KÜLTÜR SANAT - 25 Nisan 2026 Cumartesi 11:01

57’nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57 Alay’a teslim edildi

A
A
A
57’nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57 Alay’a teslim edildi

Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü nedeniyle 57’nci Alay Vefa Yürüyüşü anma programı çerçevesinde Conkbayırı’ndaki Atatürk Anıtı’nda 57’nci Alay Sancağı 111 yıl sonra tekrar kurulan 57. Alay’a teslim edildi.


Tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy tarafından anıta çelenk koyuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Ardından Kur’an-ı Kerim okundu ve şehitler için dua edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşmayı 57. Piyade Alay Komutanı Piyade Albay Şerif Kaan Aka yaptı.



Bugün bir kez daha birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla öreceğiz


Sözlerine hemen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın selamları ile başlayan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, "Beyefendilerin selâm ve muhabbetlerini iletiyorum. Bugün burada, 57. Alay’ın manevi huzurunda sizlerle birlikte olmanın gururu içerisindeyim. Evlattan ecdada uzanan bu gönül köprüsünün taşlarını bugün bir kez daha birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla öreceğiz. Bir milletin canını ve tüm varlığını feda ederek ortaya koyduğu iradeyi yeniden kuşanmak için buradayız. Burası sözün bittiği; cesaretin, dirayetin ve imanın konuştuğu Çanakkale. Burası aslanlar yatağı, kahramanlar yurdu. Burası sağına soluna bakmadan ‘Ben de varım’ diyerek öne atılanların, geri dönmeyi düşünmeyenlerin, bize bu toprakları yurt kılanların toprağı. Burada hâlâ ecdadın aziz hatırası nefes alıp veriyor, dağlar taşlar hâlâ o kahramanlara selâm duruyor! Biz de bugün gözünü kırpmadan şehadete yürüyen ecdadımızın bıraktıkları mirasın emanetçileri olarak buradayız. Allah’ın izniyle, dünya döndükçe bu mukaddes emanet nesilden nesle aktarılacak; bu milletin sorumluluk ve şuur sahibi evlatları ataların emanetini ötelere sadakatle taşıyacaktır" dedi.



Çanakkale hem bir ölçü hem de birliğimizin, cesaretimizin ve kardeşliğimizin öyküsü


Çanakkale’nin bir kardeşlik hikayesi olduğunu belirten Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, "Bu topraklarda hür ve başı dik bir şekilde yaşıyorsak, şanlı bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa, ezan-ı Muhammediye semada yankılanıyorsa; bunu geri dönmeyi düşünmeyenlere borçluyuz. Bu sebeple Çanakkale yalnızca bir hatıra değildir. Çanakkale hem bir ölçü hem de birliğimizin, cesaretimizin ve kardeşliğimizin öyküsüdür. O gün burada omuz omuza düşmana karşı direnen ve bugün şehitlikte yine omuz omuza yatan; Türk, Kürt, Laz, Arap, Çerkez demeden birbirine kardeş olmuş bu toprağın evlatlarıdır. Şimdi karşımda aynı kardeşlik ruhuyla birbirine bağlanmış ve ecdadının manevi huzuruna koşmuş Türkiye’nin pırıl pırıl gençleri var. Sizler bugün bu yürüyüşte sadece adım atmıyor; bir milletin istikbalini, mazlumların ümidini omuzluyorsunuz. Sizinle iftihar ediyoruz" diye konuştu.



