GÜNDEM - 07 Eylül 2023 Perşembe 10:01

(Özel) Eski eşinin bıçaklı saldırısıyla ölümden dönen Eli Gedik: "Allah beni çocuklarıma bağışladı"

A
A
A
(Özel) Eski eşinin bıçaklı saldırısıyla ölümden dönen Eli Gedik: "Allah beni çocuklarıma bağışladı"

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde çalıştığı işyerinde eski eşinin bıçaklı saldırısı sonrası kalçasından ve karnından aldığı 2 bıçak darbesiyle yaralanarak, ölümden dönen Elif Gedik (34), yaşadığı o dehşet anlarını, İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Elif Gedik, eski eşinin çalan telefonuna bakması sonucu elinden kurtulduğunu belirterek, “Allah beni çocuklarıma bağışladı” dedi. Eski eşi Elif Gedik’i bıçakla yaralayan ve çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Halil Karabıyık (34), dün savcılığın itirazı sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eski eşinin tutuklanarak cezaevinde gönderilmesine çok sevindiğini belirten Elif Gedik, “Yakalandığı ve tutuklandığı için çok sevindim” diye konuştu.


Bozcaada ilçesinde ailesiyle birlikte biri 11 ve diğer 17 yaşında kız ve erkek çocuğuyla yaşayan Elif Gedik, 10 yıllık evli kaldığı hurdacılık yapan ve bir çok suç kaydı bulunan Halil Karabıyık’tan 2019 yılında şiddet ve baskı nedeniyle boşandı. Eski eşi Halil Karabıyık ise peşini bırakmadı. Evlilik süresi ve boşandıktan sonra da bir çok kez şiddete maruz kaldı. Son olarak 2 Eylül Cumartesi günü ise çalıştığı işyerinde eski eşinin bıçaklı saldırısına uğradı. Ölümden döndü. Bozcaada ilçesinde 2 çocuğuyla birlikte ailesinin yanında yaşayan Elif Gedik, 2019 yılında boşandığı eski eşinin çalıştığı işyerine gelmesi sonucu bıçaklı saldırıya uğradı. Kalçasından ve karnından aldığı 2 bıçak darbesiyle yaralanan ve ölümden dönen Elif Gedik, İhlas Haber Ajansı’na yaşadığı o dehşet anlarına ait özel açıklamalarda bulundu.


2 Eylül Cumartesi günü Halil Karabıyık, saat 18.15 sıralarında Geyikli-Bozcaada feribotundan indikten sonra eski eşi Elif Gedik’in çalıştığı plaj malzemeleri satan işyerine gelerek, bıçakla saldırdı. Kalçasından ve karnından aldığı 2 bıçak darbesiyle yaralanan Elif Gedik, çalıştığı işyerinin karşısındaki markete kaçarak, canını zor kurtardı. Ölümden dönen Elif Gedik, yaşadığı o dehşet anları İhlas Haber Ajansı’na anlattı.


Saldırı olayı yaşanmadan önce çalıştığı işyerinde olduğunu belirten Elif Gedik, “Saat 18.00 vapuruyla karşıya geçiyor. Yanında yaşı küçük olan birini alıp, ona adaya gidiyoruz gezmeye, çocukları dönüp geri geleceğiz. O şekilde geliyor. Önce oğlumu buluyor. Oğlumu zorla alıyor. Oğlum anlıyor ve sesini çıkaramıyor. Kimseden yardım isteyemiyor. Beni annene götür diyor. Çocukta babasının bana zarar vereceğini nereden bilsin. Karşıdan geldiğini gördüm. Bir eli cebindeydi. Cebinde de her zaman bıçak, silah, yaralayıcı aleti her zaman taşıyor. Gelir gelmez, hemen gidiyoruz, konuşacaklarım var dedi. Zaten orada bir tane vurdu. Ben konuşurken, yanımdan da ayrılmıyor. Ya beni kaçıracak, yada orada beni vuracak. Bende bıçağı gördüm. Onun telefonu çaldı. O telefona bakarken, ben direk markete doğru koştum. Koşunca beni yakaladı. Market kapısında beni bıçakladı. Kendimi savundum ama diğer insanlarda yardım istemiştim, bağırmıştım. Tuttular onu, daha ambulans geldi. Hastaneye kaldırıldım. Olay bu şekilde oldu” dedi.


