şeamet tellallarına fırsat vermeyelim" dedi.



Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108’inci yıl dönümü nedeniyle düzenlenen tören saat 14.00’da başladı. İki dev ekranın kurulduğu alanda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki törenlere de katılan 16 Türk devletini temsil eden üniformalı askerler de yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan helikopterle tören alanına geldi. Törene devlet protokolünün yanı sıra çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Vali İlhami Aktaş Atatürk Heykeli’ne çelenk bıraktı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk Bayrağı’nın göndere çekilmesiyle devam etti.


Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108.yıldönümü sebebiyle Şehitler Abidesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinin üzerinden birlik beraberlik ile geleceklerini belirtti.


Çanakkale Zaferi’nin tarihi şanlı zaferlerle dolu milletin asli kimliğini bulduğu, üzerine serpilen ölü toprağını kaldırdığı tıpki bir Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğduğu bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm yokluk ve imkansızlıklara rağmen dönemin en modern ordularını dize getiren milletimiz Çanakkale’de yazdığı destanla istiklal harbimizi zafere ulaştıracak inancı ve direniş ruhunu da kuşanmıştır. Bu yönüyle Çanakkale; Kurtuluş Savaşı’nın adeta provası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş müjdesidir. Çanakkale’yi milletimizin bu topraklarda var olma için verdiği en zorlu en kutlu mücadelelerden biri olarak görüyoruz. Üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin, 108 sene önce burada yazılan o büyük destanı daima gururla hatırlıyoruz. Çanakkale bizim için sadece iftihar vesilesi değil, aynı zamanda zorluklar karşısında bizlere mücadele azmi veren ilham ve güç kaynağıdır. 85 milyonun tamamının Çanakkale’den burada koyun koyuna yatan şehitlerimizden ecdadımızın sergilediği mücadeleden alacağı çok kıymetli dersler olduğuna inanıyorum" dedi.


"Deprem ve sel felaketi ile yüreklerin yandığı bu sancılı dönemde Çanakkale Ruhu’na tekrar ihtiyacımız var" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 49 bin kardeşimizin hayatını kaybettiği 11 ilimizde ciddi yıkıma ve acıya yol açan depremin yaralarını ancak bu ruhu dirilterek sarabiliriz. Nasıl 108 sene önce omuz omuza vererek imkansızı başardıysak, asrın felaketinin üstesinden de yine dayanışmayla yine kardeşlikle gelebiliriz. Milletimizin depremin ilk anlarından itibaren ortaya koyduğu birlik ve beraberlik tablosu bu konuda bize güven ve umut aşılıyor. Ziyaret ettiğimiz şehirlerde insanlarımızın metanetini, sabrını, vakarını ve hayata yeniden tutunma iradesini gördükçe biz de cesaret kazanıyoruz. En büyük gücümüz olan seferberlik ruhumuzun zedelenmesine fırsat vermeden gece gündüz çalışarak en kısa sürede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiçbir insanımızı, hiçbir vatandaşımızı çaresiz ve sahipsiz bırakmayacağız. Çanakkale birbirine kenetlenmiş bir milletin aşamayacağı hiçbir engel, hiçbir badire olmadığını bize göstermiştir. Türkiye Devleti ve milleti ile zorluklara göğüs gerecek, küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir. Fitne ve fesat peşinde olanlara kulak asmayalım. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize halel getirmeyelim. Yeter ki sürekli karamsarlık aşılayan şeamet tellallarına fırsat vermeyelim. Rabbim ülkemizi her türlü kazadan beladan afetten muhafaza eylesin. Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 108.yıldönümünü tebrik ediyorum. 18 Mart Şehitler Günü’nde; Anafartalar Komutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bütün komutanlarımızı kahraman Mehmetçiklerimizi, şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyorum"



Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy da konuştu


Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bu asra kavuşan yolun ilk taşları ise işte burada, bu kutlu topraklar üzerinde sabır, sebat ve sarsılmaz bir imanla döşenmiştir. Çanakkale Muharebeleri sadece bir cephe mücadelesi değil aslen bir varoluş ve kimlik mücadelesidir. Çanakkale öylesine hassas bir çizgiydi ki, geçilseydi Türk milleti ruh ve beden olarak bütünüyle tükenecekti. Ancak atalarımız, en zor şartlar altında dahi varlığına yönelik tehditleri bertaraf etmeye muktedir olduğunu burada bir kez daha dünyaya göstermiştir. İşin aslı bu aziz millet tükenişi aklına dahi getirmemiştir. Bu, karşısındakilerin bir hayali ve dayatmasıydı. Ama binlerce yıldır olduğu gibi milletimizin iradesi karşısında bu dayatma da tarihe gömüldü. İnsan iradesinin, inanmışlık ve adanmışlığın teknolojik ve lojistik üstünlükle çarpışıp mağlup ettiği bu coğrafyada, Mehmetçik sadece milletimizin istikbalini değil yeni çağın bütün düzenini değiştirmiştir. Seyit Onbaşı, Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey, Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey gibi kahramanların direniş ve cesareti Irresistible, Ocean ve Bouvet gibi dönemin en muazzam savaş gemilerini burada sulara gömmüştür. Geri kalan savaş gemileri ise bir kısmı ağır olmak üzere ciddi oranda hasar görmüş; yenilmez armada diye tanımlanan bu büyük deniz gücü çok ciddi kayıplar vermiştir. İtilaf Devletleri, boğazın sularını kendilerine kapatan bu direniş karşısında kara savaşına yönelmiştir. Ancak dünyanın gördüğü en kanlı, en akıl almaz kara savaşlarından birinin yaşandığı bu topraklarda, Bigalı Mehmet Çavuş’tan Hemşire Safiye Elbi’ye kadar yiğit kadın ve erkekler işgalcilere bir kez daha aynı cevabı vermişlerdir. “Çanakkale Geçilmez” gerçeği buradan dünyaya ilan edilmiştir. 108 yıl geçti bu eşsiz tarihin, benzersiz müdafaa ve mücadelenin üstünden. Ve bu toprakların üzerinde vuku bulan, denizinde cereyan eden olayların insanlık ve vicdan, vatan ve bayrak sevgisi, mukaddesata bağlılık gibi hususlarda bizlere öğrettiği dersler, miras bıraktığı değer ve emanetler 108 yıldır anlatılmaya, öğretilmeye, yaşatılmaya devam ediyor. Dün Çanakkale’de kazanılan mücadelenin fikri ve manevi ruhu, bugün dünyanın birçok coğrafyasında devam eden benzer mücadelelerde özgürlüğüne ve kimliğine sahip çıkan herkese ilham olmayı sürdürüyor. Zira Çanakkale Muharebeleri haklı olanın güçlü olduğunun ispat edildiği; inancın imkânı galebe çaldığı yerdir" diye konuştu.


Türk Silahlı Kuvvetleri adına 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, "Kutsal vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden, isimlerini kalbimize yazdığımız aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.


Çanakkale; şanlı tarihimizde bütün görkemiyle yerini alan ve tüm dünyaya karşı azmin, cesaretin ve fedakarlığın sayısız örneklerinin sergilendiği, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin vatanı için hangi zorluklara göğüs gerebileceğinin en güzel örneğidir. Ülkemizin bugün ulaştığı seviye başta Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı olmak üzere Kore’de, Kıbrıs’ta, teröristle mücadelede, yurt dışında icra edilen harekatlarda hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizin eseridir. Üzerinde yaşadığımız toprağı vatan yapan bayrağımıza rengini kanlarıyla veren kahraman şehitlerimiz! Ülkemizin birliğine göz diken düşmanlarımızın ve terör örgütlerinin kutsal vatan topraklarına yönelik tüm tehditleri, dün olduğu gibi bugünde Türk milleti ve onun bağrından çıkmış Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kararlılıkla bertaraf edilecektir. Sizlere söz veriyoruz ki; Çanakkkale’ler sonsuza dek geçilmeyecek, gök kubbeden ay yıldızlı al bayrak hiç inmeyecek, dünya var oldukça bu topraklar Türk yurdu olmaya devam edecek, Çanakkale ruhumuzda var olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşlarına Türk ulusunun birlik ve beraberliği için canlarını feda etmekten çekinmeyen aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhunuz şad olsun" dedi.


Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim Tilaveti okunup, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı.


Şehitler Abidesindeki törenin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki protokol üyeleri, Sedüülbahir Kalesi’nin açılışı için Seddülbahir Köyüne geçti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de 23 Nisan coşkuyla kutlandı Büyükçekmece’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, birbirinden renkli etkinliklerle kutlandı. Programda dans ve müzik gösterileri yer alırken, Büyükçekmece Çocuk Oyun ve Etkinlik Merkezleri Korosu sahne aldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Çocukların sahne performansları bayram ruhunu en güzel şekilde yansıtırken, programa 24. Dönem CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve eğitmenler katıldı. Programda Büyükçekmece Çocuk Oyun ve Etkinlik Merkezleri Korosu konser verirken, Halk Akademisi Sahne Sanatları tarafından hazırlanan İzmir, Kafkas ve Gaziantep yörelerine ait halk oyunları gösterileri büyük alkış aldı. Halk Akademisi örgün eğitim öğrencileri Aysima Özen ve Melek Su Lale’nin seslendirdiği şiirler ise, salonda duygusal bir atmosfer oluşturdu. Bale gösterisi, sahnedeki uyum, disiplin ve estetik bütünlüğüyle izleyicilerden yoğun alkış alarak, programın öne çıkan performansları arasında yer aldı. Bağlama ve gitar dinletileri, izleyicilere geleneksel ve modern ezgilerin uyumunu hissettirdi. Büyükçekmece Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün Kids dans ve jimnastik gösterileri, çocukların enerjisi ve disipliniyle izleyenlerden tam not aldı. Halk Akademisi Çocuk Korosu’nun sahne performansı salonda coşkuyu artırırken, geleneksel sokak oyunları gösterisi geçmişten günümüze uzanan kültürel değerleri hatırlattı. Program, modern dans gösterisiyle etkileyici bir final yaptı. Çocukların eserleri ve gençlerin ezgileri ilgi gördü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Küçük Eller, Büyük Birikimler: Çocuk Koleksiyonerler Sergisi’, Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaretçileriyle buluştu. Pullardan eski paralara, oyuncak arabalardan doğa taşlarına uzanan özel koleksiyonların yer aldığı sergi, çocukların azmini, merakını ve hayal gücünü yansıtan kıymetli eserleri sanatseverlerle bir araya getirdi. Kutlamalarda Büyükçekmece Belediyesi Gençlik Senfoni Orkestrası da ‘Ulusal Egemenlik Konseri’ ile sahne aldı. Genel Sanat Yönetmeni Hakan Şensoy yönetimindeki genç yetenekler, özenle hazırlanan repertuvarlarıyla 23 Nisan’ın anlam ve önemini müziğin evrensel diliyle dinleyicilere aktararak, etkinliklere değer kattı.
İstanbul İstanbul’da tarihi eser operasyonu: Yesarizade Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin yaptığı tablo da ele geçirildi İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, Osmanlı Cihan Devleti’nin en önemli hattatlarından ve Sultan Abdülmecid’in hocası olarak bilinen Yesarizade Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin yaptığı tablonun da aralarında yer aldığı 374 eser ve obje ele geçirildi. İstanbul’un farklı noktalarında bulunan tarihi çeşmelerden çalınan muslukların da ele geçirildiği baskınlarda 12 şüpheli yakalandı. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü birimleri, ülkenin tarihi zenginlikleri olan kültür varlıklarının ve tarihi eserlerin yasadışı ticaretinin engellenmesine yönelik kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu kapsamda Mart ayı içerisinde Maltepe ve Beykoz ilçelerinde tespit edilen iki ayrı adrese yönelik operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 12 şüpheli yakalandı. Yesarizade Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin yaptığı tablo da ele geçirildi Bu kişilere ait ev ve işyerlerinde yapılan araştırmalarda, başta Selçuklu ve Osmanlı Cihan Devleti olmak üzere Anadolu’nun farklı medeniyetlerine ve tarihî dönemlerine ait arkeolojik, etnografık ve askeri nitelik taşıyan Osmanlı Cihan Devleti’nin en önemli hattatlarından ve Sultan Abdülmecid’in hocası olarak bilinen Yesarizade Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin tablosunun da arasında yer aldığı 374 eser ve obje ele geçirildi. Buna göre 41 Selçuklu ve Osmanlı Cihan Devleti’nin farklı dönemlerine tarihlenen taşınmazlara ait olan ve İstanbul’un farklı noktalarında bulunan tarihi çeşmelerden çalınan musluklar, 17 tane Antik Yunan, Roma ve Bizans devirlerine ait olduğu değerlendirilen sikke grubu, 15 Osmanlı dönemine ait atama, nişan ve imtiyaz belgesi niteliği taşıyan Padişah Beratı, 13 adet Tophane işi fincan ve fincan altlıkları, 9 adet Türk seramik sanatının ve geleneksel formlarını içerisinde barındıran sürahi grubu ve mangal, 8 adet Geç Bizans dönemi karakteristiği taşıyan dini ve sanatsal değerleri yüksek İkona, 8 adet Türk maden sanatının ve gündelik yaşam kültürünü yansıtan tarihi ibrik, 6 adet farklı çerçeve içerisinde el yazması belgeler, 5 adet Antik Dönemde aydınlatma aracı olarak kullanılan pişmiş toprak kandil, 5 adet klasik Osmanlı çini sanatı (özellikle İznik veya Kütahya üslubu) karakteristiği taşıyan karo parçaları, 4 adet 19. yüzyıla ait içerisinde ünlü Fransız ressamların yer aldığı yağlı boya tabloları, 2 adet Geleneksel Türk kültürünü yansıtan Batı Anadolu Türk sanatı etkilerini barındıran el dokuması Uşak Halısı, Osmanlı Yeniçerileri ve Leventlerin kullandığı sap kısmı Mors dişinden imal edilmiş bir kını ile birlikte yatağan, askeri hatıra niteliği taşıyan 2 adet Enveriye Kama, 1 adet pişmiş toprak amfora, 2 adet Hat Levha, lüle taşı ve çeşitli objeler yer alıyor. Yapılan operasyonlar neticesinde ele geçirilen tarihi eserler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Caddesi Yerleşkesinde sergilendi. Eserlerin, İstanbul Türk İslam Eserleri Müze Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü, İstanbul Ayasofya Tarihi Müzesine teslim edileceği belirtildi. Öte yandan yakalanan tarihi eser kaçakçıları hakkında yürütülen adli işlemin devam ettiği aktarıldı.
Bursa HAK-İŞ 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirecek Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinliklerini konfederasyon olarak "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" temasıyla bu yıl Bursa’da gerçekleştireceklerini açıkladı. Bursa’nın emek şehri kimliğine vurgu yapan Arslan, Gökdere Meydanı’nda barışçıl, coşkulu ve geniş katılımlı bir 1 Mayıs kutlaması yapacaklarını söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu Bursa İl Başkanlığı’nda sendika üyeleriyle bir araya gelen HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 1 Mayıs’ta yapılacak kutlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama değil, emekçilerin taleplerini dile getirdiği önemli bir mücadele günü olduğunu belirten Arslan, HAK-İŞ’in uzun yıllardır 1 Mayıs’ın ruhuna uygun, barışçıl ve kapsayıcı etkinlikler düzenlediğini söyledi. Arslan, "Bütün dünya emekçileri her yıl 1 Mayıs’ta farklı görüşler, farklı bakış açılarından yola çıkarak 1 Mayıs etkinliklerini dünyada gerçekleştiriyor. HAK-İŞ bu konuda 1 Mayıs’ın aslına ve ruhuna uygun şekilde kutlanması için büyük çaba sarf etmiştir. Bu çabalarımız da meyvesini vermiştir. Dünyadaki 1 Mayıs etkinliklerini yakından takip ediyoruz. 