Bu millet, tarih boyunca en zor anlarda dahi geri adım atmamış


Türk milletinin tarih boyunca geri adım atmadığını vurgulayan Safa Koçoğlu Gürsoy, "Tarihin akışını değiştiren, mukaddesatı uğruna dünyaya meydan okuyan şehitlerimiz bizlere ebedî bir dava ve yüce istikbâl bırakmıştır. 57. Alay’ın kınalı kuzuları ve çelik yürekli aslanları ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıma sorumluluğunu omuzlarımıza yüklemiştir. Vazifemiz; şanlı mazimize sahip çıkmak, geleceğe değer katmak, Türkiye’yi her alanda daha ileriye taşımaktır. Gözlerinizdeki kararlılık, yüreğinizdeki vatan sevgisi; bu milletin istikbâlinin en sağlam teminatıdır. Unutmayalım ki bu millet, tarih boyunca en zor anlarda dahi geri adım atmamış, yeniden ayağa kalkmayı her defasında başarmıştır. Tarih, sorumluluktan kaçanları değil; sorumluluk alanları yazar. Burada bulunmanız bu yüzden asla bir tesadüf değil. Sizler bu mirası taşıyacak, bu bayrağı daha yükseğe çıkaracak nesilsiniz. Her biriniz bu şanlı hikâyenin devamısınız. Biz de artık sadece geçmişe bakarak değil, o geçmişten güç alarak geleceğe yürümek zorundayız" ifadelerini kullandı.


Konuşmasında gençlere seslenen Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, bu kadim topraklar sizden çok şey bekliyor. Size sonsuz güven duyuyor, atalarımızdan devraldığınız mirası daha ileriye taşıyacağınıza gönülden inanıyoruz" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Kalemiyle iz bırakan, bilgisiyle yön veren, cesaretiyle fark oluşturan bir gençlik olmak bu vizyonla mümkün. Bugün Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, dünyada hatırı ve sözü sayılır bir ülkedir. Türkiye’nin cesaretle yükselen sesi, diplomasideki başarı ve kararlılığı bugün dostlarımıza güven, hainlere ise korku ve derttir. Türkiye Yüzyılı; işte bu ruhun, bu iradenin ve bu kararlılığın adıdır. Bugün kendi savaş teknolojisini ve otomobilini üreten; İHA, SİHA’larıyla muazzam bir güce kavuşan güçlü ve bağımsız bir Türkiye var. Sizler de güçlü, bağımsız Türkiye’nin ve gönül coğrafyamızın ümit membaısınız. Başınız dik, bileğiniz bükülmez, yüreğiniz vatan sevdasıyla mayalanmış bir şekilde yarınlara yürümelisiniz. Hayal kurmaktan, ümit etmekten, inanmaktan ve adım atmaktan vazgeçmeyin. Türkiye’yi yarınlara güvenle taşıyacak olan sizin hayallerinizdir. Bize düşen ise o hayaller için gereken her imkânı sizinle buluşturmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak tüm imkânlarımızla Türkiye’nin gençlerini desteklemeye devam edeceğiz. Bir hilal uğruna toprağa düşen kahramanlarımızın ruhunu şâd edecek olan, sizin emanete sadakatle sahip çıkmanızdır. Emeğiniz, alın teriniz, idealleriniz ve hayallerinizle gönül coğrafyamızın ve 57. Alay’ın bugünkü neferleri sizlersiniz. Bu vatan için çarpışmak kadar çalışmak da mukaddestir. Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Malazgirt’te, 1453’te ortaya konan sarsılmaz irade bize bir şey fısıldar: inanın ve çabalayın. İşte bu ruhu kendinize yol belleyin. Sadece dinleyen değil, harekete geçen bir nesil olmalısınız. Bekleyen değil, üreten, takip eden değil, yön veren olmalısınız. İnanıyoruz ki bu ülkenin geleceği sizin cesaretinizle güzelleşecek. Size uzanan kötü emelli ellere, art niyetli fikirlere bilimle, sanatla, sporla ‘dur’ deyin. Attığınız her adımda ailenizin ve milletimizin hayır duası ve tüm imkânlarıyla devletimizin desteği sizinledir. Bu kadim topraklar sizden çok şey bekliyor. Size sonsuz güven duyuyor, atalarımızdan devraldığınız mirası daha ileriye taşıyacağınıza gönülden inanıyoruz. Aynı ruhla 81 ilden yola çıkıp ay yıldızlı bayrağımızı daha yükseğe taşıma gayretiyle buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık; Allah yâr ve yardımcınız olsun. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, istiklâl ve istikbâlimiz için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun."