Bu yaşanan olay öncesi ve evlilikleri süresince de, boşandıktan sonrada her zaman şiddet olaylarının yaşandığını ifade eden Elif Gedik, “Şiddet olayını geçtim. Yaralama olayları da oluyor kendisinin, sırf bana karşı yapmıyor. Başka yerlerden de bir sürü suç kaydı var. Silahla, bıçakla yaralama var. Onu da geçtim. Çocuklarım ve benim can güvenliğim yok. Bu insan tehlikeli biri olduğu için mahkeme çocukları bana vermişti. Görüş günü vardı, hiçbir şeyine karışmıyorduk ama beni hiç rahat bırakmadı. Taburcu olduktan sonra Adliyeye giderek Aile Mahkemesine uzaklaştırma dilekçesi verdim. Çocuklarım ve benim için can güvenliğimiz yok diye. Onun dışında emniyete ifademi vereceğim. İfade verdikten sonra savcılığa gideceğim. Hem serbest kalma kararına itiraz edeceğim. Hem de tekrardan şikayetçi olacağım” diye konuştu.


Bıçakla yaralama olayı sonrası kaburga kemiğinin kırık olduğunu, karaciğerinin hasar gördüğünü de kaydeden Elif Gedik, “Yürümekte güçlük çekiyorum. 4-5 aylık tedavi sürecim var. Çok ağır ilaçlar verdiler. O şekilde oturup, kalkabiliyorum, hareket edebiliyorum. Çocuklarıma da zarar veriyor. Oğlumu dövüyor. Eve kapatıyor. Defalarca okulundan kaçırdı. Geçen kış ondan çekmediğimiz kalmadı. Can güvenliğimden endişeliyim. Kendim için değil, sırf çocuklarına da acımıyor. Defalarca kapımıza dayandı. Kapımızı, camımızı kırdı. Beni yaraladı. Boşanmadan önce de beni zaten bıçakla yaralamıştı. Bir ay yürüyememiştim. Kafamda dikiş var. Biz bu adamdan yıllardan beri şiddet görüyoruz. Ben sade bir vatandaşım kimseye zararı olmayan, çocuklarına bakan bir vatandaşım. Ama bu adam benim hayatımı da etkiledi. Ben bundan sonra hiçbir yerde çalışamayacağım. Çocuklarım korkarak okula gidiyorlar. Tamam bu saldırıyı ucuz atlattım, Allah beni çocuklarıma bağışladı” şeklinde konuştu.


Tutuklandı


Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde 2 Eylül Cumartesi günü eski eşi Elif Gedik’i bıçakla yaraladıktan sonra Ezine Adliyesinde çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Halil Karabıyık, dün savcılığın itirazı sonrası Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Zanlı Halil Karabıyık, tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Tutuklanmasına çok sevindim


Eski eşinin tutuklanarak cezaevinde gönderilmesine çok sevindiğini belirten Elif Gedik, “Yakalandığı ve tutuklandığı için çok sevindim. O dışarıda serbest iken, ben ve çocuklarım serbest değildim. Rahatça gezemiyordum, yaşayamıyordum, çocuğumu artık okula yollamaya korkacaktım. Tutuklandığı için çok sevinçliyim. İnşallah hak ettiği cezayı alır. Beni tanıyan, tanımayan herkese, kadınlarımıza, kadın platformlarına, basına ve sosyal medyaya teşekkür ediyorum. Sesimi her yere duyurdular. Herkesten Allah razı olsun. Buda bir örnek olsun. Kadınlar böyle konularda kaçsın, yardım istesin, sesinizi her yere duyurun. Ama korkup kaçmayın ki sizde canınızdan olmayın. Bu şekilde bir sürü örnek var. Emine Bulut’un başına gelenler. Bunun haricinde bir sürü kadının başına neler geldi. Bende böyle bir olay yaşamayı istemezdim ama böyle kötü insanların tutuklanarak cezaevine girmesi bir nebze de olsa içimi soğuttu” dedi.