1 Mayıs aslında haklarımızı elimizden alanlara karşı haklarımızı savunma, haklarımızı daha ilerletme, var olan sorunlarımızı yüksek sesle kamuoyuyla paylaşma ve taleplerimizi sıralama günüdür" dedi. Türkiye’de geçmişte 1 Mayıs’ın kaos ve çatışma görüntüleriyle anıldığını ancak HAK-İŞ’in bu algının değişmesi için önemli sorumluluk üstlendiğini belirten Arslan, 2012’den itibaren Türkiye’nin tüm meydanlarını 1 Mayıs alanı olarak gördüklerini söyledi. Arslan, "1 Mayıs’ta kaos, kavga, çatışma, kriz ve gerginlik olmadı. Ülkenin değişik illerinden sabah erken saatlerde yola çıkarak 1 Mayıs etkinliklerinde halay çekerek, türkü söyleyerek, Mehter Marşı’yla, Kur’an-ı Kerim’le, dualarla ve birlik beraberliğimizi haykırdığımız görüntülerle 1 Mayıs etkinlikleri yaklaşık 15 yıldır bu çizgide devam ediyor. Bu çizginin ülkemiz açısından çok kıymetli olduğunu biliyorum. Ülkemizin yeterince sorunları var. Yeni sorunlar üretmek yerine sorunları ortadan kaldırmaya yönelik çaba sarf etmeliyiz" diye konuştu. HAK-İŞ’in Türkiye’nin birçok ilinde bugüne kadar barışçıl 1 Mayıs etkinlikleri gerçekleştirdiğini vurgulayan Arslan, bu yıl Bursa’nın ev sahipliğinde önemli bir buluşmaya imza atacaklarını kaydetti. Arslan, "Bursa bir emek şehri. Özellikle Marmara Bölgesi’ndeki kardeşlerimiz, emekçiler, emekçi kardeşlerimizle beraber Bursa emekçileriyle buluşacağız ve Gökdere Meydanı’nda barışçıl bir 1 Mayıs’ı, halayların çekildiği, türkülerin söylendiği, duaların yapıldığı, Kur’an okunduğu, mehterlerin eşlik ettiği, kardeşlik hukukuyla birbirleriyle kucaklaşılan coşkulu ve heyecanlı bir 1 Mayıs’ı Bursa’ya armağan edeceğiz" ifadelerini kullandı. Tüm emekçileri 1 Mayıs’ta Gökdere Meydanı’na davet eden Arslan, sendikalı-sendikasız tüm çalışanların bu buluşmada yer almasını istediklerini söyledi. Arslan, "Hangi sendikaya üye olursa olsun, sendikalı olsun olmasın bütün emekçileri HAK-İŞ’in bu Gökdere Meydanı’ndaki barışçıl, kucaklayıcı birlik beraberliğimizi yüksek sesle konuşacağımız, taleplerimizi ortaya koyacağımız, eleştirilerimizi yapacağımız, beklentilerimizi ortaya koyacağımız 1 Mayıs’a davet ediyoruz. İnanıyorum ki, Bursa halkı ve Bursa emekçileri bu çağrımıza cevap verecektir" dedi. Bursa’daki sendikaların il başkanlığı önünde toplanarak kortej halinde Gökdere Meydanı’na yürüyeceğini açıklayan Arslan, bunun Bursa teşkilatlarının 1 Mayıs’a verdiği önemi de göstereceğini söyledi. Mitingin Bursa ekonomisine de katkı sunacağını ifade eden Arslan, şehir dışından gelecek binlerce katılımcının esnafı da memnun edeceğini belirtti. Arslan, "Bursa’ya aynı zamanda büyük bir katkı olacak. Gelen binlerce arkadaşımız Bursa esnafını da mutlu ediyor. Bütün restoranlarda rezervasyonlar yapılmıştır. Bursa’nın damak tadını bilen arkadaşlarımız Bursa’ya gelmek, alışveriş yapmak istiyor. Bu da şehre ciddi bir hareketlilik getiriyor" diye konuştu. Geçen yıl Rize’de düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerinde esnafın teşekkür ettiğini hatırlatan Arslan, Bursa’da da benzer bir atmosfer oluşacağını ifade ederek, "İnşallah hava şartları da uygun olur. Biz Gökdere Meydanı’nda saat 11.00’de mitingimizi başlatmış olacağız. Türkiye’ye ve dünyaya mesajlarımızı Gökdere Meydanı’ndan vereceğiz" dedi. Konuşmaların ardından HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplantıya katılan sendika temsilcileriyle sohbet ederek onların sorularını cevapladı.