Konuşmaların ardından 57’nci Alay Sancağı’nı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencilerinden Muhammed Şamil Cançelik, Adnan Yılmazbaş’tan 111 yıl sonra kurulan 57. Alay Komutanlığına son kez teslim edildi.


Anma programına, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferhat Vural, kurum müdürleri, askeri erkan, siyasi parti temsilcileri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.



57’nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57 Alay’a teslim edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 5 aydır maaş alamayan maden işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde devam ediyor 10 yılı aşkındır hak kayıpları olduğunu ve 5 aydan fazladır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde de devam ediyor. Maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 2 hafta önce Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı alan Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevi eylemlerine 6 gündür devam ediyor. Eylem nedenlerinin arasında maaş alacaklarının yanı sıra yıllardır devam eden hak kayıplarının yer aldığını belirten işçiler, sorunlarının çözüme kavuşuncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. "Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik" Geçmişten bugüne alacakları konusunda problemler yaşandığını dile getiren işçilerden Nevzat Kuyumcu, "2016’dan 2022’ye kadar TMSF altında çalıştık. Alacaklarımız ödenmedi. Ücretlerimiz sıfırlanmadı. 2022 sonunda da Yıldızlar Holding’in şirketi olan Doruk Maden’e transfer olduk. Alacaklarımızın ödenmemesi konusunda büyük sıkıntılar çektik. Emekli olanların tazminatları ödenmemeye başladı. Daha sonra sendika, yetkili biri görevlendirilince alacaklarımızın ödeneceğini söyledi. Yetkili gelince yine alamadık. En sonunda biz de bu yürüyüş kararını aldık. Buraya gelmeden önce işverenimiz eylemi durdurmamız karşılığında maaşların ödeneceğini belirtti. Biz maaş için yürümedik buraya. Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik. Bir iki maaşı yatan arkadaşlarımız olmuş. Eylemi sonlandırmaları istenmiş. Alacağımız sadece iki maaş olsaydı Eskişehir’den buraya yürümezdik. Eylemimiz kaldığı yerden devam ediyor. Pazartesi günü Enerji Bakanlığına yürüyüş yapmayı planlıyoruz. Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Herkes yemin etti. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız var. Bir tanesi evine gitmek zorunda kaldı. Bayılanlar, fenalaşanlar oldu. Herkes bize destek veriyor. Ankara halkına teşekkür ederiz" dedi. "Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi" İşçilerden Ersin Fırıncı ise, "6 gündür burayız, 14 gündür de eylemdeyiz. Sıkıntılı ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız var. Hala bir gelişme yok. Sesimizi duyuramadık. Sesimizin gitmesi gereken yerler bizi duymadı. İşçiler açlık grevinde. Dün yapılan görüşmelerde ödemelerin bir kısmının yapıldığı, bir kısmının da haftaya yapılacağı söyleniyor. Bu ödemeler birkaç aylık alacaklar. Bizim mağduriyetimiz 2 ila 8 ay arasında değişiyor. Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi. Kimse burada durmanın meraklısı değil. Herkes evden çıkarken ailesine söz verdi. Herkes çocuklarına ‘sizin geleceğinizi almadan dönmeyeceğim’ dedi. Çocuklarımız 23 Nisan’ı kutlamak yerine burada babalarının yağmurluklarına sarılıp ağladı. Biz burada beklerken işçiler 1 Mayıs’ı nasıl kutlayacak" ifadelerini kullandı. "Haklı fesih sebebi olduğunda dahi tazminatlarımızı temin edemiyoruz" Fırıncı, 10 ila 17 yıl arasında alacaklarının olduğunu ifade ederek, "Burada en az 10 yıldır madencilik yapanlar var. 10 ila 17 yıl alacağı olan insanlar var ama kimsenin güveni yok. Biz emekli olduğumuzda, haklı fesih sebebi olduğunda tazminatlarımızı temin edemiyoruz. İşverenler mahkemelerin verdiği kararların hiçbirini uygulamıyor. Her gün ne yapacağımızı aramızda konuşuyoruz. Biz daha ne yapabiliriz. Biz bu parayı devletimizden istemiyoruz. Sadece aracılık yapmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız, onun için mücadele veriyoruz. Herkesin desteğini ihtiyacımız var" dedi.
Muğla Menteşe’de geleceğin yazılımcıları yetişiyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde, çocukları teknoloji ve üretim dünyasıyla buluşturan Robotik Kodlama Atölyesi büyük ilgi görüyor. Geleceğin mühendis adayları, kendi mini robotlarını tasarlayarak kodlama dünyasına ilk adımlarını atıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi, kapılarını teknoloji meraklısı çocuklara açtı. Düzenlenen Robotik Kodlama Atölyesi’nde bir araya gelen çocuklar, hayal güçlerini teknik bilgilerle birleştirerek üretim yapmanın heyecanını yaşıyor. Çocukların analitik düşünme, problem çözme ve analitik becerilerini geliştirmeyi amaçlayan atölyede, temel robotik sistemler, kodlama mantığı, sensör kullanımı ve mekanik tasarım konularında uygulamalı eğitimler veriliyor. Eğitim sürecinde kendi mini robotlarını tasarlayan katılımcılar, yazdıkları kodlarla robotlarını hareket ettirerek teorik bilgiyi pratiğe dökme fırsatı buluyor. Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda takım çalışması, algoritmik düşünme ve teknolojinin doğru kullanımı gibi konularda da eğitimler veriliyor. Renkli ve eğitici bir atmosferde geçen çalışmalar, çocukların özgüven gelişimine de büyük katkı sağlıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, çocukların bilim ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Yetkililer, geleceğin teknoloji üreticilerini yetiştirmeyi hedefleyen bu tür eğitim faaliyetlerinin artarak devam edeceğini ve çocukların teknolojiye bilinçli birer tüketici değil, üretken bireyler olarak yaklaşmalarını istediklerini vurguladı.
Aydın Türk pamuğunun geleceği masaya yatırıldı Bu yıl 8.’si gerçekleştirilen Ulusal Pamuk Zirvesi’nde Türk pamuğunun geleceği ve küresel pazarda gücünün artırılması masaya yatırılırken, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur; "Sınırlı ekim alanına rağmen ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip" dedi. Ulusal Pamuk Konseyi tarafından bu yıl 8.’si düzenlenen Ulusal Pamuk Zirvesi, İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ülke genelindeki sektör temsilcilerini ve sanayicileri bir araya getiren zirvede, Türk pamuğunun geleceği, küresel pazar gücünün artırılması ve ekim alanlarının sürüdürülebilir hale getirilmesi konuları masaya yatırıldı. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmalarını yapan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Çondur, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026 yılının ilk dört ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir yıl beklentisinin arttığını dile getirdi. Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çeken Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını söyledi. Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Emiralioğlu, 2002 yılında dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk veriminin yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca pamuk üretimini desteklemeye devam ettiklerini belirten Emiralioğlu, 2025 yılında dekara bin 98 TL olan destekleme bedelinin 2026 yılı için bin 395 TL’ye yükseltildiğini açıkladı. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da konuşmasında üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti. İki oturum şeklinde gerçekleştirilen zirvenin ilk oturumunda, "Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri" başlığı ele alındı. İkinci oturumda ise "Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti" konusu değerlendirildi. Zirve, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, programa katkı sunan sponsor firmalara ve konuşmacılara plaket takdimi gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Ayrıca program süresince sponsor firmalar açtıkları stantlarda ürünlerini katılımcılara tanıttı.