(Özel) Eski eşinin bıçaklı saldırısıyla ölümden dönen Eli Gedik: "Allah beni çocuklarıma bağışladı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında dinlenen müşteki sanık Gültekin: "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam" Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılandığı davada dinlenen müşteki sanık Ufuk Gültekin, "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam. Görevimi kötüye kullanmam. Savcılardan gelen talep ve talimatlar, hukuka uygun şekilde yerine getirilmiştir" dedi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Mahkeme başkanı, yargılamanın bu celsede devam edeceğini bildirerek, Organize Şube Müdür Yardımcısı müşteki sanık Şevket Demircan’a söz verdi. Demircan, "Serdar Sertçelik savcılık yazısından sonra biz hastaneye yazı yazdık. 112’ye yazı yazıldı. Biz kaçtığından emin olamadık. Ekipler tutanak tutunca biz kaçtığını düşündük. İstihbarat Şube Müdürlüğünden bilgiler geliyordu. Sorumlu kişi Kerem Gökay Öner’di. Biz çalışmamızı yaptık. Operasyonlar esnasında kamera kayıtlarına alırız ele geçirilen malzemeleri tespit etmek için. Bu videolar da basın açıklaması yapılacaksa diye hazır edilir. Ben 5 Eylül 2023 tarihinde Ankara’da göreve başladım. Ben o gün tamamen şubedeydim. Biz havalimanına geçtik. Murat müdürüm geldi, emir komuta kendisine geçmiş oldu. Mayıs ayında tutuklandıktan sonra bazı basın mensupları Murat Çelik’in orada ne işi var diye yazılar yazdı" dedi. Beyana karşın söz alan sanık Bora Kaplan, "Serdar Sertçelik’in kendisinin örgüt tarafından tehdit edildiğine karşın bir ses kaydı yoktur" diyerek, Demircan’a yönelik, "Sertçelik’in evine gönderdiğiniz dinleme cihazıyla ilgili adli mercilerden izin aldınız mı?" diye sordu. Savcı, Sertçelik’in ağabeyinin ve ailesinin örgüt tarafından tehdit edildiğini ilgili mercilere bildirdikten sonra can güvenliği açısından ne gibi tedbirler alındığını ve bunların tutanağa bağlanıp bağlanmadığını sordu. Demircan, bu tehditle ilgili üstlerine bilgi verildiğini, ayrıca Sertçelik’ten ağabeyi açısından herhangi bir sıkıntılı durum oluştuğunda yetkililerle iletişime geçmesinin istendiğini ancak herhangi bir tutanak tutulmadığını söyledi. Demircan, tutuklanıp tahliye olduktan sonra Sertçelik’le hiçbir şekilde temas kurmadığını, böyle bir durumun mümkün olmadığını söyledi. Demircan, sanık ve avukatların yönelttiği sorulara cevap vermeyeceğini söyledi. Söz alan Kaplan, "Ben adil yargılanmak istiyorum. Benim başka bir talebim yoktur. Reddi hakim talebimiz var. Dijital materyallerle ilgili hiçbir soru sormuyorsunuz, ne bize veriyorsunuz ne kendiniz inceliyorsunuz. Bu nedenle dijital materyallerin incelenmesi, reddi hakim meselesidir. Tarafsız olsanız bakardınız. Murat Çelik ifade verdi, hiçbir soru sormadınız. Onun dışında ben mesajlaşmayı soruyorum, sizin haberiniz yok. Murat Çelik’e de aynı şekilde soru sormuyorsunuz. Kendiniz dijital materyalleri inceleyin, ortaya çıkartın. Biz incelemiyoruz ama siz de incelemiyorsunuz. Dijital materyaller çıkmadığı sürece gerçek ortaya çıkmayacaktır. Bu nedenle reddi hakim talebinde bulunuyoruz" dedi. Buna karşı cumhuriyet savcısı, reddi hakim talebine ilişkin ret sebeplerinin ve delillerin bildirilmesi gerektiğini ancak bildirilmediğini belirterek, talep dava sürecini uzatmaya yönelik olduğundan bu talebin reddine karar verilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, 15 dakikalık aranın ardından reddi hakim talebinin somut delil ileri sürülmediği gerekçesiyle reddine karar verdi. "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam" Ardından söz verilmesi üzerine konuşan Organize Suçlarla Mücadele Şubesi eski komiserlerinden müşteki sanık Ufuk Gültekin, "Yaklaşık 20 yıldır görev yapmaktayım. 2018 yılında Ankara’ya tayin oldum. 2022 yılında Organize Şube’de göreve başladım. Bir yıl sonra Murat müdür, Kerem müdür ve Şevket müdür ile birlikte çalışmaya başladım. 7 Eylül 2023 tarihinde Şevket müdür, ‘Yanına birkaç adam al operasyon yapacağız’ dedi. Operasyon gerçekleştirildi. Devamında evraklar toplandı. Bu süreçte biz verilen talimatların gereğini yerine getirdik. Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam. Görevimi kötüye kullanmam. Savcılardan gelen talep ve talimatlar, hukuka uygun şekilde yerine getirilmiştir. Yaklaşık bir ay sonra Kerem müdür beni odasına çağırdı. Serdar Sertçelik’in geleceğini ve benimle görüşeceğini söyledi. Serdar’ın gelişiyle ilgili bildiğim tek husus budur" ifadelerini kullandı. Beyanların ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.
Ağrı Ağrı’da bir haftada üç ileri düzey beyin tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan beyin cerrahisi ekibi, yalnızca bir hafta içerisinde üç ileri düzey beyin tümörü ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. Operatör Dr. Muhammed Serpi, Dr. Uğur Can Yılmaz, Dr. Ahmet Caferoğlu ve Dr. Ömür Cemal Kazaz’ın öncülüğünde yapılan operasyonların teknik zorlukları ve yüksek risk oranlarıyla nöroşirurjinin en kompleks girişimleri arasında yer aldığı bildirildi. İleri düzey ekipman, deneyim ve multidisipliner yaklaşım gerektiren ameliyatların Ağrı’da başarıyla uygulanması, bölge sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme oldu. Ameliyat edilen hastaların operasyon sonrası süreçlerinin olumlu seyrettiği, büyük bölümünün erken dönemde mobilize olduğu, nörolojik durumlarının stabil şekilde korunduğu ve günlük yaşam aktivitelerine kısa sürede dönebildiği belirtildi. Daha önce şehirde ilk beyin tümörü ameliyatı ve ilk beyin anjiyosu gibi birçok ilke imza atan ekip, son başarıyla birlikte Ağrı’yı ileri düzey beyin cerrahisi uygulamalarının yapılabildiği merkezler arasına taşıdı. Ağrı İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, beyin tümörü tanısı alan hastaların artık ileri cerrahi için büyük merkezlere gitme zorunluluğu hissetmeden güvenle Ağrı’da tedavi olabileceklerini ifade etti. Beşer, başarılı operasyonlarda emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye Noterler Birliği heyetini kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Serdar Arat ve beraberindeki heyeti kabul etti. Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Serdar Arat ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti. Noterlerin önerilerini not alan Bakan Gürlek, yargının hızlanmasında sundukları hizmetler için tüm noterlere teşekkür etti. Noterlerin sistemde tespit ettiği sorunların ve çözüm önerilerinin yargı sistemini daha da hızlandıracağına inandıklarını vurgulayan Bakan Gürlek, "Son dönemde yargının hızlandırılması alanında sizin çok büyük emeğiniz var. Araç satışları, veraset ilanlarının verilmesi gibi birçok işlem, yargın hızlandırılması için atılmış önemli adımlar arasında yer alıyor" dedi. Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanıp kendisine sunulan paketi de inceleyeceğini ve üzerinde çalışacaklarını belirten Bakan Gürlek, sözlerine şöyle devam etti: "Hazırlamış olduğunuz paket üzerinde de çalışma yapalım. Bunlar da inşallah yargının hızlandırılması için gerekli adımlar olacak. Dijital dönüşüm üzerinde de çalışıyorsunuz. Sürekli olarak yargının hızlanması için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Özellikle sizin yargının hızlandırılması konusundaki somut önerileriniz bizim için çok kıymetli. Şu an biliyorsunuz bir çalışma başlattık. 12. Yargı Paketi’ndeki düzenlemelerle yargıyı hep birlikte daha da hızlandıracağız."
Aksaray Evlenmek için Aksaray’a geldi, vazgeçip dönmek isteyince ortalık karıştı: 2 yaralı, 8 gözaltı Ankara’dan 2 yıl önce tanıştığı erkek arkadaşı ile evlenmek için Aksaray’a gelen 19 yaşındaki genç kız evlenmekten vazgeçince otogara kendisini almayan gelen ailesi ve erkek tarafı arasında kavga çıktı. 2 kişinin yaralandığı kavgada, 2’si kadın 8 kişi gözaltına alındı. Olay, akşam saatlerinde Hacılar Harmanı Mahallesi’ndeki şehirlerarası otobüs terminalinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da ailesiyle birlikte yaşayan 19 yaşındaki M.K. isimli genç kız, 2 yıldır görüştüğü Aksaraylı gençle evlenme kararı aldı. Ailesinin evlenmesini istememesi üzerine genç kız, bugün evinden kaçarak Aksaray’da evlenmek istediği gencin yanına geldi. Genç kız, ailesinin ikna etmesi üzerine evlenmekten vazgeçince tekrar Ankara’ya dönmek için otogara gitti. Bu sırada kızlarını ikna eden aile de araçlarına binerek Aksaray’a geldi. Kızlarının otogarda olduğunu öğrenince otogara gelen aile erkek tarafıyla karşılaşınca tartışma çıktı. Tartışmaırı kısa sürede büyüyüp kavgaya dönüştüğü olayda 2 kişi yaralandı. Otogar esnafı durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede otogara gelen asayiş ekipleri tarafların kalabalık olması üzerine takviye ekip isterken, bölgeye çok sayıda sivil ve resmi ekip yönlendirildi. Polisler kısa sürede kavgayı ayırdı. 2’si kadın 8 kişinin gözaltına alındığı olay, polisin müdahalesiyle büyümeden önlendi. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı.